ÇEVRE - 12 Mayıs 2026 Salı 10:21

Tarih ve doğa severlerin yeni gözdesi: Çemişgezek

A
A
A
Tarih ve doğa severlerin yeni gözdesi: Çemişgezek

Tunceli’nin Çemişgezek ilçesi, turistlerin günübirlik uğrak noktalarından biri haline geldi.


Tunceli’nin tarihi, kültürel ve doğal güzellikleriyle öne çıkan Çemişgezek ilçesi, özellikle motosiklet turları başta olmak üzere yerli turistlerin günübirlik uğrak noktalarından biri oldu. Bu kapsamda, Elazığ merkezli faaliyet gösteren Global Mobis Motosiklet ve Bisiklet Derneği üyesi onlarca motosiklet ve bisiklet tutkunu, düzenlenen gezi programı kapsamında Çemişgezek’i ziyaret etti. İlçeye gelen grup, ilçenin tarihi mekanları ile doğal güzelliklerini gezerek bölgenin kültürel yapısı hakkında incelemelerde bulundu. Ziyaret boyunca ilçenin tarihi dokusuna hayran kalan katılımcılar, doğal güzelliklerin ve sakin atmosferin etkileyici olduğunu ifade etti.


Global Mobis Motor ve Bisiklet Derneği Başkanı Sercan Kemiroğlu, "2026 yılının ilk seyahatini Çemişgezek ilçemize düzenlemeyi düşündük. Arkadaşlarla geldik. Tarihi yapısı ve doğa güzellikleriyle Çemişgezek hep ilgimizi çeken bir lokasyon olmuştur. Son yıllarda yapılan değişikliklerle birçok güzel mesire ve park alanı oluşturulmuş. Tüm doğa ve gezi severleri Çemişgezek’e davet ediyoruz" dedi.


Çemişgezek ilçesini gezmeye gelen Fatih Bozkurt, "Elazığ’da ikamet ediyorum. Global Mobis Derneği olarak arkadaşlarla birlikte gezi programı kapsamında Çemişgezek ilçesini seçtik. Tarihi yerleri ve gezilecek alanları gerçekten çok güzel. Herkesi buraya davet ediyoruz, görmelerini tavsiye ediyoruz" ifadelerine yer verdi.


Motosiklet tutkunu Melisa Aral, "Elazığ Global Mobis Motor Derneği kadın sürücüleri olarak Çemişgezek ilçesini ziyarete geldik. Tüm motorcu arkadaşlarımızı da bekliyoruz. Doğası çok güzel, yemyeşil bir yer. İnsanları da oldukça misafirperver. Herkesi buraya bekliyoruz" şeklinde konuştu.


Muzaffer Gürtaş ise "Çemişgezek sürekli gelip gittiğimiz bir yer. Tarihi misyonu olan bir beldemiz. Bildiğim kadarıyla, yanlış da biliyor olabilirim, Selçuklu döneminde de oldukça hareketli bir bölgeymiş. Benim Çemişgezeklilerden bir konuda şikâyetim var. Onu da söyleyeyim. Bu ilçenin harika bir tulum peyniri var ancak bunun pazarlamasını yeterince yapamıyorlar. Çemişgezek tulum peynirinin tanıtımını başka iller yapıyor" dedi.



Tarih ve doğa severlerin yeni gözdesi: Çemişgezek

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Palyatif servis hastaları geleceğe nefes oldu Bursa’da Orhaneli Devlet Hastanesi, palyatif bakım servisinde tedavi gören hastalar ve hasta yakınları için hastane bahçesinde fidan dikim etkinliği gerçekleştirdi. Ihlamur fidanlarını toprakla buluşturan hastalar hem moral depoladı hem de doğaya katkıda bulundu. Orhaneli Devlet Hastanesi, Bursa İl Sağlık Müdürlüğü koordinasyonunda Sağlık Bakanlığı’nın palyatif bakım hizmetlerinde yalnızca tıbbi tedaviye değil, hastaların hayat kalitesini artırmaya ve psikososyal destekle moral motivasyonlarını en üst seviyede tutmaya odaklanan anlayışı doğrultusunda anlamlı bir etkinlik gerçekleştirdi. Tedavi süreçleri devam eden yaşlı hastaların sosyal hayata katılımını desteklemek ve çevresel farkındalık oluşturmak amacıyla düzenlenen etkinlikte, hastane personeli, hastalar ve yakınlarının el birliğiyle diktiği ıhlamur fidanları, hastane bahçesine hem yeşil bir doku hem de huzur veren bir koku kazandırılması hedeflendi. Etkinlikle ilgili konuşan Orhaneli Devlet Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Hatice Şahin, doğanın iyileştirici gücüne vurgu yaparak, "Bu özel buluşmada, yataklı serviste tedavi gören yaşlı hastalarımızla birlikte ıhlamur fidanı dikerek hem doğaya katkı sunduk hem de umut dolu bir iz bıraktık. Şifa ve huzurun simgesi olan ıhlamur ağacının, büyüklerimizin yaşam tecrübeleriyle birlikte kök salarak geleceğe nefes olacağına inanıyoruz. Hastalarımızın motivasyonunu artırmak ve onlara hastane ortamında sosyal bir alan açmak bizim için tedavinin bir parçasıdır" dedi. Geleceğe köklü bir miras Etkinliğe katılan hasta yakınları, etkinliğin hastaların moral seviyesini yükselttiğini belirterek hastane yönetimine teşekkür etti. Dikilen fidanların bakımının, hastane personeli tarafından titizlikle takip edileceği ve Orhaneli Devlet Hastanesi bahçesinde geçmişle gelecek arasında yeşil bir köprü kurmaya devam edeceği ifade edildi.
Edirne Emekli oldular, bisikletle Türkiye turuna çıktılar Bursa’dan yola çıkan emekli bisiklet tutkunları Mustafa Ardıç ve Fatih Yavuz, Trakya turu çerçevesinde Edirne’ye ulaştı. Sağlıklı yaşam ve aktif emeklilik için pedal çevirdiklerini söyleyen iki arkadaş, doğayla iç içe yolculuk yapmanın hem fiziksel, hem de ruhsal olarak kendilerini yenilediğini anlattı. Bursa’da çalıştıkları fabrikada aktif olarak bisiklet kulübünde yer alan iki arkadaş, emekli olduktan sonra kendilerini tur bisikleti ile yolculuğa adadı. Çocukluk hayallerinden bisikletle tura çıkmayı emekli olduktan sonra gerçekleştiren iki arkadaş, geçtiğimiz yıl Muğla ve Datça’ya, bu yıl ise Edirne’ye pedal çevirdi. Emeklilik hayatını evde oturmak yerine pedal çevirerek sağlıklı bir yaşam tercih eden iki arkadaş, Edirne ziyareti çerçevesinde Selimiye Meydanında mola vererek hatıra fotoğrafı çektirdi. Emeklilik sonrası hareketsiz yaşamın insanı olumsuz etkilediğini belirten 57 yaşındaki Mustafa Ardıç, "Kaslar uyumaya başlıyor. Biz de bunu değiştirmek için bisiklete yöneldik. Bisiklet bizi hem dinç hem de mutlu tutuyor. 50 yaşından sonra herkes mutlaka spor yapmalı, imkan varsa bisiklete binmeli" dedi. Yaklaşık 4-5 yıldır tur bisikleti yaptıklarını ifade eden Ardıç, Bursa’dan başlayıp Edirne, Kırklareli, İğneada, Lüleburgaz, Tekirdağ ve İstanbul güzergahını tamamlayarak yeniden Bursa’ya dönmeyi planladıklarını söyledi. Köy yollarından geçerken gördükleri misafirperverliğin kendilerine motivasyon verdiğini anlatan Ardıç, "Çaya davet eden insanlar, kuş sesleri, doğa Hepsi bize ayrı bir enerji veriyor. Yorgunluğumuzu unutuyoruz" diye konuştu. Çocukluk hayalini emeklilikte gerçekleştirdiklerini belirten 49 yaşındaki Fatih Yavuz ise, "Bisiklete bindiğimizde sanki dünyayı dolaşacakmışız gibi hissederdik. Şimdi bunu gerçekten yaşıyoruz. Geçen yıl Datça turunu yapmıştık, bu yıl da Trakya’yı pedallıyoruz" ifadelerini kullandı. Edirne’de tarihi noktaları gezmeyi ve kentin meşhur ciğerinin tadına bakmayı planlayan iki arkadaş, bisikletin sadece spor değil aynı zamanda yeni insanlar ve yeni hikayelerle tanışma fırsatı sunduğunu söyledi.
Giresun Karadeniz’in gezgin arıcıları yeni sezon için Doğu Anadolu’nun dağlarını mesken tuttu Karadeniz Bölgesi’nin gezgin arıcıları, yeni sezon çiçek balı üretimi için Doğu Anadolu yaylalarına göç etmeye başladı. Giresun’un Eynesil ilçesinde yaklaşık 32 yıldır arıcılık yapan emekli imam Emin Çoban da yeni sezon için arı kolonilerini Erzurum yaylalarına taşıdı. Akşam saatlerinde Giresun’un Eynesil ilçesinde arı kovanlarının girişlerini kapatarak kiraladıkları kamyona yükleyen arıcılar, gece boyunca süren yolculuğun ardından sabah saatlerinde Erzurum’daki yaylalara ulaştı. Arı kolonilerini yeni sezon için uygun alanlara yerleştiren Emin Çoban, yıllardır aynı heyecanla yollara çıktıklarını söyledi. 1994 yılından beri arıcılık yaptığını belirten Çoban, arıcılığa birkaç koloniyle başladığını ifade ederek, "Yıllar içerisinde büyüttük. Özellikle son 5 yıldır Erzurum’a geliyoruz. Daha önce Bayburt tarafına gidiyorduk ancak Erzurum’daki çiçek çeşitliliği daha fazla olduğu için burayı tercih ediyoruz. Bin çeşit çiçek var diyebiliriz. Şeker katkılı bal üretmiyoruz. Doğal bal üretimi için yüksek rakımlı yaylaları tercih ediyoruz. Bu yıl havaların soğuk gitmesi nedeniyle Erzurum’a biraz geç geldik. Yeşilyayla ile Umudum bölgesinde kendi satın aldığımız araziye arılarımızı yerleştireceğiz. Erzurum’da yaklaşık bir ay kaldıktan sonra güçlü kolonileri komar ve kestane balı için yeniden Karadeniz’e götüreceğiz. Kestane balı hasadının ardından tekrar Erzurum’a döneceğiz. Sezonu Tortum yolu üzerindeki yaklaşık 2 bin 100 metre rakımlı Karagöbek bölgesinde tamamlayacağız" dedi. Son yıllarda iklim şartlarının arıcılığı olumsuz etkilediğini dile getiren Çoban, "2023 yılından sonra istediğimiz verimi alamadık. Yoğun bal akımı en son 2023 yılında yaşandık. Yağışlı havalarda kekikten, güneşli havalarda ise geven bitkisinden verim alıyoruz. Ancak çoğu zaman ancak masrafımızı çıkarabiliyoruz. Şekersiz bal ürettiğimiz için kolonilerde ortalama 10 kilo civarında bal oluyor. Güçlü sezonlarda bu miktar 20-30 kiloya kadar çıkabiliyor. Vatandaş gerçek balı artık ayırt ediyor. Bizi bilen müşterilerimiz balımıza güveniyor. Bu nedenle müşteri sıkıntısı yaşamıyoruz" dedi. Arıcılığın büyük emek ve sabır gerektirdiğini vurgulayan Çoban, gece yapılan yolculukların oldukça yorucu geçtiğini belirterek, "Akşam Eynesil’den çıkıp sabah Erzurum’a ulaşıyoruz. Yorucu oluyor ama bu iş sevmeden yapılmaz. Kimisi balık tutmayı sever, kimisi gezmeyi. Ben hem gezmeyi hem arıcılığı seviyorum. İnsan önce arıya ve arıcılığa aşık olacak. Bu iş bir aşk meselesi" diye konuştu.