ASAYİŞ - 14 Şubat 2026 Cumartesi 10:44

Tunceli’de uyuşturucu operasyonu: 430 adet sentetik ecza ele geçirildi

A
A
A
Tunceli’de uyuşturucu operasyonu: 430 adet sentetik ecza ele geçirildi

Tunceli’de uyuşturucu madde ticaretine yönelik düzenlenen operasyonda 430 adet sentetik ecza ele geçirildi, 1 şüpheli gözaltına alındı.


Tunceli İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından, uyuşturucu madde ticaretinin önlenmesine yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında önemli bir operasyona imza atıldı. Yapılan istihbari ve teknik takip sonucunda uyuşturucu madde ticareti yaptığı değerlendirilen D.T. isimli şüphelinin ikamet adresine operasyon düzenlendi. Adreste gerçekleştirilen aramalarda 430 adet sentetik ecza maddesi ele geçirildi. Operasyon kapsamında gözaltına alınan şüpheli D.T.’nin emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından "Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti" suçundan adli makamlara sevk edileceği bildirildi.




Tunceli’de uyuşturucu operasyonu: 430 adet sentetik ecza ele geçirildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas Sevgililer gününde eşini yalnız bırakıp Sivasspor’u seçti Sevgililer gününde gerçek aşkım dediği Sivasspor için uçağa atlayıp Sivas’a geldi. Sivasspor aşığı bazen uçak, bazen tren bazen de otomobili ile binlerce kilometre yol yaparak Sivasspor’un tüm maçlarını tribünde izliyor. İstanbul’da yaşayan 44 yaşındaki Serkan Çelikel, Sivasspor’a duyduğu sevgi ve bağlılıkla dikkat çekiyor. Çelikel, takımının Sivas’ta ve deplasmanda oynanan tüm maçlarını takip edip, maçları tribünde izliyor. Sivasspor’un peşinde her ay bazen uçak, bazen tren bazen de otomobiliyle binlerce kilometre yol yapıyor. Sevgililer gününde Sivaspor’u tercih etti Serkan Çelikel, 14 Şubat sevgililer gününe denk gelen Sivasspor-Vanspor maçında da Svasspor’u yalnız bırakmadı. Eşini İstanbul’da bırakan Çelikel maçı izlemek için uçakla Sivas’a geldi. Çelikel yaptığı açıklamada, "Bizim Sivasspor aşkımız çocukluktan bu yana geliyor. Bu bana babamın bıraktığı mirastır. Ben Sivasspor maçlarına uzun zamandır gidiyorum. Geçen sene deplasmanda toplam 9 bin 300 kilometre yol gittim. Şartlar elverişli olduğu sürece bu armanın peşini bırakmayacağım. Biz Sivasspor’un bütün iç ve dış daha maçlarına İstanbul’dan uçakla, trenle ve kendi şahsi arabalarımızla geliyoruz. Bugünde 14 Şubat sevgililer günü, biz de bu günde sevgilimizin yanında olmamız lazım diyerek, Sivasspor’umuzun yanında geldik. Benim en büyük sevgilim Sivasspor. Eşim benim en büyük destekçim. Eşim bana göre programlarını yapıyor. Eşime ve çocuklarıma teşekkür ederim. İşimiz İstanbul’da ama gönlümüz ve aklımız hep Sivassporda’dır. İstanbul’dan her geldiğimde formamı giyip gelirim. Hiçbir zaman gidene kadar çıkartmam" şeklinde konuştu.
Mersin Tarsus’ta 8 bin dönüm tarım arazisi sular altında kaldı Mersin’in Tarsus ilçesinde iki gündür aralıksız etkili olan sağanak yağış, özellikle alçak kesimlerdeki tarım arazilerinde su baskınlarına yol açtı. Dere ve kanalların taşmasıyla birlikte çok sayıda sera ile meyve bahçesi sular altında kalırken, ilçe genelinde yaklaşık 8 bin dönüm ekili alanın zarar gördüğü bildirildi. Yağışların etkili olduğu Egemen, Akarsu, Kelahmet ve Halitağa mahallelerinde sera alanları ve açık tarım arazileri suyla kaplandı. Nektarin ve limon bahçeleri ile sebze ekili alanlarda büyük hasar oluştu. Ayrıca bölgede çalışan tarım işçilerinin kurduğu 40 çadırın da su baskınından etkilendiği öğrenildi. Üreticiler, zarar gören arazilerde inceleme yapılmasını ve destek sağlanmasını bekliyor. Yaklaşık 300 dönüm nektarin ve limon bahçesinin sular altında kaldığını belirten üretici Mehmet Akbulut, ağaçların ciddi zarar gördüğünü söyledi. 65 dönüm alanda biber ve patlıcan eken Ferdi Afşin ise ürünlerinin tamamen suya gömüldüğünü belirterek mağdur olduklarını dile getirdi. Egemen Mahallesi azası Kamber Şahin yaptığı açıklamada, "Zararımız çok büyük. 8 bin dönüm tarım arazisi sular altında kaldı. Seralarda kabak, patlıcan, kavun ve biber bulunuyor. Ayrıca nektarin ve limon ağaçları da sular altında kaldı" dedi. Yağışlardan Akarsu Mahallesi, Kelahmet Mahallesi ve Halitağa Mahallesi başta olmak üzere birçok kırsal mahalledeki sera alanları zarar gördü. Bölgede hasar tespit çalışmalarının yapılması ve üreticilere destek sağlanması bekleniyor.
Şırnak Chicago’da ev bakarken, kendini Şırnak’ta buldu Amerika’nın USEM sınavını başarı ile geçen, sonrasında denklik sertifikası alan Pratisyen Dr. Seher Sena Elagöz, Chicago’dan bir hastaneden aldığı asistanlık teklifi vize engeline takılınca Şırnak’ın Uludere ilçesinde doktorluk yapmaya başladı. 2022 yılında Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olan Dr. Seher Sena Elagöz, fakültenin 4’üncü yılında meme kanseri üzerine yaptığı çalışmayla Harvard Üniversitesi’nde sunum yapma hakkı kazandı. Bir hafta boyunca Amerika’da doktorları ve bilim insanlarını izleme fırsatı bulan Elagöz, bu süre zarfında ABD’ye gitme kararı aldı. Mezuniyet sonrası dünyanın en zor sınavları arasında gösterilen ABD tıp denklik sınavlarını bir yıl gibi kısa sürede başarıyla tamamlayan Dr. Elagöz, 1 yıl kadar da oradaki kliniklerde gönüllü olarak gözlemcilik yaptı. Sonrasında ise orada asistanlığa başvuran Elagöz, Chicago’da bir hastaneden asistanlık teklifi aldı. Amerika’ya gitme hayali olan Dr. Elagöz, vize ile alakalı problemler yaşayınca Şırnak’ın Uludere ilçesindeki Ortabağ Aile Sağlık Merkezi’nde hasta bakmaya başladı. Dr. Elagöz, İHA muhabirine, dört çocuklu bir ailenin en küçük çocuğu olduğunu, 4 kardeşin 3’ünün doktor 1’inin mühendis olduğunu söyledi. Ablasının rol modeli olduğunu belirten Elagöz, doktor olmaya onu izleyerek, ona hayran olarak karar verdiğini ifade etti. Dr. Elagöz, sonrasında fakülteye girdiğini, fakülteye girince doğru bir karar verdiğini söyleyerek, "Annem, babam ikisi de fizikçiler. Babam fizik profesörü. Onların evinde, onlarla beraber büyüdüğüm zaman küçüklüğümden beri aslında büyüdüğüm ortamda bir akademiye, bir eğitime tabi tutuldum. Bununla beraber kendimi geliştirmiş oldum. 2022 yılında Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun oldum. Mezun olduktan sonra Amerika’ya gitmeye karar verdim. Fakültenin 4’üncü yılında Harvard’da bir sunum yaptım. Meme kanseri ile alakalı bir araştırma yapmıştım okul ve Güler Hocam ile birlikte. O da dereceye girmişti ve biz Harvard’da sunum hakkı kazanmıştık. Bir hafta boyunca Amerika’da doktorları ve bilim insanlarını izleme fırsatı bulmuştum. Ve Amerika’ya gitmeye karar verdim" dedi. Mezun olduktan sonra bunun için çalışmalara başladığını aktaran Dr. Elagöz, konuşmasına şöyle devam etti: "1 yıl gibi kısa bir süre içerisinde Amerika’nın USEM sınavını başarı ile geçtim ve sonrasında denklik sertifikamı aldım. 1 yıl kadar da oradaki kliniklerde gönüllü olarak gözlemcilik yaptım. Sonrasında ise orada asistanlığa başvurdum. Chicago’dan da bir hastaneden asistanlık teklifi aldım. Aslında asistanlık için Amerika’ya gidecektim. Amerika’dan bir eğitim teklifi almıştım. Ama sonrasında vize ile alakalı problemler yaşadım. Amerika hayalim biraz sekteye uğrayınca ben de tekrar atamaya girip doktorluğuma devam etmek istedim. Çünkü benim için asıl amaç, nerede olduğum değil, doktorluk yapmak istediğimdi. Bu yüzden de atamaya girdim. Ben atamaya girdiğimde de genel kuradan Şırnak çıktı. Aslında Chicago’da ev bakarken bir baktım ki kendimi Şırnak’ta buldum." Şırnak’a geldiği için değil, Chicago’ya gidemediğim için ağladığını kaydeden Dr. Elagöz, "Ama buraya geldikten sonra her şey değişti. Buraya gelirken bir video çekmiştim. Biraz böyle hafif ağladığım bir videoydu. İnsanları bilmeden yanlışlıkla gücendirmişim galiba. Şırnak’a geliyorum diye ağladığımı düşündüler ama aslında Chicago’ya gidemediğim için ağlıyordum. Uludere ilçesinin Ortabağ köyüne görevlendirildim. Burada şunu fark ettim ki, onların sıcaklığı, her gün benim için çok basit bir bilgiyi söylediğimde bile, basit bir bilgi derken şöyle söyleyeyim, benim için tıp fakültesinde gündelik hayatta öğrendiğim bir bilgiyi söylerken buradaki insanlar için onun çok büyük bir hizmet, çok büyük bir nimet ve bunu gözlerindeki karşılığı, dualarındaki karşılığı benim için gerçekten paha biçilemez. Benim için en önemlisi buydu. Burada bulduğum sıcaklık aslında bana her şeyin bir sebebi olduğunu da hatırlattı. Buradaki inziva, buradaki sakinlik ile huzurlu hissediyorum" diye konuştu. Bölge halkının doktorlara duyduğu saygıyı başka hiçbir yerde görmediğini belirten Dr. Elagöz, "Burada bir güven var, burada bir mutluluk var, huzur var bunu hissettiriyorlar bana. İlk gelirken bu bilinmezliğin verdiği ister istemez bir korku vardı. Eminim ki, sadece doktor olarak ben değil, gelen tüm memurlarda oluyordur. Buralı olmayıp burayı bilmeyen insanlar, geldikleri zaman bu korkuyu emin ki yaşıyorlardır. Ama en rahat görebilecekleri örneklerden biri benim. Ben Sivas’ta doğdum ve Sivas’ın doğusuna daha önce hiç geçmedim. Daha önce hiçbir köyde yaşamamıştım. İlk defa bunları yaşıyorum. Ama buradaki yaşadığım her gün hem bana bir şey öğretiyor, hem de gerçekten de dualarla beraber maneviyatın ve huzurumu yükseltiyor. Bu, bana çok iyi geliyor" şeklinde konuştu. "Amerika’da uzmana ulaşmak çok çok zor. Türkiye’de uzmana ulaşmak gerçekten çok kolay" Sağlık açısından Chicago ile Ortabağ arasında benzer sorunların olduğunu mukayese eden Dr. Elagöz, "Chicago çok büyük bir şehir, Ortabağ bir köy. Ama sağlık olarak karşılaştırırsak şu şekilde söylerim. Karşılaştığımız problemler aslında ortak. Bir doktorun karşılaşabileceği problemler, en büyüğü dil. Amerika’dayken ne kadar İngilizceyi iyi konuşsam da ana dilim değil. Biliyorsunuz çok uluslu ülke Amerika. İspanyolca konuşan oluyor, İngilizce bilmeyen oluyor. Orada arada çevirici bir sistemden yardım alıyordum. Burada da hastalar Kürtçe konuşuyorlar ve ben de Kürtçe bilmiyorum. Arada da çeviri yapmak için bizim burada ki arkadaşlarımız yardımcı oluyorlar. Ortak problemler dil problemi, birincisi bunların. Bir diğeri Amerika’da uzmana ulaşmak çok çok zor. Türkiye’de uzmana ulaşmak gerçekten çok kolay hastalarımız için. Amerika’da bu çok zor. Uzmana ulaşmak için bir sürü prosedürden geçmeniz gerekiyor. Bizim de köyümüzde uzmana ulaşmamız zor. Çünkü köyümüzde uzmanımız yok. O yüzden benzer problemler var aslında. Chicago büyük bir şehir. Ama biraz yalnız hissettiren bir şehir. Burada yolda yürürken, selam vermeden geçtiğim bir insan olmuyor. O yüzden burada kurduğumuz bağların derinliği gerçekten farklı bir seviyede. Chicago’da bunu bulamazdım. Önümüzde ki hafta Ramazan ayı başlıyor ve ben burada eminim çok güzel iftar sofraları olacak. Babama geçen gün telefonla konuşurken söyledim. Eski Ramazanları arıyorsan mutlaka seni Uludere’ye bekliyorum. Çünkü, çevreniz küçük ama çok sağlam ve çok derin bir çevre. Birbirinizden başka kimse yok ve onu hissediyorsunuz" ifadelerini kullandı. Ortabağ köyünde yaşayan 74 yaşındaki Sıddık Uslu, "Hocamız başımızın tacıdır. Hoş geldi, sefalar getirdi. Allah, bize gönderdi. Benim 4 tane kızım var. Bu birinci kızımdır. Çok çok teşekkürler ediyorum" dedi. Köy Muhtarı Suvar Kara da, uzun süredir sağlık personeli eksikliği yaşandığını belirterek, "Birkaç senedir Sağlık Ocağı var. Doktorumuz, hemşiremiz olmadığı için ciddi sıkıntılar yaşanıyordu. Allah, devletimizden razı olsun, köyümüze hem doktor, hem hemşire, hem ebe ataması yapmıştır. Devletimiz bu yönden çok güzel bir adım attı. Yeni atanan doktorumuz Seher hanım, bütün hastalarımızla birebir ilgileniyor. Doktorumuzdan son derece memnunuz. Köyümüze de yeni doktorumuz hayırlı uğurlu olsun" şeklinde konuştu.
Konya KTO Karatay’da ödüllü deneme sınavı ile YKS provası yapıldı Konya Ticaret Odası (KTO) Karatay Üniversitesi tarafından, geleneksel hale gelen ve bu yıl dokuzuncusu düzenlenen "Konya Geneli Ücretsiz, ödüllü TYT Deneme Sınavı" bugün yapıldı. 5 bin kontenjanın kısa sürede dolduğu sınava, 12. sınıf öğrencileri ve mezunlar katıldı. KTO Karatay Üniversitesi Merkez Kampüsünde, geleneksel hale gelen ve bu yıl dokuzuncusu düzenlenen ücretsiz, ödüllü Konya Geneli Temel Yeterlilik Testi (TYT) Deneme Sınavı yapıldı. Yaz ayında gerçekleşecek olan YKS sınavı öncesinde düzenlenen deneme sınavı, saat 10.15’te başladı. Öğrencilerin, sınav stresini ve kaygıyı en aza indirmesi ve gerçek bir sınav deneyimi yaşaması amaçlanan deneme sınavı esnasında veliler, "Aile ile Birlikte Başarmak" konulu konferansa katıldı. TYT deneme sınavı uygulaması, Konya merkez ile ilçelerden gelen 12. sınıf ve lise mezunu öğrencilerin katılımıyla gerçekleşti. Gerçek zamanlı deneme sınavı uygulaması öğrenciler ve veliler tarafından büyük bir ilgi ile karşılandı. Sınırlı tutulan kontenjanlar kısa sürede doldu. 70 derslikte 140 görevli eşliğinde gerçekleşen sınava 5 bin öğrenci katıldı. "Gerçek bir sınav deneyimi kazanmış oluyorlar" KTO Karatay Üniversitesi Öğrenci Dekanı Dr. Mehmet Özçelik, sınava çeşitli ilçelerden de katılımın olduğunu anlatarak, "Sınavımıza 5 binin üzerinde öğrencimiz müracaat etti. Şu anda öğrencilerimiz sınavda ter döküyor. Bir yandan da sınav sürecinde anne ve babalara düşen vazifelere yönelik olarak akademisyenlerimiz tarafından bir seminer veriliyor. Sınavımıza Konya’nın farklı ilçelerinden katılım sağlayan öğrencilerimiz var. Yalnızca Selçuklu, Meram ve Karatay’dan değil, Seydişehir, Beyşehir, Bozkır gibi ilçelerimizden gelen üniversite adaylarımız bulunmakta. Tam bir ÖSYM sınav merkezi olan Konya Ticaret Odası Karatay Üniversitesi’nde bu sınava katılan öğrencilerimiz adeta YKS öncesi gerçek bir sınav deneyimi kazanmış oluyor. 2025 YKS’de geçtiğimiz yıl yaklaşık 2,5 milyon kişi sınava katılım sağlamıştı. Bunun da yaklaşık yine 750 bin bandında öğrencimiz ise üniversitelerin ön lisans ve lisans programlarına yerleşmişti. Tabii 20-21 Haziran’da gerçekleştirilecek 2026 YKS’nin nasıl bir sınav olacağını ilerleyen günlerde müracaat sayıları, istatistiklerle hep birlikte göreceğiz. Ancak KTO Karatay Üniversitesi adeta bir sosyal sorumluluk projesi kapsamında bu yıl bu sınavı 9. kez yapıyor ve öğrencilere topyekün bir merkezi sınav öncesinde de ciddi bir tecrübe kazanma fırsatı sunuyor" şeklinde konuştu. "Amacımız öğrencilerimizin YKS’den önce sınav kaygılarını, streslerini minimuma indirmek" Sınavda derece yapan öğrencilere çeşitli ödüller sağlanacağını aktaran Özçelik, "Dokuzuncusunu düzenlediğimiz Konya Genel TYT deneme sınavında bizler şunu amaçlamaktayız. Öğrencilerimize burada kampüsümüzde gerçek bir sınavın adeta simülasyonunu sunuyoruz. Sınava başvuru sürecinden, sınıflara kabullerine, sonrasında sıralarda bırakılan sınav setlerine kadar gerçek bir ÖSYM sınavı deneyimliyorlar. Amacımız da öğrencilerimizin 20-21 Haziran 2026 tarihinde gerçekleştirilecek olan YKS’den önce sınav kaygılarını, streslerini minimuma indirmek ve adeta burada bu simülasyonla birlikte bir deneyim kazanmak ve mümkünse o sınava daha rahat bir şekilde hazırlanmalarını sağlamak. Tabii TYT deneme sınavımız aynı zamanda ödüllü bir deneme sınavı. Burada da sınavda dereceye giren ilk 3 öğrencimizin yine burs ve ücret anlamında çeşitli ödülleri olacak. Bunu da sınav sonuçları açıklandıktan sonra hep birlikte göreceğiz" diye konuştu.