YEREL HABERLER - 23 Mart 2012 Cuma 14:09

TUNCELİ`DE YENİLENEBİLİR GÜNEŞ ENERJİSİ PROJESİ BAŞLATILDI

A
A
A
TUNCELİ`DE YENİLENEBİLİR GÜNEŞ ENERJİSİ PROJESİ BAŞLATILDI

Tunceli`de Munzur Çayı üzerine yapılacak hidroelektrik barajlarına alternatif olarak Yenilenebilir Güneş Enerjisi Projesi başlatıldı.
2009 yılında kurulan Fırat Kalkınma Ajansı ve Tunceli Üniversitesi tarafından ortaklaşa İl Özel İdaresi tarafından yürütülecek olan "Tunceli`nin Solar Enerji Potansiyelinin Fizibilite Çalışması" projesi başlatıldı. Proje kapsamında İl Özel İdaresi Misafirhanesi`nde örnek bir model teşkil etmesi için 20 metrekarelik solar tesis kurulacak ve elektrik üretimine başlayacak. Yapılacak örnek üretimle ilde bu enerjinin kullanımı teşvik edilerek, Munzur Çayı üzerinde yapılan ve yapılması planlanan baraj ve
HESlere alternatif ve yenilenebilir solar enerji kullanımı sağlanacak. Munzur üzerine kurulması planlanan barajlar ve HES projeleriyle Türkiye`de üretilen elektrik enerjisinin sadece yüzde biri oranında olan elektrik üretimi yerine güneş ve günışığı açısından zengin olan Tunceli`de solar enerji üretim ve kullanımı için gerekli destek sağlanacak.
İlde yıllık güneş enerjisi miktarının tespiti için solar enerji konusunda menşei Avrupa`da olan ve profesyonel anlamda hizmet veren firmalar ile temas sağlanarak, firma uzmanları tarafından gerekli çalışmalar başlatıldı. Projede yapılacak tüm araştırma ve çalışmalar firma tarafından tescillenerek, Tunceli Üniversitesi tarafından literatüre alınacak.
Proje kapsamında yapılan çalışmaları tanıtmak üzere İl Özel İdaresi Konferans Salonu`nda yapılan toplantıya ise Tunceli Valisi Mustafa Taşkesen, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Hüseyin Şahin, İl Emniyet Müdürü Hayati Yılmaz, Belediye Başkan Yardımcısı İbrahim Kasun, Tunceli Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Öğretim Görevlisi Yrd. Doç. Dr. Zeki Omaç, kurum amirleri ve iş adamları katıldı. Proje hakkında bir açıklama yapan proje sorumlusu Aslıhan Kılıç, güneş ışığından
üretilen solar enerjinin çevreye zararlı gazlar vermeyen ve ucuz bir enerji kaynağı olduğu için kullanımının gün geçtikçe yaygınlaştığını belirterek, "İlimizin yıllık güneşlenme miktarı oldukça yüksek bir seviyede. Tunceli Üniversitesi ve İl Özel İdaresi işbirliği ile hayata geçirilen proje, solar enerji alanında ilde yapılması düşünülen yatırımları teşvik etmesi bakımından büyük önem taşıyor" dedi.
Güneş enerjisi üretimi konusunda teknik bilgiler veren Yrd. Doç. Dr. Zeki Omaç ise, "Yapılacak harcamaların sabit panellerde yılda metrekarede 1770 (kWh) üretim ile 7, eksenli sistemlerde yılda metrekarede 1810 (kWh) üretim ile 9 yılda kendilerini amorti edecekler" diye konuştu.
Vali Taşkesen de, devletin hidroelektrik enerjisine daha çok yatırım yapmasının nedenini güneş enerjisine oranla maliyetinin daha düşük olması olarak açıklarken, derelerin ve ırmakların doğal haliyle kalması için vatandaşlara güneş enerjisine yatırım yapmaları çağrısında bulundu.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum BBP Genel Başkanı Destici, Erzurum kongresinde konuştu: Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, Türkiye’nin hiçbir emperyal ajandanın veya haksız bir işgal stratejisinin "cephe ülkesi" olmayacağını ifade ederek, "Türkiye, ne yapılmak istendiğinin bilincinde, tecrübeli, basiretli ve güçlü bir Cumhurbaşkanına ve yönetime sahiptir" dedi. İbrahim Erkal Kültür Merkezi’nde düzenlenen BBP 13. İl kongresinde konuşan BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, yaklaşık bir aydır devam eden ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ve bölgede yaşanan süreci değerlendirdi. İçinden geçtiğimiz sürecin bölgemizde güç dengelerinin yeniden şekillendiği, stratejik denklemlerin yeniden yazıldığı bir süreç olduğunu anlatan BBP Genel Başkan Mustafa Destici, "Sadece askeri değil; dezenformasyon, algı yönetimi, psikolojik harp unsurları ve dijital/siber alanı kapsayan çok boyutlu bir enformasyon mücadelesinin yürütüldüğü kritik bir eşiktir. Bu toz duman içerisinde "son günler" Türkiye Cumhuriyeti’nin duruşu, bazı kesimlerce speküle edilmeye çalışılsa da, esasen devletimiz tek bir pusulaya odaklıdır: o da Tam bağımsız Türkiye Cumhuriyeti ve sarsılmaz milli egemenliktir" dedi. Son dönemde bölgemizdeki krizin uzaması ihtimaline binaen dile getirilen "geniş koalisyon" tartışmaları, kamuoyumuzda bazı soruları beraberinde getirdiğini ifade eden BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, "Şunun altını net bir şekilde çizmek gerekir: Türkiye, hiçbir emperyal ajandanın veya haksız bir işgal stratejisinin "cephe ülkesi" olmamalıdır ve olmayacaktır. Bu çerçevede, Türkiye’nin herhangi bir askeri veya siyasi angajmana dahil olması ancak uluslararası hukukun meşruiyet zemini, doğrudan milli güvenlik tehdidi ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin iradesiyle, Cumhurbaşkanımız ve hükümetin kararıyla mümkün olabilir" diye konuştu. "Birilerinin bölgedeki vekalet savaşları üzerinden kurguladığı koalisyon senaryoları, Türkiye’nin milli çıkarları ve bölgesel barış vizyonuyla uyuşmadığı sürece bizim için sadece birer dış gözlemdir" diyen Genel Başkanı Destici konuşmasını şöyle sürdürdü; "İsrail’in saldırgan tutumu karşısında Türkiye ve Türk Milleti olarak sergilediğimiz ilkeli duruş, sadece söylemde değil, bölgedeki dengeleri koruma gayretimizde de vücut bulmaktadır. Ne ABD-İsrail saldırılarının yanında taraf olmalıyız ne de İran karşıtı blok diye oluşturulmaya çalışılan yapı içinde aktif bir şekilde yer almalıyız. Tarafsızlığımızı korumalı ve tarafsızlık sıfatımız algısına zarar verecek hamlelerden ve siyaset dilinden uzak durmalıyız. Bizim için asıl olan, komşularımızın istikrarsızlaştırılması üzerinden ülkemize yönelebilecek tehditlerin önüne geçmektir. Bilhassa saldırgan ABD ve İsrail kaynaklı hem de resmi ve gayri resmi ağızlardan gelen "Sıradaki hedef Türkiye" tehditlerinin farkındayız ve daha da mühimi devlet aklımız, şüphesiz ve tereddütsüz her türlü senaryoya karşı en üst düzeyde teyakkuz halindedir. Bu kapsamda sınır ötesi risk projeksiyonları, göç dalgaları, terör örgütlerinin yeniden yapılandırılması ve enerji arz güvenliği gibi başlıklar devletimiz tarafından bütüncül bir güvenlik perspektifiyle ele alınmaktadır. Kamuoyunda son günlerde artış gösteren; ülkemizde yeni askeri kapasite artırımları veya yabancı güçlere ait yeni üs inşaatları gibi spekülasyonlara dair de bir çift sözümüz bulunmaktadır. Türkiye, NATO üyesi bir devlet olmanın getirdiği sorumlulukları, kendi egemenlik haklarının önüne hiçbir zaman geçirmemiştir, geçirmeyecektir. Topraklarımızdaki her askeri varlık, sadece ve sadece Türkiye Cumhuriyeti’nin kontrolünde ve milli güvenlik doktrinimize hizmet ettiği sürece mevcudiyetini sürdürebilir. Milli üniter yapımıza ve egemenlik haklarımıza aykırı hiçbir planın parçası olmamız katiyen söz konusu değildir." Gelinen aşamada ne NATO’dan, ne Ankara’dan, ne de uluslararası güvenilir kaynaklardan "Türkiye topraklarına 40 bin NATO askeri konuşlandırılacak" iddialarını doğrulayan resmi bir bilgi bulunmadığını belirten Destici; "Her şey genellikle sosyal medya da yoğunluk gösteren iddialardan ibaret. Ateş olmayan yerden duman çıkmaz diyenler olabilir. Devletimiz, güvenlik politikalarının doğası son günlerde bilhassa sosyal medyada artan spekülasyon ve iddialar karşısında bazen sessiz kalmayı tercih edebilir. Ancak biliyoruz ki, bilgi çağında oluşan her boşluk, psikolojik harp unsurları tarafından gerçek dışı iddialarla doldurulmaya müsaittir. Binaenaleyh Buradan ilan ediyoruz: Sivil ve askeri makamlarımız, halkımızın tatmin olacağı, şeffaf ve berrak bir bilgilendirme sürecini kararlılıkla devreye sokmalıdır. Kamuoyu indinde dezenformasyona ve spekülasyonlara yol açan iddialara karşı anlaşılır ve şeffaf bir şekilde "resmi" açıklamalar yapılmalıdır. Bu günlerde panik atmosferine yer yoktur; çünkü Türkiye, ne yapılmak istendiğinin bilincinde, tecrübeli, basiretli ve güçlü bir Cumhurbaşkanına ve yönetime sahiptir. Sonuç olarak; bu saatten sonra Türkiye’nin ihtiyacı olan şey panik değil, sağduyulu bir "berrak akıl"dır. Bizler, ne batı merkezli bir dayatmanın figüranı, ne de bölgesel kaos planlarının sessiz izleyicisiyiz. Devlet Kendi stratejik ortaklıklarını yönetebilir. Lakin yönetirken, bağımsızlığımızdan ve milli onurumuzdan asla ödün vermeyecek anlayışta olduğumuzu tüm dünyaya bir kez daha hatırlatıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti, tarihî tecrübesi, kurumsal kapasitesi ve Türk milletinin iradesiyle bu tür küresel kırılma anlarından güçlenerek çıkma potansiyeline sahiptir. İnşallah bu sıkıntılı günlerde de üstümüze başımıza emperyalistlerin ve Türkiye’ye hasım olanların atacağı çamur ve pisliklere mani olup yüzümüzün akıyla ülkemizi ve milletimizi rengini şehitlerimizin kanından alan, ay yıldızlı al bayrağımız altında tek ve birlik içinde ayakta tutacağız. Diri olacağız. Birlik içinde olacağız. Büyük birlik olacağız" şeklinde konuştu. Genel kurul sonunda BBP İl kongresinde mevcut başkan Ahmet Eşref Yılmaz yeniden il başkanlığına seçildi. Kongreye AK Parti İl Başkanı Av. İbrahim Küçükoğlu, Yakutiye Belediye Başkanı Mahmut Uçar, AK Parti Palandöken ve Aziziye ilçe başkanları, STK temsilcileri ile çok sayıda partili katıldı.