EKONOMİ - 22 Mart 2024 Cuma 11:01

Trabzonlu balıkçılar erken "Paydos" dedi

A
A
A
Trabzonlu balıkçılar erken "Paydos" dedi

Denizlerde 15 Nisan’da başlayacak av yasağına kısa bir süre kala balıkçılar denizlerde son dönemde umduğunu bulamayınca erken "Paydos" edip teknelerini limana demirleyerek ağlarını ve teknelerini bakıma almaya başladı.


Balık av sezonunun bitimine kısa bir süre kala sezonu kapatan Trabzonlu balıkçılar, teknelerini limana çekti. Bu sezon bol şekilde avlanan hamsiden umduğunu bulan balıkçılar palamutta ise istenilen avı gerçekleştiremedi. Trabzon’daki farklı limanlara demirleyen bazı balıkçılar gelecek sezon için şimdiden teknelerini ve ağlarını bakıma alırken, bazıları da Mayıs’ta Orkinos avı için Akdeniz’e gitmeye hazırlanıyor.


Ordu’dan gelerek Beşikdüzü limanına demirleyen Yılmaz Balıkçılık isimli teknede gemicilik yapan Muttalip İşlek, sezonu erken kapattıklarını belirterek “Bu sene hamsi güzeldi, palamut yoktu. Allah bereket versin. Hamside yüzümüz güldü. Hamsi harici diğer balıklar tükendi gibi bir şey oldu. Bu sene İstanbul’dan Trabzon’a kadar her yerde avlandık” dedi.


Yılmaz Balıkçılık gemisinin reisi Volkan Şener ise, bu sene ağlarda çok fazla balığın kalmadığını dile getirerek “Sezonu kapattık. Bu sene mazotun pahalı olması nedeniyle sezonu erken bitirdik. Ağlarda çok balık kalmıyor. Çok çeşit balığımız kalmadı. Sadece hamsi, palamut olmadı. Avcılık oldu, yüzümüz güldü ancak mazot pahalı olduğu için pek bir şey kalmıyor” şeklinde konuştu.



Orkinos avı için Mayıs’ta Akdeniz’e gidecekler


Mayıs’ta Orkinos avcılığını başlayacağı için Akdeniz’e gitmeyi düşündüklerini kaydeden Şener, “Balıkçılık iyiye gitmiyor. Tutulan balıklar tekneleri bakmıyor. Mevsim kısa geçtiği için mecburen yurtdışına giden tekneler var. Afrika’ya da gittim orada da balıkçılık yaptım. Burada 3 ay balıkçılık sürüyor sonrasında bir şey kalmıyor. Sadece hamsi. Palamut her sene olmuyor. 10 yıl önce balık para ediyordu. Şimdi masraflarımız ağır. Şuan sezon bitti. Ağların bakımı yapılıyor. Bayrama kadar bakımları bitirmiş oluruz. Herkesin payını alıp gidecek. Mayıs’ta Orkinos avcılığı başlayacak. Onun için Alanya, Antalya tarafına doğru gideceğiz. Teknelerin çok olması nedeniyle mecbur tekne sahipleri Moritanya ve diğer ülkelere gidiyor. Şuanda belki de Moritanya’da 15-20 tane Türk balıkçısı var. Bu teknenin günlük 3-5 ton yakıt masrafı oluyor. Gemicisi, kumanyası derken bu tekne av yapmak zorunda” diye konuştu.



“Eski balık ve balıkçılık yok”


19 yıldır balıkçılık yapan Hilmi Erçin de balıkçılıkta eski yılların arandığını söyledi. Eski balık ve balıkçının olmadığını belirten Erçin, “Av sezonu orta yollu geçti diyelim. Ne iyi ne kötü. Bazılarına iyi bazılarına kötü. Bu sene genelde hamsi oldu. Sezon başında az istavrit oldu. Allah bereket versin. Nisan’dan sonra Orkinos avı belli olacak. Olursa Orkinos avı yoksa önümüzdeki sezonu bekleyeceğiz. 19 yıldır balıkçılık yapıyorum. Balıkçılıkta eski dönemler aranıyor. Artık tekne sahipleri gemici aramaya başladı. Ağ tamir işini bilenler yaşlanıyor. Yaşlandıkça sezondan çıkıyor. Tekne sahipleri bunu yapanı artık bulamıyor. Onun için her şey zor. Eski balık ve balıkçı yok. Eskiden bu bölgede hamsi yılbaşına kadar kalırdı. Şimdi Aralık olmadan hamsi Gürcistan’a veya başka yere gidiyor. Biz burada avlanmaya devam etsek ağlarda hiç balık kalmaz. Onun için Gürcistan ve diğer bölgelere gidiyoruz. Balıkçı tekneleri artıyor. Arttıkça Avrupa ülkelerine açılmaya başladılar. O da ayrı bir sektör. Sadece Moritanya değil Umman, Somali gibi 5-6 ülke var. Orada da bir ekmek kapısı var. Bakarsın palamut 2-3 sene olur, 3-4 sene olmaz. Geçen sene palamut boldu, bu sene yoktu. Önümüzdeki sene olacak ama belki de daha az olacak. Tecrübelerime göre çok fazla beklentim yok. 19 yıl önce balıkçılığa başladığım sene öyle bir palamut oldu ki şuana kadar o palamutçuluk hiç olmadı gibi geliyor” ifadelerini kullandı.


Öte yandan denizlerde trol ve gırgır ağları ile avcılık yapan balıkçılar için 1 Eylül’e kadar sürecek yasak 15 Nisan’da başlayacak.



Trabzonlu balıkçılar erken "Paydos" dedi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas "Sivas Uluslararası Film Festivali" kortej yürüyüşüyle başladı Sivas’ta bu yıl 3’üncüsü düzenlenen Uluslararası Film Festivali, kortej yürüyüşüyle başladı. Yöresel kıyafetli çocuklar, klasik otomobiller ve geleneksel gösterilerin renk kattığı festival, 16 Mayıs’a kadar sinemaseverleri ağırlayacak. 12-16 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilecek festival, yurt içinden ve yurt dışından çok sayıda sinemaseveri bir araya getirdi. Sivas Valiliği önünden başlayan kortej yürüyüşü, Muhsin Yazıcıoğlu Kültür Merkezi’nde sona erdi. Yürüyüşe yöresel kıyafetli çocuklar, klasik otomobiller ve vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Renkli görüntülere sahne olan etkinlikte, Hıdırellez şenliklerinin geleneksel unsurları da yer aldı. Özellikle ‘saya gezmesi’ kapsamında sergilenen deve karakteri, vatandaşların ilgisini çekti. Festival boyunca film gösterimlerinin yanı sıra panel ve çeşitli kültürel etkinliklerin gerçekleştirileceği öğrenildi. Sinema dünyasından birçok ismin katıldığı festivalin, kentin kültürel hayatına katkı sunması hedefleniyor. "Sivas’a değer katıyor" Festivale Kırgızistan’dan katılan üniversite öğrencisi Zhanybek Ömürkan, bu sene çok fazla yoğun olduğunu söyleyerek, "Bu sene 3’üncüsü düzenlenen film festivali muazzam bir biçimde gerçekleşiyor. Bu bizim Anadolu’muzun kadim şehri Sivas’ın diğer ülkeler tarafından tanınırlığını daha çok arttırıyor. Bu sene çok farklı, daha güzel çünkü daha yoğun ilgi görüyor. Türk dünyası öğrencileri ve yapımcı, yönetmenlerde burada ve bu bizi hem gururlandırıyor hem de çok güzel bir duygu yaşatıyor. Gerçekten çok çeşit tiplemeler mevcut festivalde bir birinden farklı mezhebe sahip insanlar geldi. Sinema dünyasının önemli bir iletişim aracı olduğunu görebiliriz. Hem de festival bağlamında da etkinliğin bu kadar rağbet ve talep görmesi Sivas’a değer katıyor" dedi. "Coşkuyu hep beraber yaşıyoruz" Yürüyüşe katılan Gamze Yanardağ ise festivalin çok coşkulu olduğunu ifade ederek, "Şu an da çok keyifli ve coşkulu bir festival oluyor. Yürüyüşte biz de bu coşkuyu hep birlikte yaşıyoruz. Birbirinden farklı çeşit karakterlerde festivalde ev sahipliği yapıyor. Film festivaline uygun bir şekilde afişlerimizler birlikte bizde bu yürüyüşe katıldık. Herkesi diğer yapılacak bütün etkinliklere bekliyoruz" diye konuştu.
Muş Muş’ta engelliler haftası etkinlikleri renkli görüntülere sahne oldu Muş’ta 10-16 Mayıs Engelliler Haftası kapsamında, "Aile ve Nüfus On Yılı" çerçevesinde Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından program düzenlendi. Muş Prof. Dr. Bekir Topaloğlu konferans salonunda 10-16 Mayıs Engelliler Haftası programı, düzenlendi "Aile ve Nüfus On Yılı" kapsamında gerçekleştirilen etkinliklerde erişilebilirlik, sosyal politikalar ve engelli bireylerin toplumsal hayata katılımı ele alındı. Program kapsamında düzenlenen panel ve sunumlarda, engelli bireylerin eğitim, sağlık, ulaşım ve sosyal yaşamda karşılaştıkları sorunlar ile bu alanlarda yürütülen çalışmalar değerlendirildi. Programda konuşan Vali Avni Çakır, engelli bireylerin hayatın her alanında daha görünür ve daha aktif yer almasının toplumun ortak sorumluluğu olduğunu ifade etti. Çakır, toplumların gelişmişlik düzeyinin, dezavantajlı bireylere sunulan imkânlarla doğrudan ilişkili olduğuna dikkat çekerek, "Engelli kardeşlerimizin hayatın her alanında daha güçlü, daha görünür ve daha aktif şekilde yer aldığı bir toplum inşa etmek hepimizin ortak sorumluluğudur. Çünkü bir toplumun gerçek gücü; en dezavantajlı bireylerine sunduğu imkanlarla, onların hayatını ne kadar kolaylaştırabildiğiyle ölçülür. Bugün çok daha güçlü bir farkındalıkla biliyoruz ki; engelli bireylerimizin hayatını kolaylaştıran her adım, toplumumuzun medeniyet seviyesini ve insan merkezli yaklaşımını ortaya koymaktadır. Şehirlerimizi, kurumlarımızı, yollarımızı, okullarımızı ve sosyal yaşam alanlarımızı herkes için daha erişilebilir hale getirdikçe; engelli kardeşlerimizin sosyal hayata daha aktif, daha bağımsız ve daha güçlü şekilde katılımlarını da hep birlikte artırmış oluyoruz. Bu noktada Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından yayımlanan genelge ile 16 Mayıs gününün "Ulusal Erişilebilirlik Günü" olarak ilan edilmesi son derece kıymetli ve tarihi bir adımdır. Bu karar; yalnızca bir farkındalık çağrısı değil, aynı zamanda engelli vatandaşlarımızın yaşam haklarını güçlendiren güçlü bir devlet iradesinin ortaya konulmasıdır. Çünkü erişilebilirlik bir sosyal yardım değildir. Erişilebilirlik; anayasal ve yasal bir haktır" dedi. Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Ahmet Kırtay ise engellilik konusunun günümüzde insan hakları, sosyal adalet ve fırsat eşitliği temelinde ele alınması gereken önemli bir kamu politikası alanı haline geldiğini ifade ederek, "Engellilik konusu, günümüzde yalnızca bireysel bir durum olarak değil; insan hakları, sosyal adalet, erişilebilirlik ve fırsat eşitliği temelinde ele alınması gereken önemli bir kamu politikası alanıdır. Modern sosyal devlet anlayışı, engelli bireylerin toplumsal yaşamın tüm alanlarına tam ve etkin katılımını sağlamayı temel sorumluluklardan biri olarak kabul etmektedir. 31 bin 590 engelli bireyin yaşadığı ilimizde onlara yönelik sunduğumuz hizmetlerden biraz bahsetmek istiyorum. 2 resmi ve 1’i özel olmak üzere 3 engelli kuruluşumuz ile 110 özel bireyimize yatılı ve gündüz hizmet veriyoruz. 5 bin 54 bireyimizi engelli evde bakım ile aile yanında destekliyoruz. 4 bin 163 engelli kimlik kartı ile toplumsal alanda hayatlarını kolaylaştırıyoruz. 7 bin753 bireyimize engelli aylığı ile aile bütçelerine destekte bulunuyoruz. Engelli bireylerimizin şehir içi ulaşımlarını desteklemek adına 23 şehir içi ulaşım aracına aylık 111 bin 412 lira destek sağlıyoruz. Bunların yanısıra eğitimde, sağlıkta, sosyal hizmetlerde, kültürel alanda proje, etkinlik ve uygulamalarla tüm kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşları ile birlikte önemli hizmetler yapılmaktadır" şeklinde konuştu. Konuşmaların ardından program panel oturumuyla devam etti. Panelde engelli bireylerin toplumsal yaşama katılımı, erişilebilirlik politikaları, sosyal destek mekanizmaları ve yerel düzeyde yürütülen uygulamalar ele alındı. Panelin ardından Gündüz Bakım Evi’nde eğitim gören özel bireyler tarafından hazırlanan folklor gösterisi sahnelendi. Gösteri, salonda bulunan katılımcılar tarafından ilgiyle izlendi ve büyük beğeni topladı. Program, Aşık Hanifi Ünver tarafından seslendirilen türkülerle son buldu. Programa, Vali Avni Çakır’ın eşi Bahar Çakır, Cumhuriyet Başsavcısı Hüseyin Kantar, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Özgür Özer, Aile ve Sosyal Hizmetler Müdürü Ahmet Kırtay ile kamu kurum amirleri, akademisyenler, sivil toplum kuruluşları, özel bireyler ve aileleri katıldı. (İG-
Sivas Sivas Uluslararası Film Festivali, kortej yürüyüşü ile başladı Sivas’ta bu yıl 3’üncüsü düzenlenen Uluslararası Film Festivali, kortej yürüyüşüyle başladı. Yöresel kıyafetli çocuklar, klasik otomobiller ve geleneksel gösterilerin renk kattığı festival, 16 Mayıs’a kadar sinemaseverleri ağırlayacak. Bu yıl 3’üncüsü düzenlenen Sivas Uluslararası Film Festivali, kortej yürüyüşüyle başladı. 12-16 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilecek festival, yurt içinden ve yurt dışından çok sayıda sinemaseveri bir araya getirdi. Sivas Valiliği önünden başlayan kortej yürüyüşü, Muhsin Yazıcıoğlu Kültür Merkezi’nde sona erdi. Yürüyüşe yöresel kıyafetli çocuklar, klasik otomobiller ve vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Renkli görüntülere sahne olan etkinlikte, Hıdırellez şenliklerinin geleneksel unsurları da yer aldı. Özellikle ‘saya gezmesi’ kapsamında sergilenen deve karakteri, vatandaşların ilgisini çekti. Festival boyunca film gösterimlerinin yanı sıra panel ve çeşitli kültürel etkinliklerin gerçekleştirileceği öğrenildi. Sinema dünyasından birçok ismin katıldığı festivalin, kentin kültürel hayatına katkı sunması hedefleniyor. "Sivas’a değer katıyor" Festivale Kırgızistan’dan katılan üniversite öğrencisi Zhanybek Ömürkan, bu sene çok fazla yoğun olduğunu söyleyerek, "Bu sene 3’üncüsü düzenlenen film festivali muazzam bir biçimde gerçekleşiyor. Bu bizim Anadolu’muzun kadim şehri Sivas’ın diğer ülkeler tarafından tanınırlığını daha çok arttırıyor. Bu sene çok farklı, daha güzel çünkü daha yoğun ilgi görüyor. Türk dünyası öğrencileri ve yapımcı, yönetmenlerde burada ve bu bizi hem gururlandırıyor hem de çok güzel bir duygu yaşatıyor. Gerçekten çok çeşit tiplemeler mevcut festivalde bir birinden farklı mezhebe sahip insanlar geldi. Sinema dünyasının önemli bir iletişim aracı olduğunu görebiliriz. Hem de festival bağlamında da etkinliğin bu kadar rağbet ve talep görmesi Sivas’a değer katıyor" dedi. "Coşkuyu hep beraber yaşıyoruz" Yürüyüşe katılan Gamze Yanardağ ise festivalin çok coşkulu olduğunu ifade ederek, "Şu an da çok keyifli ve coşkulu bir festival oluyor. Yürüyüşte biz de bu coşkuyu hep birlikte yaşıyoruz. Birbirinden farklı çeşit karakterlerde festivalde ev sahipliği yapıyor. Film festivaline uygun bir şekilde afişlerimizler birlikte bizde bu yürüyüşe katıldık. Herkesi diğer yapılacak bütün etkinliklere bekliyoruz" diye konuştu. (YÇ-GF-