GÜNDEM - 27 Eylül 2025 Cumartesi 11:35

Şair ve yazarların kayıp eserleri asırlar sonra gün yüzüne çıkıyor

A
A
A
Şair ve yazarların kayıp eserleri asırlar sonra gün yüzüne çıkıyor

Türk edebiyatına yön vermiş önemli müelliflerin kayıp eserleri, Doç. Dr. İlyas Kayaokay’ın çalışmalarıyla yeniden gün yüzüne çıkıyor.


Munzur Üniversitesi TÖMER Müdürü ve Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü öğretim üyesi olan Doç. Dr. İlyas Kayaokay, akademik çalışmalarının yanı sıra el yazma eser koleksiyoneri olarak da tanınıyor. Henüz 31 yaşında doçent unvanı alan Kayaokay, bugüne kadar 15 kitap ve 140’dan fazla akademik makaleye imza attı. Kayaokay, ayrıca uzun yıllardır sahaf, müzayede ve çeşitli koleksiyonlardan Osmanlı dönemine ait eserler toplamaya devam ediyor. Arşivinde 200 yıllık altın varaklı tezhipli Kur’an nüshası, şair divanları, cönkler, mecmualar ve risaleler gibi yüzlerce el yazma bulunuyor. Kayaokay, bu eserleri akademik yayınlarla literatüre kazandırıyor.


Koleksiyonundaki yazmalar hakkında bilgi veren Doç. Dr. Kayaokay, "Bugün Yazma Eserler Kurumu veri tabanında kayıtlı 640 bin civarında yazma ve matbu eser vardır. Kanaatimce kayıt dışı olan eser ve belgelerle birlikte bu sayı 3 milyonu aşmaktadır. Yaklaşık 8 yıldır akademik çalışmalarımın temelini kütüphanelere intikal etmemiş bu yazmalar teşkil etmektedir. Sahaflardan, müzayedelerden, koleksiyonerlerden bazen de köylerden el yazma ve eski basma eser toplamaktayım. Her eseri alamıyorum umumiyetle ünik nüsha dediğimiz nadide yazmaları almaya çalışıyorum. Ekseriyeti yalnızca şahsî kütüphanemde yer alan kırk kadar ünik nüsha mevcuttur. İçlerinde müellif hattı dediğimiz bizzat yazarın kendi eliyle yazdığı bir kısmı literatürde kayıp olarak addedilen eserler de mevcuttur. Tabi bunların pek çoğunu ilmî çalışmalarla neşrettim" dedi.


"İlk defa toplu şekilde yayımlamak da bize nasip oldu"


Pir Sultan Abdal ve Yeminî’nin yeni şiirleri ve Tevfik Fikret’in Ahmed Şuayb için yazdığı mersiyeden bahseden Doç. Dr. Kayaokay, "Yakın zamanda aldığım bir Alevî-Bektaşî cönkü içerisinde, yaşadığımız coğrafyanın Yedi Ulu Ozan’ı arasında gösterilen Pir Sultan Abdal’ın daha evvel hiçbir kaynakta yayımlanmamış bir manzumesini buldum. H.1230/M.1814-15 yılında istinsah edilmiş 18 sayfalık bu cönkteki şiir, devriyye türünde ve 11’li hece ölçüsüyle yazılmış beş bendlik bir nefestir. Muhtemelen bir Alevî-Bektaşî’nin tertip ettiği bu cönkte, Fazilet-nâme adlı eseriyle meşhur Yeminî’nin de bilinmeyen bir gazeli bulunmaktadır. Yeminî’nin başka cönk ve mecmualarda tespit edebildiğim şiirlerini ilk defa toplu şekilde yayımlamak da bize nasip oldu. Ayrıca Recep Vahyî’nin bizzat kendi eliyle yazdığı, bugüne kadar kayıp olarak bilinen İhtisâsât adlı eseri içinde Tevfik Fikret’in hiçbir şiir külliyatına girmemiş bir şiirini de keşfettim. Bu şiir, terza-rima şeklinde yazılmış 12 üçlükten oluşmaktadır. Mezkur manzume, 15 Aralık 1910 tarihinde henüz 34 yaşındayken ani bir apandisit rahatsızlığından vefat eden Servet-i Fünûn devrinin meşhur münekkitlerinden Ahmed Şuayb için kaleme alınmış bilinmeyen bir mersiyedir" şeklinde konuştu.


"Ülkemizdeki yazma eserler bizim millî hazinemizdir"


Doç Dr. Kayaokay, "Şimdi yeni aldığımız bu mecmuada da birkaç şairin yanı sıra Aziz Mahmud Hüdayî’nin yayımlanmamış şiirleri olduğunu görüyoruz. İnşallah yakın zamanda bu ve diğer yazmaları da ilim âlemine tanıtacağız. Ülkemizdeki yazma eserler bizim millî hazinemizdir; bunları korumak, gün yüzüne çıkarmak ve yurtdışına kaçırılmasını önlemek vatani bir vazifedir" dedi.


(FD-CK-

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kütahya Kütahya Çinili Camii yıkılıp yeniden inşa edilecek Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Genel Sekreteri Yusuf Çetin, kamuoyunda uzun süredir tartışılan Çinili Camii’nin yeniden ihya sürecine ilişkin açıklama yaptı. Tescilli kültür varlığı statüsündeki caminin, bilimsel raporlar ve Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu onayları doğrultusunda özgün kimliği korunarak yeniden inşa edileceğini belirten Çetin, ihale sürecinin Mart ayında gerçekleştirileceğini söyledi. 70 bin çini tek tek koruma altında Deprem riski nedeniyle güçlendirme yerine kontrollü söküm ve yeniden yapım kararı alınırken, yaklaşık 70 bin adet özgün çini ve seramiğin tek tek sökülerek koruma altına alındığı bildirildi. Dumlupınar Üniversitesi Genel Sekreteri Yusuf Çetin, sürecin ilgili mevzuat çerçevesinde yürütüldüğünü belirterek şu ifadeleri kullandı: "Kütahya’nın önemli kültür varlıkları arasında yer alan ve tescilli eser statüsünde bulunan Çinili Camii ile ilgili yürütülen yeniden ihya süreci, ilgili mevzuat çerçevesinde ve Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu’nun onay ve denetimleri doğrultusunda titizlikle sürdürülmektedir. 1970’li yıllarda ressam ve neyzen Ahmet Yakupoğlu’nun öncülüğünde, mimari proje ve mühendislik hizmeti alınmadan hayırseverlerin katkılarıyla imece usulü inşa edilen Çinili Camii, yaklaşık 64 metrekare iç hacme sahiptir. Caminin iç ve dış yüzeyleri yaklaşık 70 bin adet özgün Kütahya çini ve seramikleriyle bezeli olup, bütün çini ve seramikler tek tek elden geçirilmek suretiyle özenli bir çalışma yapılmıştır." Bilirkişi raporları: Güçlendirme yetersiz Yusuf Çetin, caminin yalnızca bir ibadet mekanı değil, aynı zamanda üniversitenin ve şehrin kültürel hafızasının önemli bir parçası olduğunu ifade etti. Yapının ciddi deprem riski taşıdığını vurgulayan Yusuf Çetin, geçmişte mimari proje ve mühendislik hizmeti alınmadan inşa edilen camide zamanla zemin kaynaklı eğim ve çatlakların oluştuğunu belirterek, "Mahkemece görevlendirilen beş farklı üniversiteden bilim insanlarının yer aldığı bilirkişi heyetinin değerlendirmeleri, yapıda ciddi yapısal hasarlar bulunduğunu, eğimin 7 ila 14 derece arasında ölçüldüğünü ve zemin problemleri nedeniyle muhtemel bir depremde ciddi risk oluşacağını ortaya koymuştur. Hazırlanan teknik raporların ortak kanaati, güçlendirme seçeneğinin teknik açıdan yetersiz kalacağı yönündedir." dedi. Mart ayında ihale yapılacak Tescilli kültür varlığı olması nedeniyle sürecin titizlikle yürütüldüğünü belirten Yusuf Çetin, her aşamanın Koruma Kurulu onayına sunulduğunu kaydederek şunları söyledi; "Mevcut durumda çini-seramik sökümü sonrası durumu gösterir röleve projesine ilişkin çalışmalar devam etmektedir. Yeni yapılacak binaya ait statik, mekanik ve elektrik projelerinin hazırlanması için Kamu İhale Kurumu’na EKAP üzerinden başvuru yapılmıştır. Mart ayı içerisinde ihale gerçekleştirilecektir. Jeolojik etüt ve zemin güçlendirme çalışmaları da eş zamanlı olarak sürdürülmektedir." Hukuki süreç üniversite lehine Mevcut yüklenici firmanın sözleşme süresinin 11 Şubat 2026 itibarıyla sona erdiğini belirten Yusuf Çetin, tamamlanmayan işlerin mevzuat hükümleri çerçevesinde firma nam ve hesabına yaptırıldığını söyledi. Üniversitenin firmaya ilişkin herhangi bir ödeme sorunu bulunmadığını kaydeden Çetin, devam eden hukuki süreçlerin üniversite lehine ilerlediğini ifade ederek açıklamasını şöyle tamamladı: "Çinili Camii, Kütahya’nın değeridir. Ortak hedefimiz, bu eserin hem deprem güvenliğini sağlamak hem de Ahmet Yakupoğlu’nun sanat anlayışını ve Kütahya’nın çini mirasını özgün kimliğiyle gelecek nesillere aktarmaktır. Bu kıymetli eser mevzuata uygun, sağlam ve kalıcı bir şekilde tamamlanarak en kısa sürede yeniden ibadete açılacaktır."