EKONOMİ - 27 Ağustos 2024 Salı 12:58

Trabzon Havalimanı’nın yeni dış hatlar gelen yolcu terminali ve CIP binası törenle hizmete girdi

A
A
A
Trabzon Havalimanı’nın yeni dış hatlar gelen yolcu terminali ve CIP binası törenle hizmete girdi

Trabzon Havalimanı’nın yeni 3 bin 77 m2 büyüklükteki dış hatlar gelen yolcu terminali ve 860 m2 büyüklükteki CIP binasının açılışı bugün törenle gerçekleştirildi.


Trabzon Havalimanı’nın yeni dış hatlar gelen yolcu terminali ve CIP binasının açılışına Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ve Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un yanı sıra Trabzon Valisi Aziz Yıldırım, AK Parti Trabzon Milletvekilleri, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, daire amirleri, havalimanı personeli ile davetliler katıldı.


Açılış töreninde bir konuşma yapan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye’nin uluslararası havayolu ağında bütün Avrupa ülkelerini geride bırakarak tartışmasız bir merkez konumuna yükseldiğini söyledi. Ersoy “Göreve geldiğimiz günden itibaren havayolu taşımacılığının turizm alanında ne denli önemli olduğunu sürekli vurguladık ve bu alanda hizmet kalitesinin, çeşitliliğinin artması için ciddi kararlar aldık, adımlar attık. Türk Hava Yolları ile çok kapsamlı iş birlikleri yürüttük. Havayolu taşımacılığının önemini anlamak için İstanbul Havalimanının bugün geldiği konuma bakmak yeterlidir. Yine Antalya, Çukurova ve içinde bulunduğumuz Trabzon Havalimanı gibi son 22 yılda ülkemizde tamamlanan ve halen yürütülen inşa, yenileme ve tadilat çalışmalarına baktığımızda havayolu taşımacılığında ne denli büyük bir mesafe kat ettiğimizi açıkça görüyoruz. Cumhurbaşkanımızın vizyonu ve iradesiyle Türkiye ulaşımda adeta çağ atlamıştır. Bu doğrultuda havayolu taşımacılığı da bugün milletimiz için lüks olmaktan çıkmış, her bölgemize ve her vatandaşımıza sunulan bir imkân haline gelmiştir. Bütün bunların da ötesinde Türkiye, uluslararası havayolu ağında bütün Avrupa ülkelerini geride bırakarak tartışmasız bir merkez konumuna yükselmiştir. Böylesi bir konuma gelmişken, ulaştırmada altyapının her şeyin temelini teşkil ettiğini de gözden kaçırmamak gerekiyor. Bizim sorumluluk alanımızdan baktığınızda, turizm tesislerimizden kültür varlıklarımıza uzanan bir alanda altyapının sürdürülebilirlik, koruma, kaliteli hizmet ve konfor demek olduğunu vurgulamak isterim. Ayrıca ülkemize gelen misafirlerin konaklama tesislerinden çıkıp gerek şehir hayatına dahil olmasını gerekse ören yerlerimizi, müzelerimizi, tarihi alanlarımızı gezmesini istiyorsak sağlıklı bir altyapı sağlamak durumundayız. Bu alana verdiğimiz önemi rakam bazında göstermek gerekirse, 2002- 2024 yılları arasında sadece Trabzon’da yerel yönetimlerin turizm altyapı yatırım projelerine günümüz fiyatlarıyla tam 528 milyon lira destek vermiş bulunuyoruz” dedi.



“Ulaşım ve altyapı bir ülkenin varlığının teminatıdır”


“Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak ülkemize gelen nitelikli turist sayısını artırmanın ve dolayısıyla Türkiye ekonomisine, aziz milletimizin refahına mümkün olan en büyük katkıyı yapmanın gayretindeyiz” diyen Ersoy, “Ancak ulaşım ve altyapıdaki hizmetlerin öncelikli hedefi her zaman milletimizin konforu, milletimizin yaşam kalitesidir. Bunun da altını özellikle çizmek isterim. Bu kısa bilgileri sizlerle paylaşmak istedim zira ulaştırma ve altyapının sosyal ve ekonomik hayatın her alanında ne denli önemli olduğunun bilinmesi, bu noktada farkındalığın artması önemli. Bu farkındalık, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızın omuzladığı muazzam yükü ve sorumluluğu anlamamızı sağlayacaktır. Öyle ki ulaşım ve altyapı bir ülkenin varlığının teminatıdır. Bugün dünyada yaşanan farklı gelişmelere baktığınızda kara, hava, deniz ve demiryolu taşımacılığının; bunları işlevsel kılan altyapının sadece şehirleri ve ülkeleri birbirine bağlamadığını, bunun ötesinde ülkemizi ve milletimizi güvenle geleceğe bağladığını çok net bir şekilde görebiliyoruz. Bakanımız Abdulkadir Uraloğlu ve değerli çalışma arkadaşlarının şahsında alın teri ve emeği ile Türkiye Cumhuriyeti’nin ulaşım ve altyapı çalışmalarında böylesi çağdaş ve güçlü bir konuma gelmesini sağlayan herkese en kalbi şükranlarımı sunuyorum. Şüphesiz, Bakanlıklarımız arasındaki güçlü iş birliği de yeni eserler, yeni hizmetler olarak ülkemize değer katmaya devam edecektir. Bu minvalde Trabzon Havalimanı merkezli bu kapsamlı projenin tamamlanmasının bizim çalışmalarımız üzerinde de bir çarpan etkisi oluşturacağına inanıyorum. Nihayetinde Trabzon, kültür ve turizm sahasında büyümeye, hak ettiği ilgi ve değeri gerek sosyal gerek ekonomik alanda fazlasıyla görmeye devam edecektir” şeklinde konuştu.



Bakan Uraloğlu: “Trabzon’umuz geliştikçe havalimanımız da şehrin dinamizmine ayak uydurarak sürekli büyümüştür”


Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, yaptığı konuşmada, yeni dış hatlar gelen yolcu terminali ve CIP binasının Trabzon Havalimanı’nın geleceğe açılan kanatlarını daha da büyüteceğini belirterek, “1957 yılında hizmete açıldığında Doğu Karadeniz Bölgesi’nin ilk havalimanı olan Trabzon Havalimanı ilk günden bu zamana gelişimin, mücadelenin ve büyük düşünmenin adı olmuştur. Hizmet sunduğu yıllar boyunca çok önemli olaylara ve nice hikayelere ev sahibi olarak şahitlik etmiştir. Trabzon’umuz geliştikçe havalimanımız da şehrin dinamizmine ayak uydurarak sürekli büyümüştür. Ancak Trabzon Havalimanımızın gerçek manada modern bir havalimanına dönüşmesi hiç şüphesiz AK Parti döneminde yapılan yatırımlarla gerçekleşmiştir. 2002 yılında 7 uçak park pozisyonu bulunan apron 11 uçak kapasitesine yükseltildi. 2004’te mevcut itfaiye binası yenilendi. 2005 yılında 2500 metrekarelik işletme garaj binası inşa edildi. 2006 yılında Trabzon Havalimanı’nın 7/24 uçuş trafiğinin sekteye uğramaması amacıyla pist aydınlatma regülatörleri yapıldı. 2008 yılında 2 milyon yolcu/yıl kapasiteli yeni iç hatlar terminali hizmete açıldı. 2009 yılında yeni kargo binası yapıldı. 2011 yılında 11 adet uçak park pozisyonu 17’ye çıkarıldı. 2013 yılında hava seyrüsefer emniyeti ve sürekliliği açısından çok önemli olan 1200 metrekare radar istasyonu faal hale getirildi. Gelişen tesislerin enerji ihtiyacı doğrultusunda 2014 yılında yeni kuvvet santrali kullanıma açıldı. 2020 yılındaki Kovid 19 pandemisi döneminde tüm dünyada olduğu gibi Trabzon Havalimanı’nda da uçuşlar durma seviyesine gelince bunu da fırsata çevirerek havalimanının tüm pist kaplamasını tamamen yeniledik. Gördüğünüz üzere gerçekten burada Trabzon’umuzun büyümesiyle doğru orantılı olarak sürekli kendini yenileyen ve gelişen bir havalimanımız var” diye konuştu.



“Trabzon Havalimanının pist uzunluğu 2 bin 640 metre ve önümüzdeki süreçte Trabzon için yeterli olmayacak”


Trabzon Havalimanı’nın 2023 yılında iç ve dış hatlarda yaklaşık 3,5 milyon yolcuyla havalimanları arasında 9. sırada yer aldığını kaydeden Bakan Uraloğlu, “2024 yılının ilk 7 ayında iç ve dış hatlarda 14 bin 886 uçak trafiğiyle 2 milyon üstünde yolcu ağırladı. Havalimanımızdan Katar, Azerbaycan, Almanya, Kuveyt, Irak ve Ürdün başta olmak üzere 11 ülkede 20 farklı noktaya 19 farklı havayolu şirketiyle dış hatlardan ulaşım sağlanıyor. Ve bildiğiniz üzere Trabzon ve Suudi Arabistan arasında direkt uçuşları da başlattık. Yaz dönemi boyunca gerçekleştirdiğimiz uçuşlarla hem Cidde’ye hem de Riyad’a Trabzon’dan direkt seyahat etmek mümkün oldu. Bu uçuşlarla 2023 yılında Trabzon’a 1 milyon 319 bin 299 yerli ve yabancı ziyaretçi geldi. Şehrimiz geliştikçe turizm ve ticaret amaçlı bu ziyaretler de artıyor. Sürekli artan yolcu sayısı doğrultusunda da Trabzon’a yeni bir havalimanı kazandırmak için de çalışmalara başladık. Yeni havalimanı projemiz hayata geçene kadar özellikle yurtdışı uçuşlarındaki artış ve Trabzon’umuzun yükseliş gösteren ticaret faaliyetleri nedeniyle yeni bir dış hatlar gelen yolcu terminali ve CİP hizmet binasının aciliyeti vardı. Hamdolsun bugün 3 bin 77 m2 büyüklükteki dış hatlar gelen yolcu terminali ve 860 m2 büyüklükteki CIP binalarımızın açılışlarını gerçekleştiriyoruz. Yeni yapılarımızın modern mimarileri ve donanımlarıyla yolcularımızın bekleme sürelerini keyifli hale getirecek daha kaliteli hizmetler sunacağız. Yolcularımızın seyahat deneyimlerini en üst seviyeye çıkaracağız. Bu yeni yapılarımızın yanı sıra havalimanımızın dış hatlar terminali binasına bağlantısını sağlayacak 100 metrelik yeni bağlantı yolu yapım çalışmasını da tamamladık. Mevcut Dış Hatlar Terminalinin Dış Hatlar Giden Yolcu Terminaline Dönüşümü, Mevcut İç Hatlar Terminalinin Tadilatıyla iki adet sabit yolcu köprüsü, körük sistemi eklenmesi ve bagaj taşıma sistemlerinin revizyonu gibi çalışmalarımıza devam ediyoruz. Az önce de belirttiğim üzere bu yapılarımızın yeni havalimanı projemiz hayata geçene kadar yapılması gerekiyordu. Biliyoruz ki Trabzon Havalimanının pist uzunluğu 2 bin 640 metre ve önümüzdeki süreçte Trabzon için yeterli olmayacak. Bu nedenle mevcut yerinden biraz daha kuzeye yeni bir havalimanı inşa edeceğiz" ifadelerini kullandı.



“Bu yıl Temmuz sonu itibariyle hava yolu ile seyahat eden yolcu sayımız 129 milyon 738 bin 772’ye ulaştı”


Yeni Havalimanı projesinin sürdüğünü belirten Bakan Uraloğlu, “Burada Havalimanımız biraz daha doğuya doğru kaydırılamıyor. Neden kaydırılamıyor? Çünkü biraz ileri gittiğiniz zaman yaklaşık 50-60 metrelere varan derinlikler var. Batıya doğru geldiğimizde ise liman var. Özetle çok rahat bir coğrafyada değiliz. Mevcut yerde pistin uzatılması değil oradaki Trabzonspor Tesisleri’ni de koruyacak şekilde biraz daha kuzeye tamamen yeni bir pist yapılması ve terminalinin yapılması gerekiyor. Bakanlık olarak projemizi bunun üzerine yoğunlaştırdık. İlerleyen zamanlarda sahada bir tespit yaparak, ilgili taraflar ile konuşarak projeyi netleştirip yapılması gereken rötuşları yapıp yolumuza devam edeceğiz. Projenin kesinleşmesinin ardından yapım ihalesini de önümüzdeki süreçte başlatacağız. Hiç şüphesiz gökyüzü insanın sınırlarını zorlayarak yeni ufuklara açıldığı, cesaretin ve azmin kanatlandığı ve hız faktörünün hayatımıza daha çok girdiği bir alan. Toplumlar artık hayatlarını daha çok zaman kazanmak için ‘hız’ odaklı yaşam biçimine göre düzenleniyor. Bu bağlamda da havaalanlarının işlevi giderek artıyor. Havayolu ile ulaşım her geçen gün artarak tercih ediliyor. Bu kapsamda Asya ve Avrupa arasındaki doğu-batı koridorunda doğal bir köprü olduğu gibi Kafkas ülkeleri ve Rusya’dan Afrika’ya uzanan kuzey güney koridorlarının da tam ortasında bulunan ülkemiz, 4 saatlik uçuş süresiyle 1,4 milyar insanın yaşadığı 67 ülkenin merkezinde muhteşem bir lokasyona sahip. Bu eşsiz konumumuzun 2002 yılından itibaren yürüttüğümüz ulaşım politikaları ve faaliyetleriyle, dünyada en hızlı gelişim gösteren ülkelerden biri olmamızda payı olduğunu düşünüyorum. ‘Dünyada Ulaşamadığımız Hiçbir Nokta Kalmayacak’ hedefiyle hareket ederek ülkemizi; dünyanın en geniş uçuş ağına sahip ülkelerinden birine dönüştürdük. İç hatlardaki aktif havalimanı sayımız 26 iken son olarak 10 Ağustos’ta hizmete açtığımız Çukurova Uluslararası Havalimanıyla 58’e yükselttik. 50 ülkede 60 noktaya uçuş gerçekleştiriliyorken bugün 131 ülkede 346 noktaya ulaştık. 2002’de iç ve dış hatlarda seyahat eden yaklaşık 34.5 milyon olan yolcu sayımızı da 2023 yılında 214 milyonun üstüne taşıdık. Bu yıl Temmuz sonu itibariyle hava yolu ile seyahat eden yolcu sayımız 129 milyon 738 bin 772’ye ulaştı. Bu sayı geçen yıl aynı dönemde yaklaşık 118 milyondu. 2024 yılı istatistiklerini incelediğimizde bu yıl 230 milyon üstünde yolcu taşıyacağımızı öngörüyoruz. Açılışlarını gerçekleştirdiğimiz yeni hizmet binalarımız ve bağlantı yolumuzla Trabzon’umuz kanatlarını daha yükseklerde açacak. Vatandaşlarımıza ve güzel şehrimize gelen yerli ve yabancı ziyaretçilerimize Trabzon’a yakışır bir şekilde daha iyi hizmet sunacak. Trabzon’umuzu daha güzel temsil edecek. Şehrimize sadece turizm alanında değil, tarım, sanayi, ticaret her alanda büyük bir sıçrayış yaşatacaktır” dedi.


Açılış konuşmalarının ardından yapılan dua ile havalimanın yeni dış hatlar gelen yolcu terminali ve CIP binasının açılışını gerçekleştirdi.



Trabzon Havalimanı’nın yeni dış hatlar gelen yolcu terminali ve CIP binası törenle hizmete girdi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Çeşme Kaymakamı Maraşlı: "Kaliteli ve sakin turizmle Çeşme kazanacak" Çeşme Kaymakamı Mehmet Maraşlı, 1. Çeşme Turizm Zirvesi’nin ilçenin turizm geleceği açısından önemli bir başlangıç olduğunu belirterek, "Kaliteli ve sakin turizmle Çeşme kazanacak" dedi. "1. Çeşme Turizm Zirvesi"’nin açılış konuşmasını yapan Çeşme Kaymakamı Mehmet Maraşlı, Çeşme’nin sahip olduğu doğal ve kültürel değerlerle Türkiye’nin en önemli turizm merkezlerinden biri olduğunu belirterek, turizmin yalnızca yaz aylarına sıkışmasının ilçenin en temel sorunlarından biri olduğunu söyledi. Çeşme’nin geçmişte Türkiye turizminin öncü destinasyonlarından biri olduğunu ifade eden Maraşlı, artan rekabet ve değişen turizm anlayışıyla birlikte ilçenin zaman içinde yalnızca yaz sezonuna bağlı bir yapıya dönüştüğünü dile getirdi. "Çeşme’nin yüzde 95’i turizme bağlı" Turizmin Çeşme ekonomisindeki belirleyici rolüne dikkat çeken Maraşlı, "Yüzde 95’i turizme bağlı bir kentten bahsediyoruz. Ancak bugün turizm dediğimizde yalnızca iki aylık bir dönem akla geliyor. Bu ne işletmeciler için ne ilçe ekonomisi için ne de ülke turizmi için sürdürülebilir bir yapı" dedi. "12 ay turizm" söylemini gerçekçi bulmadığını ifade eden Maraşlı, Çeşme’nin 8-9 ay boyunca canlı bir turizm sezonuna sahip olabilecek potansiyeli bulunduğunu belirtti. "Yabancı turist için kaliteli ve sakin bir Çeşme sunmalıyız" Konuşmasında yabancı turistin önemine de değinen Maraşlı, özellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında daha sakin, kaliteli ve sürdürülebilir bir turizm anlayışının benimsenmesi gerektiğini vurguladı. Aşırı yoğunluk, gürültü ve plansız eğlence anlayışının turizm kalitesini düşürdüğünü belirten Maraşlı, Alaçatı’nın sezonu uzatabilecek en önemli merkezlerden biri olduğunu söyledi. Maraşlı, "Gürültüden biz şikayet ediyorsak, gelen turist daha fazla şikayet ediyor. İnsanlar tatilde huzur arıyor. Kültürel yaşam, gastronomi ve kaliteli müzikle desteklenen daha sakin bir turizm modeli oluşturmalıyız" ifadelerini kullandı. "Turizm sadece otelcilik değildir" Turizmin yalnızca otellerden ibaret olmadığını belirten Kaymakam Maraşlı, esnafın, restoranların, ulaşım sektörünün ve ilçede yaşayan herkesin turizmin bir parçası olduğunu kaydetti. Kötü hizmet, yanlış fiyat politikaları ve kısa vadeli kazanç anlayışının Çeşme’ye zarar verdiğini ifade eden Maraşlı, kaliteli turistin ancak kaliteli hizmet anlayışıyla çekilebileceğini söyledi. Maraşlı, "Kaliteli yatırımcıyı korumamız gerekiyor. Kamu kurumları, yerel yönetimler ve Çeşmeliler olarak doğru ortamı sağladığımız ölçüde hem yatırımcı hem turist gelir, sezon uzar" dedi. "Alaçatı’nın ruhunu korumalıyız" Konuşmasında Alaçatı’nın kimliğine de dikkat çeken Maraşlı, geçmişteki sakin ve kültürel yapının korunmasının önemine vurgu yaptı. Türkiye’de kültür turizminin hâlâ büyük bir değer taşıdığını belirten Maraşlı, sürdürülebilir ve "soft turizm" olarak tanımladığı daha sakin bir turizm modelinin Çeşme için önemli bir fırsat olduğunu ifade etti. Maraşlı, "Yazın eğlence elbette olsun ama her yer yüksek sesli müzikle dolmamalı. Çeşme büyük bir yer; eğlence için uygun alanlar var. Önemli olan dengeyi korumak" diye konuştu. Zirvenin, Çeşme’nin turizm geleceği açısından önemli bir başlangıç olduğunu belirten Maraşlı, ilerleyen yıllarda daha geniş katılımlı toplantılarla somut adımların konuşulacağı bir sürecin oluşmasını temenni etti.
İzmir Sektör temsilcileri "1. Çeşme Turizm Zirvesi"nde buluştu İzmir’in Çeşme ilçesinde turizm sektörünün geleceğine ışık tutmayı amaçlayan "1. Çeşme Turizm Zirvesi" gerçekleştirildi. Çeşme Kent Konseyi öncülüğünde düzenlenen zirve, "Turizmin Geleceği İçin Ortak Akıl Buluşması" temasıyla sektör temsilcilerini, akademisyenleri ve turizm profesyonellerini bir araya getirdi. Çeşme Belediyesi, Alaçatı Turizm Derneği ve ÇEŞTOB iş birliğinde; Çeşme Kaymakamlığı, İzmir Büyükşehir Belediyesi, ETİK ve TGA’nın katkılarıyla gerçekleştirilen zirvede, Çeşme turizminin mevcut durumu ve geleceğe yönelik yol haritası ele alındı. Zirvenin açılış konuşmalarını Çeşme Kent Konseyi Başkanı Ahmet Güler, Çeşme Belediye Başkanı Lâl Denizli ve Çeşme Kaymakamı Mehmet Maraşlı yaptı. Programın ilk panelinde "Çeşme’nin Mevcut Turizm Potansiyeli - Veriler ve Gerçekler" başlığı altında, "Turizm Sektörü ve Çeşme Turizmi" ile "Çeşme Turizminde Yaşanan Sorunlar, Öneriler ve Beklentiler" konuları değerlendirildi. Çeşme Kent Konseyi Turizm Çalışma Grubu Başkanı Yıldırım Aktugan’ın moderatörlüğünü yaptığı panele, ETİK Başkanı ve TGA Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet İşler, ÇEŞTOB Başkanı Orhan Belge ve Alaçatı Turizm Derneği Başkanı Kerem Ünsal konuşmacı olarak katıldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi Dış İlişkiler ve Turizm Dairesi Başkanlığı adına Yasemin Atabay tarafından "Sürdürülebilir Turizm Sertifikası" konulu sunum gerçekleştirildi. Zirvenin ikinci panelinde ise "Çeşme’nin Turizmi - Sürdürülebilirlik ve Çeşitlilik" konusu ele alındı. Global For All Yönetim Kurulu Başkanı Ayşen Tümbay’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde Ilgaz Nacakoğlu "Termal ve Sağlık Turizmi", Sibel Demircioğlu "Turizmde Sürdürülebilirlik" ve Volkan Ataman ise "MICE Turizmi" üzerine sunum yaptı. Etkinliğin üçüncü ve son panelinde "Yeni Pazar Stratejileri ve Uluslararası Pazarlama" konusu masaya yatırıldı. Moderatörlüğünü Pelin Öztin’in yaptığı panelde Kayhan Kilit, Hasan Dinç ve Hüseyin Baraner; "Turizmde Yeni Eğilimler", "Uluslararası Tanıtım ve Pazarlama" ile "Yeni Hedef Pazarlar" başlıklarında değerlendirmelerde bulundu. Çeşme 1. Turizm Zirvesi, soru-cevap bölümünün ardından Çeşme Kent Konseyi Turizm Çalışma Grubu Başkanı Yıldırım Aktugan’ın genel değerlendirme konuşmasıyla sona erdi.
Antalya "5. FoodFest Antalya Uluslararası Gastronomi Festivali" kapılarını açtı Antalya’nın zengin mutfak kültürünü tanıtmak, yöresel lezzetlerini ve coğrafi işaretli ürünlerini geniş kitlelere duyurmak amacıyla Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen 5. Uluslararası Foodfest Antalya Gastronomi Festivali "Her Sofra Başka Bir Hikaye" temasıyla bu yıl da ziyaretçilere kapılarını açtı. "Her Sofra Başka Bir Hikaye" temasıyla bu yıl 5’incisi gerçekleştirilen Uluslararası Foodfest Antalya Gastronomi Festivali’nin resmi açılış töreni Karaalioğlu Parkı’nda Antalyalıların yoğun ilgisiyle gerçekleştirildi. Açılış törenine Antalya Valisi Hulusi Şahin, Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, CHP Antalya Milletvekili Cavit Arı, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Antalya İl Başkanı Nail Kamacı, belediye başkanları, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, meslek odası başkanları ve gastronomi dünyasının tanınmış isimleri katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan 5. Uluslararası Foodfest Antalya Gastronomi Festivali’nin açılış töreninde konuşan Vali Şahin, "Bizim her soframız başka bir hikaye barındırıyor ama bazı şeyler var ki her sofrada aynı. Mesela bizde her sofrada bereket var. Bizim sofralarımızın hepsinde değişmeyen misafirperverlik, samimiyet, içtenlik var. Ne yok israf yok. Şimdi sürdürülebilirlik diyorlar. Bizim büyüklerimizin sofralarında ismi konmamış sürdürülebilirlik hep vardı. Çöp çıkmazdı her şey kullanılırdı. Bizim yeniden elde etmemiz gereken bu değerler. FoodFest belki bunun da öncüsü olacaktır" dedi. Vali Şahin, FoodFest’in 5 yıldır organizasyonunu düzenleyen ve kurumsallaşmış bir yapıya kavuşturan Antalya Büyükşehir Belediyesi’ni de Başkan Vekili Büşra Özdemir’in şahsında kutladı. Her sofrada Antalya hikayesi Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, FoodFest’in yalnızca bir gastronomi festivali olmadığını, Antalya’nın kültürünü, üretimini ve hafızasını dünyaya taşıyan güçlü bir değer olduğunu söyledi. Özdemir, 4 yıl önce Muhittin Böcek’in öncülüğünde "Antalya’dan Dünyaya" mottosuyla yola çıktıklarını belirterek festivalin bugün bir marka haline geldiğini ifade etti. Özdemir, "Bazen bir şehir kendini en güzel sofralarında anlatır. Bir tatta geçmişini, bir kokuda hatıralarını yaşatır. İşte tam olarak böyle bir şehir Antalya" sözleriyle kentin gastronomi kültürüne dikkat çekti. Antalya’nın bereketli topraklarında yetişen ürünlerin, şeflerin yorumuyla kültüre ve sanata dönüştüğünü vurgulayan Özdemir, festivalin Antalya halkına bırakılmış bir miras olduğunu dile getirdi. Yerel ürünler vitrine çıktı Antalya’nın dünyanın en büyük örtü altı tarım merkezlerinden biri olduğunu vurgulayan Özdemir, kentin sahip olduğu endemik bitki çeşitliliği ve Akdeniz yeşilliklerinin festivalin bu yılki ana odağı olduğunu ifade etti. Yerel üreticilerin ürünlerinin festival boyunca şeflerin özel sunumlarında kullanılırken, ziyaretçilerin de Antalya mutfağını daha yakından tanıma fırsatı bulacağını söyleyen Büşra Özdemir, 3 gün boyunca sürecek festival kapsamında yurt içinden ve yurt dışından gelecek ödüllü şefler ile sektörün farklı alanlarındaki çok sayıda önemli isme ev sahipliği yapacağını belirtti. Konuşmalardan sonra ise Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, Vali Hulusi Şahin’e teşekkür plaketi takdim etti. Daha sonra ise Vali Hulusi Şahin ve Başkan Vekili Büşra Özdemir katılımcılarla birlikte 5. Uluslararası Foodfest Antalya Gastronomi Festivali’nin açılış kurdelesini kesti. Açılış töreninden sonra ise Başkan Vekili Büşra Özdemir ve Vali Hulusi Şahin, katılımcılarla birlikte festival alanını gezdi. Alanda Antalya ve Türk mutfağının birbirinden farklı ürünlerinin yer aldığı stantları ziyaret eden Vali Şahin ve Büşra Özdemir, işletmecilerle sohbet ederek, katılımlarından dolayı teşekkür etti ve tadımlar gerçekleştirdi. Gastronomi,şehir ve markalaşması konuşuldu 5. FoodFest Antalya Uluslararası Gastronomi Festivali’nin ilk paneli Türk yemek tarihçisi şef Vedat Başaran moderatörlüğünde gerçekleşti. Panele AKTOB Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Kaşif Kavaloğlu, ETÜDER Yönetim Kurulu Başkanı Melih Şahinöz, Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır ve Sözen Group CEO’su Gökmen Sözen katıldı. Gerçekleştirilen panelde gastronominin turizm üzerine etkisi, yerel mutfağın korunması ve şehirlerin gastronomiyle markalaşması konuları ele alındı. 5. Uluslararası FoodFest Antalya Gastronomi Festivali kapsamında üç gün boyunca workshoplar, şef gösterileri, tadım etkinlikleri ve paneller gerçekleştirilecek. Festival süresince Antalya’nın yerel ürünleri ve mutfak kültürü binlerce ziyaretçiyle buluşmaya devam edecek.