GÜNDEM - 13 Aralık 2025 Cumartesi 10:47

8 erkek adayı geride bırakan kadın muhtar: Hem hayvancılık yapıyor hem mahallesini yönetiyor

A
A
A
8 erkek adayı geride bırakan kadın muhtar: Hem hayvancılık yapıyor hem mahallesini yönetiyor

Tunceli’nin Hozat ilçesinde 8 erkek rakibini geride bırakarak seçimi kazanan ve muhtar olan 58 yaşındaki Yazgülü Almaz, hem hayvancılıkla uğraşıyor hem de mahallesine hizmet ediyor.


Hozat ilçesi Fikripaşa Mahallesi’nde 9 adayın yarıştığı muhtarlık seçiminde, tek kadın aday olarak katılan 58 yaşındaki Yazgülü Almaz, 8 erkek rakibini geride bırakarak muhtar seçildi. 40 yıldır ilçede yaşayan ve geçimini hayvancılıkla sağlayan Almaz, hem üretime devam ediyor hem de mahallesinin sorunlarına çözüm üretmek için çalışıyor. Ailesinin ve mahalle sakinlerinin desteğiyle muhtarlığa adım atan Almaz, kadınların yöneticilikte daha fazla yer alması gerektiğini vurguluyor.



"Seçime 8’i erkek 9 aday girdi, ben kazandım"


Adaylık sürecinden ve 8 erkek adaya karşı kazanmanın gururunu yaşadığından bahseden Muhtar Yazgülü Almaz kadınların kendi ayakları üzerinde durması gerektiğini vurguladı. Muhtar Almaz, "Buraya 17 yaşında gelin geldim. 40 yıldır Hozat’ta yaşıyorum. Hayvancılık yapıyorum, bu dönem de muhtarlık yapıyorum. Muhtar olmayı daha önce düşünmüştüm. Eşime de söylemiştim ama geçen dönem kabul etmedi. Bu dönem de eşim bana ‘muhtar olmak ister misin’ dedi. Ben de çok istediğimi söyledim. Daha sonra bana yardımcı oldu. Ben seçimden 3 ay önce komşularımı gezmeye başladım. Beni tanımayan komşularım oluyordu, onlara da ‘Yusuf’un eşi dediler. Çalışmalara erken başladığımı söyleyenlere kendimi tanıttığımı ve desteklerini beklediğimi söyledim. Kadın aday gördükleri için çok mutlu oldular. Seçime 8’i erkek 9 aday girdi, ben kazandım" dedi.



"Bir kadının çocukları için ayaklarının üzerinde durması gurur verici bir şeydir"


Almaz, "Erkekler kazanamadı, ‘Bir kadına karşı nasıl kaybettik’ diye çok üzülmüşlerdi. Ben çok gururlandım. İsterim ki bütün kadınlar da olsunlar. İl meclisi, belediye başkanı olsunlar. Ben ilkokul mezunuyum, lise mezunu olan kadınlar var hepsini desteklerim. Keşke onlar da olsa, kendi ayaklarının üzerinde dursa. Güzel bir duygu, bir kadının çocukları için ayaklarının üzerinde durması gurur verici bir şeydir. Kadınlar farklıdır, kadınlar birbirlerini desteklesinler. Kadın kadının dostudur, birbirimize destek olursak her şeyi başarırız" şeklinde konuştu.



8 erkek adayı geride bırakan kadın muhtar: Hem hayvancılık yapıyor hem mahallesini yönetiyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas Sivas’ta Mukaddes Emanetler Sergisi’nde uzun kuyruklar oluştu Sivas’ta Peygamber Efendimiz ve Ehl-i Beyt’e ait birçok kıymetli emanetin yer aldığı "Mukaddes Emanetler Sergisi" ziyarete açıldı. Sergiyi gezen vatandaşlar, duygu dolu anlar yaşadı. Peygamber Efendimize ait Lihye-i Saadet (Sakal-ı Şerif ve Saç-ı Şerif), Hücre-i Saadet’te bulunan kabir örtüsü ve kabir toprağı, hurma lifinden yapılmış yatağı, Kadem-i Şerif (ayak izi), Gubar-ı Şerif (kabir toprağı) ve Kisve-i Saadet gibi pek çok kıymetli emanetin yer aldığı sergi, Muhsin Yazıcıoğlu Kültür Merkezi’nde açıldı. İl protokolü tarafından açılışı yapılan sergiyi birçok vatandaş ziyaret etti. Uzun kuyrukların oluştuğu sergide duygu dolu anlar yaşandı. Kutsal emanetleri yakından görme fırsatı bulan vatandaşlar, o anları cep telefonu ile de görüntüledi. "Kendimi Medine’de gibi hissediyorum" Sivas’ın Koyulhisar ilçesinden geldiğini ifade eden Celal Taş, "Sivas’a 15 günlüğüne gelmiştim. Böyle bir serginin açıldığını duydum. İnanın şu anda çok duygulandım. Kendimi Medine’de gibi hissediyorum. Orada da birçok emaneti gördüm ama burada da çok duygulandım. Bu sistemi kuranlardan Allah bin kere razı olsun. Sakal-ı Şerif’i her yıl ziyaret ediyorum ama bu kadar yakından hiç görmemiştim. Herkes mutlaka burayı görsün" dedi. Sergide Hz. Fatıma’ya ait Hücre-i Saadet anahtarı, Hz. Ali’nin Sarık-ı Şerif’i, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’e nispet edilen Sakal-ı Şerifler de yer alıyor.
Konya Ramazan’da sürücülere sabır ve dikkat uyarısı Ramazan ayında özellikle trafik yoğunluğunda iftara yetişme telaşında olan ve sahur sonrası yola çıkan sürücülere uyarılarda bulunan uzmanlar, sabırlı, dikkatli ve trafik kurallarına uyarak hareket edilmesi gerektiğini belirtti. Ramazan ayında iftara yetişme telaşında ve sahur sonrasında trafik yoğun şekilde devam ediyor. Dalgınlığın artması trafik kazalarını beraberinde getirirken, uzmanlar bu dönemlerde sürücülere ‘dikkat ve sabır’ konusunda uyarılarda bulundu. İleri Sürüş Uzmanı Ramazan Ceylan, Ramazan ayında trafikte daha dikkatli ve anlayışlı olunması gerektiğini belirterek, "Sürücülerimize tavsiyemiz; öncelikli sabırlı olmaya davet ediyoruz. Bunun yanı sıra tabii açlık ve susuzluktan dolayı da kan şekerinde düşme meydana gelebilir. Yorgun ve uykusuz araç kullanmasınlar. Alışma sürecimiz oluyor, dolayısıyla trafikte birbirimize karşı kesinlikle saygı göstermemiz ve sabırlı olmamız lazım. Bayrama da Ramazan’dan sonra inşallah kazasız ve belasız olarak ulaşmayı Rabbim bize nasip etsin. Sürücülerimizin kurallara uyarak kendi dışındaki yol kullanıcılarını tehlikeye atmamaları, cep telefonu kullanmamaları, trafik işaretlerine uymaları gerektiğini hatırlatıyoruz" dedi. "Kazaya davetiye çıkaracak sabırsız davranışlarda bulunmamamız gerekir" İftara yetişme telaşının kazalara davetiye çıkarabileceğini ifade eden Ceylan, "İftara yetişme telaşı oluyor. Herkes aynı anda hareket etmek durumunda kalabiliyor. Bu tür durumlarda sakin olmamız gerekiyor. Bir kazaya davetiye çıkaracak sabırsız davranışlarda bulunmamamız gerekir. Birbirimize karşı anlayış göstereceğiz, sabırlı olacağız, gerginlik oluşturmayacağız. Ramazan ayını inşallah bu şekilde kazasız ve belasız bir şekilde geçirmeyi Rabbim nasip etsin" şeklinde konuştu. "Sürücülerin uykularını almış şekilde yola çıkmalarını tavsiye ediyoruz" Ceylan, özellikle sahur sonrası yola çıkacak sürücülere de uyarılarda bulunarak, "Hemen sahur yapalım da yola çıkalım düşüncesinde olan sürücülerimiz olabilir. Kesinlikle dinlenmeden yola çıkmasınlar. Sahurunu yapar, sahurdan sonra bir miktar dinlenip sonra yola çıkarlarsa daha iyi olur. Çünkü neticede uykusuz ve yorgun ve dalgın araç kullanmak kazaya davetiye çıkarır. Kendiniz dışında yol kullanıcısını tehlikeye atar. Bunun için de yorgun, uykusuz değil, uykularını almış bir şekilde yola çıkmalarını tavsiye ediyoruz" diye konuştu.