EKONOMİ - 03 Haziran 2024 Pazartesi 12:23

’Doğu Karadeniz’de Alternatif Turizm Markalaşma Yolunda’

A
A
A
’Doğu Karadeniz’de Alternatif Turizm Markalaşma Yolunda’

Trabzon’da "Doğu Karadeniz’de Alternatif Turizm Markalaşma Yolunda" adlı proje ile ilgili program düzenlendi.


Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı (DOKA) tarafından da desteklenen programa Trabzon Valisi Aziz Yıldırım, Trabzon Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Gürkan Üçüncü, Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya, Yomra Belediye Başkanı Mustafa Bıyık, Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Rektörü Hamdullah Çuvalcı, Doğu Karadeniz Sağlık Turizmi Derneği (DOKSAD) Başkanı Mustafa Yılmaz, Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı (DOKA) Genel Sekreteri Kemal Akpınar, TÜRSAB temsilcileri, turizm temsilcileri ve davetliler katıldı.


Doğu Karadeniz Bölgesi’nde alternatif turizm alanlarında farkındalık oluşturmanın hedeflendiği proje ile ilgili törenin açılış konuşmasını yapan Doğu Karadeniz Sağlık Turizmi Derneği (DOKSAD) Başkanı Mustafa Yılmaz, Doğu Karadeniz’in zengin doğal ve kültürel potansiyelinin, alternatif turizm için eşsiz bir zemin sunduğunu belirterek "Projemizin önemli bir yönü de iş birliği ve paydaşlık kültürüdür. Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı’nın teknik destek programıyla sağlanan destek, projenin başarılı bir şekilde yürütülmesine olanak sağlamıştır. Aynı zamanda TÜRSAB gibi sektörün önemli temsilcileriyle iş birliği içinde çalışarak, turizm endüstrisinin bölgeye olan katkısını artırmayı hedefliyoruz. Bu projenin sadece turizm sektörüne değil, aynı zamanda bölgenin genel kalkınmasına da olumlu etkileri olacağına inanıyoruz. Yerel ekonomiyi canlandırmak, istihdamı artırmak ve kültürel mirası korumak gibi hedeflerle yola çıktık. Bu hedeflere ulaşmak için kararlılıkla çalışacağımızı ve projemizin başarılı bir şekilde tamamlanacağına inancımız tamdır. Bu proje, Doğu Karadeniz Bölgesi’nin eşsiz doğal güzellikleri, tarihi ve kültürel zenginlikleri ve diğer turizm kaynakları ile öne çıkan alternatif turizm potansiyelini harekete geçirerek bölgenin kalkınmasına katkıda bulunmayı amaçlamaktadır. Projemizin temel hedefleri, bölgenin sahip olduğu alternatif turizm imkanlarını ulusal ve uluslararası platformlarda tanıtmak ve pazarlamak, bölgeye özgü alternatif turizm ürün ve hizmetlerini geliştirmek ve çeşitlendirmek, yerel halkın turizmden daha fazla gelir elde etmesini sağlayacak girişimciliği teşvik etmek, sürdürülebilir turizm uygulamalarını geliştirerek bölgenin doğal ve kültürel mirasını korumak" dedi.


Programda konuşan Trabzon Valisi Aziz Yıldırım ise "Trabzon’daki turizm üç aydan ibarettir gibi görülüyor. Belki bunun haklılık payı da var. Ama değil. Bütün dünyada yaz olunca insanlar tatile çıkarmış. Bu bir gerçektir. Trabzon da bundan faydalanır. Peki Trabzon’da on iki ay turizm yapabilir miyiz? Kış turizminden bahsediliyor. Hayat bulabilir mi diye bahsediliyor. Bununla ilgilenen çok değerli arkadaşlarımız, turizmcilerimiz var. Hepsi güzel. Kış turizmi ne kadar olur bizde? Herhalde bunun ölçümleri yapılıyordur. 2-3 bilemiyorum. Daha fazlası da olur. Belki 6 ay ancak yıl 12 ay. Demek ki bir altı ayımız daha varsa o altı ayı da farklı bir şekilde değerlendirme mecburiyetimiz var. Sağlık konusunda böyle bir çalışma yapılmış. Ve bugün hakikaten küçümsenmeyecek, önemsenecek ciddi bir rakam haline getirmiş, gelir haline gelmiş olan bir sağlık turizmimiz var. Bunun geliştirilmesi için, arttırılması için, bu pastadan pay alabilmemiz konusunda arkadaşlarımız ellerinden gelen en büyük gayreti ortaya koyuyorlar. Bir kere hizmet kalitesi çok önemli. Sürdürülebilir hizmet kalitesi de çok önemli" diye konuştu.


"Müthiş bir potansiyeli bünyesinde barındıran bir alandan bahsediyoruz" diyerek sözlerine başlayan Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya, "Ama maalesef üzülerek söylüyorum, yeterince bu alandan faydalanamıyoruz. Şehrimizin de inanılmaz bir potansiyeli var aslında ama ne zaman turizme ilişkin bir toplantıya katılsam hep 3 aylık bir periyoddan ve belli bölgeden gelen insanlardan bahsediyoruz. Orta Doğu’dan gelen turistlerden bahsediyoruz. Turizmi çeşitlendirmemiz gerektiğinden bahsediyoruz. On iki aya yaymamız gerektiğinden bahsediyoruz. Evet mutlaka bunu başarmalıyız artık. Bu anlamda ben uzun yıllar Trabzon’da yaşamış ve siyaset yapmış bir insan olarak şunu söyleyeyim. Mutlaka ama mutlaka bu konuştuklarımızı düşündüklerimizi yetkin insanların anlatacaklarını mutlaka artık hayata geçirme aşamasına gelmiş olmamız lazım. Her şeyimiz var. Müthiş bir coğrafyamız var. Evet yaylalarımız çok güzel, doğamız çok güzel, tarihi yerlerimiz çok güzel. Ama sıkıştık kaldık, böyle üç aylık bir periyot ve belli bir bölgede. Bu kabuğu artık hep birlikte kırmak zorundayız. Bunun herkese çok önemli faydalar getireceğinin bilincindeyiz. Çünkü gerçekten bu meselenin, bu başlığın, ne kadar önemli olduğunun bilincindeyiz. Bu başlığa ilişkin, söylenecek şeylerin ne kadar önemli olduğunun bilincindeyiz" şeklinde konuştu.



’Doğu Karadeniz’de Alternatif Turizm Markalaşma Yolunda’

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Edirne Edirne’de koruyucu aile tanıtımı türküler eşliğinde yapıldı Edirne Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından Anneler Günü kapsamında "Koruyucu Aile Tanıtım Programı ve Anne Türküleri Konseri" düzenlendi. Devecihan Kültür Merkezi’nde düzenlenen program yoğun ilgi gördü. Programda koruyucu aile hizmet modeli hakkında bilgiler verilirken, Nefes Türk Halk Müziği Topluluğu tarafından seslendirilen anne türküleri dinleyicilere bazen neşeli, bazen ise duygu dolu anlar yaşattı. Etkinlikte koruyucu aile sisteminin önemine dikkat çekilerek, toplumsal farkındalığın artırılmasının hedeflendiği belirtildi. Anneler Günü’ne özel hazırlanan konser programında seslendirilen türküler katılımcılar tarafından büyük beğeni topladı. Programda konuşan Edirne Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Harun Tohumcu, koruyucu ailenin önemine dikkat çekti. Koruyucu aile olarak bir cana dokunulduğunu belirten Tohumcu, "Bir yavrunun hayatına girmek ve hayatınıza bir yavrunun girmesi ve sofranızda hayatınızda bir can daha olması ve insan yetiştirmeye talip olmak. Dolayısıyla siz koruyucu aile olduğunuzda eviniz şenlendiği gibi bir yavrunun da gelişimine katkı sunup, onun hayatına dokunmuş olacaksınız. Koruyucu aile olduğu zaman kişinin mesela biz bir koruyucu ailenin yanına gittiğimizde o yavrunun o eve kattığı neşeyi gözlerimizle görüyoruz. O yavrunun mutluluğunu da görüyoruz" dedi. Koruyucu aile olma konusunda çağrıda bulunan Tohumcu, "Herkes koruyucu aile olmaya çalışsın. Gönülden buna destek versin. Eşine, dostuna, komşusuna anlatsın. Ben de koruyucu aile olabilir miyim diye bu sunumu, videoyu ve arkadaşları, misafirleri bu şekilde dinlesin. Dolayısıyla inşallah bu toplantılardan, bu tanıtımlardan sonra koruyucu aile sayımızın ilimizde de artmasını istiyoruz" dedi. Programa katılan koruyucu aileler Perihan Curacı ve İlknur Günay de hayatlarındaki değişiklikler ve yaşadıkları deneyimleri paylaştı. Katılımcılar, koruyucu aileleri dinlerken duygu dolu anlar yaşadı. Konuşmaların ardından Nefes Türk Halk Müziği Topluluğu konser verdi.