ÇEVRE - 09 Ağustos 2023 Çarşamba 09:26

Yalıncak karpuzu tehlike altında

A
A
A
Yalıncak karpuzu tehlike altında

Trabzon’da 13 yıl önce üretimine başlanan ve aroma bakımında oldukça yoğun ilgi gören Yalıncak Karpuzu zararlı böcek türleri ve üretim sahalarındaki küçülme nedeniyle tehlike altına girdi. Geçtiğimiz yıllarda 350 tona kadar çıkan Yalıncak Karpuzu’nun üretimi bu yıl yaklaşık 50 tona kadar düştü.


Trabzon’da 2010 yılında üretimine başlanılan ve ismini bulunduğu mahalle olan ’Yalıncak’tan alan Yalıncak Karpuzu tat ve aroma bakımında diğer bölgelerdeki karpuzlardan farklılığı ile yoğun ilgi görüyor. Tamamen doğal gübrelerle yetişen ancak son yıllarda mahalledeki yoğun yapılaşma nedeniyle üretimi her sene azalan Yalıncak karpuzu bu yıl ise zararlı böcek türleri nedeniyle tehlike altına girdi. İlk başladığı yıllarda 350 tona kadar üretimi yapılan Yalıncak karpuzunun bu yıl üretimi iklim şartlarının da etkisiyle 50 tona kadar geriledi. Üretim maliyetleri nedeniyle üreticilerin çok az sayıda ektiği Yalıncak karpuzunun kilosu ise 15 TL’den satılıyor.


Bu sene bahçesine 3. kez karpuz diktiğini ancak yine de verim alamadığını dile getiren İsmail Köksal Kotan, "2023 hasadımız başladı ama iyi başlamadı. İklim şartları ve maliyetler buna etken oldu. Bir bahçenin yapımının yaklaşık 70 bin TL civarında bir masrafı var. 70 bin TL’yi buraya harcayacak buradan ne alacak. Suyu, elektriği bu konularda biraz desteklenmek lazım. Zor gidiyor. Ben bu sene aynı yere 3. kez karpuz ektik. Olmadı. Bir komşumuzda ekti. Güzel oldu ama verim yok" dedi.



"Eski verim ve iklim şartları olmuyor"


Karpuz üretiminde eski verim ve iklim şartlarının olmadığını vurgulayan Kotan, "2010 yılında başladık. Olur olmaz mı diyerek bir macera gibi başladı. Ama ondan sonra önce yöre olarak sonra bölge olarka benimsendi. Güzel oldu. Yıllarca yaptık, yapmaya devam ediyoruz. Ama eski verim ve iklim şartları olmuyor. Mantar çeşitleri, Akdeniz sineği, kelebek, yeşil kurt bunlar yaptığımız ürünleri mahvediyor. Bir ilacın bile fiyatı 500 TL ile bin TL arasında değişiyor. Gübreler bin 500-2 bin TL arasında satılıyor. Maliyetler işi zorlaştırıyor" şeklinde konuştu.



"Son yılların en düşük üretimi bu yıl gerçekleşti"


Yalıncak karpuzunun kilosunun bu yıl 15 TL’den satıldığını belirten Kotan, "Yalıncak’ta karpuz üretimi geçtiğimiz yıllarda 350 tona çıkmıştı ama bu sene çok düşük. Son yılların en düşük üretimi bu yıl gerçekleşti. Bu sene belki de 20 tona kadar düşmüştür. Maksimum 50 ton olur. Zararlı böcekler ve ilkim şartlarına bunu en büyük etken. Bir an önce yetkililerimizin bize bir el atması lazım. Bilgili yetkililerin sahada vatandaşlara bilgi açlığını gidermesi lazım. Ayrıca devlet desteklerinin daha fa fazlalaştırılması gerekiyor. Bir karpuzu kestiğinizde rengi ile Yalıncak karpuzu olduğunu ayırt edebilirsiniz. Aroma, tadı, kokusu ve suyu ile bir fark. Yalıncak karpuzunu tüketen diğer karpuzları daha yemez. Şuanda üretim sahaları hep küçüldü. Bununen büyük sebeplerinden bir tanesi maliyetlerin fazla olması. İşçi bulamıyorsun. Yalıncak karpuzunun bu sene kilosu 15 TL olarak satılıyor" ifadelerini kullandı.



Yalıncak karpuzu tehlike altında

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Hatay’daki heyelanda evlatlarını kaybeden acılı anne, çocuklarını daha güvenli olduğu için kızının evine göndermiş Hatay’da aşırı yağışla birlikte yaşanan heyelanda 15 yaşındaki oğlu Abdulhanan Elmuhammed’i kaybeden ve 10 yaşındaki oğlu yoğun bakımda yaşam mücadelesi veren gözü yaşlı anne Güner Elmuhammed, olay gecesi evlatlarını yeni evli olan kızının evine gönderdiğini ifade ederek "Ölen oğlumu kepçeyle buldular, birinin de çamurun içinden ayakları sadece görünüyormuş" dedi. Meteorolojinin şiddetli yağış uyarısında bulunduğu Hatay’da dün akşam saatlerinden itibaren şiddetli yağış etkili oldu. Kentte caddeler göle dönerken, sel ve heyelan afeti yaşandı. Aşırı yağışların etkili olduğu Antakya ilçesi Hacı Ömer Alpagot Mahallesi’nde yaşanan heyelanda çöken evdeki 4 kişi yaralandı. Yaralı olarak hastaneye kaldırılan 15 yaşındaki Abdulhanan Elmuhammed yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Olayda Abdulhanan’ın 10 yaşındaki kardeşi Abdulcelil Çelik Elmuhammed de ağır yaralandı. Ağır yaralanan çocuğun yoğun bakımda tedavisinin sürdüğü öğrenildi. Olayda bir evladını kaybeden, bir evladı da yaşam mücadelesi veren gözü yaşlı anne Güner Elmuhammed, olay gecesi 2 evladını daha güvenli olduğunu düşündüğü yeni evli kızının evine gönderdiğini ve sonrasında olayın yaşandığını söyledi. Göz yaşları içerisinde evlatlarını bulunduğu anı anlatan anne, "Ölen oğlumu kepçeyle buldular, birinin de çamurun içinden ayakları sadece görünüyormuş" dedi. "Benim evli kızım, ‘Anne ev yıkıldı, kardeşlerimi bulamıyoruz çamurun içinde ve dağ üstümüze yıkıldı’ dedi" Evlatlarını daha güvenli olduğu düşüncesiyle yeni evli kızının yanına gönderdiğini anlatan anne Güner Elmuhammed, evlatlarının çamur içerisinden çıkarıldığını ifade ederek, "Olayın yaşandığı gece ben evimdeydim. Yağmur dolayısıyla, benim evim akıyor diye yeni evli olan kızıma kardeşlerini alıp kendi evine gitmesini söyledim. Benim bir genç kızım var, bir de en küçük oğlumla beraber evimde kaldı. Olay saat üçte olmuş. Bana dörde yakın telefon geldi, kayıtsız bir numaraydı İki kere aradı, açmadım. Israr etti, açtım. Benim evli kızım, ‘anne ev yıkıldı, kardeşlerimi bulamıyoruz çamurun içinde ve dağ üstümüze yıkıldı’ dedi. O andan kaçmamla gidip oğlanlarımı, çocuklarımı aramam bir oldu. Oğullarımı bulamadım, çamurun içinde de aradım. Dağda da aradım, bulamadım. Ölen oğlumu kepçeyle buldular. Birinin de çamurun içinden sadece ayakları görünüyormuş. Çıkarttılar, şimdi komada beyin kanaması geçiriyor" dedi. "Bir cenazem var, bir de yaşamla mücadele eden bir oğlum var" Yaşanan heyelanın haberini alır almaz bölgeye gittiğini ifade eden acılı anne, "O gece yağmur yağıyordu, sel ve fırtına vardı. Yani orada daha emin ellerde sandım ben çocuklarımı. Onlar gittikten sonra cenazesini yarın kaldıracağım. Oğlum geldi yağmurda, çamurda. Anne dedi, ben sana sürpriz yapacağım dedi. Üstünü değiştirdi, öptü beni. Dedim oğlum gel seni yatırayım buraya. Yok anne dedi ben gidip kardeşlerimi göreceğim. Onlarla takılacağım biraz. Tamam dedi, gitti. Şimşek sesinden, yani gürültü sesinden çıktım iki kere dışarı. Yağmur yağıyor, sel götürüyor ortalığı. Ben nereden bileyim evin aniden yıkılıp çocuklarımı, beş kişiyi sürükleyerek yola atlayacağını, bilmiyordum ki. Bilseydim ben kapıyı kilitlerdim. Göndermezdim bile. Şimdi bir oğlumu gömeceğim, birisi ise komada. Bir cenazem var, bir de yaşamla mücadele eden bir oğlum var. Allah kimseye bu acıyı yaşatmasın yarabbim" dedi.
Antalya Antalya’da dron destekli soygun filmleri aratmayacak bin 400 saatlik kamera incelemesi ile aydınlatıldı Yurt dışından Antalya’da gelerek bir işyerinden içerisinde 8 milyon 338 bin TL’lik nakit para bulunan çelik kasa ile işyerinde bulunan değerli eşyaları çalan yabancı uyruklu 4 kişi Antalya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerin tarafından bin 400 saatlik kamera incelemesi ile yakalandı. Şahısların dron ile işyeri çevresini, işyerine müşteri gibi gelerekte içerde keşif yaptıkları, soygunun ardından yakalanmamak için 13 kilometre yaya ve bisikletle uzaklaştıkları, ardından araçla kaçtıkları belirlendi. 15 Mayıs tarihinde Kepez ilçesi Altınova Sinan Mahallesi’nde bulunan bir deri ve deri ürünleri mağazasındaki çelik kasanın kimliği belirsiz kişi veya kişilerce içerisinde 8 Milyon 338 Bin TL nakit para bulunan çelik kasa ile iş yerinde bulunan değerli eşyalar çalındı. İhbar üzerine adrese giden Antalya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri olaya karışan şahısların yakalanması için çalışma başlattı. İşyerinde ve çevredeki çok sayıda güvenlik kameralarını incelemeye alan Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin dikkatini çeşitli zamanlarda işyerine gelen 4 şahıs çekti. 13 kilometre yaya ve bisikletle kaçmışlar Geçmişe dönük yapılan güvenlik kamerası incelemesinde şüpheli şahısların birkaç kez işyerine gelerek planlama ve keşif faaliyetinde bulunduğunu belirledi. Bin 400 saatlik güvenlik kamerasını inceleyen ekipler 4 şüphelinin olayın ardından yakalanmamak için 13 kilometre boyunca dağlık ve ormanlık alanlarda bulunan stabilize yollardan yaya olarak ve bisiklet kullanarak ilerledikleri tespit etti. Şüphe çekmemek için işyerinden kilometrelerce uzağa park ettikleri yabancı ülke plakalı bir araç ile İstanbul’a gittiklerini belirleyen Antalya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü ile yürütülen koordineli çalışmalarda sonucu şahısların kaçtığı yabancı plakalı aracı İstanbul Fatih’te olduğunu belirledi. Antalya Emniyet Müdürlüğü tarafından oluşturulan özel ekip ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü ile yürütülen ortak çalışma sonucu olayı gerçekleştirdikleri tespit edilen yabancı uyruklu şahıslar Fatih’te yakalandı. Araçta yapılan aramada iş yerinden çalınan ürünler çıktı İ. Z., F. T., F. C, ve I. H. isimli 4 yabancı şahsın olay sonrası kaçmak için kullandıkları araç içerisinde yapılan aramada işyerinden çalınan kürk ve deri çantaların bir kısmı ele geçirildi. Ayrıca yabancı uyruklu 4 şahsın Şile ilçesi Jandarma sorumluluk bölgesinde bulunan ve saklanmak için kullandıkları adreste yapılan aramalarda ise; hırsızlı olayındada kullanıldığı değerlendirilen 3 adet bisiklet, 1 adet drone, 2 adet telsiz, 1 adet şarjlı matkap ve bu matkaba ait 3 adet deforme olmuş uç, çelik kasadan çalındığı değerlendirilen paraların bir kısmı ve yine iş yerinden çalınan 2 adet deri çanta ile 2 adet deri cüzdan ele geçirildi. Antalya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube ekipleri tarafından Antalya’ya getirilen yabacı uyruklu İ. Z., F. T., F. C, ve I. H. emniyetteki ifade işlemlerinin ardından çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezavine gönderildi.