SAĞLIK - 09 Ekim 2023 Pazartesi 10:30

Prof. Dr. Yakup Aslan: “Bebekler için anne sütü hayat iksiridir”

A
A
A
Prof. Dr. Yakup Aslan: “Bebekler için anne sütü hayat iksiridir”

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Yenidoğan (Neonatoloji) Bilim Başkanı Prof. Dr. Yakup Aslan, anne sütünün bebeğin ilk 6 ay ihtiyacı olan her türlü besin ve vitaminleri tek başına karşılayabilen eşsiz bir besin kaynağı olduğunu belirterek “Anne sütü dışında, 6 ay süre ile herhangi başka bir besin veya sıvı almadan bir insanı veya canlıyı besleyecek besin yoktur. Bu nedenle bebekler için anne sütüne ‘hayat iksiri’ diyoruz” dedi.


KTÜ Farabi Hastanesi’nde 1-7 Ekim Emzirme Haftası nedeniyle etkinlikler düzenlendi. Yenidoğan Kliniğinden Prof. Dr. Yakup Aslan ise Anne sütü ve emzirme hakkında şu açıklamalarda bulundu. Sağlıklı doğan her bebeğin doğumdan sonraki ilk yarım-bir saat içinde emzirilmesi ve ilk 6 ay sadece anne sütü alması gerektiğine vurgu yapan Aslan “Altıncı aydan sonra ise anne sütüne ek olarak tamamlayıcı ek gıdalara başlamak gerekir. Çocuklara 2 yaşına gelinceye kadar Anne Sütü verilmesi hem Modern Tıbbın hem de Kutsal Kitabımız Kur’an-ı Kerim’in önerisidir” ifadelerini kullandı.



Anne sütünün bebeklere, emzirmenin annelere faydaları


Anne sütünün bebeklere faydaları ile ilgili de bilgi veren Aslan “Anne ve bebek arasındaki bağ güçlü olur ve bebek sağlıklı bir kişilik kazanır. Bebeğin zeka gelişimine ciddi yarar sağlar. Alerjik hastalıklar daha az görülür. Pişik gelişimini önler. Reflü hastalığı daha nadir görülür. Bebeğin her türlü enfeksiyonlardan korunmasını sağlar. Kabızlık ve infantil kolik (gaz sancısı) görülme sıkılığı azalır. Bebeklerin huzurlu olmasına ve rahat uykuya geçmelerine imkan verir. Emzirmenin ise anneye faydaları vardır. Bunlar, doğum sonrası rahim toparlanması hızlanır ve kanama riskini azaltır. Kemik erimesi riskinin azaltır. Yumurtalık ve meme kanseri riskini azaltır. Emzirirken salgılanan oksitosin hormonu mutluluk hormonudur ve annenin ruhsal sıkıntılarını gidermede yardımcı olur. Gebelikte alınan kiloların verilmesini kolaylaştırır. Bebek beslenme sonrası huzurlu ise ve sürekli meme aramıyorsa, bebek günde 6-8 kez, bol miktarda ve açık renkli idrar yapıyorsa, bebek haftada en az 150 gram ve ayda en az 500-600 gram kilo alıyorsa yeterli anne sütü alıyor demektir” bilgilerini paylaştı.



Anne sütünün erken kesilmesinin nedenleri


“Anne sütünün erken kesilmesinin en sık nedeni annenin ‘Bebeğim benim sütümle doymuyor veya sütüm bebeğime yetmiyor’ düşüncesidir” diyen Aslan “Yani negatif düşünce en olumsuz faktördür. Çünkü sütün salgılanmasını ve sağlayan prolaktin ve meme ucuna gelmesini sağlayan oksitosin hormonları beyinden salgılanmaktadır ki olumsuz düşünce beyinden bu hormonların salınımını durdurur ve çok kısa sürede süt kesilir. Süt yeterli değil diyerek mama başlanması bebeğin memeyi emme isteğini yok eder. Bu nedenle emzirmede ısrarcı olunmalı ve mama gerekip gerekmediğine Doktor tarafından karar verilmeli. Ek besinlere erken başlanması sütün erken kesilmesine neden olmaktadır. Beslenmede biberon kullanılması bir diğer nedendir. Çünkü biberonlardan mama akışı kolaydır ve bebek bunu kolay emdiği için gerçek memeyi almak istemez. ‘Küçüktür anlamaz’ zannedilen bebekler aslında gözü kapalı iken dahi hangi sütü emdiğini ve nereden (yani memeden mi biberondan mı) emdiğini gayet iyi anlar ve emmesi kolay olanı yani biberonu tercih eder” şeklinde konuştu.



Anne sütünü artırmak ve uzun süreli verebilmek için neler yapılabilir?


Prof. Dr. Yakup Aslan, anne sütünü arttırmak için ise şu önerilerde bulundu:


“Doğumdan sonraki ilk yarım-bir saat içinde, hatta normal doğumlarda mümkün ise doğum anında bebeğin anne memesine konulması ve emzirmeye başlanması gerekmektedir. Bebeğin hastalığı veya erken doğumu nedeni ile anne memesini emmesi zayıf ise süt sağılarak verilebilir veya annenin sütü ilk günlerde yetersiz ise süt yeterli miktarda gelene kadar geçici olarak Mama vermek gerekebilir. Bu gibi durumlarda bebeğin biberona alışıp memeyi bırakmaması için biberon emziği yerine kaşıklı biberon, kaşık, kap veya enjektör ile beslenmeli. Anne sütü yeterli olduğu sürece zamanında doğan bebeklere ilk 4-6 aylık dönemde D vitamini dışında hiçbir besin veya vitamin verilmemelidir. Erken doğan veya özel beslenme veya vitamin desteği gerektiren bebeklere ise Doktor tavsiyesi ile destek sağlanmalı. Bebek ile annesi ile aynı odada kalmalı. Anne huzurlu ve stresten uzak olmalı, uykusunu alması ve dinlenmesi için diğer aile bireyleri tarafından desteklenmeli. Meme başı çökmesini önleme için gebeliğin beşinci ayından sonra belli aralıklarla memeye elle masaj yapılarak meme ucu belirgin hale getirilmeye çalışılmalı. Meme ağrısı veya şişliğini önlemek için bebek sık sık emzirilmeli, süt fazla ise sağılmalı. Meme başında çatlak olmaması için, emziren anne her emzirmeden sonra meme ucuna bir iki damla kendi sütünden sürmeli. Anne emzirme döneminde kilo vermek için zayıflama diyeti yapmamalı ve yeterli miktarda beslenmeli. Çünkü yeterli ve başarılı emzirme ile annelerin büyük bir kısmı 6 ayda normal kiloya inilebilmekte. Ancak sütü artırır düşüncesi ile fazla tatlı (karbonhidrat) tüketilmesi sütü artırmaz tam tersine bebekte gaz artışına neden olur. Annenin her gün en az 10-12 bardak su tüketmesi süt üretimini artırır. Bebek doğmadan önce Kadın Doğum Uzmanlarından, bebek doğduktan sonra ise Çocuk Uzmanları ve her dönemde Aile Hekimlerinden Emzirme ve Anne Sütünün artırılması konusunda eğitim ve yardım almalı. Başarılı emzirmenin anahtarı; annenin bebeğini emzirmesi gerektiğini düşünmesi ve bunu başaracağına inanmasıdır.”



Prof. Dr. Yakup Aslan: “Bebekler için anne sütü hayat iksiridir”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sakarya Yaşlıların sütle, gençlerin sade tükettiği Balkan lezzeti: Baniçka Sakarya’nın Hendek ilçesinde yarım asırdır aynı adreste üretilen, su, tuz ve sıvı yağ dışında hiçbir katkı maddesi içermeyen tarihi "Baniçka" böreği damak çatlatıyor. 2006 yılında devraldığı dükkanda asırlık tarifi koruyan Kenan Coşkun, halk arasında "Bulgar böreği" olarak da bilinen lezzetin özellikle yaşlılar tarafından sütle birlikte tüketildiğini belirtiyor. İlçede 1975 yılında çırak olarak girdiği dükkanı 2006’da devralan Kenan Coşkun, Hendek’e özgü bu eşsiz lezzeti aslına uygun şekilde müşterilerine sunuyor. Balkan kültürünün bir yansıması olan ve halk arasında "Baniçka" olarak adlandırılan börek, hem ilçe halkının hem de çevre illerden gelen misafirlerin vazgeçilmezleri arasında yer alıyor. Böreğin en büyük özelliğinin sadeliği ve doğallığı olduğuna dikkati çeken Coşkun, ustalarından aldığı mirası korumanın gururunu yaşadığını belirtti. "Geçmişi Bulgar böreği olarak bilinir" Üretim aşamaları ve böreğin tarihçesine ilişkin bilgiler veren Coşkun, "Özelliği; katkı maddesi kullanılmadan su, tuz ve sıvı yağ ile hazırlanmasıdır. Yıllardan beri bu şekilde yapıyoruz. 1975’ten 2006’ya kadar burada çalıştım, şimdi ise ben işletiyorum. Bu börek Hendek’e mahsus olabilir ama geçmişi Bulgar böreği olarak bilinir. Halk arasında ’Baniçka’ derler" dedi. Yaşlılar sütle, gençler sade tercih ediyor Balkan kültürünün bir yansıması olan Baniçka böreğinin tüketim alışkanlıklarına da değinen Coşkun, şunları kaydetti: "Börek genellikle sütle beraber tüketiliyor. Bu tamamen bir tercih meselesi. Müşterilerimizin çoğu sütle tüketmek istiyor. Özellikle yaşlı müşterilerimiz bu geleneği sürdürüp sütle yemeyi seviyor ancak gençler pek süt tercih etmiyor."
Samsun Başkan Kurnaz: "Özel bireylerimizin her zaman destekçisiyiz" Samsun’un İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz, "Özel bireylerimizin farklılıklarının farkındayız. İlkadım’da da bu bilinçle hizmetlerimize ve desteklerimize devam ediyoruz" dedi. Down sendromlu ve otizmli bireyler ve aileleriyle bir araya gelen İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz, özel günlerinde onların yanlarında olmaya devam ediyor. Down sendromlu ve otizmli bireylerin farklılıklarının farkında olduklarını altını çizen Başkan İhsan Kurnaz, toplumun her kesiminin bu konuya hassasiyeti göstermesi gerektiğini belirtti. İlkadım Belediyesi’nin Engelsiz Yaşam Merkezi ile ilgili çalışmalarının devam ettiğini söyleyen Başkan İhsan Kurnaz, "İlkadım’da özel bireylerimizi ve ailelerini mutlu edecek bir projeyi hayata geçireceğiz" diye konuştu. Kamu kurumlarının ve sivil toplum kuruluşlarının özel bireylere yönelik yaptığı çalışmaları takip ettiklerini söyleyen Başkan İhsan Kurnaz, "Down sendromu, bireylerde fiziksel ve zihinsel gelişim farklılıklarına yol açan genetik bir durumdur. Ancak bu farklılık, bireylerin özel eğitim ve desteklerle topluma önemli katkılar sağlamasına engel değildir. Otizmli bireylerin ise toplumsal yaşama katılımını artıracak çalışmalar yapılmalı, empati ve anlayış yaygınlaştırılmalıdır. Down sendromlu ve otizmli bireylerde erken yaşlarda eğitime başlanması, sosyal desteklerin sağlanması ve kapsayıcı politikaların yürütülmesi, özel bireylerin yaşam kalitesini daha da arttıracaktır. Bu noktada İlkadım Belediyesi olarak bizler de özel bireylerimiz ve ailelerine yönelik destek ve projelerimize devam ediyoruz. Farklılıkların toplum nezdinde kabul görmesi, ayrımcılığın önlenmesi ve herkes için eşit fırsatlar sunulması amacıyla biz de ‘Engelsiz Yaşam Merkezi’ projemizi hayata geçirmek için çalışmalarımıza devam ediyoruz. Özel bireylerimize ve ailelerine önemli katkılar sunacak olan bu merkez; onların sosyal hayatta daha çok yer almalarına imkan sağlayacak. Her fırsatta bir araya geldiğimiz down sendromlu ve otizmli bireylerimizle buluşmaya, onların mutluluklarını paylaşmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Rize "Açılışa kuruyacak çiçeklerle değil çocukları sevindirecek oyuncaklarla gelin" çağrısı Rize’nin Ardeşen ilçesinde işletme sahibi kadın, açılışa çiçek yerine oyuncak getirilmesini isteyerek 2 günde solacak çiçekler yerine sevgi evindeki çocuklar için birbirinden güzel oyuncaklar topladı. Rize’nin Ardeşen ilçesinde yeni açılışı yapılan bir mağaza için işletme sahibi Songül Önder farklı bir uygulamaya imza attı. Açılışın öncesinde sosyal medya hesabından bir video yayınlayan Önder, "Çok fazla çiçek şimdiden gelmeye başladı. Bu çiçekler kuruyacak ve artık koyacak yer yok. Bu nedenle biraz faydalı bir şey olsun diye açılışa gelirken çiçeklerle değil oyuncaklarla gelin. Sonrasında bu oyuncakları sevgi evindeki çocuklara hediye etmek işitiyorum" diyerek işletmesinin açılışı için çiçek değil oyuncak istedi. Önder’in bu çağrısı karşılık buldu ve açılış günü vatandaşlar işletmeye birbirinden güzel oyuncaklarla geldi. Tereddütle yaptığı çağrının sonucunda insanların geri dönüşlerinin kendilerini çok mutlu ettiğini kaydeden Songül Önder, "Aslında ilk başta tereddütle başlamıştım ama çok güzel tepkiler aldım. Çok güzel oyuncaklar geldi. Başka insanlar için nasıl katkıda bulunabilirim diye düşündüğümde sevgi evinde kalan çocuklarımız için böyle bir kampanya aklıma gelmişti. Zaten muhteşem de geri dönüşler aldık. İnşallah bundan sonra yapılacak açılışlarda bu uygulama açılışı yapacak kişilere örnek olur" ifadelerini kullandı.