SPOR - 27 Ekim 2025 Pazartesi 16:06

Trabzonspor, Galatasaray maçının hazırlıklarına başladı

A
A
A
Trabzonspor, Galatasaray maçının hazırlıklarına başladı

Trabzonspor, Trendyol Süper Lig’in 11. haftasında Galatasaray ile deplasmanda oynayacağı maçın hazırlıklarına bugün yaptığı antrenmanla başladı.


Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri’nde Teknik Direktör Fatih Tekke, yönetiminde yapılan antrenmana Eyüpspor maçına ilk 11’de başlayan oyuncular katılmadı. Bu oyuncular günü izinli geçirirken, diğer oyuncular ise ısınmanın ardından 5’e 2, şut ve dar alanda oyun çalışması yaptı.


Bordo-mavililer, yarın saat 16.00’da yapacağı antrenmanla hazırlıklarını sürdürecek.



Trabzonspor, Galatasaray maçının hazırlıklarına başladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul 8 ilde eşzamanlı karaborsa bilet operasyonu: 15 kişi gözaltına alındı İstanbul’da geçen yılki Beşiktaş-Fenerbahçe derbisi öncesi Passolig sistemini kilitleyerek biletleri toplayan karaborsa şebekesi çökertildi. 8 ilde eş zamanlı düzenlenen operasyonda çok sayıda dijital materyal, para ve kaçak formalar ele geçirildi. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma, 2 Kasım 2025’teki Beşiktaş-Fenerbahçe derbisi öncesi taraftarların bilet alamaması üzerine başlatıldı. Spor Güvenliği Şube Müdürlüğü ekiplerinin teknik analiziyle birlikte şüphelilerin bin 900 biletin satışa çıktığı saniyelerde Passolig sistemine diğer kullanıcıların erişimini engellediği ve yaklaşık bin 300 bileti toplu halde kendi hesaplarına aktardığı belirlendi. Derbi maçı öncesi dijital sistemleri kilitleyerek biletleri ele geçiren ve fahiş fiyatlarla satan 15 kişi, 8 ilde düzenlenen eş zamanlı baskınlarla yakalandı. Polis ekiplerince yapılan incelemede şüphelilerin ele geçirdikleri biletleri stadyum çevresinde elden ve dijital platformlar üzerinden fahiş fiyatlarla sattığı tespit edildi. Detaylı hesap incelemelerinde, şüpheliler arasındaki para trafiği ve açıklama kısımlarındaki "Bilet", "Devir", "FB", "BJK" gibi notlar suç delili olarak kayıtlara geçti. Operasyon için düğmeye basan ekipler, 8 ilde belirlenen adreslere eş zamanlı baskınlar düzenledi. Şüphelilerin ikametlerinde yapılan aramalarda; karaborsadan elde edildiği değerlendirilen yüklü miktarda nakit para, satışa hazır halde istiflenmiş çok sayıda futbol takımı forması ve suçta kullanılan çok sayıda dijital materyal ele geçirildi. Gözaltına alınan 15 şüpheli hakkında "Bilişim sisteminin işleyişini engelleme" ve "Değerinin üzerinde bilet satışı yapmak" suçlarından adli işlem başlatıldı. Öte yandan şüphelilere, 6222 sayılı kanun kapsamında 1 yıl süreyle spor müsabakalarından men cezası verildi. Şüphelilerin emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilmesi bekleniyor.
İzmir Ani ve şiddetli baş ağrılarına dikkat, her saniye hayati olabilir Halk arasında ’baloncuk’ olarak bilinen, aslında beyin damar duvarının zayıflayarak dışa doğru genişlemesiyle oluşan anevrizma, ülkemizde her yıl binlerce kişide görülüyor. Medicana Sağlık Grubu Beyin ve Sinir Cerrahisi Bölümü’nden Prof. Dr. Özhan Merzuk Uçkun, anevrizmanın çoğu zaman patlayana kadar belirti vermediğini aktararak şu uyarılarda bulundu: "Ani başlayan ve daha önce benzeri yaşanmamış şiddetli baş ağrısı, anevrizma yırtılmasının belirtisi olabilir. Bu durumda zaman kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerekmektedir." Beyin cerrahisi pratiğinde sık karşılaşılan ve ciddi sonuçlara neden olabilen beyin anevrizmaları, çoğu zaman belirti vermeden ilerleyebiliyor. Halk arasında ’baloncuk’ olarak bilinen bu durum, beyin damar duvarının zayıflayarak dışa doğru genişlemesiyle oluşuyor. Medicana International İzmir Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Özhan Merzuk Uçkun, anevrizmaların genellikle sessiz seyrettiğini ve çoğu hastada patlayana kadar fark edilmediğini aktardı. Anevrizmanın yırtılması sonucu ortaya çıkan tablo ise acil müdahale gerektiren ciddi bir sağlık durumu olarak değerlendirildiğini dile getiren Prof. Dr. Özhan Merzuk Uçkun, "Anevrizma, çoğu zaman patlayana kadar varlığını hissettirmeyen bir ’saatli bomba’ gibidir. İstatistikler bize gösteriyor ki ülkemizde milyonlarca insan beyninde bir anevrizma taşıyor ancak bunun farkında değil. Sorun şu ki, bu baloncuk patladığında oluşan subaraknoid kanama, hastaların yaklaşık yarısını hastaneye dahi ulaşamadan kaybedilmesine neden olabiliyor. Bu nedenle cerrahlar için en değerli müdahale, o baloncuk henüz patlamadan yapılan müdahaledir" sözlerini kaydetti. Ağrı kesici içip uyumak en büyük hata Prof. Dr. Özhan Merzuk Uçkun, her ağrı için anevrizma şüphesi taşımamak gerektiğini ancak ağrının düzeyi noktasında dikkat edilmesi gereken önemli noktalar olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Özhan Merzuk Uçkun, sözlerine şöyle devam etti: "Eğer aniden başlayan, daha önce hiç tecrübe etmediğiniz kadar şiddetli, ‘kafamın içinde bir şeyler koptu ya da patladı’ dedirten bir baş ağrısı yaşıyorsanız, bu bir anevrizma rüptürü (yırtılması) olabilir. Bu durumda ağrı kesici içip uyumaya çalışmak yapılabilecek en büyük hatadır. Dakikalar, hatta saniyeler hayati önem taşır. Hipertansiyon, sigara kullanımı ve ailede anevrizma öyküsü olması gibi durumlar ayrıca önem taşımaktadır. Özellikle dirençli tansiyonu olan hastaların, beyin damar yapılarını en az bir kez görüntülemesi (MR veya BT anjiyo) hayat kurtarıcı bir adımdır. Beyin cerrahisinde başarı, sadece teknik beceriyle değil, doğru zamanlama ile gelir. Anevrizma korkulacak bir hastalık değil, geç kalındığında sonuçları ağır olan bir durumdur. Erken teşhis ve modern cerrahi yöntemlerle bu riski yönetmek bugün her zamankinden daha mümkün." Açık cerrahi şart değil Anevrizma tedavisi hakkında bilgi veren Prof. Dr. Özhan Merzuk Uçkun, gelişen teknoloji sayesinde artık her anevrizmayı açık cerrahi ile tedavi etmek gibi bir zorunluluk kalmadığını söyledi. Prof. Dr. Özhan Merzuk Uçkun, sözlerini şöyle tamamladı: "Anevrizma tedavisinde endovasküler girişimler ve mikro-cerrahi yöntemleri ön plana çıkmaya başladı. Endovasküler girişimlerde, kasıktan girerek, beyindeki anevrizma, içeriden ‘koil’ denilen tellerle veya özel stentlerle kapatılabiliyor. Bu yöntemle hastalar kısa sürede sosyal hayatlarına geri döndürebiliyor. Bazı kompleks anevrizmalarda ise mikro-cerrahi yöntemi devreye girebiliyor. Bu yöntemde mikroskop altında anevrizmanın boynuna küçük bir titanyum klips yerleştirerek devre dışı bırakılması sağlanıyor. Özellikle A1 ve AComA olarak adlandırılan bölgelerdeki anevrizmalar, boyutları küçük olsa dahi patlama riski yüksek olan, titizlikle takip ve tedavi edilmesi gereken vakalardır."
Mersin Mersin’de üreticiye avokado fidanı ve destek dağıtımı Mersin Büyükşehir Belediyesi, Anamur’da düzenlediği törenle üreticilere binlerce avokado fidanı ve bitki besleme ürünü desteği sağlayarak tarımsal üretimi artırmayı ve çiftçinin kazancını güçlendirmeyi hedefliyor. Tarımsal kalkınmanın önünü daha da açmak için çalışmalarını sürdüren Mersin Büyükşehir Belediyesi, Tarsus’tan Anamur’a, Çamlıyayla’dan Toroslara, üreten herkesin yanında olmayı sürdürüyor. Fide, fidan, küçükbaş, büyükbaş, arı, yem, gübre, makine ve ekipman destekleriyle üretimin her aşamasında çiftçinin yanında olan Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, üreticilerin takdirini topluyor. Son olarak Anamur’da ‘Avokado Fidanı ve Bitki Besleme Ürünü Dağıtım Töreni’ düzenleyen ekipler, 39 mahallede 153 üreticiye 4 bin 447 adet avokado fidanı ve bitkisel verimi artırmak için 383 üreticiye toplam bin 915 kilogram bitki besleme ürünü dağıttı. Yapılan törenle birlikte, Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in göreve geldiği 2019’dan bu yana, Anamur’da üreticilere toplamda 15 bin 666 adet avokado fidanı dağıtılmış oldu. Programda konuşan Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Selçuk Şahutoğlu, Mersin’de tarımın planlı, programlı ve verimli olması adına, 2019 yılından itibaren hız kesmeden çalıştıklarını belirtti. Şahutoğlu, bölgelerin ihtiyacına yönelik çalışmaları, üreticilerin eşliğinde yürüttüklerini dile getirdi. Anamur, Aydıncık ve Bozyazı özelinde tropikal ürünler için destekte bulunduklarını kaydeden Şahutoğlu, "153 üreticimize 4 bin 447 adet avokado fidanı dağıttık. Böylece Anamur’da 2019 yılından bu yana, 15 bin 666 adet avokado fidanı dağıtmış olduk. Bu da yaklaşık 500 dönümün üzerinde bir alanı, avokado bahçesi haline getirmişiz demektir" ifadelerini kullandı. "Emeğin ve alın terinin daha güçlü hale gelmesini istiyoruz" Ürünlerin daha verimli olması ve avokado yetiştiriciliğinde yaşanan problemleri gidermek adına bitki besleme ürünü desteği de verdiklerini sözlerine ekleyen Şahutoğlu, amaçlarının, ürünleri katma değerli hale getirmek ve üreticilerin kazancını artırmak olduğunu vurguladı. Üreticilere, tarımsal desteklerin yanı sıra hayvancılık alanında da hayata geçirdikleri projelerle katkı sunduklarını dile getiren Şahutoğlu, bu projelerin de kendi içinde verimli bir döngü oluşturduğunu söyledi. Yetiştiricilere verilen canlı hayvan desteğini örneklendiren Şahutoğlu, "Her yıl 60 yetiştiriciye dağıttığımız 25 hayvanı, daha önceki yıllarda dağıtmış olduğumuz yetiştiricilerden tedarik ediyoruz. Böylece Büyükşehir Belediyesinin kasasından bir kuruş çıkmadan, proje kendi kendini döndürüyor" dedi.
İstanbul İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Güner’den ‘kızamık’ açıklaması: "Problemimiz yok, takipteyiz" Son günlerde dünyada kızamık hastalığı konuşulurken, İstanbul’daki son duruma ilişkin konuşan İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Abdullah Emre Güner, "Aşılama oranlarımız yüzde 90’ların üzerinde. Şu an kızamık veya bulaşıcı hastalıklarla ilgili riskimiz yok, birebir takip ediyoruz. Kızamık şüpheli vakalarımız bazen oluyor, hepsi aşısız çocuklar. Avrupa kızamıktan kavrulurken bizim bunu başarmamızın tek nedeni; aşılama programımız. Aşılamayı yapmazsanız eninde sonunda vaka artışıyla karşılaşabiliriz. Şu anda kızamıkla ilgili problemimiz yok" dedi. İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Abdullah Emre Güner, megakentin sağlık sistemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Birçok ülkede yüksek ateş, döküntü ve boğaz ağrısı gibi belirtilerle kendini gösteren kızamıkla ilgili hareketlilik yaşandığı ifade edilirken, Doç. Dr. Güner İstanbul’daki son durumu İhlas Haber Ajansı muhabirine anlattı. İstanbul’da devam eden sağlık yatırımlarına ilişkin de konuşan Doç. Dr. Güner, beklenen büyük İstanbul depremine yönelik megakentteki sürece yönelik bilgi verdi. "Geçtiğimiz sene 4 milyon 232 bin aşı uygulandı" "Türkiye’nin en iyi yaptığı şeylerden biridir aşı" diyerek sözlerine başlayan Doç. Dr. Güner, "5 bine yakın aile hekimimizle, bin 114 aile sağlığı merkezimizle, tüm Türkiye’deki sayıları 30 bini bulan aile hekimiyle her türlü noktada aşılamayı gerek aile hekimliğinde gerek evde, köyde, mezrada yapabilir durumdayız. Geçtiğimiz sene 4 milyon 232 bin aşı uygulandı. Bazı noktalarda bilimsellikten uzak açıklamalarla bazen karşılaşıyoruz. Bunlara aşı kararsızlığı diyoruz. Çünkü aşıyı reddetmeniz gibi bir şeyin bilimle yan yana gelme şansı olmaz. Bugün kızamık regüle edilmiş. Avrupa kızamıktan kavrulurken, bulaşıcı hastalıklarla ilgili problemler olurken, bizim bunu başarmamızın tek nedeni; aşılama programımız. Aşıyı birebir takip etmemiz gerekiyor. Bununla beraber topuk kanı, yenidoğan taramalarımız. Kalıtsal hastalıkları birebir takip ederiz. İstanbul’da da özel bir uygulamamız var. Herhangi bir risk olduğunda çocuk endokrin doktoruyla ilgili randevu almanıza gerek kalmıyor. İstanbul Valiliğimizin projesiyle beraber de yapay zekaya dönüştürülmüş bir sistematik var" dedi. "İstanbul’da 18 hastane yatırımı devam etmekte" İstanbul’un sağlık alt yapısına yönelik bilgiler veren Doç. Dr. Güner, "2002 yılından itibaren sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde başlayan bir Sağlıkta Dönüşüm Projesi var. Yapılarımızı ana noktada depremde dayanması, hatta sağlık hizmetine devam edeceği şekilde planlamaya çalışıyoruz. 2025 yılında 52 tane sadece aile sağlığı merkezi, 2 hastanemizi açtık. Yakın zamanda Esenyurt Hastanemizi açacağız. 18 tane hastane yatırımı devam etmekte. Türkiye’nin en büyük hastanesi şu an Sancaktepe’de şehir hastanesi olarak yapılıyor. İstanbul’un batı yakasında Çam ve Sakura Şehir Hastanesi vardı, doğu yakasında Sancaktepe Şehir Hastanesi’ni yapıyoruz. Onunla beraber Beykoz Devlet Hastanesi. E-5 hattı dediğimiz güney hattımızda yenilenmeyi takip eden hastaneler var. Yeni yaptığımız hastanelerden Silivri, Büyükçekmece, Beylikdüzü, Avcılar’da yeni bir hastane yapıyoruz. Bakırköy’deki hem Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi hem Mazhar Osman Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi beraber bin 600 yataklı olarak yerinde yeniden yapılacak, şu anda projesi çiziliyor. Okmeydanı ve Göztepe’nin 2’nci safhaları, aynı blokların ikizleri yapılacak. Süreyyapaşa’da büyük bir sağlık kompleksi yapılacak. Fatih Sultan Mehmet Devlet Hastanemiz yerinde, Kozyatağı’nda bin 453 yataklı yapıyoruz. Şu anda çalışmaları başladı, temel kazıları devam ediyor. Numune ve Siyami Ersek Hastanelerimiz; yerinde Abdülhamid Han Hastanesi ile birleşerek yaklaşık bin yataklı çok güzel bir eğitim ve araştırma hastanesi olacak. Sağlıklı kalmayı, yaşamayı insanlara teşvik etmemiz lazım" dedi. "İstanbul’un her ilçesi illerle eşleştirilmiş durumda" Beklenen büyük İstanbul depremine karşı sağlık sistemi ve çalışanlara yönelik çalışmalar gerçekleştirdiklerini aktaran Doç. Dr. Güner, izolatörlü hastanelerle sağlık hizmetinin aksamadan devam edeceğine dikkat çekti. İstanbul’un sağlık alt yapısının her geçen gün daha iyiye gittiğini belirten Güner, "Türkiye’nin bir sağlık planı var. İstanbul’un her ilçesi illerle eşleştirilmiş durumda. Deprem olduğu anda kimin nerede, hangi ameliyathanede, poliklinikte çalışacağı belli. Refleks sistematiğinde gelecekler. Belirlendiği hastanede Numune, Kartal Lütfi Kırdar gibi izolatörlü hastanemize gelip çalışacaklar. Deprem tatbikatları yapıyoruz" şeklinde konuştu. "Kızamıkla ilgili problemimiz yok, birebir takip ediyoruz" Son dönemde gündeme gelen kızamık hastalığına ilişkin konuşan Güner, "Aşılama oranlarımız yüzde 90’ların üzerinde. Pandemide hepimiz aşı nedir, nasıl kapsar, nasıl korur öğrendik. Şu an kızamık veya bulaşıcı hastalıklarla ilgili bir riskimiz yok, birebir takip ediyoruz. Bir filyasyon sistematiğinin olduğunu tüm dünyaya gösterdik. Kızamıklı bir çocuk varsa çocuk nereye gitmiş, nerede okumuş, sınıfında kaç kişi var, aşılamayla ilgili problemleri var mı, bire bir takip ediyoruz. Kızamık şüpheli vakalarımız bazen oluyor, bunların hepsi aşısız çocuklar. Avrupa‘nın sıkıntı yaşamasının nedeni ne; birinci basamak sağlık hizmetini oturtamadığı için aşılamayla ilgili problemleri var. Bu sistematik eğer devam ederse her 4-5 senede bir salgınla, vaka artışıyla Avrupa karşılaşacak. Biz eğer aşılamamızı yüksek tutmazsak, çocuklarımızı aşıya götürmezsek, sağda solda duyduğumuz haberlerle aşıyla ilgili kararsızlık yaşayacaksak bizim de Avrupalıdan bir farkımız yok. Kızamıkla ilgili problem yaşamamamızın nedeni; aşılama kuvvetimiz. Koruyucu sağlık hizmetleriyle ilgili Avrupa’nın büyük problemleri var. Dünya Sağlık Örgütü’nün birebir takip ettiği bir şey bu; kızamık eliminasyon programı, tüm dünyada takip ediliyor. Şu anda çocuk felci hastalığı yok, çiçek hastalığı hiç yok. Bunların başarısı aşılamayla ilgili. Aşılamayı yapmazsanız şu anda kızamık virüsü aktif bir virüs olduğundan dolayı eninde sonunda vaka, vakanın artışıyla karşılaşabiliriz ama şükür olsun aşılamamız yüksek. Şu anda kızamıkla ilgili problemimiz yok" dedi.
İstanbul Uyuşturucu sevkiyatı kamerada İstanbul Havalimanı’ndan ülkeye sokulmak istenen 47 kilogram kokain ele geçirildi. Aralarında yer hizmetleri personelinin de bulunduğu çok sayıda kişi gözaltına alınırken, uyuşturucu sevkiyatı ise kameraya yansıdı. İstanbul Havalimanı’nda yer hizmetleri personelinin de aralarında bulunduğu bir grubun yurtdışından gelen uyuşturucu kolilerini havalimanı içinde taşıdığı tespit edildi. İhbar üzerine harekete geçen ekipler, Havalimanı D Kapısından ülkeye sokulmak isteyen kolileri kontrol etti. 2 koli içinde toplam 47 kilo 34 gram kokain ele geçirilirken, yer hizmetleri personeli C.Ç. ile S.A gözaltına alındı. İfadeler doğrultusunda kolilerin alınması talimatını verdiği değerlendirilen operasyon kontrol merkezi memuru S.A. ile kargo vardiya müdürü M.G. hakkında da işlem başlatıldı. S.A. gözaltına alınırken, adresinde bulunamayan M.G. hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Uyuşturucuları teslim almaya geldiği belirlenen A.A ise ekipleri fark edince kaçtı. Firari durumda bulunan 1 şüpheli hakkında yakalama kararı çıkarılırken, firari şüphelinin babası S.A. ile eşi G.M.A. da gözaltına alındı. Havalimanı D Kapısında görevli gümrük muhafaza memurları A.E.T. ile İ.Y. de soruşturmaya dahil edildi. Gözaltına alınan 2 memur, işlemlerinin tamamlanmasının ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Şüphelilerin ifadesi alındıktan sonra dosya genişletildi ve Dilucu Gümrük Müdürlüğü’ne uzandı. Burada görev yapan gümrük muhafaza memuru S.K., Iğdır’da gözaltına alınarak İstanbul’a getirildi ve işlemlerin ardından tutuklandı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.