GÜNDEM - 19 Nisan 2024 Cuma 15:51

"Alo 199 Çağrı Merkezi"nin kapatılacağı iddiasına çalışanlardan tepki

A
A
A
"Alo 199 Çağrı Merkezi"nin kapatılacağı iddiasına çalışanlardan tepki

İçişleri Bakanlığı’na bağlı ’Alo 199 Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü Etkileşim Merkezi’nin kapatılacağı iddiası nedeniyle basın açıklaması yapan çalışanlar, tepkilerini dile getirdi.


Merkezi Trabzon’da bulunan ve tüm Türkiye’ye hizmet veren ’Alo 199 Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü Etkileşim Merkezi’nin kapatılacağı iddiası nedeniyle bir grup çalışan, çocukları ile birlikte Meydan Parkı’ndaki Atatürk heykeli önünde toplandı. Çağrı merkezi çalışanları, taşıdıkları dövizlerle 350 kişinin istihdam edildiği çağrı merkezinin kapatılmamasını istedi. Alo 199 Çağrı Merkezi çalışanları adına basın açıklamasını okuyan Melike Yıldırım, 350 kişinin istihdamının sağlandığı bir ekmek kapısının kapatılacak olmasının son derece üzücü olduğunu söyledi. Yıldırım, “İçişleri eski Bakanımız Süleyman Soylu’nun Trabzon’a kazandırdığı projelerden bir tanesi olan, Trabzon ile birlikte Ankara ve Erzurum lokasyonlarıyla vatandaşımıza hizmet veren çarı merkezimiz ne yazık ki ani bir karar ile kapatılmak istenmektedir. İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri bünyesinde kurulan Alo 199 Çağrı Merkezimizin yalnızca Trabzon lokasyonunda 350 personelimiz istihdam edilmektedir. Siyasi olarak da Cumhurbaşkanımıza bağlılığını son yerel seçimlerde de gösteren Trabzon’umuzda 350 kişinin istihdamının sağlandığı bir ekmek kapısının kapatılacak olması son derece üzücüdür. Taşeron şirketlerde çalışan binlerce emekçi kadro beklerken, Nüfus ve Vatandaşlık Hizmetlerine bağlı çalışan Alo 199 Çağrı merkezlerinin kapatılması düşündürücüdür. Kamuya ait çağrı merkezlerinin kapatılacağı iddiaları ise diğer çağrı merkezlerinde çalışan yüzlerce işçiyi tedirgin etmekte, vatandaşa hizmet veren çağrı merkezi çalışanları psikolojik olarak çöküntü yaşamaktadır” dedi.



“Trabzon’umuzu şehrimizdeki istihdama sahip çıkmaya davet ediyoruz”


“Kapatılma gerekçesi olarak çağrı popülasyonunun düşmesi gösterilse de gerçeğin bu olmadığının farkındayız” diyen Yıldırım, “Bu kapatma kararı ile birlikte sadece çalışan 350 kişi ve aileleri değil, maddi anlamda tüm şehrimiz zarar görecektir. Ankara’dan şehrimize her ay giren sıcak para dolmuşçusundan bakkalına, lokantasından çaycısına kadar pek çok alanda Trabzon’a katkı sağlamaktadır. Emek veren her siyasi görüşteki çalışanlarımız evine ekmek götürmektedir. Yeni evlenen, evlilik hayali kuran, 6 aylık hamile eşi çalışmayan, otizmli çocuğunun tedavisini sürdüren, kanser tedavisi gören, bankaya kredi borcu olan, taksit ödeyen ve hayatını bu zor ve acımasız ekonomik şartlarda devam ettirmeye çalışan 350 insanın geleceği, hayalleri karartılmamalıdır. Trabzon lokasyonunun kapatılması kentin gelecek ekonomik kaynaktan mahrum edilerek fakirleşmesi, çalışanların işsiz kalması, işsizliğin artması, ekonominin çarklarının zarar görmesi demektir. Kapatılma gerekçesi olarak çağrı popülasyonunun düşmesi gösterilse de gerçeğin bu olmadığının farkındayız. Çağrı merkezinde çalışan bizler gerek pandemi döneminde bir saniye nefes almadan çalıştık, gerekse pasaport ve kimlik yenilemelerinde en yoğun dönemlerde vatandaşımıza hizmet ettik. Dünyada çip krizi yaşanırken vatandaşımızın mağdur edilmemesi için gayret gösterdik. Bugün de vatandaşlarımızın Nüfus Müdürlüklerinde sıra beklemeden hizmet almaları için özveriyle isimizin başındayız. Modern çağda Devletimizin tüm kurumlar dahil özel şirketler randevu sistemine çağrı merkezleri üzerinden geçerken, vatandaşımıza ciddi kolaylıklar sağlayan Alo 199 Çağrı Merkezi’nin kapatılması hem hizmet alan vatandaşımıza hem de çalışarak evine ekmek götüren emekçilere kötülük olacaktır. Devletimizin başı Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dan ve karar verici siyasi erkten kapatma kararının gözden geçirilerek, özünde yüzlerce kişinin, genelde ise binlerce kişinin mağdur edilmemesini bekliyoruz. 350 arkadaşımızın işinin devam edeceğine inanıyoruz. Ve Şeyh Edebali’nin, Osmanlı’nın kurucusu Osman Bey’e söylediği ’İnsanı yasat ki devlet yaşasın’ anlayışı ile devletimizin yaşamasını istiyoruz. Başta hükümetimizin siyasi erkleri olmak üzere tüm muhalefet ile birlikte Trabzon’umuzu şehrimizdeki istihdama sahip çıkmaya davet ediyoruz” ifadelerini kullandı.



"Alo 199 Çağrı Merkezi"nin kapatılacağı iddiasına çalışanlardan tepki

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Çeşme’de tarihi kilisede özel bireyler için farkındalık etkinliği düzenlendi Çeşme İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nce 10-16 Mayıs Engelliler Haftası kapsamında tarihi Aya Haralambos Kilisesi’nde farkındalık etkinliği düzenlendi. Etkinlikte özel gereksinimli bireylerin toplumsal yaşamda eşit haklarla yer almasının önemine dikkat çekilirken, öğrencilerin performansları beğeni topladı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın işaret dili eşliğinde okunmasıyla başlayan programda günün anlam ve önemine ilişkin konuşmayı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü çalışanı Erdal Koç yaptı. Engelli bireylerin toplumsal yaşamın eşit ve aktif bir parçası olması gerektiğini vurgulayan Koç, Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 16’sının, Türkiye’de ise bu oranın yüzde 12,29 olduğunu belirtti. Engelli bireylerin temel haklarını rahatça kullanabilmelerinin bir insan hakkı olduğunu aktaran Koç, "Engeller bedenlerde değil, sevgisiz kalplerdedir. Birlikte aşamayacağımız engel yoktur" dedi. Özel öğrencilerden renkli gösteriler Etkinlik kapsamında öğretmenler ve öğrenciler canlı performansla resim çalışması gerçekleştirdi. Özel eğitim öğrencilerinin tekerlemeli söyleşileri, şiir dinletileri, ritim ve org gösterileri izleyicilerden alkış aldı. Görme engelli şair ve öğretmen Gözde Güzel de kendi yazdığı şiiri okudu. Gösterilerin ardından sahneye çıkan İlçe Milli Eğitim Müdürü Şahan Çöker, toplumun engelli bireyleri sayıların ötesinde bir insanlık meselesi olarak görmesi gerektiğini ifade etti. Konuşmasında Gazze’de yaşananlara ve Filistinli çocukların yaşadığı acılara dikkat çeken Çöker, "Biz bir tek can için mücadele ederken, dünyanın en modern olarak gösterilen ülkelerinde her gün çocuklar kolsuz, bacaksız ve gözsüz bırakılıyor. Unutmaya başladık" ifadelerini kullandı. Programın sonunda işaret diliyle katılımcılara sözsüz iletişim sloganı uygulatıldı. Etkinlik, özel eğitim öğrencilerinin atık materyallerden hazırladığı eserlerden oluşan serginin protokol üyeleri tarafından açılmasıyla sona erdi. Programa Çeşme Kaymakam Refii Fatih Şimşek, İlçe Milli Eğitim Müdürü Şahan Çöker, Çeşme Belediyesi Sosyal Yardım İşleri Müdürü Ebru Sipahican ile okul müdürleri, öğretmenler, öğrenciler ve aileleri katıldı.
İzmir Ödemiş’te mesleki eğitim için anlamlı kortej yürüyüşü İzmir’in Ödemiş ilçesinde mesleki eğitimin önemine dikkat çekmek için düzenlenen kortej yürüyüşü renkli görüntülere sahne oldu. Mesleki ve teknik eğitimin toplumdaki farkındalığını artırmak amacıyla düzenlenen etkinlikte; ilçe protokolü, meslek lisesi müdürleri, Ticaret ve Sanayi Odası başkanları, Esnaf ve Sanatkârlar Odası Birliği temsilcileri ile çok sayıda meslek lisesi öğrencisi bir araya geldi. Coşkulu kortej yürüyüşü, vatandaşlardan da büyük ilgi gördü. Atatürk Anıtı önünden başlayan yürüyüş, Saraçoğlu Caddesi ve Çınar Kavşağı güzergâhını takip ederek Zübeyde Hanım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi önünde sona erdi. Programın finalinde mehter takımı gösterisi sunulurken katılımcılara yemek ikramı yapıldı. Etkinlik boyunca öğrenciler kendi alanlarını temsil eden kıyafet ve ekipmanlarla yürüyüşe renk kattı. Sağlık meslek lisesi öğrencileri stetoskoplarıyla dikkat çekerken, bilişim alanı öğrencileri hazırladıkları robotik projeleri sergiledi. Gastronomi öğrencileri ise aşçı kıyafetleriyle kortejde yer alarak mesleki eğitimin farklı alanlardaki üretim gücünü gözler önüne serdi. Yürüyüşte taşınan pankartlarda "Meslek Lisesi Memleket Meselesi", "Gelecek Senin Ellerinde, Mesleğin Cebinde", "Üreten Gençlik, Güçlü Türkiye" ve "Sanayi ve Okul Bir Arada, Tam Yol İleriye" mesajları öne çıktı. Düzenlenen etkinlikte mesleki ve teknik eğitimin yerel ekonomiye ve kalkınmaya sunduğu katkıya dikkat çekilirken, meslek liselerinin prestijinin artırılması gerektiği vurgulandı. Katılımcılar, üretim odaklı eğitimin Türkiye’nin geleceği açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.