SAĞLIK - 03 Şubat 2026 Salı 11:36

Trabzon’da yedikleri tost sonrası hastanelik olan aile konuyu yargıya taşıyor

A
A
A
Trabzon’da yedikleri tost sonrası hastanelik olan aile konuyu yargıya taşıyor

Trabzon’un Yomra ilçesinde bir zincir restoranda yedikleri tost sonrası rahatsızlanarak hastanelik olan ve yapılan denetimde, işletmede son tüketim tarihi geçmiş ürün tespit edilen Çolak çifti, yaşadıkları sürecin ardından konuyu mahkemeye taşıma kararı aldı.


Trabzon’un Arsin ilçesinde yaşayan ve ata tohumu yetiştiriciliği ile tanınan Fatih Çolak (43) ile eşi Leman Banu Çolak (44), Yomra ilçesinde bulunan MADO isimli zincir restoranda tost yedikten bir süre sonra mide bulantısı ve rahatsızlık şikâyetleri yaşamaya başladı. Bunun üzerine aile hekimine başvuran Çolak çifti, verilen ilaçların ardından evlerine döndü. Ancak Leman Banu Çolak’ın gece saatlerinde rahatsızlığının artması üzerine Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne başvuruldu. Sabah saatlerine kadar tedavi gören Çolak, taburcu edildikten kısa süre sonra şikâyetlerinin yeniden artması üzerine bu kez Karadeniz Teknik Üniversitesi Farabi Hastanesi’ne gitti. Burada tedavi altına alınan Çolak, yapılan müdahalenin ardından taburcu edildi. Yaşanan olayın ardından Çolak ailesi, ilgili kurumlara şikayette bulundu. Şikayet üzerine Tarım ve Orman Bakanlığı ekipleri tarafından işletmede inceleme başlatıldı. Yapılan denetimlerde, restoranda son tüketim tarihi geçmiş ürün kullanıldığı tespit edildi.


Bakanlık tarafından Fatih Çolak’a yapılan yazılı geri dönüşte, gıda güvenliğine ilişkin denetimlerin 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu kapsamında yürütüldüğü belirtilerek, "İlgili kayıtlı başvurunuza istinaden 28 Ocak 2026 tarihinde işletmede resmi kontrol gerçekleştirilmiştir. Yapılan denetimde iş yerinde son tüketim tarihi geçmiş ürün tespit edilmiş olup, işletmeye gerekli yasal işlemler uygulanmıştır" ifadelerine yer verildi.



"Hafıza kaybı yaşadım"


Yaşanan sürecin ardından sağlıklarına kavuşan Çolak ailesi, olayla ilgili olarak MADO isimli zincir restorandan herhangi bir şekilde aranmadıklarını belirterek konuyu yargıya taşıyacaklarını ifade etti.


Tanınmış ve temiz bir yerde yemek istediklerini belirten Leman Banu Çolak, "Normalde dışarıda yemek yemeyi tercih etmiyoruz ama o gün acil bir işimiz vardı. Tanınmış, bilindik ve temiz bir yerde yemek yiyelim dedik. Tost yemiştik. 2-3 saat sonra rahatsızlandım. Aile hekimime gittim. Orada ilaç aldım ancak yeterli olmadı. Gece saatlerinde hastaneye gittik. O zamanları hiç hatırlamıyorum. Eve geldikten sonra tekrar başka bir hastaneye gittik. Yine serum ve ilaçlar aldım. Hafıza kaybı da yaşadım. İlk gittiğim hastaneyi hatırlamıyorum. Eşimde rahatsızlanınca ilk gün Tarım ve Orman Bakanlığı’nı aradık. Sağ olsun onlar denetime gitti. Yapılan incelemede son kullanma tarihi geçmiş ürün tespit edildi. Yediğimiz tosttan zehirlendiğimiz bu şekilde tespit edildi. O günden beri firma bizimle iletişime geçmedi. Bundan sonrası için mahkeme sürecimiz olacak" dedi.



Fatih Çolak: "Bizim için zor bir süreçti"


Eşinin zehirlenmeden kaynaklı kısa süreli hafıza kaybı yaşadığını vurgulayan Fatih Çolak, "Acil durumdan kaynaklı yemek yiyelim dedik. Tost yemek istedik. Yemekten yaklaşık 3 saat sonra eşim mide bulantısı, kusma, karın ağrısı gibi şikayetleri nedeniyle aile hekimine gittik. Aile hekimi gıda zehirlenmesi olabileceğini söyledi. İlaçları kullandık. Gece saatlerinde eşimden halsizlik oldu. Yattığı yerden kalkamaz hale geldi. Böyle olmaz diyerek hastaneye gittik. Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde sabah saatlerine kadar ilgilendiler. Eşim kendini toparlayınca taburcu olduk. Sonrasında yine fenalaştı. Bu sefer KTÜ Farabi Hastanesi’ne gittik. Burada da tedavi uyguladılar. Konuşmamızda ilk gittiğimiz hastaneyi hatırlamadığını anladım. Bizim için zor bir süreçti" şeklinde konuştu.



"Marka olan bir yer tercih edelim dedik, meğerse yanlış düşünmüşüz"


"Bizim bir beklentimiz yoktu ama belki arayıp özür dilerler diye bekledik. Mantıklı bir açıklama beklemiştik. Hiçbir şekilde bizimle iletişime geçen olmadı" diyen Çolak, "Bu olmasın istiyoruz. Toplum adına bunlar artık cesaret edemesin istiyoruz. İşletmelerin bu konuda dikkatli olmasını istiyoruz. Çok basit önlemler. Kimse son kullanma tarihi geçmiş ürünü çocuğuna yedirmez. Kendi çocuğuna yedirmeyeceği ürünü müşterilerine yedirmesi de vicdani olarak beni üzüyor. İnşallah işletmeler gerekli dersleri çıkartılar. Eşimin ilaç içmesi gerekiyordu. Bu nedenle hızlı bir şekilde hazırlanabilecek bir ürün yiyelim dedik. Merdiven altı dedikleri işletmeleri değil de marka olan bir yer tercih edelim dedik. Meğerse yanlış düşünmüşüz. İnsanlar markalara güvenebilsinler istiyoruz. Bizi en çok üzen işletmenin bize geri dönüş yapmaması. Bu haberler ilk çıktığında marka isminin çıkmasını özellikle istemedim. Bizim bir beklentimiz yoktu ama belki arayıp özür dilerler diye bekledik. Mantıklı bir açıklama beklemiştik. Hiçbir şekilde bizimle iletişime geçen olmadı" ifadelerini kullandı.



"Gerekli bütün yasal adımları atacağız"


Konuyu mahkemeye taşıyacaklarını kaydeden Çolak, "Bu konuya duyarlılık göstermek ve adli olarak yürütmek bizim için gerekli olan bir şey değil. Bu toplum adına gerekli olan bir durum. Bizim başımıza gelen geldi. Çok şükür atlattık. Bundan sonra ki süreçte insanların başına gelmemesi için haliyle bunun bedeli olması gerekiyor. Sürekli medyaya yansıyan zehirlenme vakaları oluyor. Bu haberler gördükleri halde işletmelerin önlem almadığını görmüş olduk. Bunları görünce bu işi bu halde bırakamayız. Bu sektörde hizmet veren kötü niyetli işletmelerin kendilerine çeki düzen vermesi için gerekli bütün yasal adımları atacağız" dedi.



Trabzon’da yedikleri tost sonrası hastanelik olan aile konuyu yargıya taşıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bolu Bolu Belediyesi’nin vakfında kurban vurgunu iddiası: 2 tutuklama Bolu’da sabah saatlerinde jandarma ekipleri tarafından yapılan operasyonla gözaltına alınan 2 kişi sevk edildikleri nöbetçi mahkemece tutuklandı. Bolu Belediyesi’ne bağlı BolSev Vakfı’na yönelik yürütülen ve Belediye Başkanı Tanju Özcan ile Ali Sarıyıldız’ın tutuklandığı soruşturma derinleşiyor. 2025 yılında BolSev Vakfı tarafından vatandaşlardan kurban kesimi amacıyla bağış toplandı. Vakıf kayıtlarında kurbanlık hayvan alımı ya da kesimine dair tek bir işlem dahi yapılmadığı iddia edildi. Vakfın sosyal medya hesapları üzerinden "Kurbanlarınız ihtiyaç sahiplerine ulaştırılacak" ifadeleriyle çağrı yapıldı. Bağışların bu amaçla kullanılmadığı soruşturma dosyasına yansıdı. Tutuklu bulunan BolSev Yönetim Kurulu Üyesi Ali Sarıyıldız’ın ifadesinde, "Bağışı kurban kesmek için değil, öğrencilere burs vermek için topladık" şeklinde savunma yaptığı öğrenildi. Soruşturma dosyasında şu ana kadar 36 kişinin mağdur sıfatıyla yer aldığı öğrenildi. Tutuklandılar Bu kapsamda sabah saatlerinde jandarma ekipleri tarafından vakıf yönetiminde yer alan Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Leyla Beykoz ve CHP’li Meclis Üyesi Aydan Özdemir gözaltına alındı. Bolu İl Jandarma Komutanlığı’na getirilen 2 kişinin işlemleri tamamlandı. Sağlık kontrolünün ardından hastaneye sevk edilen Beykoz ve Özdemir jandarma araçlarıyla Bolu Adliyesi’ne getirildi. Savcılıktaki işlemlerinin ardından nöbetçi mahkemeye sevk edilen 2 kişi çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
İstanbul Sosyal Medyada yabancı turistlerin ilgi odağı olan kestaneci Alper Temel, "Amacım İstanbul’un ruhunu güzelliğini göstermek" Karaköy İskelesi’nde kardeşiyle beraber kestane ve mısır tezgahı işleten 25 yaşındaki Alper Temel, yabancı turistlerin yoğun ilgisiyle karşılaşıyor. Tezgahına gelen her turist fotoğraf ve video çekmeden oradan ayrılmazken Alper Temel bu durumun İstanbul için reklam olduğunu dile getirdi. Fatih’te bulunan Karaköy İskelesi’nde kardeşiyle beraber kestane ve mısır tezgahı işleten 25 yaşındaki Alper Temel, son zamanlarda sosyal medyada turistlerin ilgi odağı oldu. Tezgahının önünde turistlerin oluşturduğu uzun kuyruklar alışveriş sonrası fotoğraf ve video çekimi yapmak içinde duruyor. Alper Temel yaptığı bu işin baba işi olduğunu belirterek, "Adım Alper 25 yaşındayım. Yaklaşık 7 senedir bu işi yapıyorum. Baba mesleği bu. Biz bu işe küçükken babamın yanına sürekli gelerek öğrendik. Bir süre sonra liseyi bitirdikten sonra askere gittim geldim ve bu işe devam ettim. Son 7-8 yıldır kardeşimle biz buradayız" dedi. Temel, sosyal medyada nasıl popüler olduğuna dikkat çekerek, "bu aslında 2 senedir olan bir şey. O dönemlerde sosyal medya kullanmıyordum, son 4-5 aydır bir Rus influencer videoya çekti. O video yayılınca bu sefer bütün ülkelere dağıldı. Genel olarak İstanbul’a gelen turistler görmeye başladı. Böyle ilerledi" ifadelerini kullandı. "Amacım İstanbul’un ruhunu güzelliği göstermek" Temel, bu yoğunluğun İstanbul için reklam olduğunu vurgulayarak, "Turistler buraya fotoğraf video çekmek için geliyor. Anı biriktirmeye çalışıyor. Benimde amacım buradaki güzel atmosferi, İstanbul’un ruhunu güzelliğini göstermek. Bu durum biraz yorucu ama kendim için değil İstanbul için reklam gibi oluyor" ifadelerine yer verdi.
Ankara MİT’ten 1940 tarihli "acele" ibareli şüpheli takibi belgesi paylaşıldı Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) resmi sitesi üzerinden 1940 yılına ait Ankara’nın Ulus semtinde yabancı bir istihbarat şüphelisi hakkında üzerinde "acele" ibaresi bulunan bir belge paylaştı. Milli İstihbarat Teşkilatı, resmi sitesi üzerinden belge paylaşımlarına devam ediyor. Tarihe ışık tutmak amacıyla paylaşılan son belge ise yabancı bir istihbarat şüphelisinin Ankara’nın Ulus semtinde faaliyetlerinin açıklığa kavuşturulması amacıyla MAH Riyasetinden Ankara B Amirliğine 16 Ağustos 1940 tarihli talimat oldu. Paylaşılan belgede kimliği henüz tespit edilmeyen ve Rus veya Bulgar olduğu anlaşılan bir şahsın Ulus meydanındaki Tan kırtasiyesinden bir fotoğraf makinesi alması, aldığı fotoğraf makinesi ile yazı kopyası ve bunun büyütülmesinin nasıl olacağı hakkında bilgi edinmeye çalışmasının dikkati çektiği belirtiliyor. Belgede, şüpheli şahsın bir fotoğrafın büyütülerek çıkarılması için kullanılan agrandisman cihazı satın almak istemesi ve cihazın Tan kırtasiyesinde olmadığı bilgisi yer aldı. Şüphelinin yarın (17 Ağustos 1940) öğleden önce veya sonra kırtasiyeye gelip cihazı göreceği bilgisi de ayrıca belgede yer aldı. Kısa boylu ve sarışınca olan şüphelinin teşhisi ve kimliğinin tespiti lazım olduğu belirtilen belgede, şüphelinin aldığı fotoğraf makinesi ile almak istediği agrandisman cihazı ile neler yapmakta olduğu ve neler yapacağının tespitinin ehemmiyetine vurgu yapıldı. Karşı istihbarat çalışmaları MİT tarafından yayımlanan belgede karşı istihbarat çalışmaları hakkında bilgiler de yer alıyor. Belgede, şüphelinin teşhisi için kırtasiye sahiplerinden istifade etmenin şüphelinin takip edildiğini anlamasına yol açabileceği belirtiliyor. Ayrıca belgede bu sebeple mağazanın gizlice gözlenmesi ve mağaza çalışanlarından birinin dükkandan çıkarak agrandisman cihazını almak için gitmesi ile kırtasiyeye geri dönüşünün gözetilmesi ve o sırada Tan kırtasiyesinde bulunularak cihazı teslim alacak kısa boylu, sarışın şüphelinin peşini bırakmayarak kimliğini ve faaliyetlerini tespit etmeye gayret etme zarureti olduğu belirtiliyor. "Gizli istihbarat servislerinin karakteristik mesailerinden olan alametlerden ipucu temin ederek meseleyi aydınlatmanın Ankara merkezinin uyanık ve gayretli memurlarından beklenir" ifadeleri yer alan belgede, hiç olmazsa bu alışverişin zararlı maksatla yapılmadığının tespitinin başarı olduğu belirtildi ve icabına tevessül edilmesi rica edildi. Vatandaşlar paylaşılan belgeye MİT’in resmi sitesinde yer alan "Özel Koleksiyon" sekmesi altında bulunan "Belgeler" kısmından ulaşabiliyor.