GÜNDEM - 13 Nisan 2024 Cumartesi 10:07

Sadece bir köyde üretiliyordu, asırlık kara kilidin tek ustası kaldı

A
A
A
Sadece bir köyde üretiliyordu, asırlık kara kilidin tek ustası kaldı

Trabzon’un Vakfıkebir ilçesindeki İshaklı Mahallesinde 1900’lü yılların başında üretimine başlanan kara kilit imalatının günümüzde tek bir ustası kaldı. Yapımı 10 aşamadan geçen, ev ve samanlık kapılarında kullanılan ve iki tür halinde satılan kara kilit imalatının son temsilcisi Necati Sinan, teknolojiye rağmen kara kilide talebin olduğunu söylüyor.


Trabzon’un Vakfıkebir ilçesindeki İshaklı Mahallesinde tarihi 1900’lü yıllara dayanan kara kilit imalatı kaybolmaya yüz tuttu. Karadeniz Bölgesi’nde geçmiş yıllarda hem üretimi ve hem de usta açısından oldukça yoğun günler yaşayan kara kilit imalatının günümüzde tek bir ustası kaldı. Körüklü kömür ocaklarında dövülen demirden yapılan bugünlerde ise makineleşen kara kilitler özellikle Trabzon, Giresun ve Samsun gibi illerde yoğun şekilde tercih ediliyor. Ev ve samanlık kapılarında kullanılan ve iki tür halinde satılan kara kilitlerin yapımı 10 aşamadan geçiyor. Küçüğü 16 santimetre, büyüğü de 18 santimetre olan büyük anahtarlı kara kilitlerin son ustası olan Necati Sinan (59) Vakfıkebir ilçesindeki Kirazlık Sanayi Sitesi’nde oğlu Osman Sinan (32) ile mesleğini sürdürüyor. Baba mesleği olan kara kilit imalatına ilkokul yıllarında başladığını belirten Necati Sinan, “Baba mesleği. İlkokuldan sonra bu mesleğe başladık. Devam ediyoruz. Kara kilidin tarihi 1900’lü yıllara dayanır. Bizim köyden başka hiçbir yerde yapılmaz. Köyün tamamı bunu yapardı. Sonra bu işten vazgeçildi. Bu işin yapan sadece ben kaldım. Yapımı makineler yardımıyla yapıyoruz. Geçmiş yıllarda daha farklı şekilde yapılıyordu. Körüklü ocaklarda yapılırdı. Şuanda makinelerden çıkan kalıplarla yapılıyor” dedi.



“Bu kadar teknolojiye rağmen kara kilide yine talep oluyor”


Teknolojiye rağmen kara kilide talep olduğunu kaydeden Sinan, “Bu kadar teknolojiye rağmen kara kilide yine talep oluyor. Biz artık yaptığımız kara kilitleri toptancıya veriyoruz. Onunda fiyatı 150 lira oluyor. Günde 10 tane kara kilit yapıyoruz. Çoğunlukla Trabzon, Gümüşhane, Giresun ve Samsun gibi illere gidiyor. Hatta Erzurum’a kadar gittiği bile oldu. Özellikle yaz mevsiminde yayla zamanları ve yayladan dönüşlerde kara kilitlerin satış zamanı oluyor. Halen daha kullanılıyor” şeklinde konuştu.



“Yağlandıktan sonra ömür boyu kullanılabilir”


Kara kilide coğrafi işaret alınması için çalışmaların sürdüğünü vurgulayan Sinan, “Tek ben kaldım. Oğlumla beraber bu işi yapıyoruz. Köyde yapacak olan kimse kalmadı. Gençlere tavsiyem bir meslek öğrensinler. Herkes masa başı istiyor o da mümkün değil. Meslek lisesinden mezun olduklarında herhangi bir yere girme imkanları var. Mesleğimden ve hayatımdan memnunum. Hiç kimsenin emri altında çalışmadım. Köyde 20-30 tane dükkan vardı. Sadece bu işi yapıyorlardı. Şuanda sadece ben kaldım. Kara kilidi halen daha kullanan köyler tabi ki var. Kara kilit normal kilitlere göre daha dayanıklı oluyor. Yağlandıktan sonra ömür boyu kullanılabilir. Kara kilit için coğrafi işaret alınacaktı. Belediye başkanı bana 3 ay içerisinde almayı düşünüyoruz demişti. Kara kilide coğrafi işaret alınmasından dolayı memnun oluruz” ifadelerini kullandı.



Sadece bir köyde üretiliyordu, asırlık kara kilidin tek ustası kaldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Şehitler için 25 bin kitabın rotası Yozgat oldu Kocaeli’nin Körfez ilçesinde yaşayan gazeteci-yazar Mustafa Eranıl, şehitlerin isimlerini yaşatmak amacıyla yürüttüğü kütüphane projesi kapsamında Yozgat’a 25 bin kitap desteğinde bulundu. Kitapları teslim almak için Yozgat’tan özel ekip geldi. Mustafa Eranıl, Türkiye genelinde şehitler anısına kurulan kütüphaneler için kitap toplamaya devam ediyor. Bugüne kadar 365 bin kitap toplayarak sosyal sorumluluk projesine imza atan Eranıl, ilkokul, ortaokul ve lise seviyelerine göre özenle tasnif ettiği 25 bin kitabı daha eğitime kazandırdı. Kitapları almak için Yozgat’tan geldiler Eranıl’ın hazırladığı kitaplar için Yozgat Valiliği ve Yozgat İl Milli Eğitim Müdürlüğü koordinesinde özel ekip görevlendirildi. Kocaeli’nin Körfez ilçesine gelen görevliler, kolilerce kitabı araçlara yükleyerek Yozgat’a ulaştırmak üzere yola çıktı. Gönderilen eserlerin, Yozgat genelinde şehitler adına kurulacak yeni kütüphanelerde öğrencilerin istifadesine sunulacağı öğrenildi. Şu ana kadar 27 şehit kütüphanesinin oluşturulmasına katkı sunduğunu belirten Mustafa Eranıl, amacının yeni nesilleri kitapla buluşturmak olduğunu vurguladı. Eranıl, "Şehitlerimiz adına açılan kütüphanelere destek olmaya devam edeceğim. Sağlığım elverdiği sürece bu hayırlı hizmeti sürdürmek istiyorum. Yozgat’a 3 yıl önce de 40 bin kitap göndermiştim, şimdi ise 25 bin kitap gönderiyorum" ifadelerini kullandı. "Yılın İyilik İnsanı" seçilmişti Bugüne kadar yayımlanmış 8 kitabı bulunan gazeteci-yazar Mustafa Eranıl, eğitime ve şehitlerin hatırasına sunduğu bu katkılar dolayısıyla Ankara’da 50 sivil toplum kuruluşunu barındıran Toplumsal Uzlaşı Platformu tarafından "Yılın İyilik İnsanı" ödülüne layık görülmüştü. Eranıl, kütüphane seferberliği sayesinde bugüne kadar kamu ve özel kurumlardan onlarca plaket ve ödül aldı.
Antalya Buğdayda yağış bereketi: Rekoltede yüzde 25 artış bekleniyor Antalya Ticaret Borsası (ATB), buğday hasadı öncesinde "Hububat Hasadı Öncesi Sektörel Analiz Toplantısı" düzenledi. Toplantıda, 2026 üretim sezonunda hububatta rekolte ve kalite beklentileri, girdi maliyetleri, devlet destekleri, erken hasadın kaliteye etkisi, pas hastalığı gibi çok sayıda konu gündeme geldi. ATB Başkan Vekili Halil Bülbül, buğday hasadının bereketli olmasını dilerken, hasat öncesinde sektör paydaşlarını bir araya getirerek, hasat beklentileri, hububatta yaşanan sorun, çözüm önerileri ve beklentilerini gündeme getirmek istediklerini söyledi. Antalya’da 250 bin ton civarında buğday üretimi yapıldığını belirten Bülbül, Serik, Aksu, Korkuteli ve Elmalı ilçeleri için ciddi bir ekonomik gelir kaynağı olan buğdayın bölge tarımı için önemini vurguladı. "Çiftçisiz hiç olmaz" Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, artan maliyetlere dikkat çekerek mevcut desteklerin yetersiz olduğunu söyledi. Gübre fiyatlarının çok yükseldiğini belirten Alp, desteklerin ürün ve fatura bazlı verilmesi gerektiğini kaydetti. Çiftçinin üretimde kalabilmesi için etkin destek politikalarının şart olduğunu vurgulayan Alp, "Devletsiz olmaz ama çiftçisiz hiç olmaz" dedi. Rekoltede yüzde 25 artış beklentisi ATB 1. Meslek Komitesi Üyesi Yusuf Sarıcalar, bölgenin yağışlar nedeniyle iyi bir hububat sezonu geçireceğini söylerken, buğdayda yüzde 25 rekolte artışı beklendiğini kaydetti. Yüksek rekoltenin fiyat baskısı oluşturabileceği uyarısında bulunan Sarıcalar, üreticinin mağdur olmaması için doğru planlama yapılması gerektiğini söyledi. "Doğru yöntemlerle verim yüzde 20 artar" ATB 1. Meslek Komitesi Üyesi Nuri Büyükselçuk, sertifikalı tohum, doğru gübreleme ve zamanında ilaçlamayla verimin yüzde 20’ye kadar artırılabileceğini belirtti. Türkiye’nin buğday üretiminde ciddi artış potansiyeli bulunduğunu ifade eden Büyükselçuk, iklim şartlarının olumlu seyretmesi halinde bu yıl rekor seviyede üretim beklendiğini söyledi. "Anız yakımı azaldı" ATB 2. Meslek Komitesi Üyesi Kadir Sarıcalar, bu yıl verimli bir hasat dönemi beklendiğini belirtirken, önceki yıllarda yüksek nem nedeniyle yaşanan biçim sorunlarının tekrar etmemesi gerektiğini söyledi. Hasadın zamanında yapılmasının kalite açısından önemine dikkat çeken Sarıcalar, Korkuteli bölgesinde Toprak Mahsulleri Ofisi alım ofisi açılması gerektiğini ifade etti. Anız yakmanın büyük ölçüde sona erdiğini belirten Sarıcalar, bu konuda farkındalığın arttığını söyledi. "Üreticiye doğru tohum çeşidi verilmeli" ATB Üyesi Mehmet Tiryaki, devlet destekli dağıtılan bazı tohum çeşitlerinin kalite ve verim açısından yetersiz kaldığını belirterek, bölgeye uygun kaliteli çeşitlerin desteklenmesi gerektiğini söyledi. Tiryaki, desteklerin ürün bazlı verilmesi gerektiğini vurgulayarak, "Kaliteyi artırmak için uğraşan üretici desteklenmeli. Destekleme sistemi yeniden gözden geçirilmeli" dedi. Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Tekin, Antalya’ya özgü buğday çeşitlerinin yeniden geliştirilmesi için çalışma yapılabileceğini belirtirken, "Antalya Ticaret Borsası öncülüğünde yürütülen ‘Antalya Buğdayını Arıyor" projesi tekrarlanmalı" dedi. BATEM Uzmanı Ali Koç, son yılların en yüksek yağışının alındığını belirterek, yağışların verime olumlu yansıdığını söyledi. Koç, tarımda dron ile ilaçlama ve gübreleme uygulamalarının yaygınlaştırılması gerektiğini kaydetti. ATB Toplantı Salonu’nda ATB Başkan Vekili Halil Bülbül’ün başkanlığında gerçekleşen toplantıya, ATB Hububat Meslek Komitesi Üyeleri, Tarım ve Orman Müdürlüğü, BATEM ve ZMO temsilcileri, ilçe ziraat odası başkanları, biçerdöverciler, üretici ve fabrika sahipleri katıldı. Toplantıya katılanlar, Antalya’da bu yıl buğdayda verim artışı yaşanacağını vurgularken, kalite, standardizasyon, hastalık yönetimi, pazarlama altyapısı ve destekleme politikalarına ilişkin bazı yapısal sorunlar olduğuna dikkat çekti. Toplantıda, sertifikalı ve bölgeye uygun tohum kullanımının artırılması, hastalıklarla mücadelede teknik kapasitenin güçlendirilmesi, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin erken fiyat ve alım politikası açıklaması, bölgesel alım noktalarının yaygınlaştırılması, dron ve hassas tarım uygulamalarının desteklenmesi, kalite sınıflandırma altyapısının geliştirilmesi ve destekleme mekanizmalarının öngörülebilir hale getirilmesi yönünde görüş birliğine varıldı.