SPOR - 06 Mart 2026 Cuma 12:20

Felipe Augusto, Trabzonspor’da kariyerinin en iyi dönemini yaşıyor

A
A
A
Felipe Augusto, Trabzonspor’da kariyerinin en iyi dönemini yaşıyor

Trabzonspor’un Brezilyalı oyuncusu Felipe Augusto, bordo-mavili formayla sergilediği performansla kariyerinin en iyi dönemini yaşıyor. Genç futbolcu, Trabzonspor’da çıktığı 28 resmi maçta 12 gol kaydederek takımına önemli katkı sağladı.


Trabzonspor, sezon başında Belçika’nın Cercle Brugge Kulübü’nden 5 milyon Euro bedelle ve üç taksit halinde Felipe Augusto’yu kadrosuna kattı. Brezilyalı oyuncu, daha önce Brezilya ekibi Corinthians ile 29 maçta 2 gol atarken, Cercle Brugge’de forma giydiği 66 resmi maçta ise 9 gol ve 6 asistlik performans sergiledi.



Trabzonspor’da kariyer rekoru


Felipe Augusto, bordo-mavili formayla çıktığı 28 maçta 12 gole ulaşarak sezon tamamlanmadan kariyer rekorunu kırdı. Süper Lig’de 22 maçta 10 gol kaydeden oyuncu, gollerinden birini Süper Kupa yarı finalinde Galatasaray’a attı. Ziraat Türkiye Kupası’nda 4 maçta forma giyen Augusto, Başakşehir maçında takımın ilk golünü attı.



Goller ve kritik katkılar


Süper Lig’de, Kasımpaşa, Fatih Karagümrük, Kayserispor, Çaykur Rizespor, Eyüpspor, Başakşehir, Kocaelispor ve Gaziantep FK maçlarında 1’er gol kaydeden Augusto, Gençlerbirliği karşılaşmasında 2 gol sevinci yaşadı. Brezilyalı oyuncu Ziraat Türkiye Kupası’nda oynadıkları Başakşehir maçında 1 gol atarken, Süper Kupa Yarı Final maçında ise Galatasaray’a 1 gol attı.



Hücum hattının kilit ismi


Trabzonspor’un hücum hattında Onuachu ve Muçi ile uyum yakalayan Felipe Augusto, bu ikiliyle birlikte takımın gol yükünü çekiyor. Süper Lig’de 18 gol atan Onuachu’nun ardından Muçi ve Augusto 10’ar gol kaydettiler. Bordo-mavili ekibin toplam 45 golünün 32’sinde 3 ismin imzası bulunuyor.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sakarya Bakan Uraloğlu: "Türkiye’nin 225 kilometre hıza sahip milli elektrikli hızlı trenimizin yol testlerini bugün resmen başlatıyoruz" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Sakarya’da Türkiye’nin 225 kilometre hıza sahip ilk milli elektrikli hızlı treninin raylara inişi ve yol testlerine başlama törenine katıldı. Uraloğlu, "225 kilometre hıza sahip milli elektrikli hızlı trenimizin yol testlerini bugün resmen başlatıyoruz" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye’nin 225 kilometre hıza sahip ilk milli elektrikli hızlı treninin raylara inişi ve yol testlerine başlama törenine katlıdı. Törende konuşan Uraloğlu, "Bugün Türkiye’nin 225 kilometre hıza sahip ilk milli elektrikli hızlı treninin raylara inişi ve yol testlerinin başlamasıyla tarihi bir ana tanıklık etmek üzere bir aradayız. Bu gurur verici adım, milletimizin azmi, mühendislerimizin emeği ve TÜRASAŞ’ın köklü birikimiyle vücut bulmuştur. Bu milli zaferi birlikte kutlamaktan büyük mutluluk duyuyorum" dedi. "Avrupa’nın 6’ncı, dünyanın 8’inci yüksek hızlı tren işletmecisi konumuna yükseldik" Bakan Uraloğlu, "Demiryollarını Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde 2002 yılından itibaren başlattığımız gelişim hamleleriyle devlet politikası olarak ele aldık ve öncelikli sektör olarak belirledik. 2002 yılında yaklaşık 11 bin kilometre olan demiryolu ağımız, bugün 2 bin 251 kilometresi Yüksek Hızlı Tren hattı olmak üzere 14 bin kilometreye ulaştı. Avrupa’nın 6’ncı, dünyanın 8’inci yüksek hızlı tren işletmecisi konumuna yükseldik. Ancak biz sadece yeni hatlar inşa etmekle yetinmedik; devraldığımız o 11 bin kilometrelik demiryolu ağını da baştan aşağı yeniledik, modernize ettik. Sinyalli hat uzunluğunu, 2 bin 505 kilometreden 8 bin 419 kilometreye çıkardık; elektrikli hat uzunluğunu 2 bin 122 kilometreden 7 bin 274 kilometreye yükselttik. Böylece hatlarımızın yüzde 61’ini sinyalli, yarısından fazlasını elektrikli hale getirerek, mevcut altyapımızı dünya standartlarında güvenli, hızlı ve verimli bir sisteme dönüştürdük. Şu anda; İstanbul Halkalı - Kapıkule, Ankara-İzmir, Bandırma-Bursa-Yenişehir-Osmaneli, Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep, Yerköy-Kayseri, Kırıkkale-Çorum Hızlı Tren Hatları ve Kars-Iğdır-Aralık-Dilucu Demiryolu Hattı gibi çok önemli yeni demiryolu projelerinin yapımlarına da devam ediyoruz. Demiryolu ağımızı 2028’e kadar 17 bin 287 kilometreye, 2053 yılında ise 28 bin 590 kilometreye yükseltmeyi hedefliyoruz. Ancak bizim vizyonumuz sadece demiryolu ağı uzunluğunu artırmak değil; bu hatlarda kullanılan her aracı, her bileşeni de yerli ve milli imkanlarla üretmek. Bu vizyonun en somut temsilcisi ise yüz yılı aşan tecrübesiyle ana ve kritik demiryolu bileşenlerini üreten bölgemizin en büyük raylı sistem araç üreticisi TÜRASAŞ’tır" diye konuştu. "TÜRASAŞ’ı hidrojen teknolojisinde de bölgesel bir merkez haline getireceğiz" Bakan Uraloğlu, "Geride bıraktığımız 2025 yılı, TÜRESAŞ için başarılarla dolu bir yıl oldu. Farklı türlerde toplam 801 vagon üreterek rekor kırdık. Askeri tank taşıma vagonu projesinde 2 yıllık üretimi 1 yılda tamamlayarak 100 adet teslim ettik. Bunun yanı sıra; 6 adet 160 km/saat Milli Elektrikli Tren, 20 adet E5000 Milli Elektrikli Anahat Lokomotifi,8 adet Milli Banliyö Treni ve 6 adet akülü manevra aracı üretimiyle gücümüzü bir kez daha ortaya koyduk. Eskişehir Bölge Müdürlüğümüzde devam eden E5000 Milli Elektrikli Anahat Lokomotifi Projesi çerçevesinde ilk etapta 2025 yılının sonuna kadar planlanan 20 adet lokomotifin tamamını üreterek TCDD Taşımacılığa teslim ettik. İnşallah, bu yıl 30 adet, 2027 yılında ise 45 adet daha üreterek toplamda 95 adet lokomotifi milli demiryolu ailemize kazandıracağız. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi için GAZİRAY Projesi çerçevesinde 1 yıl içerisinde 8 banliyö setinin tamamını üreterek Gaziantep’e sevk ettik. Aynı setlerden TCDD Taşımacılık için de 2027 ve 2028 yıllarında 16 seti hizmete sunacağız. Bu yıl da ayrıca; 43 adet yataklı yolcu vagonu, 3 adet lüks yataklı vagon, 994 adet çeşitli tipte yük vagonu; yani toplamda 1040 vagon. Yine, yeşil ve sürdürülebilir ulaşım hedeflerimiz doğrultusunda hidrojen yakıtlı tren teknolojisine de büyük önem veriyoruz. Bildiğiniz üzere bu çerçevede, İngiltere ile imzaladığımız iş birliği protokolüyle Hidrojen Yakıtlı Tren Geliştirme Projesi’ni başlattık. TÜRASAŞ’ımız projede prototip üretim merkezi olarak merkez rol üstlenecek, tüm haklar kurumumuza ait olacak. Bu Ar-Ge projesiyle yerli mühendislik kabiliyetlerimizi daha da ileri taşıyacak, TÜRASAŞ’ı hidrojen teknolojisinde de bölgesel bir merkez haline getireceğiz" şeklinde konuştu. "Şimdiden hayırlı uğurlu olsun" Bakan Uraloğlu, "Burada, Sakarya bölge müdürlüğümüzde milli elektrikli hızlı tren üretim fabrikamızın inşaatı hızla ilerliyor. Yaklaşık 18 bin metrekarelik bu modern tesisin yapım çalışmalarında 4 buçuk ay gibi kısa sürede yüzde 50’ye yakın ilerleme sağladık. Yılda 12 hızlı tren seti üretme ve test kapasitesiyle yaklaşık 250 kişiye yeni istihdam oluşturacak ve ekonomiye yıllık 3 buçuk milyar lira katkı sağlayacaktır. Bakın, küresel hızlı tren araç, altyapı ve sistemleri pazarının günümüzde değeri yaklaşık 208 milyar dolar ve bu değerin 2030’da 310 milyar dolara çıkması bekleniyor. Bildiğiniz üzere Türkiye’nin 2035’e kadar tahmini hızlı tren ihtiyacı 81 set yani 648 araç. Bu da yılda ortalama 65 adet araç ihtiyacı demek. Bu noktada yılda 12 set yani 96 araçlık kapasitesiyle TÜRASAŞ, bundan sonra inşallah dünya pazarına da çıkacaktır. Böylece fabrikamızın kapasitesi sayesinde bu alandaki hem dışa bağımlılığımızı azaltacak hem de ihracat potansiyelimizi artıracağız. İnşallah fabrikamızın yapım çalışmalarını bu yıl bitirip; hızlı tren setlerimizin seri üretimine başlayacağız. Ayrıca fabrikamız, üretimde ihtiyaç duyduğu enerjiyi de güneşten alacak; çevreci ve sürdürülebilir bir modelle çalışacak. Şimdiden hayırlı uğurlu olsun" ifadelerini kullandı. "225 kilometre hıza sahip milli elektrikli hızlı trenimizin yol testlerini bugün resmen başlatıyoruz" Bakan Uraloğlu, "225 kilometre hıza sahip milli elektrikli hızlı trenimizin yol testlerini bugün resmen başlatıyoruz. Bu çerçevede trenin hız, fren, sürüş ve yol uyumu gibi tüm performans kriterlerini detaylı şekilde inceleyeceğiz. Bu yoğun ve titiz test programları çerçevesinde, trenlerimiz maksimum hızına ulaşıncaya, tüm güvenlik ve konfor kriterlerini eksiksiz karşılayıncaya kadar devam edeceğiz. Tüm test safhaları başarıyla tamamladığında da tren setlerimizi Cumhurbaşkanımızın liderliğinde milletimizin hizmetine sunacağız. 577 yolcu kapasiteli, alüminyum gövdeli 8 araçtan oluşan bu setlerimizi; otomatik tren durdurma sistemi, elektromekanik yolcu giriş kapıları, tam otomatik iklimlendirme, yangın ihbar, işitsel ve görsel yolcu bilgilendirme ve kamera sistemleri ile donattık. En önemli ve kritik sistemlerinden olan "Tren Kontrol ve Yönetim Sistemi" ile "Cer Sistemi"ni, ASELSAN ile tamamen yerli ve milli olarak tasarladık ve ürettik. Trenle seyahat edecek yolcularımızın rahatlıkla kullanabilmeleri için; Wi-Fi erişimi, yiyecek ve içecek ihtiyaçlarını kolaylıkla karşılayabilecekleri otomatlar ve mutfak bölümleri yerleştirdik. Ayrıca bu araçlarımızda engelli yolcular için iki adet yolcu bölmesi ve tekerlekli sandalyeleriyle platformdan araca ve araçtan platforma indirilip bindirilmesini sağlayan asansörlere de yer verdik. Trenlerimizi, yüksek konfor ve inovasyon ile mevcut ve gelecekte var olacak ihtiyaçları karşılamak üzere tasarladık. Hiç şüphesiz mühendislerimizin aklı, işçilerimizin alın teri ve kararlılığıyla yoğrulmuş bu trenlerimiz, artık sadece bir araç değil; milli teknolojimizin raylardaki yeni zaferlerinden biridir. Türkiye Yüzyılı’nın simgesi, bağımsızlığımızın ve özgüvenimizin somut bir nişanesidir. Şimdiden hayırlı uğurlu olsun" dedi. TÜRASAŞ’ı Türkiye’nin en büyük ilk 100 sanayi kuruluşlarından biri haline gelmesi hedefleniyor Bakan Uraloğlu, "Tüm bu rekor üretimlerimiz, yatırımlarımız, başarılarımız sürdürülebilir ve yeşil teknolojilere yönelik kararlı adımlarımız sayesinde TÜRASAŞ, sanayi dünyasında da hak ettiği yeri hızla alıyor. Yeni hedefimiz bu muhteşem ivmeyi daha da hızlandırarak yerli ve milli demiryolu araç üreticimizi Türkiye’nin en büyük ilk 100 sanayi kuruluşundan biri haline getirmektir. O gün geldiğinde, TÜRASAŞ yalnızca sıralamada değil; inovasyonda, çevrecilikte, küresel rekabette de Türkiye Yüzyılı’nın gurur abidelerinden biri olarak zirveye taht kuracaktır. Bu noktada Bakanlık olarak her zaman yanınızda olduğumuzu bilmenizi istiyorum. Birlikte daha nice rekorlara ve başarılara imza atacağız. Bu duygularla, bugün başlattığımız yol testlerinin başarıyla tamamlanması, milli elektrikli hızlı trenimizin en kısa sürede hizmete girmesi dileğiyle sizlere tekraren teşekkür ediyorum. Son olarak şu bilgiyi de paylaşmak isterim; Adapazarı-Serdivan-Kampüs Tramvay Hattımızın ihalesini de önümüzdeki hafta ilana çıkıyoruz. Hayırlı uğurlu olsun" diye konuştu.
Muş Muş Ovası’nda çiğdemler yeniden yüzünü gösterdi Muş Ovası’nda baharın ilk habercisi olan çiğdem çiçekleri, etkili olan kar yağışı nedeniyle bir süre kar altında kaldı. Havaların düzelmesi ve karların erimesiyle birlikte çiğdemler geniş tarlalarda yeniden ortaya çıktı. Muş Ovası’nda baharın habercisi olarak bilinen çiğdem çiçekleri, etkili olan kar yağışının ardından kar altında kalmıştı. Son günlerde hava sıcaklıklarının artması ve karların erimesiyle birlikte çiğdemler tekrar gün yüzüne çıktı. Ovada yeniden görülmeye başlayan çiğdem çiçekleri, beyaz kar örtüsünün ardından doğada görsel bir şölen oluşturdu. Baharın gelişini simgeleyen çiğdemler, ovada kartpostallık manzaralar ortaya çıkarırken doğaseverlerin de ilgisini çekti. Muş Ovası’nda her yıl erken açan bu çiçekler, zaman zaman etkili olan kar yağışı nedeniyle kar altında kalsa da hava sıcaklıklarının yükselmesiyle yeniden açmaya devam ediyor. Çiğdem çiçeklerinin fotoğraflarını çekerek güzel vakit geçirdiğini söyleyen Özlem Davran, karların erimesiyle birlikte çiçeklerinin yeniden ortaya çıktığını ifade ederek, "Muş Ovası’nda baharın müjdesi olan çiğdem çiçekleri açmış durumda. Daha önce karla kaplı olan bu bölge, karların erimesiyle birlikte çiğdem çiçeklerinin yeniden ortaya çıkmasıyla adeta renklenmiş. Biz de bu güzellikleri görmek ve fotoğraflamak için buradayız. İftar saatinden önce geldik. Burası gerçekten çok güzel" dedi. Doğa fotoğrafçısı Muzaffer Göç, birkaç gün önce bölgeye geldiklerinde her yer karla kaplı olduğu için çiçekleri göremediklerini belirterek, "Birkaç gün önce buraya geldiğimizde her yer karla kaplı olduğu için çiçekleri görememiştik. Bugün ise karların erimesiyle adeta bir doğa güzelliğiyle karşılaştık. Bol bol fotoğraf ve video çektik. Herkesin de buraya gelip bu güzelliği görmesini tavsiye ederim" ifadelerini kullandı.