SAĞLIK - 21 Temmuz 2023 Cuma 10:09

Uzmanlardan "Doğumsal işitme kaybı" uyarısı

A
A
A
Uzmanlardan "Doğumsal işitme kaybı" uyarısı

Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Betül Değer Kulaksız, doğumsal işitme kaybının ihmal edilmemesi gereken bir sağlık sorunu olduğunu belirterek, "Doğumsal işitme kaybının erken dönemde tespiti ve hızlı bir şekilde işitme rehabilitasyonunun yapılması, konuşma ve dil gelişimi açısından çok önemlidir. Yeni doğan döneminde bebekte işitme kaybı tespit edilirse, işitme cihazı uygulaması ile işitme rehabilitasyonuna başlanmalıdır. Çünkü çocuk ne kadar erken ses ile tanışırsa, dil ve konuşma gelişiminde elde edilen başarı da o kadar yüksek olur” dedi.


İşitme kaybının dünyada milyonlarca insanı etkileyen yaygın bir sorun olduğunun altını çizen Medical Park Karadeniz Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Betül Değer Kulaksız, modern tıp teknolojisi ve önleme stratejileri sayesinde işitme kaybının tanı ve tedavisinin günümüzde daha etkili hale geldiğini söyledi. Op. Dr. Kulaksız, işitme kaybının nedenleri, tanı yöntemleri, tedavi seçenekleri ve koruyucu önlemler hakkında bilgilendirmede bulundu. İşitme kaybının birçok faktörden kaynaklanabileceğini vurgulayan Op. Dr. Kulaksız, genetik yatkınlık, yaşlanma, gürültü maruziyeti, enfeksiyonlar, ilaçlar ve travma gibi etkenlerin işitme kaybına yol açabileceğini belirtti. Çocukların yeni doğduğu andan itibaren seslere tepki verdiğini söyleyen Op. Dr. Kulaksız, çocuğun ana dil öğreniminde işitmenin çok önemli olduğuna dikkat çekerek, “Çünkü duymayan bir çocuk konuşma yetisini geliştiremez. Çocuklarda işitme kaybını kabaca ikiye ayırabiliriz. Birincisi doğuştan işitme kaybı, diğeri normal işitme ile doğan çocukta sonradan işitme kaybı gelişmesi durumudur” diye konuştu.



“Akraba evlilikleri neden olabilir”


Doğuştan meydana gelen işitme kaybına değinen Kulaksız, “Biz doğum sonrası görülen işitme kaybına doğumsal işitme kaybı (konjenital) diyoruz. Doğumsal işitme kaybına genetik nedenler, akraba evlilikleri, gebelik sırasında gelişen bazı enfeksiyonlar, iç kulak gelişim anomalileri ve bazı sendromlar neden olmaktadır. Doğumsal işitme kaybının erken dönemde tespiti ve hızlı bir şekilde işitme rehabilitasyonunun yapılması, konuşma ve dil gelişimi açısından çok önemlidir. Bu yüzden ülkemizde doğan tüm yeni doğan bebeklere rutin olarak işitme taraması yapılır. İşitme taramasında işitme kaybı şüphesi olan çocuklar uzman bir odyolog tarafından değerlendirilmelidir. İşitme kaybının tespit edilmesi durumunda işitme cihazı uygulaması ve aile bilgilendirmesi yaparak işitme rehabilitasyonuna başlanmalıdır. Çünkü çocuk ne kadar erken ses ile tanışırsa, dil ve konuşma gelişiminde elde edilen başarı da o kadar yüksek olmaktadır” ifadelerini kullandı.



“Enfeksiyonlar da işitme kaybına yol açabilir”


Normal işitme ile doğan çocuklarda viral enfeksiyonlar, menenjit, yüksek gürültüye maruz kalma, tekrarlayan orta kulak enfeksiyonları gibi nedenlerden dolayı sonradan da işitme kaybı gelişebileceğini işaret eden Op. Dr. Kulaksız, “Bu işitme kaybı türünün en sık nedeni, tekrarlayan solunum yolu enfeksiyonları, geniz eti büyüklüğü ve alerjik nedenlerdir. Bunlara bağlı olarak orta kulakta sıvı birikmesi ve bunun sonucunda da işitme kaybı görülebilir” dedi.



Tanı ve tedavi yöntemleri


İşitme kaybının doğru şekilde tanımlanması ve değerlendirilmesinin uygun tedavi sürecinin başlaması için son derece önemli olduğunun altını çizen Op. Dr. Kulaksız, “İşitme testleri, odyolojik incelemeler ve diğer tanı yöntemleri, işitme kaybının türünü, şiddetini ve altında yatan nedenleri belirlemek için kullanılır” şeklinde konuştu.


İşitme kaybının tedavi edilebilir veya yönetilebilir birçok nedeni olduğuna işaret eden Op. Dr. Kulaksız, işitme cihazları, koklear implantlar, cerrahi müdahaleler ve ilaç tedavisi gibi seçeneklerin işitme kaybının farklı türlerine yönelik etkili tedavi yöntemleri olduğunu dile getirdi.



“İşitme kaybı önlenebilir”


İşitme kaybının bazı nedenlerinin önlenebilir veya azaltılabilir nitelikte olduğunu aktaran Op. Dr. Kulaksız, “Bu yüzden koruyucu önlemler almak, işitme sağlığını korumak için son derece önemlidir. İşitme koruyucu cihazlar, sağlıklı işyeri politikaları, bilinçli gürültü yönetimi ve işitme sağlığını destekleyen yaşam tarzı seçimleri gibi stratejiler, işitme kaybını önlemede etkili olabilir” ifadelerini kullandı.


İşitme kaybının bireylerin yaşam kalitesini ve iş yaşamında başarılarını etkileyebilen önemli bir sorun olduğunu sözlerine ekleyen Op. Dr. Kulaksız, ancak doğru tanı, etkili tedavi seçenekleri ve koruyucu önlemlerle işitme kaybının etkilerinin azaltılabileceğini belirtti.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Site aidatlarıyla ilgili düzenleme tamam Fahiş site aidatlarına yönelik düzenlemeleri de içeren 14 farklı kanunda ve 1 kanun hükmünde kararnamede düzenleme içeren kanun teklifi TBMM’de kabul edilmesinin ardından Resmi Gazete’de yayımlandı. Yeni düzenleme ile fahiş site aidatlarına karşı site yönetiminin fiyat belirleme yetkisi kat maliki vatandaşlara aktarıldı. Düzenleme ilişkin sosyal medya hesabından paylaşım yapan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, "Vatandaşlarımızın ihtiyacı neyse o adımları atıyoruz. Site aidatlarına yönelik düzenlemelerimizden ilki Resmi Gazete’de yayımlandı. Site yönetiminin fiyat belirleme yetkisi vatandaşa aktarıldı. Yönetim planı değişikliği için 3’te 2 çoğunluk zorunluluğu getirildi. Böylelikle site yönetimlerinin başta aidat tutarı olmak üzere keyfi kararlar almasının önüne geçmeyi hedefliyoruz" dedi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaşan 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu değişikliği ile apartman ve sitelerde aidat belirleme süreçlerinde önemli düzenlemeler hayata geçirildi. Kanunun 35 ve 37’nci maddelerinde yapılan değişiklikle yöneticilerin aidat belirleme yetkisi sınırlandırıldı. Buna göre site ve apartman yöneticileri yeniden değerleme oranının üzerinde aidat artışı yapamayacak. Bu oranın üzerinde artış gerektiğinde yönetici, en geç 3 ay içinde Kat Malikleri Kurulu’nu toplantıya çağıracak ve artış kararı yalnızca kat maliklerinin onayıyla alınabilecek. Aidat artışında son söz kat maliklerinde Mevcut uygulamada yöneticiler, herhangi bir üst sınır olmaksızın yıllık işletme projesi hazırlayabiliyor; kat maliklerinin 7 gün içinde itiraz etmemesi halinde aidatlar kesinleşiyordu. Bu durum birçok vatandaşın yüksek aidatlarla karşı karşıya kalmasına ve icra takiplerine maruz kalmasına neden oluyordu. Yeni düzenlemeyle aidatların belirlenmesinde nihai yetki Kat Malikleri Kurulu’na verildi. Yönetici en fazla yeniden değerleme oranı kadar artış yapabilecek Yöneticiler; çalışan ücretleri, sigorta primleri, yakıt ile ortak alanların elektrik ve su giderleri gibi zorunlu harcamalar için bir önceki işletme projesi üzerinden en fazla yeniden değerleme oranı kadar artış içeren geçici işletme projesi hazırlayabilecek. Kat maliklerine ise apartman veya sitenin ihtiyaçları doğrultusunda aidat tutarını belirleme ve gerekli yapım ile harcama kalemleri için yeniden değerleme oranının üzerinde artış yapılmasına karar verme yetkisi tanındı. İkinci toplantıda çoğunluk sağlanması yeterli olacak Yeniden değerleme oranı üzerinde artış yapılmasına yönelik toplantılarda karar alabilmek için de ilk oturumda site sakinlerinin yüzde 50+1 çoğunluğu gerekecek. Bu katılım oranı sağlanmazsa ikinci toplantıda katılanların çoğunluğu ile belirlenecek tutar yeni aidat olarak kesinleşecek. Bu durumda son tutarı site yöneticileri değil kat malikleri kurulu üyeleri yani site sakinleri belirlemiş olacak. Bu sayede, site yönetimlerinin keyfi harcamaları ve şeffaflıktan uzak şekildeki harcama kalemi belirlemesinin önüne geçilerek site sakinlerinin mağduriyet yaşaması engellenecek. Bakan Kurum: "Site yönetimlerinin keyfi kararlar almasının önüne geçmeyi hedefliyoruz" Yeni düzenlemeye ilişkin sosyal medya hesabından paylaşım yapan Bakan Kurum, "Vatandaşlarımızın ihtiyacı neyse o adımları atıyoruz. Site aidatlarına yönelik düzenlemelerimizden ilki Resmi Gazete’de yayımlandı. Site yönetiminin fiyat belirleme yetkisi vatandaşa aktarıldı. Yönetim planı değişikliği için 3’te 2 çoğunluk zorunluluğu getirildi. Böylelikle site yönetimlerinin başta aidat tutarı olmak üzere keyfi kararlar almasının önüne geçmeyi hedefliyoruz. Hayırlı, uğurlu olsun" mesajını verdi. Yönetim planı değişikliği için 3’te 2 çoğunluk yeterli olacak Yine 634 Sayılı Kanun’un 70’inci maddesinde yapılan değişiklikle, toplu yapılarda yönetim planı değişikliği için gereken karar nisabı 5’te 4’ten, 3’te 2’ye düşürüldü. Bu sayede site yönetimlerinin toplanma ve karar alma süreçleri kolaylaştırılacak, yaşanan sıkıntı ve aksaklıklar önlenecek.
Denizli Cani eski koca 10 yıl gizlediği cinayeti böyle itiraf etti Denizli’nin Çivril ilçesinde 2016 yılında kaybolan ve 10 yıl sonra eski eşi tarafından öldürüldüğü itiraf edilen Ayşen Aycan cinayetinde, katil zanlısının savcıya cinayeti itiraf ettiği yer gösterme ve tatbikat görüntüleri ortaya çıktı. Denizli’nin Çivril ilçesinde 2016 yılında eşi Turgay Begdeda’dan boşandıktan bir hafta sonra aniden ortadan kaybolan ve 10 yıldır faili meçhul olarak aranan 21 yaşındaki Ayşen Aycan dosyasında yeni bir gelişme yaşandı. Çivril Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Denizli Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerince yeniden açılan dosyada çapraz sorguda cinayeti itiraf eden ve dün çıkarıldığı mahkemece tutuklanan eski eş Turgay Begdeda’nın, Kıralan ve Tokça mahalleleri arasındaki boş arazide gerçekleştirilen yer gösterme tatbikatına ait video kayıtları ortaya çıktı. Geniş güvenlik önlemleri altında gerçekleştirilen yer gösterme mülakatında katil zanlısı koca, soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Başsavcısı Abdullah Furkan Sünbül’ün sorularını soğukkanlılıkla yanıtlayarak 10 yıl sakladığı vahşeti tüm detaylarıyla anlattı. Ortaya çıkan görüntülerde Başsavcı Abdullah Furkan Sünbül’ün sorusu üzerine Turgay Begdeda, "Virajdan döndüm. O zaman burada insan boyunda toprak yığınları vardı. Adamın biri tarlasına gitmek için toprak yığınının arasını açmış. Yeni açıldığı belli olan yeri görünce durdum. Toprağın yeni kazıldığını görünce elimle eşelemeye başladım. Elimle ne kadar kazdığımı hatırlamıyorum. Ayşen’i oraya koydum, daha sonra toprakla üzerini örttüm" dedi. Başsavcı Sünbül’ün "Senden başka kimse var mıydı? Maktul Ayşen Aycan buraya geldiğinde cansız vaziyette miydi" sorusuna ise Turgay Begdeda, "Yalnızdım. Buraya geldiğimde Ayşen cansızdı. Herhangi bir yerinde kan görmedim" diye konuştu. Katil zanlısı Turgay Begdeda’nın yer gösterme videosunda işaret ettiği ve iş makineleriyle kazı çalışması yapılan alanda henüz Ayşen Aycan’a ait herhangi bir bulguya rastlanılmadı.
Bitlis Nemrut Kalderası’nda kar ve yıldızlar buluştu Bitlis’in Ahlat, Güroymak ve Tatvan ilçe sınırları içerisinde yer alan Nemrut Kalderası’nda gece saatlerinde yıldızlarla karlı zeminin bütünleşmesi güzel görüntülere sahne oldu. Türkiye’nin en büyük, dünyanın ikinci büyük krater gölüne ev sahipliği yapan Nemrut Kalderası, mayıs ayının son haftasında metrelerce kar ile hayretler içerisinde bırakıyor. Metrelerce yüksekliğe ulaşan kar duvarları arasından uzanan kaldera yolları, binlerce yıldızla birleşerek büyüleyici bir atmosfer oluşturuyor. Ayrıca kalderanın karlı zirvelerinin yıldızlarla bütünleşmesi mistik bir hava ortaya çıkarıyor. Bölgede doğa gözlemciliği ve astrofotoğraf çalışmaları yapan Dr. Cihan Önen, 10 günü aşkın süren çalışmalarıyla kalderanın zirveleri ile metrelerce yükseklikteki kar duvarlı yolları yıldızlarla birlikte görüntülemeyi başardı. Gündüz yapılan keşifler, gece gerçekleştirilen çekimler ve detaylı yıldız pozlamaları sonucunda etkileyici kareler ortaya çıktı. Konuyla ilgili açıklama yapan Önen, "Bahar ayları neredeyse bitmek üzere ancak yaklaşık 2 bin 500 rakımlı kalderada kış şartları hâlâ devam ediyor. Detaylı yıldız pozlamaları günler süren sabır, gündüz yapılan keşifler, gece çekimleri ve bilgisayar ortamında kullanılan çeşitli programlarla ortaya çıkıyor. Bu çalışmalar sabır gerektiriyor ancak ortaya çıkan görüntüler tüm çabaya değiyor. Metrelerce kar bizim için dezavantaj değil, doğal güzellikleri yansıtmak adına önemli bir fırsat oluşturuyor. Metrelerce yükseklikteki kar duvarları arasında yıldızlara bakmak, adeta binlerce yıldıza açılan bir yol haritası oluşturuyor. Kalderanın zirvelerinden yıldızların geçişi ile yeryüzünün büyüleyici görüntüsü bütünleşince harika detaylar ortaya çıkabiliyor. Ancak Tatvan ve Bitlis’te artan şehirleşme, günden güne kalderanın bu etkisini zayıflatmaktadır" dedi.