SAĞLIK - 07 Ekim 2025 Salı 09:17

Nöroloji Uzmanı Dr. Şahin: "Serebral palsi ilerleyici bir hastalık değildir"

A
A
A
Nöroloji Uzmanı Dr. Şahin: "Serebral palsi ilerleyici bir hastalık değildir"

Tunceli Devlet Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Eylül Şahin, serebral palsinin yalnızca tıbbi değil, aynı zamanda sosyal ve psikolojik yönleriyle de ele alınması gerektiğini belirterek erken tanı ve çok yönlü tedavinin önemine dikkat çekti. Hastalığın ilerleyici olmadığını vurgulayan Dr. Şahin, "Serebral palsi ilerleyici bir hastalık değildir, yani beyin hasarı zaman içinde artmaz. Fakat kas ve eklem sisteminde ortaya çıkabilecek ikincil etkiler nedeniyle düzenli takip ve destek tedavileri büyük önem taşır" şeklinde konuştu.



Beyin gelişiminin erken dönemlerinde ortaya çıkan serebral palsi, çocukların hareket, kas kontrolü ve duruş becerilerini etkileyen kalıcı bir nörolojik durum olarak biliniyor. Uzmanlara göre, serebral palsi ilerleyici bir hastalık değil ancak erken dönemde fark edilip düzenli takip edilmediğinde kas ve eklem sisteminde ikincil sorunlara yol açabiliyor. Tunceli Devlet Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Eylül Şahin, erken tanının tedavi sürecinde büyük avantaj sağladığını belirterek aileleri dikkatli olmaya çağırdı.



"Serebral palsi ilerleyici bir hastalık değildir"



Tunceli Devlet Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Eylül Şahin, "Serebral palsi, beyin gelişiminin erken dönemlerinde ortaya çıkan, kalıcı fakat ilerleyici olmayan bir hareket, kas tonusu ve duruş bozukluğu durumudur. Tek bir hastalık değil, doğum öncesi, doğum sırası veya doğumdan sonraki erken dönemde beynin gelişimini etkileyen çeşitli nedenlerin yol açtığı bir klinik tablodur. Bu nedenle her bireyde bulguların ve etkilenim düzeyinin farklı olması doğaldır. Genellikle beynin hareketi ve kas kontrolünü sağlayan bölgelerinde meydana gelen hasar sonucunda ortaya çıkar. Bu hasar, gebelik sürecinde, doğum sırasındaki zorluklar veya doğum sonrası erken dönemde geçirilen enfeksiyonlar, oksijen yetersizliği ya da travmalar gibi nedenlerle oluşabilir. Ancak bazı durumlarda kesin neden tespit edilemeyebilir. Serebral palsi ilerleyici bir hastalık değildir; yani beyin hasarı zaman içinde artmaz. Fakat kas ve eklem sisteminde ortaya çıkabilecek ikincil etkiler nedeniyle düzenli takip ve destek tedavileri büyük önem taşır. Belirtiler genellikle yaşamın ilk yıllarında fark edilir. Çocuğun motor gelişiminde gecikme, baş kontrolünü sağlayamama, oturma veya yürümede güçlük, kaslarda aşırı sertlik ya da gevşeklik gibi bulgular durumun erken göstergeleri olabilir. Tanı, nörolojik değerlendirmeler ve gerekli görüntüleme yöntemleriyle konur. Erken tanı, tedavi sürecinin planlanmasında büyük avantaj sağlar" dedi.



"Erken tanı ve tedaviye erişim, serebral palsili bireylerin yaşam kalitesini belirleyen en temel unsurlardan biridir"



Erken tanının ve sosyal desteğin yaşam kalitesini artırdığını belirten Dr. Şahin açıklamasının devamında, "Tedavi süreci bireye özel olarak planlanmalı ve çok disiplinli bir yaklaşımla yürütülmelidir. Nöroloji uzmanları, fizik tedavi ve rehabilitasyon ekipleri, ortopedi hekimleri, konuşma terapistleri, ergoterapistler ve psikologlar bu sürecin ayrılmaz parçalarıdır. Tedavinin temel amacı, bireyin bağımsızlığını artırmak, hareket kabiliyetini geliştirmek ve yaşam kalitesini yükseltmektir. Erken dönemde başlanan rehabilitasyon uygulamaları, kas kontrolünü ve koordinasyonu geliştirmede, spastisiteyi azaltmada ve günlük yaşam becerilerini artırmada son derece etkilidir. Ayrıca ailelerin sürece aktif olarak katılması, hem tedavi başarısını hem de çocuğun sosyal uyumunu olumlu yönde etkiler. Serebral palsi yalnızca tıbbi bir durum değil; aynı zamanda psikolojik, sosyal ve eğitimsel yönleriyle de desteklenmesi gereken bir tablodur. Bu nedenle ailelerin bilgilendirilmesi, doğru yönlendirilmesi ve toplumun bu konuda farkındalık kazanması büyük önem taşır. Serebral palsi yaşam boyu süren bir durum olmakla birlikte, doğru tıbbi değerlendirme, sürekli rehabilitasyon desteği ve uygun sosyal çevre şartları sayesinde bireylerin aktif, üretken ve bağımsız bir yaşam sürmesi mümkündür. Toplumun bilinçlenmesi ve erken tanıya verilen önem, hem çocukların hem de ailelerin yaşamında fark oluşturmaktadır. Bebeklik ve çocukluk döneminde olağan dışı hareket, duruş veya gelişim geriliği fark eden ailelerin, zaman kaybetmeden bir nöroloji uzmanına başvurmaları büyük önem taşır. Erken tanı ve tedaviye erişim, serebral palsili bireylerin yaşam kalitesini belirleyen en temel unsurlardan biridir" ifadelerini kullandı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Bakan Murat Kurum’dan yeniden inşa için Türkiye’den küresel seferberlik mesajı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, "İki yıl gibi kısa bir sürede 455 bin konut vatandaşlarımıza teslim edildi. Burada elde edilen bilgi, beceri ve tecrübeyi tüm dünyaya aktaracağız. Bununla da yetinmedik; Türkiye’de 500 bin sosyal konut projesini başlattık. Bu projeyle de edindiğimiz deneyimi küresel ölçekte paylaşma kararlılığındayız" dedi. Antalya Diplomasi Forumu 2026 kapsamında düzenlenen sohbet paneline katılan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, yaptığı konuşmada COP31 sürecinin uygulama ve icra odaklı bir yaklaşım olduğunu vurgulayarak, Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadele, afet yönetimi ve yeniden inşa konularındaki tecrübelerini uluslararası alana taşıdığını ifade etti. 6 Şubat depremleri sonrası yürütülen konut seferberliği, Sıfır Atık Projesi ve çevre yatırımlarına da değinen Kurum, artan küresel krizler karşısında ülkelerin kendi kendine yetebilir olması gerektiğini belirterek, Türkiye’nin savunma, enerji ve gıda alanlarında güçlü ve bağımsız bir ülke olma hedefini vurguladı. "Yeni kararlardan ziyade eylemin, icraatın ön planda olduğu bir süreç olacak" Bakan Kurum, "Bugüne kadar birçok farklı kadar karar alındı. Ama insanlık, tam da bu krizlerin ortasında artık bizden yeni karardan ziyade uygulama bekliyor, aksiyon bekliyor, netice bekliyor. Biz de COP31’i aslında geleceğin COP’u olarak nitelendiriyoruz, değerlendiriyoruz. Ve bugüne kadar alınmış kararları uygulamaya geçiren, hayata geçiren, bu kötü gidişata dur diyen bir COP olarak görüyoruz. Antalya’nın da bir hikayesi var. Burası tarihin en büyük yangınlarından birini yaşadı. Manavgat’ta o zaman birçok köyümüzde insanların hatıraları, evleri, maalesef tarlaları ve ağaçları yandı, yok oldu. Hızlı bir şekilde müdahale ettik. Bu zararları telafi etmek için insanlarımızın evlerini, iş yerlerini, ahırlarını yaptık ama o hatıralar geri gelmiyor. Yani o elli yıllık bir zeytin ağacını düşünün; belki orada tüm ailenin çocukları büyüdü. Orada hikayeleri var. O hikayeler de maalesef yok oluyor. Bugün iklim değişikliğinin etkilerini herkes hissediyor. Her dünya halkı maalesef olumsuz etkileniyor. Biz de bu noktada artık bu iklim değişikliğini durduracak aksiyon boyutuna geçmeliyiz. Yani yeni kararlardan ziyade eylemin, icraatın ön planda olduğu bir süreç olmalı. Türkiye’de de inşallah tüm dünyaya öncülük edeceğiz" dedi. "İki yıl gibi kısa bir sürede 455 bin konut vatandaşlarımıza teslim ettik" "6 Şubat’ta asrın felaketi dediğimiz bir deprem yaşadık. Gerçekten 7,8 büyüklüğünde, 11 ilimizi etkileyen 108 bin kilometrekarelik alanda, 14 milyon insanımızın yaşadığı o felaketi gördük" diyen Bakan Kurum, "Türkiye, iki yıl içinde dünyada eşi benzeri görülmemiş bir seferberlikle, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde 11 ilde 3 bin 481 şantiyede, saatte 23 bin 550 konut üretir hale geldi. Üretilen konutların tamamı depreme dirençli olarak inşa edildi. Aynı zamanda yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanıldığı, ısı yalıtımlı, kendi atığını dönüştürebilen yapılar olarak hayata geçirildi. İki yıl gibi kısa bir sürede 455 bin konut vatandaşlarımıza teslim edildi. Burada elde edilen bilgi, beceri ve tecrübeyi tüm dünyaya aktaracağız. Bununla da yetinmedik; Türkiye’de 500 bin sosyal konut projesini başlattık. Bu projeyle de edindiğimiz deneyimi küresel ölçekte paylaşma kararlılığındayız" şeklinde konuştu. Yeniden inşa için Türkiye’den küresel seferberlik mesajı Filistin’de, Suriye’de, İran’da, Ukrayna’da ve Rusya’da yaşanan savaşların ardından yeniden inşa süreçlerinin gündeme geldiğini belirten Kurum, "Türkiye olarak biz de böyle bir yeniden seferberlik sürecine hazır olduğumuzu, sahip olduğumuz bilgi ve tecrübeyi paylaşmaya hazır olduğumuzu ifade ediyoruz. Dolayısıyla aslında afetler nedeniyle tüm bu adımları atıyoruz. Türkiye’nin bu tür afetlerden daha az etkilenmesi adına çalışmalarımızı sürdürüyor, ilgili muhatap ülkelerle iş birliği içinde bu süreci yürütüyoruz" dedi. "Biz hiçbir zaman sözde çevreci olmadık her zaman icraatla, eylemle ve somut adımlarla bu hassasiyetimizi ortaya koyduk" "2017 yılında başladık ve saygıdeğer Hanımefendi Emine Erdoğan’ın himayelerinde yürüttüğümüz, bugün ise dalga dalga büyüyerek tüm dünyada çevre ve farkındalık alanında bir marka haline gelen Sıfır Atık Projesi’ni büyütüyoruz" diyen Bakan Kurum, "Her sektörle, her bakanlıkla birlikte çalışıyoruz. Sıfır Atık Bankamız var ve bu yapı, tüm sektörleri kapsayan adımlar atılmasına katkı sağlıyor. Bakanlığımız da aynı şekilde her sektörü içine alan çalışmalar yürütüyor. Çünkü kaynaklar sonsuz değil. Ağacımız, havamız, suyumuz sınırlı. Hatta su, önümüzdeki süreçte çok daha kıymetli hale gelecek. Bu nedenle suyumuzu da korumamız gerekiyor. Burada asıl yapılması gereken, sıfır atık bilincini ve anlayışını toplumun tamamına yerleştirmektir. Peki buradaki başarının nedeni nedir? Bence samimiyet. Biz bu sürece samimiyetle yaklaştık ve tüm sektörleri kapsayan adımlar attık. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve saygıdeğer eşi bu projeye sahip çıktılar. Aslında çevreye sahip çıktılar. Biz hiçbir zaman sözde çevreci olmadık her zaman icraatla, eylemle ve somut adımlarla bu hassasiyetimizi ortaya koyduk" ifadelerini kullandı. Çevre projelerinde kararlılık ve samimiyet vurgusu Millet bahçeleriyle ülke genelinde 1 milyona ulaşan bir yeşil alan inşa ettiklerini dile getiren Kurum, "Bu projeleri kısa sürede hayata geçirdik ve her geçen gün artırıyoruz. Şimdi de kıyılarımızla ilgili "Mavi" projelerimizi yürütüyoruz. Bu kapsamda mapa-şamandıra projelerini hayata geçirdik ve yaklaşık 800 noktada uygulama gerçekleştirdik. Bu sayede kıyılarımızı koruyacak önemli adımlar atıyoruz. Ayrıca depozito iade sistemine geçiyoruz. Bu yıl inşallah 81 ilimizin tamamında atıkların ekonomiye kazandırıldığı sistemi çok daha güçlü bir şekilde hayata geçireceğiz. Tüm bunlar aslında samimiyetle ve iyi niyetle yürütülen projelerdir. Kadınlarımız da her zaman olduğu gibi bu süreçte yanımızda yer alıyor, projeye destek veriyor. Biz de bu destekle daha çok çalışmaya devam ediyoruz" diye konuştu. "Dünyadaki bu savaşlar bitmeyecek, Önümüzdeki süreçte su ve gıda güvenliğiyle ilgili ciddi problemler de yaşanacak" Dünyadaki bu savaşların bitmeyeceğini dile getiren Kurum, "Bugün de var, yarın da olacak, sonraki süreçlerde de devam edecek. Elbette isteriz ki hiç olmasın. Ancak anlık krizlerle dünya karşı karşıya kalabiliyor. Fotoğrafın bütününe baktığımızda, bu gerçeği göz ardı etmemek gerekiyor. Ya bu kötü gidişata dur diyeceğiz ya da bu kötü gidişat ile birlikte biz de yok olacağız. Yaşadığımız afetler de bize açıkça gösteriyor ki, sistemdeki sorunları çözmek zorundayız. Savaşların sonucunda ülkelerde anlık krizler ve sıkıntılar yaşanıyor. Nitekim son döneme baktığımızda bu tür krizlerin giderek arttığını görüyoruz. Önümüzdeki süreçte su ve gıda güvenliğiyle ilgili ciddi problemler de yaşanacak. Bu nedenle her ülkenin kendi kendine yetebilir olması gerektiğini düşünüyoruz" dedi. "Her alanda kendi kendine yeten güçlü bir Türkiye hedefliyoruz" "Türkiye olarak biz de bu doğrultuda adımlar atıyoruz" diyen bakan Kurum, "Türkiye kendi kendisine yeter. Her alanda kendi kendine yetebilen savunma sanayisinde üretim ve ihracat gerçekleştiren, istihdam oluşturan ve geleceğe umutla bakan bir Türkiye inşa etmek istiyoruz. Bu yöndeki mücadele yaklaşık 24 yıldır sürüyor. Enerji bağımsızlığını sağlamış, gıda alanında kendi kendine yeten ve hatta ihracat yapan, savunma sanayisinde dünyada söz sahibi olmuş bir ülke olmayı hedefliyoruz. Üretimde ise teknoloji hayati bir öneme sahip. Çünkü teknoloji olmadan ilerleme sağlamak maalesef mümkün değil. Finansal önemli bu noktada da adımlarımızı atacağız" şeklinde konuştu.
Kocaeli Trendyol Süper Lig: Kocaelispor: 1 - Göztepe:1 (Maç sonucu) Trendyol Süper Lig 30. haftasında Kocaelispor, sahasında karşılaştığı Göztepe ile 1-1 berabere kaldı. Maçtan dakikalar (İkinci yarı) 77. dakikada Göztepe atağında topu uzaklaştırmak isteyen Show’un rakibi Antunes’e müdahalesinin ardından her iki oyuncu da yerde kaldı. Ardından Show ikinci sarıdan kırmızı kart görerek oyundan ihraç edildi. 82. dakikada ceza sahası içinde Keita’nın pasında kale alanı içinde topla buluşan Darko Churlinov yakın mesafeden gelişine vurdu ancak top üst direkten oyun alanına döndü. 87. dakikada Jeferson’un ortasında kale alanında önünde topla buluşan Antunes ayağının içiyle arka direğe gönderdi ancak kaleci Serhat uzanarak topu oyun alanına geri gönderdi. 90+6. dakikada ceza sahası içinde Karol Linetty’nin Antunes’in müdahalesinin ardından yerde kaldığı pozisyon sonrasında hakem Ali Yılmaz penaltı noktasını gösterdi. 90+7 penaltıda topun başına geçen Serdar Dursun’un sol tarafa şutunda meşin yuvarlak ağlarla buluştu. 1-1 Stat: Kocaeli Hakemler: Ali Yılmaz, Ogün Kamacı, Mücahid Adem Çelebi Kocaelispor: Serhat Öztaşdelen, Ahmet Oğuz (Mahamadou Sissoho dk. 89), Anfernee Dijksteel, Hrvoje Smolcic, Massadio Haidara, Joseph Nonge Boende, Cafumana Show, Habib Ali Keita (Karol Linetty dk. 89), Rigoberto Rivas (Serdar Dursun dk. 64), Tayfur Bingöl (Darko Churlinov dk. 74), Daniel Agyei Yedekler: Gökhan Değirmenci, Furkan Gedik, Ahmet Sagat, Deniz Ceylan, Samet Yalçın, Muhammed Efe Küçük Teknik Direktör: Selçuk İnan Göztepe: Mateusz Lis, Allan, Heliton, Malcom Bokele, Ogün Bayrak (Arda Okan Kurtulan dk. 25), Anthony Dennis (Musah Mohammed dk. 72), Novatus Miroshi, Amin Cherni, Efkan Bekiroğlu (Alexis Antunes dk. 72), Juan (Guilherme dk. 78), Janderson (Jeferson dk. 78) Yedekler: Ekrem Kılıçarslan, Şamil Öztürk, Taha Altıkardeş, Filip Krastev, Uğur Kaan Yıldız Teknik Direktör: Stanimir Stoilov Goller: Serdar Dursun (dk. 90+7 pen.) (Kocaelispor), Janderson (dk. 3) (Göztepe) Kırmızı kart: Cafumana Show (dk. 77) (Kocaelispor) Sarı kartlar: Massadio Haidara, Karol Linetty, Darko Churlinov (Kocaelispor), Janderson, Arda Okan Kurtulan, Anthony Dennis, Guilherme, Novatus Miroshi, Alexis Antunes, Heliton (Göztepe)