EKONOMİ - 08 Mayıs 2024 Çarşamba 11:24

AXA Türkiye CEO’su Yavuz Ölken: “Büyük afetlerden sonraki ilk 3-4 ay sigortalanma oranları yukarı çıkıyor, sonra da yenilenmiyor”

A
A
A
AXA Türkiye CEO’su Yavuz Ölken: “Büyük afetlerden sonraki ilk 3-4 ay sigortalanma oranları yukarı çıkıyor, sonra da yenilenmiyor”

AXA Türkiye CEO’su Yavuz Ölken, yaşanan doğal afetler ve depremlerden sonraki ilk 3-4 ay sigortalanma oranlarının yukarı çıktığını belirterek, “Sonra onlar yenilenmez. Bizim en büyük konumuz o dur. Başımıza geldiğinde değil aslında gelecekmiş gibi mutlaka bireylerin, kurumların bütçelerini ayarlamaları ve risk yönetimine odaklanmalarını tavsiye ediyoruz” dedi.


AXA Türkiye, 2024 sürdürülebilir gelişim ve büyüme hedeflerini acenteleriyle paylaşmak üzere “Farklıyız, Fark Yaratmakta Kararlıyız” mottosuyla çıktığı etkinlik serisinin Karadeniz Bölgesi ayağının ilkini Samsun’da ikincisini Trabzon’da gerçekleştirdi. Trabzon ve çevre illerden gelen AXA Acenteleri’nin katılımıyla gerçekleşen toplantıda, bölgeye ilişkin önemli veriler paylaşıldı. Trabzon ve 25 ili içine alan bölgede 2023’de önemli bir büyüme yakalayan AXA Türkiye, yine aynı bölgede 2024 için ticari ve bireysel sigortalar dahil yüzde 80 büyüme hedefi koydu. Sunumunda AXA Türkiye’nin 2024 yılı için hedef ve stratejilerini paylaşan AXA Türkiye CEO’su Yavuz Ölken, 2023 yılının Türk Sigortacılığı için çok zor bir yıl olduğunu dile getirerek, “Kahramanmaraş depremleriyle başlayan bir yolculuk ve o yolculukta özellikle Haziran ayına kadar çok ciddi anlamda deprem bölgesinde çalışmak durumunda kaldık. Türk Sigortacılığı adına bugüne kadar karşılaşmadığımız kadar büyük bir hasar kümesiyle karşı karşıyaydık. AXA Türkiye olarak da yaklaşık dört ayda 6 bin 500’ün üzerinde sigorta hasar tazminatı ödeme görevimizi yerine getirdik. 10 milyarı aşan bir hasar ödemesi gerçekleştirdik. Tabii sadece depremle ilişkili değil doğal afetlerin aktif olduğu bir yıl. 2022-2023’e baktığımızda deprem dışında diğer doğal afetlerin, fırtınanın, sellerin, kasırgaların ve hatta Ege bölgesinde doğa olaylarının yol açtığı hasarlar önceki yılların 5 misli. Dolayısıyla hem AXA Türkiye olarak hem de Türk Sigortacıları olarak doğal afetlerin risklerinin arttığını gördüğümüz bunun maalesef pekiştiğini gördüğümüz bir yıldı. Bu manada da açıkçası sigortalılarımıza olan tazminat bütünlüklerimizi süratle kapattığımız bir dönemi yaşadık. AXA ailesi olarak bizim biraz daha farklı ödevlerimiz vardı. Türkiye’de AXA Grubu’nun varlığı 130 yılı aşkındır sürüyor ve burada yatırımlarına da devam etme kararı aldı. 2023 yılında bir satın alma gerçekleştirdik. Bu satın alma sayesinde pazar payımız yüzde 8.4’e çıktı. 35 milyarlık bir ciroya ulaştık. Bu satın alma tabii aynı zamanda farklı iş alanlarında; sağlık sigortacılığında, otomobil sigortacılığında, tarım sigortacılığında, kurumsal sigortacılıkta bize çok destek verdi. Acente sayımızı 4 binin üzerine taşıdığımız toplamda 6 bine ulaşan çok güçlü bir organizasyona dönüştük. Bölge teşkilatlanmamızı daha da güçlendirdik. 2023 yılında yine AXA Grubu’nun Türkiye’ye olan güvenini göstermesi açısından önemli bazı gelişmeler de oldu. Hem şirketimizin büyüme tutkusu hem finansal gücü hem sermaye yeterlilik oranının güçlü halde kalması için sene sonunda 4 milyarlık bir sermaye artışı gerçekleşti. Diğer bir açıdan bakarsak müşteri, acente ve çalışanlarımızın hayatını kolaylaştırmak, sadeleştirmek için inovasyon ve teknolojiye yatırım yaptığımız bir yıl oldu. Hasar maliyetleri için yapay zekayı, büyük veriyi kullanıyoruz. Sahte hasar tespitinde mutlaka yapay zekadan istifade ediyoruz. Sağlık sigortacılığında dijital sağlık ürününü ortaya koyduk. Acentelerimizin çok kolay hayatlarını sürdürebilmesi için bir dijital acente platformu geliştirdik. Onun üzerine yatırımlarımız sürüyor. 2023 açıkçası geride kaldı. Ülke olarak çok zorlu dünya olarak çok zorlu bir yılda damağımızda tat çok az kaldı. Ama sigortacı olarak biz AXA Türkiye olarak 2024-2026 yolculuğunu çok güçlü temeller kurduğumuz, geleceğe güvenle bakabildiğimiz bir yılı kapattık diyebilirim” dedi.



“Sahada olduğumuz müddetçe sigortalanma oranının yukarı çıkacağını düşünüyorum”


Karadeniz Bölgesi’nde bireysel emeklilik ve hayat sigortacılığı açısından çok güzel tohumların atıldığını gördüğünü kaydeden Ölken, “Karadeniz Bölgesi’nde bizim 25 ilimiz var. Kastamonu’dan Hakkari’ye büyük bir üçgen. Türkiye coğrafyasının yüzde 30’u. Çeşitli özellikleri var bu illerin ama şöyle baktığımızda Türkiye’deki ortalama sigortalılık oranlarının bir miktar altında. Ön plana çıkan sigortalar otomobil sigortaları, sağlık sigortaları, konut sigortaları yani bireysel farkındalık biraz daha yukarıda. Ama KOBİ ve ticari sigortacılığın biraz daha gelişim alanı olduğunu görüyoruz. Bireysel emeklilik ve hayat sigortacılığı açısından baktığınızda da çok güzel tohumların atıldığını görüyoruz. Özellikle tasarrufa yönelen halkın bireysel emeklilikten istifade etmek noktasında Karadeniz Bölgesi’nde yani Trabzon civarındaki tüm iller Doğu Anadolu’da da illerimiz var Samsun’un batısında da illerimiz var. Tüm bu illere baktığımızda adım adım geldiğini görüyoruz. Açıkçası farkındalığı arttırmak için bizim görevimiz çok. AXA Türkiye olarak, çok güçlü bir bölge teşkilatlanmamız var. Samsun’da Trabzon’da, Erzurum’da, Van’da temsilciliğimiz var. Mutlak suretle acente ve sigortaların yanında olup gelişen riskler bunları nasıl sigortayla önleyebiliriz bunları öğretmeye, anlatmaya çalışıyoruz. Sahada olduğumuz müddetçe de ben sigortalanma oranının yukarı çıkacağını düşünüyorum. Zorunlu deprem sigortası konut ikilisini, trafik kasko ikilisini, sağlık konut ikilisini, ticari paket sigortalarıyla, KOBİ sağlık ürünlerinin bir arada hızlı gelişebileceği bir ortam var. Yeni nesil ürünlere de çok ilgi duyuyor bu coğrafya. Dijital sağlık sigortamızı çıkardık. Açıkçası uzaktan muayene, reçete yazılması gibi çok önemli tam teşekküllü bir sağlık sigortası hizmetini uzaktan yapay zekayla veya doktor görüşmeleriyle sağlıyoruz. Bu anlamda bu bölgede satışlarımız arttı. Geleceğe de umutla baktığımız bir bölge. O yüzden de daha fazla burada olmaya gayret ediyoruz” şeklinde konuştu.



“Pazar payı olarak sektörün yüzde 8,5 tarafını temsil ediyoruz”


AXA Türkiye’nin 130 yılı aşkındır faaliyet gösterdiğini vurgulayan Ölken, “Pazar payı olarak sektörün yüzde 8,5 tarafını temsil ediyoruz. Çok güçlü bir sermaye yapımız var. Çok güçlü bir teknoloji yapımız var. 9 bölge teşkilatımızda birer genel müdürlük hüviyetinde teşkilatlandırdığımızı, organize ettiğimiz bölge yapılanmamız var. Satış teşkilatımız da bu bölgelerde ama teknik hasar, tahsilat gibi diğer unsurlarda bölgelerde çalışıyor. İnovasyon ve teknolojisine çok yatırım yapan bir grubuz ve en önemli özelliğimiz de şirketimizin değerleri arasında müşteri var. Müşterisini ve acentesini çok yakın dinleyen, anlamak için dinleyen, müşterinin acı noktalarında veya ihtiyaç olduğu anda çözüm ortağına dönüşüm sloganıyla hep yanında olan bir grubuz ve hedefimiz sürdürülebilir olmak. Sürdürülebilirlik sigortacılık da çok önemli. Bir günlük iş yapmıyoruz. Bugün yaptığımız poliçenin sorumluluğunu bir yıl taşımakla beraber müşteriyle yaptığınız sözleşmenin çok uzun yıllar beraber yürüdüğünü unutmayalım. Bu manada da kalıcı olmak adına önce finansal tarafımızı çok güçlü kılıyoruz. Acente teşkilatımıza ve teknolojiye yatırım yapmaya dolayısıyla müşterinin ihtiyaçlarını çözmeye devam edeceğiz” diye konuştu.



“Sigortacılıkta elektrik, hibrit ve rüzgar enerjileri sektörleri 2024-2026 yolculuğunda mutlaka girişim alanları olacak”


Türkiye’de yaklaşık 5,5 milyon civarında sağlık sigortalısının olduğuna dikkat çeken Ölken, “Türkiye’de otomobil sigortacılığında yani kasko sigortacılığında daha halen sigortalanma oranı yüzde 30. Zorunlu deprem sigortasında yüzde 50-55. Konut sigortalarında yüzde 30-35. KOBİ yüzde 25-30. Yani nereden bakarsanız bireysel yatırımın da ticari yatırımın da sadece üçte biri sigortalı. Bireysel emeklilik tarafına göz atarsak bugün 15-16 milyon sözleşme var sektörde ama bunların gelişmesi imkanı var. Sağlık sigortacılığında büyük potansiyel var. Tabii ki ülkede sağlık hizmetleri çok gelişerek ve genişleyerek verilmeye devam ediyor ama tamamlayıcı sağlık, özel sağlık gibi iki ürünümüzle bütün sigorta sektöründe ciddi fırsat olduğunu düşünüyoruz. Yani şöyle ki Türkiye’de yaklaşık 5,5 milyon civarında sağlık sigortalısı var. Bunun yarısı bireysel yarısı da kurumların satın aldığı poliçeler. Bu manada önemli fırsat alanları var. Tabii sonraki yıllar için yeşil dönüşümle beraber yeşil prim diyeceğimiz, elektrikli araçlar, hibrit araçlar, güneş enerjisi, rüzgar enerjisi ve değişen risklere karşı kurguladığımız siber sigortalar, parametrik sigortalar bu 2024-2026 yolculuğunda girişim alanları olacak mutlaka” ifadelerini kullandı.



“Doğal afetler, depremlerden sonraki ilk 3-4 ay sigortalanma oranları yukarı çıkar”


Çok güçlü bir sigorta birliğinin olduğunu belirten Ölken, “Yani Türkiye Sigorta Birliği çatısında barındırdığı hayat, hayat dışı şirketleriyle beraber güçlü bir yönetim politikasına sahip ve sigortacılığın gelişmesi adına bu bir sosyal sorumluluk bir taraftan da hem sigorta emeklilik düzenleme ve denetleme kurumuyla hem diğer tüm şirketler veya paydaşlarla eylem planlarıyla ve stratejik planlarıyla çalışıyoruz. Diğer taraftan acentelerimizin eğitimi çok önemli. Çünkü sigortacılığı, sigortayı müşteriye anlatacak en önemli isim acenteler. Öncelikle burada AXA olarak bizim yatırımımız var. Sektörde de birçok şirkette bizim arkamızdan yatırımların geldiğini görmekten mutlu oluyoruz. Gelecek fakültesini biz kurmuş durumdayız. AXA Acentem kampüsü kurmuş durumdayız. Hem online hem fiziksel yıl içinde çok ciddi sayıda eğitim veriyoruz. Acenteler geliştikçe ben tabana yayılmanın daha kolay olacağını düşünüyorum. Aynı zamanda özellikle şu anda eksik olan kanuni düzenlemelere ihtiyaçlarımız var. Bu konuda sigorta şirketleri birliği çatısında çalışıyoruz. Hem sigortacılık çatı kanununun oluşması hem de eğitim sistemimizin içinde sigorta konusunun bir başlık olarak girmesi bence sigortalanma açısından farkındalık açısından önemli olacak. Maalesef şöyle bir bilgi de vermek isterim. Büyük yaşanan doğal afetler, depremlerden sonraki ilk 3-4 ay sigortalanma oranları yukarı çıkar. Sonra onlar yenilenmez. Bizim en büyük konumuz o dur. Başımıza geldiğinde değil aslında gelecekmiş gibi mutlaka bireylerin, kurumların bütçelerini ayarlamaları ve risk yönetimine odaklanmalarını tavsiye ediyoruz” dedi.



AXA Türkiye CEO’su Yavuz Ölken: “Büyük afetlerden sonraki ilk 3-4 ay sigortalanma oranları yukarı çıkıyor, sonra da yenilenmiyor”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Baklava kutusunda makamında 110 bin euro ile yakalanan Tüter: "Video ve foto karesinden dolayı tutukluyum. Rüşvet olsa bile yattığım süreyle cezamı çektim" Antalya’nın Manavgat ilçesinde belediye içerisinde çıkar amaçlı suç örgütü kurulduğu iddiasıyla açılan davada yargılanan ve makamında baklava kutusu içirde 110 bin euro ile suçüstü yakalanan tutuklu sanık eski Manavgat Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Engin Tüter , "Video ve foto karesinden dolayı tutukluyum. Rüşvet olsa bile yattığım süreyle cezamı çektim. Tahliyemi istiyorum" dedi. Aralarında Manavgat Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Niyazi Nefi Kara, belediye başkan yardımcıları, meclis üyeleri ve iş insanlarının da bulunduğu 41 sanığın yargılandığı davanın karar duruşması başladı. Makamında baklava kutusunda 110 bin Euro rüşvet alırken suçüstü yakalanan tutuklu sanık eski Manavgat Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Engin Tüter bugün savunmasını yaptı. Mehmet Engin Tüter savunmasında, "Ben hiçbir örgüte üye değilim. Bugüne kadar bildiğim her şeyi anlattım. 10,5 aydır bir hücredeyim. Yaşadığımı bir ben biliyorum, bir Allah. Video ve foto karesinden dolayı tutukluyum. Rüşvet olsa bile yattığım süreyle cezamı çektim. Tahliyemi istiyorum" dedi. "Oto parçacısıyla işim olmaz" Eski Manavgat Belediye Başkan Yardımcısı tutuklu sanık Sıla Ceyhan Berkaya ise kendisinin devlet memuru olduğunu, Niyazi Nefi da Kara’nın talebiyle belediyede çalışmaya başladığını, kendisine bağlı birimler arasında İmar Müdürlüğü’nün olduğunu ancak İşyeri Açma bölümünün olmadığını belirterek "Zafer Süral’in başvurusunu bekletmedim. Demir D.’nin telefonunu müşteki Zafer Süral’e ilettim. Hüseyin Cem Gül, belediye başkanının yanında sıklıkla gördüğüm kişidir. Benim belediyede hiçbir işi olmayan oto parçacıyla işim olamaz. Hüseyin Cem Gül’e de kimseyi yönlendirmedim" dedi. Berkaya, eski İmar Müdürü Zafer K. ile beraber çalıştıkları dönemde Zafer K.’nin doğrudan başkana bilgi verdiğini, kendisinin bu bilgilerden haberdar olmadığını belirterek, "Zafer Süral ve Kadirhan Berber’in birden fazla oteli var. Önceki otellerini Zafer K. zamanında yaptılar. Orada 15 yıldır oluşturulmuş bir yapı var ama Süral ve Berberlerin otellerine yönelik niye bir tutanak yok. Bu dosyadan bir gün beraat edeceğim. Suçsuz olduğumdan eminim. Beraatimi istiyorum" diye konuştu
Kayseri ORC araştırması açıkladı: 30 büyükşehirde en başarılı ilçeler belli oldu, Kayseri’de zirve Bünyan’ın ORC Araştırma Şirketi tarafından hazırlanan "30 Büyükşehirde En Başarılı 30 İlçe" araştırmasının sonuçları kamuoyuyla paylaşıldı. Türkiye geneli 30 büyükşehrin dahil edildiği araştırmada, Kayseri adına yüzde 58,2 başarı oranı ile Bünyan Belediyesi yer aldı. ORC Araştırma Şirketi tarafından hazırlanan "30 Büyükşehirde En Başarılı 30 İlçe" araştırmasının sonuçları paylaşıldı. "Bağlı Bulundukları Büyükşehirlerde En Başarılı İlçe Belediyeleri" başlığıyla yayımlanan çalışma, 2026 yılının ilk çeyreğinde gerçekleştirilen araştırmalardan elde edilen veriler doğrultusunda hazırlandı. Türkiye genelindeki 30 büyükşehrin dahil edildiği araştırmada, Kayseri adına listenin zirvesinde Bünyan Belediyesi yer aldı. Yüzde 58,2 başarı oranına ulaşan Bünyan Belediyesi, Kayseri’nin en başarılı ilçe belediyesi olarak dikkat çekti. Bünyan Belediyesi’nin hizmetleri kamuoyunda karşılık buldu ORC’nin yayımladığı listede vatandaş memnuniyeti, belediyecilik hizmetleri, sosyal çalışmalar ve yerel yönetim performansı gibi kriterlerin etkili olduğu değerlendirilirken, Bünyan Belediyesi’nin son dönemde gerçekleştirdiği hizmetlerin kamuoyunda karşılık bulduğu görüldü. Bünyan Belediye Başkanı Selahattin Metin’in özellikle altyapı yatırımları, sosyal belediyecilik çalışmaları ve ilçe vizyonuna yönelik projeleriyle öne çıktığı yorumları yapılırken, araştırma sonuçları Kayseri kamuoyunda da geniş yankı uyandırdı. Araştırma notunda listenin başarı sıralamasına göre değil, büyükşehirlerin alfabetik sıralamasına göre hazırlandığı bilgisi de paylaşıldı.
Düzce 19 Mayıs Spor Kampüsü hızla yükseliyor Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü’nün 100 projesi arasında yer alan ve Kiremitocağı Mahallesi’nde yapımı sürdürülen 19 Mayıs Spor Kampüsü, spor sahaları ve sosyal alanları ile göz dolduracak. Başkan Faruk Özlü’nün "Spor Şehri Düzce" vizyonu kapsamında hayata geçirilen projelerden biri olan 19 Mayıs Spor Kampüsü, Kiremitocağı Mahallesi’nde yükseliyor. Düzce Belediyesi öncülüğünde, Spor Toto Teşkilat Başkanlığı ve Gençlik ve Spor Bakanlığı iş birliğiyle yürütülen proje, şehrin en kapsamlı spor alanlarından biri olarak hazırlanıyor. Yaklaşık 20 dönümlük alan üzerine kurulan spor kampüsünde; 54x99 metre ölçülerinde sentetik çim saha, basketbol ve voleybol sahasının yanı sıra hakem ve soyunma odaları, yönetim birimleri, kafeterya gibi yardımcı birimlerin bulunacağı bir sosyal tesis inşa ediliyor. Proje kapsamında; 5+1 çok amaçlı spor salonu, okçuluk alanı, çocuk oyun alanları, yürüyüş parkurları, otopark ve sosyal yaşamı destekleyen açık alanlar da yapılacak. Saha çalışmalarında önemli ilerleme kaydedilirken, voleybol ve basketbol sahasının zemin boya işlemleri tamamlandı. Pota ve direk montajlarının kısa süre içinde yapılması planlanıyor. Sentetik çim sahanın direkleri dikilirken, tel örgü çekme çalışmaları da devam ediyor. 2 katlı sosyal tesis yapısı ise toplam bin 100 metrekare kapalı alana sahip olacak. Sporcular için soyunma odaları, antrenör odaları, idari birimler ve kafeteryanın bulunacağı tesisin, elektrik ve sıhhi tesisat işleri tamamlanırken, dış cephe çalışmalarında da önemli aşama kaydedildi. Giriş katında uygulanacak olan taş kaplama için taşlar belirlenerek hazırlık süreci tamamlandı. Öte yandan kampüs içerisinde yer alacak 5+1 kapalı spor salonunun ihalesi de sonuçlandı. 500 seyirci kapasiteli ve 4 bin 808 metrekare inşaat alanına sahip salonun ihalesini Beltaş A.Ş. kazandı. Sözleşmenin imzalanmasının ardından yer teslimi yapılan spor salonu inşaatının yakında başlayacağı açıklandı. Tamamlandığında gençler ve sporcular için önemli bir merkez olacak 19 Mayıs Spor Kampüsü’nün, Düzce’nin spor altyapısına büyük katkı sunması bekleniyor.