POLİTİKA - 10 Eylül 2024 Salı 09:28

Özbekistan Cumhuriyeti Trabzon Fahri Konsolosu açılışı yapıldı

A
A
A
Özbekistan Cumhuriyeti Trabzon Fahri Konsolosu açılışı yapıldı

Özbekistan Cumhuriyeti Trabzon Fahri Konsolosluğu’nun açılışı yapıldı. Özbekistan’ın bağımsızlığının 33. yıl dönümünde gerçekleştirilen açılış ile Sadık Soylu Özbekistan Cumhuriyeti Trabzon Fahri Konsolosu olarak göreve başladı.


Trabzon Fahri Konsolosluğu’nun açılışı, Özbekistan’ın Bağımsızlığı’nın 33. yıl dönümünde gerçekleştirildi. Ortahisar ilçesindeki Sarayatik Sokak’ta gerçekleşen Fahri Konsolosluk açılışına Trabzon Valisi Aziz Yıldırım, Özbekistan Dışişleri Bakanı Bahtiyar Saidov, AK Parti Trabzon Milletvekilleri Adil Karaismailoğlu ve Vehbi Koç, Özbekistan Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Alişer Azamhocayev, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Ahmet Yüksel Gülay, Türkiye Muhtarlar Konfederasyonu Başkanı Bekir Aktürk ile çok sayıda siyasetçi ve vatandaşlar katıldı.


Açılışta bir konuşma yapan Özbekistan Cumhuriyeti Trabzon Fahri Konsolosu Sadık Soylu, hedefinin ticaretten sanata, spordan kültüre her alanda geniş ilişkilere katkı sunmak olduğunu belirterek, “Eylül ayı Özbekistan’ın bağımsızlık ayı olarak kabul edilmektedir. 1 Eylül Özbekistan Cumhuriyeti’nin bağımsızlık günü olarak kutlanmaktadır. Sayın Büyükelçim, Fahri Konsolosluk görevini şahsıma tevdi ederken, Trabzon Fahri Konsolosluk açılışını bu anlamlı günde belirttiniz. Biz de kardeşliğimize yakışır şekilde padişahlar şehri olan Trabzon’da, lise yıllarımızın geçtiği bu tarihi bölgemizde tarihi binamızın tadilatını tamamlayarak açılışı yapmamızın mutluluğunu yaşıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti ve Özbekistan Cumhuriyeti kardeşlik binasına Trabzon’umuzdan da bir tuğla biz koymuş oluyoruz. Fahri Konsolosluk ile birlikte Trabzon ve Karadeniz bölgemizin güzel şehirleri Artvin, Giresun, Ordu, Gümüşhane, Bayburt ile Özbekistan Cumhuriyeti kadim şehirleri Taşkent, Semerkant, Buhara şehirlerini yakınlaştırmış olacağız. Hedefimiz ticaretten sanata, spordan kültüre her alanda geniş ilişkilerimize katkı sunmaktır. Trabzon’un sanayi ve iş insanlarını Özbekistan’a götürüp, Özbekistan’daki iş insanlarını Trabzon’da misafir etmekten mutluluk duyacağız” dedi.


Özbekistan Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Alişer Azamhocayev ise yaptığı konuşmada, “Özbekistan’ın 4 tane fahri konsoloslarının bulunduğunu kaydederek, “Bugün Trabzon’a açıyoruz. 1991 senesinde Türkiye, Özbekistan’ın bağımsızlığını ilk olarak tanıdı. Bunu hiçbir zaman unutmayacağız. Bu sene Özbekistan ile Türkiye diplomatik ilişkilerinin 32 senesi oldu. Çok boyutlu iş birlik üzerine çaba sarf ettik. Bu sene ticari hacmimizi 4 milyar dolara kadar çıkarmak niyetindeyiz. Ben Türkiye’ye geleli 6 yıl oldu. Yakında bizim Cumhurbaşkanımız Türkiye’ye teşrif bulundular. Bende Cumhurbaşkanımıza, ’Ben geleli 6 sene oldu. Torunlar var bensiz büyüyorlar’ dedim. Ben dönmek istiyorum desem, ’Bana 1. olarak ticari hacmi 5 milyar dolara çıkar sonra dönersin’ dediler. Sizden ricada bulunuyorum. 1 milyar dolar kalmış, bende torunlarımı göreyim. Sadık bey ile daha çok iş birliğini geliştireceğiz” diye konuştu.


Trabzon Valisi Aziz Yıldırım da yaptığı konuşmada, Trabzon Fahri Konsolosluğu’nun dostluk köprüsünü daha da pekiştireceğini vurgulayarak, “Bugün Özbekistan Cumhuriyeti’nin bağımsızlığının 33. yıl dönümünü ve Özbekistan Trabzon Fahri Konsolosluğunun açılışının gururunu yaşıyoruz. Türkiye ve Özbekistan tarihi ve kültürel bağlarla birbirine sıkı sıkı bağlı iki kardeş ülke. Bu güçlü kardeşlik ilişkisi sadece geçmişten gelen dostluk değil aynı zamanda geleceğe dair ortak hedefler ve iş birliğini kapsıyor. Bugün burada açılışını gerçekleştirdiğimiz Trabzon Fahri Konsolosluğu bu dostluk köprüsünü daha da pekiştirecek, önemli bir adım olacaktır. Bağımsızlığının 33. yıl dönümü vesilesiyle kardeş Özbek halkına barış, refah ve huzur diliyorum. Elimizden gelen her türlü katkıyı sunmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.


Konuşmaların ardından dua okundu. Yapılan duanın ardından Fahri Konsolosluğu’nun açılış kurdelası kesildi.



Özbekistan Cumhuriyeti Trabzon Fahri Konsolosu açılışı yapıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Kamera şüphelinin fotoğrafını çekti: Arılığa giren şahıs, kameraya zarar verdi Mersin’in Erdemli ilçesinde arılığa giren kapüşonlu bir şahıs güneş enerjili güvenlik kamerasını kırarak devre dışı bıraktı. O anlar kurulu kamera sistemince kayıt altına alınırken olayın hırsızlık girişimi olabileceğini belirten arıların sahibi Ebubekir Sadak, "Kamerayı profesyonelce kırıp devre dışı bırakıyor. Amacı arıları çalmak mı yoksa çevreye zarar vermek mi bilemiyoruz" dedi. Olay, geçtiğimiz günlerde Erdemli ilçesi Tabiye Mahallesi’nde meydana geldi. Alınan bilgiye göre, bölgede arıcılıkla uğraşan Ebubekir Sadak, geçtiğimiz pazar günü arılığında talihsiz bir olay yaşadı. Güvenlik önlemi amacıyla kovanları gören noktaya takılan güvenlik kamerası bir şahıs tarafından tahrip edildi. Kamera devre dışı kalmadan hemen önce ise şahsın fotoğrafını kayda aldı. Olaydan 2 gün sonra durumu fark eden Sadak, emniyet güçlerine haber verdi. "Profesyonelce kamerayı devre dışı bıraktı" Yaşanan süreci anlatan arıcı Ebubekir Sadak, "Geçtiğimiz pazar günü başımızdan talihsiz bir olay geçti. Muhtemelen hırsızlık girişimi olacaktı. Güneş enerjisiyle çalışan ve bize anında bildirim gönderen bir kamera taktırdık. Şüpheli şahıs görüntülerde mevcut, kapüşonlu ve sırt çantalı. Arka taraftan kendini göstermeden gelip kamerayı profesyonelce kırarak devre dışı bırakıyor" ifadelerini kullandı. Daha önce bölgede benzer hırsızlık ve zarar verme olaylarının yaşandığını dile getiren Sadak, "Arka tarafta komşuların bahçe dinamoları var. Daha önce o dinamoların kabloları çalınmıştı. Şahıs onlara zarar vermek için mi geldi yoksa akşamına gelip arıları mı çalacaktı bilemiyoruz. Şu an için arılarımızda bir eksiklik yok ama kameramıza zarar vermiş durumda" ifadelerini kullandı. Arıcı, meslektaşları ve bahçe sahiplerini uyardı Bölgedeki diğer arıcıları ve komşularını dikkatli olmaya çağıran Sadak, "Daha önce komşumuzun arılarını zehirlediler, hırsızlık olayları yaşadık. Biz tedbirimizi alıp kamera taktırdık ancak o gün yağmur ve yoğunluk nedeniyle anlık takip edemedik. Çevremizdeki insanların bu tür olaylarla karşılaşmaması için önlemlerini almalarını tavsiye ediyoruz" diye konuştu. Şahsın görüntülerinin emniyet mensuplarıyla paylaşıldığı ve olayla ilgili incelemenin sürdüğü öğrenildi.
İstanbul Yaşlı bakım merkezinde skandal görüntüler: Hastaya şiddet ve tükürme kamerada Beylikdüzü’ndeki bir yaşlı bakım merkezinde ortaya çıkan görüntülerde hastalara şiddet uygulandığı ortaya çıktı. Güvenlik kamerası ve cep telefonu görüntülerinde bakım merkezi çalışanlarının yaşlı hastalara şiddet uyguladığı ve bir hastanın yüzüne tükürdüğü anlar yer aldı. İddialara göre kurumda benzer olayların daha önce de yaşandığı öne sürüldü. Olay, Kavaklı Mahallesi Gardenta Sokak’taki Huzur Vadisi Bakım Merkezi’nde yaşandı. İddiaya göre bakım merkezi çalışanları hastalara kötü muamelede bulunurken ve şiddet uygularken kameralara yansıdı. Güvenlik kamerası kayıtlarında bir hastanın itilerek yere düşürüldüğü, olay sonrası hastanın baş bölgesinde yara oluştuğu görüldü. Aynı merkezde çekildiği belirtilen başka bir cep telefonu görüntüsünde ise bir bakım personelinin yaşlı hastanın yüzüne tükürdüğü anlar yer aldı. İddiaya göre olayların ardından herhangi bir personel hakkında işlem yapılmadı. Şiddete maruz kalan hastanın ise kafasını kendisinin vurduğu yönünde işlem yapılarak hastaneye sevk edildiği öne sürüldü. Görüntülerin daha sonra kurum kameralarından silindiği iddia edilirken, öte yandan bakım merkezinde hijyen sorunlarının da uzun süredir devam ettiği iddia edildi. Kurumda sık sık uyuz vakalarının görüldüğü, bakım merkezinin temiz olmaması nedeniyle vakaların sona ermediği öne sürüldü. "İtilen hasta düşüyor ve kafasında yara oluyor" Hastalara şiddet uygulanan kurumun eski çalışanı Havin Nur Kuş, "Bahsettiğimiz bakım merkezinde yaklaşık 8 ay boyunca sağlık personeli olarak çalıştım. 27 Nisan’da da işten istifamı verdim ve istifamı verdikten yaklaşık iki ya da üç saat sonra çalıştığım süre içerisinde sorumluluğumda olan bir hastama böyle bir şiddet yapılıyor. İtilen hasta düşüyor ve kafasında yara oluyor. Yara oluştuğu için de bu adli vaka olmasın ya da bize polis gelmesin diye üstü kapatılıyor. Hasta aynı gün Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıklarına yatışı yapılıyor. Kafasını kendisi kırdığını söylüyorlar. Kamera kayıtları siliniyor. Kamera kaydını bir arkadaşım silinmeden önce alıyor, arkadaşından da ben alıyorum. Aldığım gün zaten sabahında da kamera kayıtlarını gerekli mercilere verdim. Zaten kurumda kurucumuz değiştiğinden beri mobbing uygulanıyordu ve personele karşı tutumları hiç hoş değildi. Dediğim gibi orada sağlık personeliydim ve bakım personellerimiz bize asla göz yummayacağımız şeyler söyleyip hiç olmayan davranışlarda bulunuyordu. Biz bunları sineye çekiyorduk. Sadece bu bir olay değil. İkinci olayda da hastama tüküren yine bir bakım personeli. Bakım personelimiz hastaya tükürüyor, videoyu çeken arkadaşımız görüntüyü müdüre gerekli şekilde sunuyor ve müdür sadece şunu söylüyor. İşte yapmayın böyle şeyler deyip başka bir şey yapmıyor. Hiçbir şekilde bir tutanak mevcut değil elimizde, veya bir uyarı mevcut değil. Zaten uyuz vakaları bitmeyen bir kuruluş. Ne zaman kuruma bir denetim vesaire sağlık, sosyal güvence gelse uyuz vakalarınız bitmiyor şeklinde uyarılarda bulunuyorlar" şeklinde konuştu.
Gümüşhane Gümüşhane’de taştan fışkıran ’draba çiçekleri’ ilgi çekiyor Gümüşhane’nin tarihi Süleymaniye Mahallesi’nde sert kayaların arasından fışkıran ve halk arasında "dolama" çiçeği olarak bilinen draba çiçekleri, görenleri kendine hayran bırakıyor. Gümüşhane’nin zengin tarihini barındıran ve "Eski Gümüşhane" olarak bilinen Süleymaniye Mahallesi, bahar aylarında eşine az rastlanır bir doğa olayına ev sahipliği yapıyor. Bölgedeki yalçın kayalıklar, yağışların bereketiyle birlikte sapsarı çiçeklerle bezendi. Bilimsel adı draba olan, yöre halkının ise "dolama" çiçeği dediği çiçekler, sert ve topraksız kayaların içinden adeta bir sanat eseri gibi yükseliyor. Süleymaniye Mahallesi’ndeki tarihi camiler, kiliseler ve eski konaklarla birleşen bu sarı çiçek örtüsü, hem fotoğraf tutkunları hem de doğaseverler için eşsiz bir manzara oluşturuyor. "Sarı görüntüsüyle mahalleye inanılmaz bir renk katıyor" Mahalle sakinlerinden Olcay Lokman Özdamar, bu yıl çiçeklerin her zamankinden daha coşkulu açtığını belirterek, "Ben bu mahallede doğup büyüdüm. Eski Gümüşhane, tarihi bir yer olması sebebiyle zaten çok özeldir ancak bahar aylarında draba dediğimiz bu çiçeklerle bambaşka bir kimli e bürünür. Bu çiçek genellikle şu gördüğünüz sert taşların üzerinde, oyukların içinde yetişiyor. Sarı görüntüsüyle mahalleye inanılmaz bir renk katıyor" dedi. Çiçeğin en büyük özelliğinin toprak istemeden, doğrudan kaya yarıklarından çıkması olduğunu vurgulayan Özdamar, bu yılki yoğunluğun sebebini yağışlara bağlayarak, "Normalde her bahar açar ama bu sene yağmurların fazla olması dolayısıyla çok daha yoğun bir şekilde açtılar. Biz bile her gün görmemize rağmen bu kadarını ilk kez görüyoruz. Taşın tam göbeğinden, hiçbir toprak desteği almadan fışkırıyor. Gümüşhane’mize gerçekten çok güzel bir görüntü sağlıyor" dedi. Draba (dolama) çiçeği nedir? Dünya genelinde genellikle yüksek rakımlı, kayalık ve zorlu iklim koşullarında yetişen draba çiçeği, dayanıklılığıyla biliniyor. Çok az miktarda mineralle yetinebilen bu bitki, köklerini kaya çatlaklarına salarak hayata tutunuyor.