GÜNDEM - 15 Aralık 2025 Pazartesi 10:45

Hozat’ta 16 kadın, yapay çiçeklerle Türk Bayrağı üretiyor

A
A
A
Hozat’ta 16 kadın, yapay çiçeklerle Türk Bayrağı üretiyor

Tunceli’nin Hozat ilçesinde Halk Eğitim Merkezi bünyesinde açılan bayrak kursuna katılan 16 kadın, yapay çiçeklerden hazırladıkları Türk Bayraklarıyla hem üretime katılıyor, hem de aile bütçelerine destek oluyor.


Tunceli’nin Hozat ilçesinde Halk Eğitim Merkezi bünyesinde açılan bayrak kursu, ev hanımlarını üretimle buluşturuyor. Hozat Kaymakamlığı’nın desteğiyle hayata geçirilen "Hozat Bayrak" projesi kapsamında açılan kursta, yaklaşık 16 kadın yapay çiçekler kullanarak Türk Bayrağı üretiyor. Kadınlar, bir yandan birlikte keyifli vakit geçirip sosyalleşirken, diğer yandan el emeğiyle hazırladıkları ürünlerle ev ekonomisine katkı sağlıyor. Kursta üretilen bayraklar kurumlar tarafından satın alınırken, proje kısa sürede ilgi görmeye ve tanınmaya başladı.


"Kendi emeğinin karşılığını alıyor"


Usta Öğretici Nurcan Karaman, "Daha önce ev hanımıydım. Halk eğitim kurslarına başvurdum, gerekli belgeleri alarak usta öğretici oldum. Hozat Kaymakamı Yasin Gürkan’ın desteğiyle Halk Eğitim Merkezi bünyesinde ‘Hozat Bayrak’ projesini hayata geçirdik ve bu bayrak kursunu açtık. Kadınların burada en azından ev harçlıkları çıkıyor. Kendi ihtiyaçlarını karşılamaya yardımcı oluyor. Bir kadının çalışması daha farklı, eşinden isteyemez ama burada kendi kazanması daha uygun oluyor. Kendi emeğinin karşılığını alıyor. Bu proje kaymakamımızın desteğiyle Halk Eğitim bünyesinde başladı. Yaklaşık 2 ay oldu. Ürünlerimiz yeni yeni tanınmaya başladı. Yaptığımız bayrakları kurumlar alıyor, kaymakamımız alıyor" diye konuştu.


"Türkiye’ye açılacağız"


Kursa katılma sürecinden ve bu kursun kendilerine olan katkısından bahseden öğrenci Zeynep Kılıçaslan, "Komşum Nurcan Kahraman aradı, Halk Eğitim’de bayrak kursu açılacağını söyledi. ‘gelip görelim’ dedik, beğendik ve katıldık. 2 aydır devam ediyoruz. Ev hanımıyız zaten yapacak bir aktivitemiz yok. Şimdi de destekle Türkiye’ye açılacağız inşallah. 16 kişiyiz, daha da ilerleyecek, daha çok olacak. Üretime devam" dedi.


"Zamanımız da iyi geçiyor"


Kursiyer Hatun Özger ise, "Evde fazla bir işim yoktu. Komşularım da buraya geliyordu. Nereye gittiklerini sordum. ‘Çiçekle bayraklar yapılıyor’ dediler. Ben de gideyim dedim, ben neden evde boş oturayım. Hocamızla konuştuk. Geldim baktım, ortam çok güzel, arkadaşlar da güzel. Gelip gidiyoruz, işimizi de yapıyoruz. Bayrağı da yapıyoruz. Güzel oluyor bizim için. Zamanımız da iyi geçiyor" şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas Sivas’ta Mukaddes Emanetler Sergisi’nde uzun kuyruklar oluştu Sivas’ta Peygamber Efendimiz ve Ehl-i Beyt’e ait birçok kıymetli emanetin yer aldığı "Mukaddes Emanetler Sergisi" ziyarete açıldı. Sergiyi gezen vatandaşlar, duygu dolu anlar yaşadı. Peygamber Efendimize ait Lihye-i Saadet (Sakal-ı Şerif ve Saç-ı Şerif), Hücre-i Saadet’te bulunan kabir örtüsü ve kabir toprağı, hurma lifinden yapılmış yatağı, Kadem-i Şerif (ayak izi), Gubar-ı Şerif (kabir toprağı) ve Kisve-i Saadet gibi pek çok kıymetli emanetin yer aldığı sergi, Muhsin Yazıcıoğlu Kültür Merkezi’nde açıldı. İl protokolü tarafından açılışı yapılan sergiyi birçok vatandaş ziyaret etti. Uzun kuyrukların oluştuğu sergide duygu dolu anlar yaşandı. Kutsal emanetleri yakından görme fırsatı bulan vatandaşlar, o anları cep telefonu ile de görüntüledi. "Kendimi Medine’de gibi hissediyorum" Sivas’ın Koyulhisar ilçesinden geldiğini ifade eden Celal Taş, "Sivas’a 15 günlüğüne gelmiştim. Böyle bir serginin açıldığını duydum. İnanın şu anda çok duygulandım. Kendimi Medine’de gibi hissediyorum. Orada da birçok emaneti gördüm ama burada da çok duygulandım. Bu sistemi kuranlardan Allah bin kere razı olsun. Sakal-ı Şerif’i her yıl ziyaret ediyorum ama bu kadar yakından hiç görmemiştim. Herkes mutlaka burayı görsün" dedi. Sergide Hz. Fatıma’ya ait Hücre-i Saadet anahtarı, Hz. Ali’nin Sarık-ı Şerif’i, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’e nispet edilen Sakal-ı Şerifler de yer alıyor.
Konya Ramazan’da sürücülere sabır ve dikkat uyarısı Ramazan ayında özellikle trafik yoğunluğunda iftara yetişme telaşında olan ve sahur sonrası yola çıkan sürücülere uyarılarda bulunan uzmanlar, sabırlı, dikkatli ve trafik kurallarına uyarak hareket edilmesi gerektiğini belirtti. Ramazan ayında iftara yetişme telaşında ve sahur sonrasında trafik yoğun şekilde devam ediyor. Dalgınlığın artması trafik kazalarını beraberinde getirirken, uzmanlar bu dönemlerde sürücülere ‘dikkat ve sabır’ konusunda uyarılarda bulundu. İleri Sürüş Uzmanı Ramazan Ceylan, Ramazan ayında trafikte daha dikkatli ve anlayışlı olunması gerektiğini belirterek, "Sürücülerimize tavsiyemiz; öncelikli sabırlı olmaya davet ediyoruz. Bunun yanı sıra tabii açlık ve susuzluktan dolayı da kan şekerinde düşme meydana gelebilir. Yorgun ve uykusuz araç kullanmasınlar. Alışma sürecimiz oluyor, dolayısıyla trafikte birbirimize karşı kesinlikle saygı göstermemiz ve sabırlı olmamız lazım. Bayrama da Ramazan’dan sonra inşallah kazasız ve belasız olarak ulaşmayı Rabbim bize nasip etsin. Sürücülerimizin kurallara uyarak kendi dışındaki yol kullanıcılarını tehlikeye atmamaları, cep telefonu kullanmamaları, trafik işaretlerine uymaları gerektiğini hatırlatıyoruz" dedi. "Kazaya davetiye çıkaracak sabırsız davranışlarda bulunmamamız gerekir" İftara yetişme telaşının kazalara davetiye çıkarabileceğini ifade eden Ceylan, "İftara yetişme telaşı oluyor. Herkes aynı anda hareket etmek durumunda kalabiliyor. Bu tür durumlarda sakin olmamız gerekiyor. Bir kazaya davetiye çıkaracak sabırsız davranışlarda bulunmamamız gerekir. Birbirimize karşı anlayış göstereceğiz, sabırlı olacağız, gerginlik oluşturmayacağız. Ramazan ayını inşallah bu şekilde kazasız ve belasız bir şekilde geçirmeyi Rabbim nasip etsin" şeklinde konuştu. "Sürücülerin uykularını almış şekilde yola çıkmalarını tavsiye ediyoruz" Ceylan, özellikle sahur sonrası yola çıkacak sürücülere de uyarılarda bulunarak, "Hemen sahur yapalım da yola çıkalım düşüncesinde olan sürücülerimiz olabilir. Kesinlikle dinlenmeden yola çıkmasınlar. Sahurunu yapar, sahurdan sonra bir miktar dinlenip sonra yola çıkarlarsa daha iyi olur. Çünkü neticede uykusuz ve yorgun ve dalgın araç kullanmak kazaya davetiye çıkarır. Kendiniz dışında yol kullanıcısını tehlikeye atar. Bunun için de yorgun, uykusuz değil, uykularını almış bir şekilde yola çıkmalarını tavsiye ediyoruz" diye konuştu.