KÜLTÜR SANAT - 07 Haziran 2024 Cuma 15:56

Avrasya Üniversitesi’nde 2. Uluslararası Karadeniz Tarihi Sempozyumunu gerçekleştiriliyor

A
A
A
Avrasya Üniversitesi’nde 2. Uluslararası Karadeniz Tarihi Sempozyumunu gerçekleştiriliyor

Avrasya Üniversitesi’nde 2. Uluslararası Karadeniz Tarihi Sempozyumunu gerçekleştiriliyor.


Avrasya Üniversitesi Ömer Yıldız Yerleşkesinde düzenlenen 2. Uluslararası Karadeniz Tarihi Sempozyumu’na Avrasya Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Ömer Yıldız, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yavuz Özoran, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kenan İnan, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Bağcı, Türkiye Cumhuriyeti 20. Başbakanı Yıldırım Akbulut’un kızı Dr. Öğr. Üyesi Gülsüm Akbulut, yurtiçi ve yurtdışından akademisyenler ve öğrenciler katıldı.


Sempozyumun açılış konuşmasını yapan Prof. Dr. Kenan İnan, “Karadeniz tarihi ile ilgili bundan önce de birçok kez toplantılar yapıldı, eserler basıldı. Bizim amacımız uluslararası boyutta çalışmalarımızı her zaman bir üst seviyeye taşımaktır. Bu anlamda Avrasya Üniversitemizden büyük destek gördük. Bundan sonra da üniversitemizde ulusal ve uluslararası organizasyonlar yapmaya devam edeceğiz. Bu üniversitemizde Tarih bölümü olmamasına rağmen tarih çalışmalarına bu denli destelerinden ötürü Sayın Mütevelli Heyet Başkanı Ömer Yıldız ve yine aramızda bulunan Genel Sekreterimiz Sayın Gülay Yeniçeri’ye teşekkürlerimi arz ediyorum. Uzaktan yakından teşrif eden hocalarımıza, idarecilerimize ve öğrencilerimize, herkese teşekkür ediyor, saygılarımı sunuyorum” dedi.



Yıldız: “Tarihimiz ile ilgili çalışmalara destek olmaya devam edeceğiz”


Açılışta konuşan Avrasya Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Ömer Yıldız ise “Karadeniz tarihi için burada ilimizden ve ülkemizin her köşesinden gelen, hatta Gürcistan, Almanya gibi ülkelerden gelen misafirlerimiz var. İyi ki buradasınız, katılımınızla bizleri onurlandırdınız. Tarihin, tüm insanlığın hatıra defteri olduğunu, geçmiş ile gelecek arasındaki sarsılmaz bir köprü olduğunu, bugün ve yarın için bizlere bakış açısı kazandırdığını biliyoruz. Bir toplumun gücü tarihinde gizlidir. Tarihimizle ilgili yapılacak tüm çalışmaları destekliyoruz, desteklemeye de devam edeceğiz” şeklinde konuştu.



Bağcı: “Türkiye, Rusya ve Almanya bölge için en önemli ülkeler”


ODTÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Bağcı da sempozyumda Genişletilmiş Karadeniz Güvenlik Sorunlarına Türkiye ve AB açısından yaklaşım konulu sunumunu gerçekleştirdi. Bağcı, “Sevgili öğrencilerimize seslenmek istiyorum. 21. yüzyıl çok önemli bir değişime ve gelişime sahne olacak. Sizin neslinizin sorunları, bizim neslimizin sorunlarından farklı olacak. Daha zor, daha rekabetçi ve daha uyanık olmanızı gerektirecek bir dünyaya doğru gidiyoruz. Bu küresel gelişmeler çerçevesinde bütün ülkeler ve onların genç nüfusları kendi paylarına düşen artıları ve eksileri yaşayacak. Yaş itibariyle, deneyimlerimiz itibariyle soğuk savaş dönemini ve sonrasını yaşayan ve 24 Şubat 2022’de Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısı ile başlayan, Almanya Başbakanı Olaf Scholz’un dediği gibi zamanın dönüşümü diyebileceğimiz bir sürece girdik. Hiçbir şey artık eskisi gibi olmayacak. Bu cümlenin anlamı şudur. Genç arkadaşlarım daha fazla çalışacağız, uyanık olacağız, çünkü tüm dünya çok acımasız bir süreçte. Bu süreçte burada yapılan bu toplantının çok ama çok önemli olduğunu düşünüyorum. Karadeniz, toplantı yaptığımız yerleşkemizin kıyısı. Bu su kitlesinin hangi sorunlarla karşı karşıya kaldığını ve kalacağını bilmeniz lazım. Olaya sadece su olarak bakarsanız içinde balıkları görürsünüz. Ama onun ötesinde bakarsanız devletlerin birbirleriyle Karadeniz bölgesinde nasıl rekabet ettiğini, büyük güçlerin bu coğrafyada nasıl birbirleriyle acımasızca çatışmaya hazır olduğunu görürsünüz. Televizyonda ilk gündeme geldiğinde Türkiye, Ukrayna ile Rusya arasında arabulucu olmalı mıdır sorusuna saniye sektirmeden evet demiştim. Çünkü Türkiye bu iki ülkeyle tarihsel olarak bir sorumluluk üslenmeli ve arabulucu olmalıdır demiştim. Bizim tarihimizde Ukrayna ile hiçbir zaman savaşmadık. Çünkü Ukrayna diye bir devletle muhatap olmadık. Biz 1991’den beri Ukrayna diye bir komşuya sahibiz. Biz Karadeniz’deki savaşları Rusya ile yaptık. Rusya çarlığı ile yaptık. Özellikle önümüzdeki süreçte Amerika Birleşik Devletleri ile Rusya arasındaki askeri çatışma, NATO çerçevesinde de devam edecektir. Karadeniz Bölgesinde ve Orta Avrupa’da üç ülke çok önemli bunlar Almanya, Rusya ve Türkiye’dir. Bu üç ülke arasındaki ilişkiler çok önemli” diye konuştu.



Akbulut: “Baskı altında olsak ta Rusya ticari ilişkimiz katlanarak devam ediyor”


Türkiye Cumhuriyeti 20. Başbakanı Yıldırım Akbulut’un kızı Dr. Gülsüm Akbulut ise yaptığı konuşmada, “Rusya çok ciddi enerji kaynaklarına sahip. Rusya gelirlerinin büyük bir oranını bunların satışıyla elde ediyor. Rusya ekonomisinde bir askeri sistem çok önemli diğer önemli olan ise bu enerji kaynaklarına yaptığı yatırımdır. Rusya’ya yapılan yaptırımlar enerjiden elde ettiği geliri azaltmak için oluyor. İkinci yaptıkları en önemli yaptırım ise Rusya’ya savaş teknolojisinde çok ileriye gitmemesi için yüksek teknoloji ürünlerinin kısıtlanması oluyor. Rusya büyük yaptırımlara uğramış olsa da ekonomisi çökmemiştir. Petrolünü ve gazını Çin’e, Hindistan’a ve Türkiye’ye satmaya devam ediyor. Bizim Rusya ile ekonomik, ticari ilişkimiz devam ediyor. Türkiye, Çin ve pek çok firma Avrupa Birliği ve Amerika tarafından uyarılıyor. Buna rağmen Rusya’dan yaptığımız enerji ithalatı yılında milyar dolar oldu. Biz ise 7-8 milyar dolarlık ihracat yapıyoruz. En çok ticaret hacmini oluşturduğumuz ülke Rusya. İkinci sırada Çin geliyor. Ne kadar baskı altında olsak ta ticari ilişkimiz güçlenerek devam ediyor” ifadelerini kullandı.


Program öncesinde Mütevelli Heyet Başkanı Ömer Yıldız misafirlerine üniversitenin yerleşkelerini gezdirdi. Merhum Prof. Dr. Ersan Bocutoğlu’nun kaleme aldığı kendisiyle ilgili hazırlanmış olan kitabı Bağcı ve Akbulut’a hediye etti.



Avrasya Üniversitesi’nde 2. Uluslararası Karadeniz Tarihi Sempozyumunu gerçekleştiriliyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Kurban Bayramı öncesi İstanbul’da sevk noktalarında yoğun mesai Yaklaşan Kurban Bayramı öncesi İstanbul’a kurbanlık hayvan girişlerine yönelik denetimler başladı. İstanbul’a giriş yapan kurbanlık hayvanlar, Riva Canlı Hayvan Sevk Kontrol Noktası’nda ekipler tarafından tek tek kontrol edildi. Yol kontrolleri kapsamında hayvanların küpeleri, pasaportları ve veteriner sağlık raporları incelendi. Denetimlere ilişkin açıklamalarda bulunan Suat Parıldar, 2026 yılı itibarıyla kontrollerin başladığını belirterek, geçtiğimiz yıl İstanbul’a yaklaşık 60 bin büyükbaş ve 81 binin üzerinde küçükbaş hayvan sevki gerçekleştirildiğini söyledi. Parıldar, 2025 yılında kent genelinde yaklaşık 80 bin büyükbaş ve 94 bin küçükbaş hayvanın kurban ibadeti kapsamında kesildiğini ifade ederek bu yıl da benzer rakamların beklendiğini kaydetti. Kurban Hizmetleri Komisyonu’nun çalışmalarına da değinen Parıldar, geçici kurban satış ve kesim alanlarına belge verilirken hijyen, sağlık ve hayvan refahı kriterlerinin titizlikle incelendiğini belirtti. Kesim alanlarında vatandaşların dini vecibelerini sağlıklı ve uygun şartlarda yerine getirebilmeleri için gerekli tüm şartların denetlendiğini aktardı. Vatandaşlara çağrıda bulunan Parıldar, kurbanlık alımlarında kulak küpesi, pasaport ve veteriner sağlık raporlarının mutlaka kontrol edilmesi gerektiğini söyledi. İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerinin 7 gün 24 saat görev başında olduğunu belirten Parıldar, Kurban Bayramı’nın sağlık, huzur ve bereket getirmesi temennisinde bulundu.