ÇEVRE - 30 Ekim 2019 Çarşamba 10:17

Tunceli’de 5 bin 330 dekar tarım arazisi sulandı

A
A
A
Tunceli’de 5 bin 330 dekar tarım arazisi sulandı

Tunceli’de bu yıl 5 bin 330 dekar tarım arazisinin sulandığını belirten DSİ Genel Müdürü Mevlüt Aydın,yapılan sulu tarım ile birlikte 2019 yılı birim fiyatları ile ülke ekonomisine 2 milyon 132 bin TL’lik katkı sağlandığını söyledi.

Tunceli’de bu yıl 5 bin 330 dekar tarım arazisinin sulandığını belirten DSİ Genel Müdürü Mevlüt Aydın,yapılan sulu tarım ile birlikte 2019 yılı birim fiyatları ile ülke ekonomisine 2 milyon 132 bin TL’lik katkı sağlandığını söyledi.


Tarım ve Orman Bakanlığı Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü tarafından yapılan yatırımlarla modern sulama sistemlerinin yaygınlaştırılmasına, tarımda su tasarrufunun sağlanması ve çiftçinin kazançlarını doğrudan, dolaylı yollarla artırarak ülke ekonomisine katkı sunduğu aktarıldı.Ülke genelinde suyun dörtte üçünün sulamada kullanılmaması nedeniyle sulama tesislerini inşa ederken en modern ve tasarrufu en yüksek yağmurlama ve damlama sistemlerinin tercih edildiği kaydedildi.


Öteyandan kapalı sistem basınçlı borulu sulamaya geçilmesi ile iletim kayıplarının minimum seviyeye indirildiği, tarla içi sulama sitemleri ile önemli ölçüde su tasarrufu sağlanarak çiftlik randımanı maksimum seviyeye yükseltildiği belirtilirken, bu sayede yağmurlama sulamalarda yüzde 35, damla sulamalarda ise yüzde 65 oranında su tasarrufu sağlandığı ifade eddildi.


Kurum olarak son yıllarda modern sulama projelerini geliştirerek uygulamaya koyduklarını dile getiren DSİ Genel Müdürü Mevlüt Aydın;"Modern sulama ile tarımda sağlanan verim artışları,üretim deseninin çeşitlenmesi, çiftçi gelirlerinde doğrudan ve dolaylı artışa neden oluyor. Bu durum bir yandan kırsal kalkınmanın hedeflerinden olan yoksulluğun azaltılması amacına hizmet ediyor bir taraftan da yaşam standardını yükselttiği için göçü önlüyor"dedi.


Bu kapsamda Tunceli’de 15 Mayıs 2019 tarihinde başlayan sulama sezonun 1 Ekim 2019 tarihinde tamamlandığını belirten Genel Müdür Aydın," 2019 yılı sulama sezonunda Tunceli ilimiz ve ilçelerimizde toplam 5 bin 330 dekar tarım arazisi sulanmıştır. Tunceli il ve ilçelerimizde 2019 yılında toplam 5 bin 330 dekar arazide yapılan sulu tarım ile birlikte 2019 yılı birim fiyatları ile ülkemiz ekonomisine 2 milyon 132 bin TL katkı sağlandı. Kurum olarak ülke tarımı ve ülke insanı için özveri ile çalışmaya devam ediyoruz. Tarım arazilerinin suya kavuşmasını, kapalı sistem sulamanın yaygınlaşmasını ve sulamada su tasarrufu sağlanmasını önemsiyoruz. Çalışmalarımızı da bu yönde kararlılıkla sürdürüyoruz"diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Van Yaralı halde bulunan yaban keçisi tedavi altına alındı Hakkari’de duyarlı vatandaşlar tarafından yaralı halde bulunan dağ keçisi Van’da tedavi altına alındı. Hakkari merkeze Kent merkezine 30 kilometre mesafede bulunan Kırıkdağ Gümüşlü köyü sakinleri ceviz ağaçlarını sulamak için gittikleri ormanlık alanda arka sol ayağı kırık olan dağ keçisini fark ettiler. Nesli tükenmekte olduğu için koruma altında bulunan dağ keçisini yakalayan köy gençleri bir iple keçiyi bağlayıp yetkililere haber verdi. Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Hakkari İl Şube Müdürlüğü ekipleri, vatandaşlardan aldıkları keçiye yapılan ilk müdahalenin ardından Van YYÜ Yaban Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürlüğüne gönderildi. Merkezlerinde yılın her ayında farklı türlerde yaban hayvanlarını misafir ettiklerini ifade eden Van YYÜ Yaban Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürü Prof. Dr. Lokman Aslan, “Son olarak DKMP Hakkari İl Şube Müdürlüğü’ne vatandaşlar tarafından yaralı bir dağ keçisinin olduğu ihbarı verildi. Ekipler, ihbar üzerine bölgeye giderek hayvanı alarak ilk müdahalelerini orada yapıp merkezimize gönderdiler. Burada yaptığımız muayenede ayağında kırık oluşmuş. Yalnız kırığın çok eskiden oluştuğu, yaralı olmasında dolayı beslenememeye bağlı olarak bitap düştüğünden dolayı hayvan zayıflamış. Biz gerekli tedavisini bakımını yaptık. DKMP Hakkari İl Şube Müdürlüğü’ndeki veteriner arkadaşlarımız bölgede ilk müdahalesini yapmıştı. Bizde burada gerekli tedavilerini yapıyoruz. Kırık iyileşinceye kadar burada misafir edeceğiz. Kırık iyileşmesi uzun süren bir tedavi şeklidir. İlk müdahaleden sonra söyleyeceğimiz şey hayata tutunacak. Bizde hastamızın refahı için ne gerekiyorsa yapacağız. Daha önce de merkezimizde yavru dağ keçilerini büyütüp doğaya saldık. Bunu için yerimiz, tecrübemiz ve hastanemiz buna müsait” dedi.
İstanbul Gençlere farkındalık bilincini aşılamayı hedefleyen akademinin ilk konuğu Aslıhan Koruyan Sabancı oldu Topluma örnek olan başarılı bireyleri gençlerle buluşturarak farkındalık oluşturmayı hedefleyen “Fark Yaratanlar Akademisi”nin ilk etkinliğinde ödüllü yazar ve iş insanı Aslıhan Koruyan Sabancı, öğrencilerle bir araya gelerek deneyimlerini paylaştı ve tavsiyelerde bulundu. Aslıhan Koruyan Sabancı başarıya giden yolda en önemli faktörün hata yapıldığında pes etmemek olduğunun altını çizdi. İstanbul Aydın Üniversitesi’nin öncülüğünde kurulan akademi, topluma örnek olan başarılı bireyleri gençlerle buluşturarak farkındalık oluşturmayı hedefliyor. Akademinin düzenlediği ilk etkinlikte ödüllü yazar ve iş insanı Aslıhan Koruyan Sabancı, öğrencilerle bir araya gelerek deneyimlerini paylaştı ve tavsiyelerde bulundu. Etkinlik, İstanbul Aydın Üniversitesi Florya Kampüsü’nde gerçekleşti. “Topluma yeni bir bakış açısı ya da bakış aşısı verebilmek” Farkındalık bilincinin gençler vasıtasıyla topluma aktarma hedeflerinin olduğunu söyleyen Akademi Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Murat Adil Salepçioğlu, “Özellikle gelecek kuşaklara bu farkındalık oluşturma bilincinin aşılanması gerekiyor. Üniversitelerde başlaması gerektiğini düşündüğümüz bu farkındalık yaklaşımını, bazı etkinliklerle gençler vasıtasıyla yaymak yani toplum geneline bunu iletebilmek için çaba sarf edeceğiz. Bu ilk etkinliğimiz ve bugün de Aslıhan Koruyan Sabancı Hanımefendiyi ağırlıyor olacağız. Bundan sonraki etkinliklerimiz bu tür yenilikçilik ve farkındalık oluşturan liderlerle ve bu konu özelinde gelecek kuşaklara bu farkındalık zihniyetini yarınki aydınlık kuşaklara iletecek şekilde devam ettirmek istiyoruz. Buradaki temel mesele yenilikçilik zihniyetine ya da topluma yeni bir bakış açısı ya da bakış aşısı verebilmek. Dolayısıyla sektörel liderler evet ama burada en önemli olay fark oluşturma bilincini taşıyan önderleri, liderleri iş insanlarını öğrencilerle bir araya getirmek en ana harekatımız olacak” dedi. “Hem anne hem de iş insanı olarak tavsiyelerde bulunacağım, başarı aileden başlar” Aslıhan Koruyan Sabancı ise etkinlik öncesi verdiği röportajda gençlerle paylaşacak olduğu deneyimlere ve tavsiyelere değindi. Başarıya ulaşmak isteyenlere kendi görüşlerini aktaran Sabancı şöyle konuştu: “Biri üniversite çağında biri de ortaokulda iki çocuğum var. Bu yüzden hem anne olarak hem de iş insanı olarak tavsiyelerde bulunacağım. İlk başarı aileden başlar. Aileden öğrendiklerimiz, oradan aldığımız değerler, bizim yapıtaşlarımız. Daha sonra okulda karşılaştığımız değerli öğretmenlerimiz, sevgili arkadaşlarımızla da harmanlanıp büyüyoruz. Okul ortamı onların büyümeleri, hata yapmaları, kendilerini geliştirmeleri, soru sormak, meraklarını gidermek ve yollarını çizebilmeleri için çok önemli kuruluşlar. Alabildiklerini alsınlar, hayat yolculuğunda eğitim hiçbir zaman bitmiyor. Hobiler edinsinler çünkü hobiler de gelişimlerine katkı sağlayan çok güzel araçlardır. Bu yolculukta çok fazla destekçi var, özellikle böyle güzel kurumlarda ve akademik ortamlarda. Çünkü buralar doğru bilgilere ulaşılan kaynaklar. Her zaman doğru bilgiye doğru kaynaktan ulaşmalarını yanlış kaynaklarla vakit kaybetmemelerini, arada ‘ne yapsam’ diye durduklarında içsesimize, etik değerlerimize ve üst benliğimize güvenmeliyiz. Her zaman çok çalışmak, motivasyonumuz düştüğü zaman hobilerimizle ya da başka bir şekilde kendimizdeki o iç gücü bularak tekrar başlamamız gerekiyor” şeklinde konuştu. “Pes etmemeli, eleştirilere pozitif bakmalıyız” Özellikle hata yapıldığında pes edilmemesi gerektiğinin altını çizen Sabancı sözlerini söyle sonlandırdı: “Hata yaptığınızda pes etmemeliyiz, bir daha bir daha denemeliyiz. Bebeklikte bile aslında biz buna alışıyoruz. Çünkü yürümek istediğimizde kaç kere düştüğümüzü hatırlayabiliriz. Okul ortamlarında da sınavda aynı tecrübeyi yaşıyoruz. Nerede hata yapmışız diye görüp düzeltmemiz için fırsatları değerlendirmeliyiz. Aslında her eleştiri kendimizi düzeltmemiz gereken fırsatlardır. Eleştirileri şahsi ve kişisel olarak almayıp ‘demek ki bu şekilde düzeltmemiz gerekiyor’ diye pozitif bakmalıyız ve bu yolda kendimizi geliştirmeliyiz.”
Eskişehir Fizyomer’den çocuklar için kutlama Eskişehir Fizyomer Terapia Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Tıp Merkezi, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla kutlama düzenleyerek, tedavi gören çocuk hastaların sosyalleşmesini sağladı. Tıp Merkezi, vatandaşların tedavi süreçlerinde sosyalleşmesini sağlamaya devam ediyor. Bu çerçevede çeşitli etkinliklerle misafirlerini ağırlayan Fizyomer Tıp Merkezinde tedavi görmüş ve görmekte olan çocuklar için 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlaması düzenledi. Kutlamada, çocukların bir araya gelerek sosyalleşmesi ve birbirlerine destek olması sağlanırken, palyaço gösterisi, çeşitli hediyeler ve oyunlarla çocukların yüzleri güldürüldü. Düzenlenen etkinlikte çocuklar için tedavi sürecinin yanı sıra eğlenceli aktiviteler de yapmak istediklerini dile getiren Eskişehir Fizyomer Terapia Estetica Denta Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Tıp Merkezi Başhemşiresi Selma Taneri, “23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı geçtiğimiz salı günüydü, ona istinaden böyle bir etkinlik yaparak rehabilitasyon tedavisi alan çocuklarımızı etkinliğe davet etmek istedik. Çocuklarımız burada rehabilitasyon tedavisi alıyorlar. Aslında hep tedavi değil, biraz eğlence olsun istedik, maksadımız buydu ve maksadımıza ulaştık. Çok da güzel eğlendiler. Eski hastalarımızı da davet ettik. Tedavisi bitip, sağlıklı giden çocuklarımız da bugün bu etkinlikte varlardı. Güzel bir etkinlik oldu, şu anda 15’e yakın çocuğumuz var. Neler yaptık? Mesela palyaço ablamız vardı, müzikler eşliğinde oyunlar oynadık. Vücut yapılarında tedavileri süren çocuklarımız da birebir kendi anneleriyle beraber etkinliğimize katıldı ve onlarla beraber eğlendiler. Palyaço ablalarıyla oyunlar oynadılar. Sonrasında yaş pastamızı kestik ve birazdan da hediyelerini dağıtacağız” dedi. “Buradaki çocukları hep bir arada görmek hem anne için hem de çocuk için çok iyi oldu” Fizyomer tarafından düzenlenen kutlamaya tıp merkezinde tedavi gören oğluyla katılan anne Özlem Kara, etkinliğin sosyalleşme açısından çok güzel sonuçları ortaya çıkardığını söyledi. Fizyomer’e duyduğu memnuniyeti dile getiren Kara, “Oğlumun tedavisine 8 aylıkken başladık, yani yaklaşık 3 yıl oldu. Tedavi görüyoruz ve inşallah yürüyeceğiz, onun için geliyoruz. Fizyomer’deki hocalarımızdan, tedavilerinden çok memnunuz. Burası çok güzel. Bu etkinlik çocuklar için çok iyi oldu bence. Yani buradaki çocukları hep bir arada görmek hem anne için hem de çocuk için çok iyi oldu. Fizyomer’e gelen engelli çocuklarımızı ve annelerini görmek hem benim için hem çocuk için iyi oldu. Biz oturduğumuz yerden çok katılamasak da en azından çocuğumun bir el hareketi ve burada bir elinde bayrağın olması bile bence çocuk için çok güzel oldu” şeklinde konuştu. “Her şey çok güzeldi” Yürüme engeli olan yeğeni Elif Bilgin’i Fizyomer’deki tedavi sürecinde yalnız bırakmayan teyze Tuğba Özcan, böylesine örnek bir kutlamayla çocuklara destek olunmasına çok sevindiğini söyledi. Fizyomer sayesinde yeğeninin yürümeye başladığını belirten Özcan, “Yeğenim burada yaklaşık 6 ay boyunca çok güzel fizik tedavisi gördü. Eskiden adım bile atamıyordu ,ayakta bile duramayan Elif, ayakta durmaya ve adımlamaya başladı. Şu an rahatlıkla 16 adım atıyoruz. Bu etkinlik için hocalarımıza, öğretmenlerimize ve emeği geçen herkese çok teşekkür ederiz. Her şey çok güzeldi. Benim kız kardeşim sırf Fizyomer için İstanbul’dan buraya taşındı. Gerçekten çok güzel bir eğitim merkezi. Herkese tavsiye ederim” ifadelerini kullandı. “3 yıl önce burada kalmadığım için üzülüyorum” Kızı Elif’in kaydettiği ilerlemeden ve Fizyomer’deki tedavi sürecinden çok memnun olduğunu söyleyen anne Meryem Özcan ise şöyle konuştu; “Açıkcası ben buraya 3 yıl önce gelmiştim ama 3 yıl önce burada kalmadığım için çok üzülüyorum gerçekten. Onu söylemek istiyorum. Dediğim gibi İstanbul’dan buraya taşındım. Haftanın 3 günü geliyoruz ve çok güzel devam ediyor. Havuza giriyoruz ve istediğim her şey Fizyomer tarafından burada temin ediliyor. Onun için çok teşekkür ederim. Görüşmek istediğimiz hocalarımızla randevu alma şansım çok kolay oluyor. Buranın servisini çok beğendim. Hiçbir sıkıntı yaşamıyorum. Herkese çok teşekkür ederim. Bugün de çok Güzel geçti ve çok güzel eğlendik.”