ÇEVRE - 07 Şubat 2026 Cumartesi 12:06

Karadeniz’de plansız yapılaşma deprem tehlikesini büyütüyor

A
A
A
Karadeniz’de plansız yapılaşma deprem tehlikesini büyütüyor

Karadeniz Bölgesi’nin jeolojik yapısı, plansız ve zemin şartları dikkate alınmadan yapılan yapılaşma deprem riskini artırıyor. Dere yatakları, heyelanlı alanlar, alüvyal ve dolgu zeminler, şehirleşmenin yoğunlaştığı noktalar arasında yer alıyor.


Karadeniz Bölgesi’nde yerleşim alanlarının önemli bir bölümü dere yatakları, heyelanlı sahalar, alüvyal ve dolgu zeminler üzerinde bulunuyor. Bölgenin dağlık yapısı ve sınırlı yerleşim alanları nedeniyle yapılaşma deprem riskine karşı alınması gereken önlemleri yeniden gündeme getirdi. Uzmanlar dere yatakları, heyelanlı, alüvyal ve dolgu alanlarda yapılan yapılaşmanın ciddi riskler barındırdığına dikkat çekti. Yapı yoğunluğunun zaman içinde arttığı bölgede özellikle parsel bazında zemin etütleri yapılmadan inşa edilen yapıların, deprem anında büyük tehlike oluşturduğu belirtildi.



"Zor bir coğrafyada yaşıyoruz"


Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Jeofizik Mühendisliği Bölümü Sismoloji Ana Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Özgenç Akın, Türkiye’de yapı stokunun belli bir kalitenin altında olduğunu belirterek, "Şehrimizde özellikle dere yataklar, heyelanlı, alüvyal ve dolgu alanları çok fazla. Bu alanlarda dolguya ve dere yatağına uygun yapı yapıldı mı yapılmadı mı bunlar çok önemli. Aslında dere yatağına yapı yapılmaz. Özellikle zor bir coğrafyada yaşıyoruz. Dolayısıyla yerel zemin şartları dediğimiz bu. Parsel bazında jeofizik ölçümlerle, jeolojik araştırmalarla elde edilecek sonuçlara göre parsel bazına özel yapı yapılması gerekir. Yapı stokumuzun bu anlamda çok başarılı olduğunu söyleyemem. Sadece Trabzon’da değil tüm Türkiye’de yapı stokumuz maalesef belli bir kalitenin altında. 1999 depreminden sonra bazı yönetmeliklerle düzenlemeler yapıldı ve daha sonra 2018 yılında yapılan deprem yönetmeliği ile giderek iyileşiyoruz. Ancak deprem yapı stokumuzun yüzde 80-90’u gerçekten şu anda maalesef kötü durumda. Deprem bölgeleri haritasının artık yürürlükten kalktığı ve parsel bazında deprem tehlikesinin değerlendirildiği bir aşamaya geçmiş bulunmaktayız. Bu nedenle mutlaka yapınızın bulunduğu parsele özel zemin etütlerini dikkate alınız" dedi.



"Depremsiz bir dünya düşünülemez"


Depremle yaşamayı öğrenmek gerektiğinin altını çizen Akın, "Karadeniz depreme çok alışkın olmasa da bu aslında doğal bir olay. Yani bu her zaman meydana gelebilecek yağmurun yağması gibi bir olay. Biz yağmur yağarken nasıl yanımıza şemsiye alıyorsak deprem için de önlemlerimizi alırsak hiçbir sorun yaşamayız. Deprem dünyanın yaşadığını gösterir. Depremsiz bir dünya düşünülemez. Bizde dünyada zaten çok aktif bir bölgedeyiz. Dünyada Alp-Himalaya kuşağındayız. Dolayısıyla depremle yaşamayı öğrenmemiz lazım" ifadelerini kullandı.



Karadeniz’de plansız yapılaşma deprem tehlikesini büyütüyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara MİT’ten 1940 tarihli "acele" ibareli şüpheli takibi belgesi paylaşıldı Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) resmi sitesi üzerinden 1940 yılına ait Ankara’nın Ulus semtinde yabancı bir istihbarat şüphelisi hakkında üzerinde "acele" ibaresi bulunan bir belge paylaştı. Milli İstihbarat Teşkilatı, resmi sitesi üzerinden belge paylaşımlarına devam ediyor. Tarihe ışık tutmak amacıyla paylaşılan son belge ise yabancı bir istihbarat şüphelisinin Ankara’nın Ulus semtinde faaliyetlerinin açıklığa kavuşturulması amacıyla MAH Riyasetinden Ankara B Amirliğine 16 Ağustos 1940 tarihli talimat oldu. Paylaşılan belgede kimliği henüz tespit edilmeyen ve Rus veya Bulgar olduğu anlaşılan bir şahsın Ulus meydanındaki Tan kırtasiyesinden bir fotoğraf makinesi alması, aldığı fotoğraf makinesi ile yazı kopyası ve bunun büyütülmesinin nasıl olacağı hakkında bilgi edinmeye çalışmasının dikkati çektiği belirtiliyor. Belgede, şüpheli şahsın bir fotoğrafın büyütülerek çıkarılması için kullanılan agrandisman cihazı satın almak istemesi ve cihazın Tan kırtasiyesinde olmadığı bilgisi yer aldı. Şüphelinin yarın (17 Ağustos 1940) öğleden önce veya sonra kırtasiyeye gelip cihazı göreceği bilgisi de ayrıca belgede yer aldı. Kısa boylu ve sarışınca olan şüphelinin teşhisi ve kimliğinin tespiti lazım olduğu belirtilen belgede, şüphelinin aldığı fotoğraf makinesi ile almak istediği agrandisman cihazı ile neler yapmakta olduğu ve neler yapacağının tespitinin ehemmiyetine vurgu yapıldı. Karşı istihbarat çalışmaları MİT tarafından yayımlanan belgede karşı istihbarat çalışmaları hakkında bilgiler de yer alıyor. Belgede, şüphelinin teşhisi için kırtasiye sahiplerinden istifade etmenin şüphelinin takip edildiğini anlamasına yol açabileceği belirtiliyor. Ayrıca belgede bu sebeple mağazanın gizlice gözlenmesi ve mağaza çalışanlarından birinin dükkandan çıkarak agrandisman cihazını almak için gitmesi ile kırtasiyeye geri dönüşünün gözetilmesi ve o sırada Tan kırtasiyesinde bulunularak cihazı teslim alacak kısa boylu, sarışın şüphelinin peşini bırakmayarak kimliğini ve faaliyetlerini tespit etmeye gayret etme zarureti olduğu belirtiliyor. "Gizli istihbarat servislerinin karakteristik mesailerinden olan alametlerden ipucu temin ederek meseleyi aydınlatmanın Ankara merkezinin uyanık ve gayretli memurlarından beklenir" ifadeleri yer alan belgede, hiç olmazsa bu alışverişin zararlı maksatla yapılmadığının tespitinin başarı olduğu belirtildi ve icabına tevessül edilmesi rica edildi. Vatandaşlar paylaşılan belgeye MİT’in resmi sitesinde yer alan "Özel Koleksiyon" sekmesi altında bulunan "Belgeler" kısmından ulaşabiliyor.