GÜNDEM - 27 Mart 2025 Perşembe 10:31

Çağlayan Kentsel Dönüşüm Projesi için hak sahipleri oturacakları daireler için kura çekiyor

A
A
A
Çağlayan Kentsel Dönüşüm Projesi için hak sahipleri oturacakları daireler için kura çekiyor

Trabzon’da Ortahisar Belediyesi tarafından Çağlayan Mahallesi’nde gerçekleştirilen Çağlayan Kentsel Dönüşüm Projesi’nde, hak sahiplerinin oturacağı dairelerin belirlenmesi amacıyla yapılan kura çekimleri devam ediyor.


Ortahisar Belediyesi’nde üçüncüsü düzenlenen kura çekim törenine Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya, ORKENT Genel Müdürü Can İhsan Bozbaş, ORKENT Yönetim Kurulu Üyeleri Serdar Çebi ile bir grup hak sahibi katıldı. Kura çekimleriyle Çağlayan Kentsel Dönüşüm Projesi’nde hak sahiplerinin alacakları daireler belirlendi, ardından da sözleşmeler imzalandı.


İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin iştiraki olan KİPTAŞ ile ortak yürütülen proje ile ilgili kura çekiminden önce hak sahipleriyle görüşen Başkan Ahmet Kaya, "İstanbul Büyükşehir Belediyemiz, KİPTAŞ şirketimiz, dimdik ayaktadır. Bizlere destekleri devam etmektedir. Ayrıca biz de bu projeyi yapmakta çok kararlıyız. Sakın ola ki, ‘Bu son gelişmeler oldu, projemiz sekteye uğrar, yapılmaz’ gibi bir endişeye kapılmayın. Bütün gücümüzle bu projeyi tamamlayacağız. Bu proje bizim yüz akımız olacak. Ben de o yörenin çocuğuyum, ortaokulu Çağlayan’da okudum. Köyüm, Yeşilbük köyü. Dolayısıyla oranın çehresinin değişmesini, güzelleşmesini çok istiyorum. Ben de oradan geçerken, ‘burada bizim imzamız var, bu eser bizim eserimiz’ diye gururlanmak istiyorum. O nedenle hiç endişeniz olmasın, bütün gücümüzle orayı yapma gayreti içinde olacağız" dedi.


Çağlayan Kentsel Dönüşüm Projesi’nin etap etap ilerleyeceğini dile getiren Başkan Kaya, "Şu anda önümüzde bir sorun kalmadığını görüyorum. Allah nasip ederse Mayıs-Haziran gibi, yıkımlara ve imalatlara başlayacağız, planlamamız o yönde. Bu süreçte kimsenin mağdur olmasına izin vermeyeceğiz. Bütün süreçleri sizin adınıza, kendi işimiz gibi titizlikle takip edeceğiz. Ben patinaj yapmayı sevmem, sonuç almak isterim. O kararlılıkla yola çıktık, inşallah o kararlılıkla da projemizi tamamlayacağız. Bu projenin Türkiye’de örneği yok. Normalde kentsel dönüşümlerde yarısını vatandaş öder ama biz tamamını karşılıyoruz. Bu örnek bir fedakarlık projesi, dolayısıyla birbirimize destek olmalıyız ki projemizi yapıp bitirelim. Daireleriniz hayırlı, uğurlu olsun. Allah, bizleri de, sizleri de mahcup etmesin" diye konuştu.


Başkan Kaya’nın konuşmasının yapılan kura çekimiyle, hak sahiplerinin alacağı daireler belirlendi, ardından da sözleşmeler imzalandı.


Dairelerini alan hak sahiplerine, ‘Hayırlı olsun’ dileğinde bulunan ORKENT Genel Müdürü Can İhsan Bozbaş, diğer hak sahiplerinin de gruplar halinde davet edileceğini, kura çekimlerinin ardından tüm hak sahipleriyle sözleşmelerin imzalanacağını söyledi.



Çağlayan Kentsel Dönüşüm Projesi için hak sahipleri oturacakları daireler için kura çekiyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Konya Hatice Hatun Mahalle Külliyesi Çocuk Mektebi’nde aileler eğitim seminerleri ile bilgilendiriliyor Konya’nın merkez Selçuklu İlçe Belediyesi Hatice Hatun Mahalle Külliyesi Çocuk Mektebi’nde ailelere yönelik olarak DEHB (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu) konulu eğitim semineri gerçekleştirildi. Selçuklu Belediyesi, eğitim alanında yürütülen çalışmalar kapsamında, bünyesinde bulundurduğu Hatice Hatun Mahalle Külliyesi Çocuk Mektebi’nde, 4-6 yaş aralığındaki çocukların gelişimine katkı sunmak amacıyla velilere yönelik milli ve manevi değerler temelli eğitimler düzenleniyor. Velilerin çocuklarıyla sağlıklı iletişim kurmaları konusunda büyük destek olan ve gelişim süreçlerine dair farkındalık oluşturan eğitimlerin son oturumunda "DEHB (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu)" konusu ele alındı. Alanında uzman Psikolojik Danışman ve Oyun Terapisti Ayşe Söğüt’ün katkılarıyla gerçekleştirilen seminerde velilere kapsamlı bilgiler aktarıldı. Söğüt, DEHB’nin özellikle 3-6 yaş aralığı çocuklarda ortaya çıktığını belirterek, çocukların dikkatini toplamakta zorlandığı, çok hareketli olabildiği ve bazen düşünmeden hareket ettiği bir durum olduğunu aktararak, ailelere tavsiyelerde bulundu. Bu durum ile karşı karşıya kalan velilerin sabırlı ve anlayışlı bir yaklaşım benimsemeleri, net kurallar ve düzenli rutinler oluşturmaları, çocuklarının güçlü yönlerini desteklemeleri ve gerektiğinde uzman desteğine başvurmalarının önemine değinen Söğüt, ayrıca okul-aile iş birliğinin çocuğun gelişim sürecindeki belirleyici rolüne dikkat çekti. Psikolog Ayşe Söğüt, "Ayrılık Kaygısı ve Okula Dönüş", "Oyun Terapisi Nedir, Ne Değildir?", "Gelişim Dönemleri ve Mizaç" ile "Sınır Koyma" gibi önemli başlıkları dönem boyunca velilere aktardı.
Gaziantep Prof. Dr. İrfan Koca: "Tetkik değil, hasta tedavi edilmelidir" Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, MR, tomografi ve kan tahlillerinin tanı sürecinin önemli araçları olduğunu belirterek, "Ancak bilimsel çalışmalar, bu tetkiklerin tek başına değerlendirilmesinin yanıltıcı olabileceğini göstermektedir. Uzmanlara göre doğru tanı; hastanın şikayetlerinin ayrıntılı şekilde ele alınması ve dikkatli bir muayene ile mümkündür" dedi. Prof. Dr. İrfan Koca, tetkiklerin ancak doğru klinik çerçevede anlam kazandığını vurgulayarak, şikayeti olmayan kişilerde bile yüksek oranlarda iz saptanabildiğini söyledi. Literatürde yer alan çalışmalara dikkat çeken Koca, "Şikayeti olmayan bireylerde yüzde 37 - yüzde 96 oranında omurga disklerinde aşınma / fıtık benzeri izler, Omuz görüntülemelerinde yüzde 78’e varan sıvı artışı (bursit), Diz MR’larında yüzde 43’e kadar kıkırdak hasarı, Kalça görüntülemelerinde yüzde 68’e varan eklem kenarı hasarı görülebiliyor. Ancak bu tanıların önemli bir kısmı, hastanın şikayetiyle doğrudan ilişkili olmayabilir" şeklinde konuştu. " Tetkikler tek başına belirleyici değildir" Prof. Dr. Koca, "Yeterli öykü alınmadan ve yeterli muayene yapılmadan gerçekleştirilen tetkikler, tek başına doğru tanıya götürmeyebilir. Ayrıca, bu şekilde tetkik temelli tanı ve tedavi girişimleri, bazı durumlarda yanlış tanı ve uygun olmayan tedavi risklerini de beraberinde getirebilir. Bu nedenle tetkiklerin, hastanın klinik durumu ile birlikte değerlendirilmesi esastır" ifadelerini kullandı. "Gereksiz işlemler ve yükler oluşabilir" Koca, "Şikayetle doğrudan ilişkisi olmayan izler üzerinden hareket edilmesi; gereksiz girişimlere, tedavilere ve bazı durumlarda ameliyatlara yol açabilir. Bunun yanı sıra hastalar gereksiz mali yük altına girebilir ve özellikle tomografi gibi yöntemlerle gereksiz radyasyon maruziyeti söz konusu olabilir. Hastaya yeterli zaman ayrılmadan, öykü alınmadan ve muayene yapılmadan doğrudan tetkiklere yönlendirilmesi; hekim-hasta ilişkisinin niteliğini zayıflatabilir. Oysa tıbbi değerlendirme, bireysel ve bütüncül bir yaklaşım gerektirir" ifadelerine yer verdi. "Kas-iskelet sistemi hastalıklarında çoğu zaman ameliyat gerekmez" Kendi alanına ilişkin önemli bir noktayı vurgulayan Koca, "Bel ve boyun fıtıkları, diz ve omuz problemleri gibi birçok kas-iskelet sistemi hastalığında, hastaların önemli bir kısmı ameliyatsız yöntemlerle yönetilebilir. Doğru değerlendirme yapılmadan yalnızca görüntülere bakılarak karar verilmesi, gereksiz cerrahiye yönlendirebilir" Şeklinde açıklamada bulundu. "Doğru sıra: öykü, muayene, gerekirse tetkik" Koca, "Öncelik her zaman hastanın şikâyetinin anlaşılması ve muayenedir. Tetkikler bu sürecin tamamlayıcı bir parçasıdır; tek başına belirleyici değildir. MR veya diğer tetkiklerde görülen her iz, tedavi gerektiren bir hastalık anlamına gelmez. Önemli olan, bu izlerin hastanın şikayetiyle uyumlu olup olmadığının doğru değerlendirilmesidir" diye konuştu.