GÜNDEM - 11 Temmuz 2023 Salı 13:31

Trabzon’da “Türkiye Yüzyılı’nda Yerel Yönetimler Çalıştayı” düzenlendi

A
A
A
Trabzon’da “Türkiye Yüzyılı’nda Yerel Yönetimler Çalıştayı” düzenlendi

Ortahisar Belediyesi tarafından bugün bir otelde Türkiye Yüzyılı’nda Yerel Yönetimler Çalıştayı düzenlendi.


Çalıştayda ilk olarak söz alan Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, “Tarım Müdürlüğü kurduk. Aktif katılımcılık ve kent dinamikleri, ciddi bir STK’larımız var. Çok ciddi mesai birlikteliğimiz var. Bütün bunlar bizim dinamik güçlerimiz arasında. Şehrimizde Murat Başkanımızın koordinasyonunda 560 km’lik şebeke suyu yenileniyor. Ama bütün bunların üzerinde şehrimizin insanının temiz içme suyu hakkını sağlıyoruz. Bu çalışma çok ciddi bir koordinasyonu gerektiriyordu. İnşallah bu dönemde tamamlayacağız. Sosyal hizmetler konusunda da devletimizin yoğun çalışıyor ama bu konuda da koordinasyon gerekiyor. Dirençli ve aktif yönetimler konusunda da atılacak adımlar var. Artık iklim değişikliklerinin hayatımızı doğrudan etkilediği bir zamanda yaşıyoruz. Bunlarla beraber afetlerle ilgili neler yapılmalı, mobilizasyon nasıl olmalı gibi konularda çok iyimser olduğumu ifade etmek istiyorum” dedi.


Çalıştayda söz alan Mahalli İdareler Araştırma ve Geliştirme Merkezi Başkanı Halil Memiş ise Türk belediyeciliğinin tarihten günümüze kadar geldiği süreci anlattı. Memiş, “Türk belediyeciliği, devlet yapılanmasının temelini oluşturan eski Türk devletlerinden getirdiği güçlü hakan, ama bunun yanında meşveret geleneği ile İslam medeniyeti kaynaklı iyiliklere teşvik, kötülüklerden men olarak tanımlayabileceğimiz hisbe teşkilatı anlayışına dayanan Selçuklu ve Osmanlı geleneği ile Cumhuriyetimize ulaşmıştır. Bununla birlikte belediyeciliğimizin Selçuklu ve Osmanlı devletlerinin yanı başlarında duran tarihsel süreç içerisinde etkileşim halinde bulunan Roma devlet geleneğinden etkilenmiş olduğunu da kabul etmek bir mecburiyettir. Cumhuriyet döneminin başlangıç yıllarında yerel hizmetlerle ilgili aslında yapılan düzenlemelerin bir kısmı Osmanlı mirasıdır” dedi.


Memiş, dönemin kentleşme açısından önemli özelliğinin gecekondulaşmanın artması olduğunu belirterek, “Belediyelere tüzel kişilik kazandıran, belediye alanlarını genişleten, belediye görevlerinin mahalli müşterek ihtiyaçları ekseninde tanımladığı ilk kanın 1930 yılında çıkarılan 1580 sayılı Belediye Kanunu’dur. 53 yıllık Vilayet ve Der-saadet Belediye Kanunlarını yürürlükten kaldırmıştı. Dönemin kentleşme açısından önemli özelliği gecekondulaşmanın artmasıdır. Çözüm; 1966 yılında 775 sayılı Gecekondu Kanunu ile belediyelere mevcut gecekonduların ıslahı ve yenilerinin yapılmasını önleme görevi verilmiştir. 1978 yılında Yerel Yönetim Bakanlığı kuruldu ancak yirmi iki ay kapatılmıştır. Mahalli idare birliklerinin kurulması bu dönemde hayata geçmiştir” diye konuştu.


Trabzon’da “Türkiye Yüzyılı’nda Yerel Yönetimler Çalıştayı” düzenlendi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Suya yazılan sanatla yarım asır İznik Belediyesi hayata geçirdiği ’Yaşayan İznik Hazineleri’ projesinin 45. belgeselinde yarım asırdır Ebru Sanatı yapan Cevdet Turan’ın (70) hayatını ele aldı. Unutulmaya yüz tutmuş el sanatlarının ustaları ile mesleklerinde yarım asrı devirmiş kişilerin hayatları kent hafızasını gelecek kuşaklara aktarmak hedefiyle İznik Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nün ’Yaşayan İznik Hazineleri’ projesi çerçevesinde belgeselleştirilmeye devam ediyor. Son olarak yarım asırdır Ebru Sanatı yapan Cevdet Turan’ın (70) hayatını ele alındı. Bursa’nın İznik ilçesinde 1956 yılında Çamdibi Mahallesi’nde dünyaya gelen Cevdet Turan ilkokulunu Kılıçaslan İlkokulunda, Ortaokulunu ise İznik Ortaokulunda tamamladıktan sonra o yıllarda İznik’te lise olmaması sebebiyle Yenişehir Lisesi’nde eğitimine devam etti. Lise öğreniminin ardından Uludağ Üniversitesi Resim bölümünü kazanarak üniversite hayatına adım attı. 1979 yılında mezun olduğu üniversiteden sonra 1980 yılında öğretmenlik görevine başlayan Turan, ilk görev yeri olan Kırklareli Atatürk Lisesi’nde meslek hayatına atılır. Babasının rahatsızlığı sebebiyle son görev yeri yine İznik olur ve burada emekli olarak hayatına devam eder. Ortaokul öğretmeni Eyüp Ömer Yüksel’den öğrendiği Ebru Sanatını o günlerden bugüne hala devam ettiren Turan tüm bu hayatı ile İznik’teki hatıralarını anlattığı ’Yaşayan İznik Hazineleri’ 45. bölümü İznik Belediyesi tarafından yayınlandı.
İstanbul Galatasaray’da olağan seçim toplantısı yarın yapılacak Galatasaray Spor Kulübü’nün olağan seçim toplantısı yarın Galatasaray Lisesi’nde gerçekleştirilecek. Galatasaray Spor Kulübü’nün 105. dönem yönetiminin belirleneceği seçim yarın saat 10.00’da Galatasaray Lisesi’nde başlayacak. Toplantıda ilk olarak genel kurul başkanlık divanı oluşturulacak, daha sonra oy verme işlemine geçilecek. Seçimde mevcut başkan Dursun Özbek, tek aday olarak yer alacak. Sarı-kırmızılıların seçiminde oy kullanma hakkında sahip yaklaşık 10 bin üyesi bulunuyor. Dursun Özbek’in yeni dönem listesi şöyle: Yönetim asıl: Dursun Özbek, Metin Öztürk, Sedat Artukoğlu, Eray Yazgan, Can Natan, Mecit Mert Çetinkaya, Mehmet Saruhan Cibara, Abdullah Kavukcu, Mehmet Burak Kutluğ, Fatih Demircan, Özen Kuzu Yönetim yedek: Bora İsmail Bahçetepe, Ozan Bingöl Yurtsever, Emir Aral, Tanur Lara Yılmaz, Ömer Sarıgül Denetim asıl: Sinan Şahin, Gül Rengin Günay, Hasan Can Külahçıoğlu Denetim yedek: Halil Cem Burnaz, Nazımcan Aygın, Çağatay Aras Uçkun Sicil asıl: Mehmet Çağatay Altınlı, Nedime Canipek Konuksever, Okan Güngör, Utku Çağatay Aksoy, Berat Uygur, Mehmet Selim Yavuz, Burçin Aslan Sicil yedek: Özgür Kızılelma, Yakup Peker, Sadettin Can Bilginer Disiplin asıl: Hakkı Akil, Mithat Can Baydarol, Muharrem Remzi Tan, Mustafa İbrahim Ziyal, Aydın Önder, Ahmet Murat Canaydın, Ali Baran Öztürk Disiplin yedek: Hasan Mehmet Tirali, Nuri Bora Ebussuutoğlu, Sencer Seren, Mustafa Kaya Özgül, Günran Çalın
Ankara TVHB Başkanı Eroğlu: "İstilacı türler ve kontrolsüz insan faaliyetleri nedeniyle biyolojik çeşitlilik küresel ölçekte ciddi tehdit altındadır" Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, "İklim değişikliği, habitat kayıpları, çevre kirliliği, doğal kaynakların bilinçsiz tüketimi, istilacı türler ve kontrolsüz insan faaliyetleri nedeniyle biyolojik çeşitlilik küresel ölçekte ciddi tehdit altındadır" dedi. TVHB Merkez Konseyi Başkanı Eroğlu, 22 Mayıs Dünya Biyolojik Çeşitlilik Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Eroğlu mesajında, Biyolojik Çeşitlilik Günü’nün yaşamın temelini oluşturan doğal dengenin korunmasına dikkat çekmek, biyolojik çeşitliliğin önemine ilişkin toplumsal farkındalığı artırmak ve gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakılması konusunda ortak sorumluluk bilinci oluşturmak amacıyla her yıl tüm dünyada çeşitli etkinliklerle kutlandığını ifade etti. Bu günün aynı zamanda Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi’nin kabul edildiği tarih olarak belirlendiğini sözlerine ekleyen Eroğlu, "Biyolojik çeşitlilik; kara, deniz ve sucul ekosistemlerdeki tüm canlı türlerini, genetik kaynakları ve bu canlıların birbiriyle kurduğu yaşam ilişkilerini kapsayan korumamız gereken insanlığa doğal bir mirastır diyebiliriz. Ekosistemlerin sürdürülebilirliği, gıda güvenliği, sağlıklı çevre koşulları, iklim dengesi ve toplum sağlığının korunması doğrudan biyolojik çeşitliliğin devamlılığına bağlıdır. Ancak günümüzde iklim değişikliği, habitat kayıpları, çevre kirliliği, doğal kaynakların bilinçsiz tüketimi, istilacı türler ve kontrolsüz insan faaliyetleri nedeniyle biyolojik çeşitlilik küresel ölçekte ciddi tehdit altındadır" dedi. Biyolojik çeşitliliğin önemi Biyolojik çeşitliliğin ekosistem için öneminden bahseden Eroğlu, "Biyolojik çeşitliliğin azalması insan, hayvan ve çevre sağlığını birlikte etkileyen çok boyutlu riskleri de beraberinde getirmektedir. Özellikle ekosistem dengesinin bozulması, zoonotik hastalıkların ortaya çıkışı ve yayılımı açısından önemli bir risk faktörü olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu noktada bir kez daha ’Tek Sağlık’ yaklaşımının önemi ortaya çıkmaktadır" dedi. Veteriner hekimlerin biyolojik çeşitliliğin korunmasında önemli bir rolü olduğuna dikkati çeken Eroğlu, şöyle devam etti: "Veteriner hekimler, yaban hayatının korunmasından hayvan sağlığı hizmetlerine, zoonotik hastalıkların kontrolünden gıda güvenilirliğine, ekosistem sağlığının izlenmesinden sürdürülebilir üretim politikalarına kadar biyolojik çeşitliliğin korunmasında sorumluluk üstlenen meslek gruplarının başında gelmektedir. Türk Veteriner Hekimleri Birliği olarak biyolojik çeşitliliğin korunmasının, sürdürülebilir yaşamın ve sağlıklı gelecek nesillerin teminatı olduğunu hatırlatıyoruz. Bu vesileyle doğal kaynakların korunması, yaban hayatının sürdürülebilirliği, ekosistem dengesinin devamlılığı ve tüm canlıların yaşam hakkının savunulması adına yürütülen bilimsel ve toplumsal çalışmaları desteklemeye devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz."
İstanbul Türkiye Dış Borç İstatistikleri açıklandı Bu yılın birinci çeyreği itibarıyla toplam brüt dış borç stoku, bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,4 azalarak 518,5 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2026 yılı yılın ilk çeyrek Türkiye Dış Borç İstatistikleri’ni açıkladı. Buna göre, 2026 yılı birinci çeyrek itibarıyla toplam brüt dış borç stoku, bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,4 azalarak 518,5 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşmiştir. Aynı dönemde kısa vadeli dış borçlar yüzde 0,5 azalarak 166,6 milyar ABD doları, uzun vadeli dış borçlar ise yüzde 0,3 azalarak 351,9 milyar ABD doları oldu. Alt sektörler itibarıyla bir önceki çeyreğe kıyasla; kamu sektörü borcu yüzde 3,3 azalarak 192,2 milyar ABD doları, özel sektör borcu yüzde 1,8 artarak 302,1 milyar ABD doları, TCMB’nin dış yükümlülükleri ise yüzde 2,9 azalarak 24,3 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşti. Dış borç stokunun enstrüman dağılımında en büyük pay yüzde 46,1 ile kredilere ait. Kredileri yüzde 19,1 ile borç senetleri, yüzde 17,5 ile ticari krediler ve diğer yükümlülükler izlendi. Para birimi dağılımı bakımından ise, dış borcun yüzde 48,7’si ABD doları, yüzde 29,5’i euro, yüzde 11,7’si Türk lirası ve yüzde 10,2’sini ise diğer para birimleri oluşturdu. Kredi ve borç senetlerinin ödeme projeksiyonlarına göre, anapara geri ödemelerinin 24 ay ve üzeri vadede yoğunlaştığı görüldü. Buna karşılık 13-24 ay aralığında anapara geri ödemeleri görece sınırlı kalırken, kısa vadede (0-12 ay) daha çok özel sektör kredilerinden kaynaklanan bir ödeme profili görüldü.