SAĞLIK - 03 Nisan 2026 Cuma 09:59

Azerbaycan sağlık turizmi heyeti Özel İmperial Hastanesi’ni gezdi

A
A
A
Azerbaycan sağlık turizmi heyeti Özel İmperial Hastanesi’ni gezdi

Sağlık turizmi alanında uluslararası iş birliklerini geliştirmek amacıyla, Özel İmperial Hastanesi’nin öncülüğünde Azerbaycan’dan Trabzon’a gelen sağlık turizmi heyeti Özel İmperial Hastanesi’ni ziyaret etti.


Gerçekleşen ziyarette Özel İmperial Hastanesi Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Mesul Müdür Op. Dr. Ekrem Sağlam, Yönetim Kurulu Üyesi Yüksel Şahin, Yönetim Kurulu Üyesi Hamdi Doğan, Başhekim Uzm. Dr. Cemil Bayarslan ile Genel Müdür Cihan Başoğlu hazır bulundu.


Azerbaycan Sağlık ve Termal Turizme Destek Derneği Kurucu Başkanı Ruslan Guliyev, Özel Tibbi Müesseseleri Topluluğu Baş Sekreteri Vugar Eyvazov, Kalkınma ve Reformlara Destek Veren Sivil Toplum Kuruluşu Temsilcisi Ramil Aliyev, Azerbaycan Sağlık ve Termal Turizm Derneği Temsilcisi Ceyhun Aşirov, Referans Medikal Grup temsilcisi Anar Yusifovi ve Azerbaijan Health Tourism CEO’su Elnara Cabbarova’dan oluşan Azerbaycan heyetine; hastanenin altyapısı, uzman kadrosu ve uluslararası hasta hizmetleri süreçleri hakkında kapsamlı bilgiler verildi. Ayrıca sağlık turizmi alanında gerçekleştirilebilecek ortak projeler üzerine karşılıklı değerlendirmelerde bulunuldu.



"Sağlık turizmi, yalnızca ülkeler arası hasta transferinden ibaret değil"


Ziyarete ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Mesul Müdür Op. Dr. Ekrem Sağlam, sağlık turizminin çok yönlü yapısına dikkat çekerek "Sağlık turizmi, yalnızca ülkeler arası hasta transferinden ibaret değil; aynı zamanda bilgi, deneyim ve güven paylaşımını da içeren çok yönlü bir iş birliği alanıdır. Bizler, bu alanda sürdürülebilir ve nitelikli iş birlikleri kurmayı önemsiyoruz. Azerbaycan ile sahip olduğumuz güçlü bağları sağlık alanında da somut projelerle daha ileriye taşımayı hedefliyoruz" dedi.


Yönetim Kurulu Üyesi Yüksel Şahin ise iki ülke arasındaki kardeşliğe vurgu yaparak "Azerbaycan ile aramızdaki güçlü kardeşlik bağlarını sağlık alanında daha da pekiştirmek bizim için büyük önem taşıyor. Bu tür temasların sadece bugünle sınırlı kalmayıp, uzun vadeli iş birliklerine dönüşeceğine inanıyoruz" diye konuştu.



"Sağlık turizmi, hem ülkemiz hem de bölgemiz açısından büyük bir potansiyel barındırıyor"


Yönetim Kurulu Üyesi Hamdi Doğan, sağlık turizminin stratejik önemine değinerek "Sağlık turizmi, hem ülkemiz hem de bölgemiz açısından büyük bir potansiyel barındırıyor. Bu ziyaretin, karşılıklı güvene dayalı güçlü iş birliklerinin başlangıcı olacağına inanıyoruz. Karşılıklı güven ve ortak vizyonla önemli projelere imza atabileceğimizi düşünüyoruz" şeklinde konuştu.


Başhekim Uzm. Dr. Cemil Bayarslan ise hastanenin tıbbi kapasitesine anlatarak "Hastanemiz, alanında uzman hekim kadrosu ve modern tıbbi altyapısıyla uluslararası hastalara güvenilir ve kaliteli sağlık hizmeti sunmaktadır. Azerbaycanlı misafirlerimizle bilgi ve deneyim paylaşımında bulunmaktan büyük memnuniyet duyduk. Bu tür etkileşimlerin, sağlık hizmetlerinde kaliteyi daha da artıracağına inanıyoruz" ifadelerini kullandı.


Genel Müdür Cihan Başoğlu da hastanenin uluslararası vizyonuna dikkat çekerek şu açıklamada bulundu:


"Özel İmperial Hastanesi olarak, uluslararası standartlarda sunduğumuz kaliteli sağlık hizmetini Azerbaycanlı kardeşlerimizle buluşturmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Azerbaycan ile kurulacak iş birliklerinin bu vizyonumuza önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz. Önümüzdeki süreçte ortak projeler geliştirerek sağlık turizmi alanında örnek çalışmalara imza atmayı hedefliyoruz."


Programın sonunda, hastanede görev yapan hekimlerle bir araya gelinerek tanışma gerçekleştirildi ve karşılıklı soru-cevap şeklinde bir değerlendirme toplantısı yapıldı.


Görüşmelerin ardından, Özel İmperial Hastanesi Yönetim Kurulu tarafından heyet üyelerine günün anısına plaket takdim edildi.



Azerbaycan sağlık turizmi heyeti Özel İmperial Hastanesi’ni gezdi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Taklit ve tağşiş listesi güncellendi: Çok sayıda üründe uygunsuzluk tespit edildi Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yayımladığı güncel ‘Taklit veya Tağşiş Yapılan Gıdalar’ listesine yeni ürünler eklendi. Çok sayıda üründe uygunsuzluk tespit edildi. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından kamuoyuyla paylaşılan ‘Taklit veya Tağşiş Yapılan Gıdalar’ listesi güncellendi. 2 Nisan tarihli listede farklı illerde faaliyet gösteren firmalara ait birçok üründe mevzuata aykırılıklar tespit edildi. Listenin ‘Sağlığı Tehlikeye Düşürecek Gıdalar’ kısmında, İstanbul Kağıthane merkezli MMİ İlaç Gıda Kozmetik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nde bitkisel veya takviye edici olarak pazarlanan The Jestea Capsul (L-Carnitine içeren takviye edici gıda), Diblong (Ginseng macun), Diblong Ginseng Drink For Men (Tutti Frutti aromalı gazlı içecek), Özlex Tea (Orman meyveli içecek) ürünlerde ilaç etken maddesi tespit edildi. Listenin ‘Aynı Değeri Taşımayan Madde Eklenmesi’ kısmında ise, Antalya’nın Alanya ilçesinde faaliyet gösteren Emin Küçük’e ait ‘Köyünden Tereyağı (1 kilogram)’ ürününde yağ oranının düşük olduğu, bitkisel yağ ve süt yağı harici yağ tespiti yapıldığı belirlendi. İzmir’in Bornova ilçesinde Bornova Kapalı Pazar Yeri’nde satış yapan Fatih Koçyiğit’e ait ‘çağ kebabı (pişmiş ürün)’ içerisinde kanatlı eti tespit edildi. Antalya’nın Kepez ilçesinde faaliyet gösteren Volkan Et’e ait ‘dana kıyma’ ürününde de kanatlı eti bulunduğu bildirildi. Diyarbakır’ın Kayapınar ilçesinde hizmet veren Miran Lahmacun’a ait ‘çiğ lahmacun harcı (dana eti+kuzu eti)’ ürününde sakatat (karaciğer) tespit edilirken, aynı ilçede faaliyet gösteren Toki Ocakbaşı’na ait ‘çiğ lahmacun harcı (dana+kuzu eti)’ ürününde kanatlı eti bulunduğu açıklandı. Yine Kayapınar’da bulunan Müptela Ocakbaşı’na ait ‘çiğ kıyma (dana+kuzu eti)’ ürününde kanatlı eti ve sakatat (taşlık), Goşto Izgara’ya ait ‘çiğ Adana kebabı harcı (dana+kuzu eti karışık)’ ürününde de benzer şekilde kanatlı eti ve sakatat (taşlık) tespit edildi. İstanbul’un Bağcılar ilçesinde faaliyet gösteren Tertip Et’e ait ‘dana kıyma’ ürününde kanatlı eti ve sakatat (taşlık) bulunduğu belirlenirken, Kartal ilçesindeki Okyanus Lezzet Toplu Yemek Hizmeti’ne ait ‘fırınlanmış kasap köfte’ ürününde deri dokusu tespit edildi. İzmir’in Bornova ilçesinde faaliyet gösteren Gürman Pide’ye ait ‘dana etli lahmacun harcı (çiğ)’ ürününde ise sakatat (kalp) bulunduğu açıklandı. Ordu’nun Fatsa ilçesinde faaliyet gösteren Kervan Kır Pidesi Börek Salonu (Sedat Özenç) ile Candaroğlu Kır Pidesi ve Börek (Tülay Özenç) işletmelerine ait çiğ kır pidesi harçlarında kanatlı eti tespit edildi. Sakarya’nın Arifiye ilçesinde bulunan Köfteci Nihat (Nihat Solmaz) işletmesinin dana ve kuzu etinden hazırlanan köftelerinde de kanatlı etine rastlandığı bildirildi. Balıkesir ve İzmir illerindeki bazı firmaların zeytinyağına daha düşük kaliteli yağlar veya tohum yağları karıştırdığı belirlendi. İzmir Torbalı’da Hisaroğulları Tarım Gıda’nın taş baskı natürel sızma zeytinyağında tohum yağları karışımı tespit edildi. Balıkesir Edremit’te Bayramoğlu Zeytin Zeytinyağı’na ait sızma zeytinyağına daha düşük kaliteli zeytinyağı karıştırıldığı tespit edildi. Balıkesir Gönen’de Yusuf Ziya Göcen’in pazar tezgahında etiketsiz zeytinyağında tohum yağları karışımı bulundu. Balıkesir Burhaniye’de Ufuk Zeybek’e ait natürel sızma zeytinyağında tohum yağları karışımı tespit edildi. Denizli’nin Merkezefendi ilçesinde faaliyet gösteren Buğra Bitkisel Yağ firmasına ait ‘Ayvalık Koop’ ve ‘Ayvalık’ markalı natürel sızma zeytinyağlarında tohum yağı karıştırıldığı belirlendi. Bursa Yıldırım’da ise Altıncezve Gıda tarafından üretilen ‘Altıncezve Ehl-i Keyf’ markalı siyah çayda (3 kilogram) gıda boyası tespit edildi. Listenin ‘Temel Özelliği Etkileyen İçerik Eksikliği’ kısmında, Balıkesir’in Altıeylül ilçesinde faaliyet gösteren Özışık Süt Ürünleri’ne ait ‘Özışık’ markalı tam yağlı taze kaşar peynirinde eritme tuzu tespit edildi. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından vatandaşların sağlıklı ve güvenilir gıdaya ulaşabilmesi amacıyla düzenli olarak güncellenen listelere ‘guvenilirgida.tarimorman.gov.tr’ adresi üzerinden erişilebiliyor.
Bursa BTÜ Konuşmaları’nda küresel riskler ve yükseköğretiminin geleceği ele alındı BTÜ Konuşmaları’nın konuğu olan İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal, küresel risklerin giderek karmaşıklaştığı bir dönemde üniversitelerin rolünün değiştiğini belirterek, "Üniversiteler artık yalnızca toplum için bilgi üreten kurumlar değil, toplumla birlikte bilgi geliştiren ve çözüm üreten yapılar olmalıdır" dedi. Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) tarafından düzenlenen BTÜ Konuşmaları programının konuğu, İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal oldu. Mimar Sinan Yerleşkesi Turkuaz Salon’da gerçekleşen programa; BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, BTÜ Kurucu Rektörü Prof. Dr. Ali Sürmen, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Beyhan Bayhan, Prof. Dr. Sinan Uyanık, Prof. Dr. Barış Tamer Tonguç, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. "Küresel Güçlükler, Bilim, Teknoloji ve İnovasyon Ekosistemi Odaklı Gelişmeler ve Yükseköğretim Sistemimiz" başlıklı konuşmasında Rektör Mandal, dünyada artan jeoekonomik rekabet, iklim krizi ve teknolojik dönüşümün yükseköğretim sistemleri üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Günümüzde küresel ölçekte hızlı bir dönüşüm yaşandığını belirten Prof. Dr. Hasan Mandal, "Küreselleşmeden söz etsek de aslında ülkelerin giderek yerelleşmeye yöneldiği bir döneme tanıklık ediyoruz" dedi. "En büyük küresel riskler çevresel tehditler" Dünya Ekonomik Forumu verilerine değinen Rektör Hasan Mandal, kısa ve uzun vadede en yıkıcı küresel risklerin başında çevresel tehditlerin geldiğini belirtti. Rektör Prof. Dr. Mandal, "Aşırı hava olayları ve çevre kirliliği başta olmak üzere çevresel riskler; teknolojik, toplumsal ve jeopolitik risklerle birlikte dünyanın en önemli gündemleri arasında yer alıyor. Toplumsal kutuplaşma, yanlış bilgilendirme ve dezenformasyon, devletler arası silahlı çatışmalar, siber güvensizlik ve eşitsizlik de önümüzdeki dönemin önemli risk başlıkları" ifadelerini kullandı. Küresel rekabetin artık yalnızca jeopolitik değil aynı zamanda jeoekonomik bir boyuta ulaştığını vurgulayan Rektör Mandal, teknoloji alanındaki rekabetin giderek sertleştiğine dikkat çekerek, "Bugün ülkeler teknoloji savaşını bir güç aracı olarak kullanıyor. Bu süreçte insanlık değerlerinin ikinci plana itildiğini de görüyoruz" dedi. "İklim krizi geleceğin en kritik sorunu" İklim değişikliğinin küresel riskler arasında en belirleyici başlıklardan biri olduğunu söyleyen Rektör Mandal, son yıllarda sıcaklık artışının kritik eşiğe yaklaştığını belirtti. Önümüzdeki 10 yıl içinde aşırı hava olayları, biyolojik çeşitlilik kaybı, yer sistemlerinde kritik değişimler, göç hareketleri ve sağlık sorunlarının daha belirgin hale gelebileceğini ifade eden Rektör Mandal, bu risklerin doğru okunmaması halinde dünyada kıtlık ve çatışmaların artabileceğini söyledi. "Karmaşık sorunları tek bir disiplin çözemez" Bu tür küresel sorunların çözümünde üniversitelerin rolünün büyük olduğunu vurgulayan Rektör Hasan Mandal, disiplinlerarası yaklaşımın önemine dikkat çekti. Rektör Mandal, "Küresel risklerin karmaşık yapısı nedeniyle tek bir disiplinin çözüm üretmesi mümkün değil. Eşitsizlik, kuraklık ya da çevre kirliliği gibi sorunlar; teknoloji, toplum ve ekonomi ile iç içe geçmiş durumda. Bu nedenle çok disiplinli bilim ve teknoloji tabanlı çözümlere ihtiyaç var" dedi. "Üniversiteler toplumla birlikte bilgi üretecek" Yükseköğretim sisteminin de dönüşüm içinde olduğunu ifade eden Rektör Prof. Dr. Mandal, üniversitelerin rolünün değiştiğini söyledi. Rektör Hasan Mandal, "Üniversitelerin görevi artık yalnızca toplum için bilgi üretmek değil, toplumla birlikte bilgi üretmektir. Bilgiyi ve teknolojiyi toplumla birlikte geliştirme dönemi başlıyor" dedi. Üniversite, sanayi, kamu ve toplumun yenilik ekosisteminin dört temel bileşeni olduğunu belirten Rektör Mandal, bu yapılar arasındaki güçlü iş birliklerinin küresel sorunlara çözüm üretmede kritik rol oynadığını ifade etti. Sektörlerin mezunlardan beklediği yetkinlikler Sektörlerin artık mezunlardan farklı yetkinlikler beklediğini söyleyen Rektör Mandal, geleceğin insan kaynağı için gerekli özellikleri ise şöyle sıraladı; "Disiplinlerarası düşünebilen, dijital yeterliliğe sahip, sürekli öğrenmeye açık, iletişim ve takım çalışmasına yatkın, yenilikçi ve girişimci, küresel perspektife sahip ve sürdürülebilirlik bilinci yüksek bireyler yetiştirmek zorundayız." Soru-cevap bölümüyle devam eden program, BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar’ın, İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal’a plaket takdiminin ardından toplu fotoğraf çekimiyle son buldu.