ASAYİŞ - 24 Mart 2015 Salı 11:03

Tunceli'deki Yangında Cinayet Şüphesi

A
A
A
Tunceli'deki Yangında Cinayet Şüphesi

Tunceli’nin Pülümür ilçesine bağlı Boğalı köyünde 15 Kasım 2010 yılında kaldıkları barakada çıkan yangında hayatını kaybeden Erdal Bayram ve Kazim Pekin’in aileleri olayın yangın değil cinayet olduğunu ileri sürdü. Ailenin avukatı Barış Yıldırım da aradan geçen zamanda yangının çıkış sebebinin aydınlatılamadığını söyledi.
Tunceli’nin Pülümür ilçesine bağlı Boğalı köyünde 15 Kasım 2010 günü kaldıkları kulübede yangın çıkması sonucu Erzincan’da esnaflık yapan Erdal Bayram ile Erzincan Tapu Kadastro Müdürlüğü’nde çalışan Kazim Pekin yanarak hayatını kaybetti. Çıkan yangında her iki şahsın cesetlerinden geriye neredeyse bir şey kalmazken olayın cinayet olduğunu ileri süren her iki aile, avukatları vasıtasıyla 5 yıldan bu yana hukuk mücadelesi yürütüyor.
Olayın meydana gelmesinin ardından soruşturma yürüten Pülümür Cumhuriyet Başsavcılığı olay yeri inceleme, otopsi incelemeleri ve tanık anlatımlarına dayanarak kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verirken, ailenin avukatı Barış Yıldırım Erzincan Ağır Ceza Mahkemesi’ne itirazda bulundu. Erzincan Ağır Ceza Mahkemesi kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı kaldırarak soruşturmanın genişletilerek devam ettirilmesine karar verdi. Bunun üzerine Pülümür Cumhuriyet Başsavcılığı başkaca tanıkların ifadelerine başvurdu. Soruşturma kapsamında bölgeye yakın bir noktada bulunan Kocatepe Jandarma Karakolu Komutanlığı’nda görevli tüm askerlerin de ifadeleri alındı.
Soruşturmayı tamamlayan Pülümür Cumhuriyet Başsavcılığı ikinci defa hadisede herhangi bir şüphelinin bulunmadığı, hadisenin kasıt ya da taksirle işlendiğine dair bulgu elde edilemediği gerekçesiyle kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. Bu karara da ailenin avukatı Barış Yıldırım tarafından Tunceli Sulh Ceza Hakimliği’nde itirazda bulunuldu.
Tunceli Sulh Ceza Hakimliği de kovuşturmaya gerek olmadığına karar verince davanın avukatı Barış Yıldırım ailelerle birlikte açıklama yaptı.
Barış Yıldırım, "Otopsi raporu ölen şahısların da çok açık bir şekilde DNA bulgusu bile neredeyse elde edilemeyecek düzeyde yandığını ifade ediyor. Cesetler üzerinden, naaşlar üzerinden DNA bulgusu elde edilmeyecek derecede neredeyse kemiklerinin de tamamı yanmış. Bu duruma genel hayat tecrübesi açısından bakıldığında herhangi bir yangın sonucu ölümde bu tip düzeyde bir yanığın olmasının mümkün olmadığını hukuken ve fiilen düşünüyoruz. Bu haklı bir şüpheyi de beraberinde getiriyor" dedi.
Az da olsa elde edilen DNA verilerinde Kazim Pekin’de hiçbir uyuşturucu, uyutucu maddeye rastlanmadığını, Erdal Bayram da ise çok az düzeyde etanol saptandığını kaydeden avukat Barış Yıldırım, "Tüm bunlar şüpheleri arttırıyor. Hadisenin meydana geldiği tarih ile takipsizlik kararının verildiği tarih arasında 5 yıla yakın bir soruşturma süreci var. Bu da yaşanan hadisede ciddi kuşku olduğunun göstergesi. 5 yıllık soruşturma sonucunda olayı soruşturan adli mercilerde de bir kuşku bulunduğunun göstergesidir" diye konuştu.
YANGININ ÇIKIŞ SEBEBİ AYDINLATILAMADI
Yangının çıkış sebebinin aydınlatılamadığını dile getiren avukat Barış Yıldırım, "Ölümler yangın sonucu oluşmuş ama bu yangının hangi sebeple çıktığı tespit edilememiştir. Asıl önemli nokta budur. Cumhuriyet Başsavcılığının bu noktayı aydınlatması gerekirdi. Bu aydınlatılmadan bu karar verildi. Aileler ve bölgede yaşayan insanların bu yangının dikkatsizlik ya da tedbirsizlik sonucu çıkan bir yangın olduğuna yönelik inancı yok. Her iki ailenin de ve bizim beklentimiz yangının çıkış sebebinin aydınlatılması. Bu taleple duruyoruz. Hukuki girişimlerimizi devam ettireceğiz. Hadisenin bu şekilde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilerek kapatılmasının hukuka uygun olmadığı kanaatindeyiz. Etkili bir soruşturma yürütülmüş olsaydı yangının çıkış sebebi net olarak tespit edilebilir ve ailelerdeki bu kuşku giderilmiş olurdu" şeklinde konuştu.
Erdal Bayram’ın babası Rıza Bayram olayın kasten yapıldığını iddia ederken, Kazim Pekin’in babası Ali Pekin ise, "Biz bu ölümlerden kesinlikle şüpheliyiz. Bunlar kesinlikle birileri tarafından öldürüldü ve sonradan yakıldılar. Biz bu karardan memnun değiliz. Kriminal raporunda çocuklarımızın dumandan boğulduklarına dair bir bulgu da yok" ifadelerini kullandı.
Trabzon Adli Tıp Grup Başkanlığı tarafından hazırlanan otopsi raporunda Erdal Bayram’ın idrarında 160 mg etanol (etil alkol) tespit edilirken, herhangi uyuşturucu ve uyuşturucu maddeye rastlanmadı.
Kazim Pekin’in otopsi raporunda ise herhangi bir toksik madde saptanmadığı belirtildi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Evde doğum yapan anne ve bebeği, saatler süren çalışmanın ardından kurtarıldı Diyarbakır’da sancısı gelen bir kadın evde doğum gerçekleştirdi. Anne ve bebeği, kar nedeni ile saatler süren çalışmanın ardından kurtarılarak hastaneye kaldırıldı. Diyarbakır’ın Çınar ilçesinde etkili olan yoğun kar yağışı ve tipi, 1 Ocak 2026 günü yaşanan bir doğum vakasında sağlık ekiplerini zamanla yarışan zorlu bir mücadeleye sürükledi. Saat 11.46’da Yeşiltaş Mahallesi’nden gelen doğum ihbarı üzerine Diyarbakır genelinde sağlık birimleri alarma geçti. Sağlık Komuta Kontrol Merkezi koordinasyonunda vakaya 1 kara ambulansı ve 1 UMKE timi olmak üzere toplam 6 sağlık personeli yönlendirildi. Hava ambulansı talebi, olumsuz hava şartları nedeniyle karşılanamazken, karadan ilerleyen ekipler yoğun kar, kapalı yollar ve tipi nedeniyle sık sık durmak zorunda kaldı. Ambulans ekibinin ilerleyememesi üzerine UMKE timi devreye girdi. Sahada ambulansa zincir desteği sağlandı, ancak Aşağı Kırlangıç köyü mevkiinde kar yağışının şiddetlenmesiyle ekipler yeniden mahsur kaldı. Bunun üzerine Çınar Kaymakamlığı ve Büyükşehir Belediyesi ile temasa geçilerek yol açma çalışmaları başlatıldı. Köy halkının traktör desteğiyle ekipler bir süre daha ilerleyebildi. Saatler süren çabanın ardından, yol açma çalışmaları ve saha koordinasyonunun güçlendirilmesiyle UMKE ekibi saat 18.15’te anneye ulaşmayı başardı. Olay yerinde doktor bilgisi dahilinde damar yolu açılarak tıbbi müdahale yapıldı, doğan bebeğin muayenesi gerçekleştirildi. Anne ve bebek, güvenli şekilde ambulans ekiplerine teslim edilerek Çınar 2 No’lu Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu tarafından saat 23.41’de SBÜ Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum ile Çocuk Hastalıkları Hastanesine nakledildi. Operasyonu yakından takip eden Diyarbakır İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Emre Asiltürk, zorlu süreçte görev alan UMKE Ekip Sorumlusu Salih Bülbül’e, ekibi adına gösterdiği özverili çalışmalardan dolayı teşekkür etti. Asiltürk, "Zorlu kış şartlarına ve saatler süren ulaşım güçlüklerine rağmen ekiplerimiz büyük bir koordinasyon ve özveriyle görevlerini yerine getirdi. UMKE, 112 acil sağlık ekiplerimiz ve vatandaşlarımızın desteğiyle anne ve bebeğimiz güvenli şekilde sağlık tesisimize ulaştırıldı. Diyarbakır’da vatandaşlarımızın sağlık hizmetine erişimi için her şartta sahadayız. Bu süreçte görev yapan tüm sağlık personelimize teşekkür ediyorum’’ dedi.
Düzce Tropikal misafirler kar yağışını görünce mest oldu Düzce’yi etkisi altına alan kar yağışı, kentin en uzak misafirlerine unutulmaz anlar yaşattı. Sri Lanka ve Ruanda gibi tropikal iklim ülkelerinden eğitim için kente gelen öğrenciler, hayatlarında ilk kez gördükleri kar karşısında şaşkınlıklarını gizleyemedi. Kent genelinde etkisini sürdüren yağışla birlikte kar kalınlığı şehir merkezinde 20, Konuralp ve Bahçeşehir bölgelerinde ise 40 santimetreye ulaştı. Kar yağışı, çocuklar kadar memleketlerinden binlerce kilometre uzaktaki üniversite öğrencilerini de mutlu etti. "Burada ilk defa kar görüyorum" Düzce Üniversitesi Hemşirelik Bölümü öğrencisi Sri Lankalı Mohoummead Ayizea, ülkesinin tropikal iklim kuşağında yer alması nedeniyle daha önce hiç kar görmediğini söyledi. Yağışın tadını çıkardığını belirten Ayizea, "Sri Lankalı olarak biz orada kar görmüyoruz. Tropikal olduğu için hava hep güneşli. En fazla yağmur yağıyor. Burada ilk defa kar görüyorum ve her gördüğümde çok heyecanlanıyorum. Karın tadını en güzel şekilde çıkartmaya çalışıyorum" dedi. "Bizim hayallerimizi yaşıyorsun" Ülkesinde kar yağışını hep televizyondan izlediğini belirten Ayizea, şöyle konuştu: "Kar yağışını hep filmlerde görüyorduk. Karlı günleri filmlerde gördüğümüz gibi burada da aynı şekilde kendimiz yaşadık. Arkadaşlarıma ve aileme kar görüntülerini çekip gönderiyorum, onlar da çok seviniyorlar. Karlı havalar, bembeyaz zeminler Sri Lankalılar için bir hayaldir. Kar görmeleri, birbirleriyle kartopu oynamaları hepsi onlar için hayal. Bana ’Bizim hayallerimizi yaşıyorsun’ diyorlar." Kar yağışı Ruanda’dan gelen öğrenciyi korkuttu Ruanda’dan gelen Receaip Moukizzia da eğitim için bir yıldır Türkiye’de bulunduğunu anlattı. Karla ilk karşılaştığında şaşkınlık yaşadığını ifade eden Moukizzia, "Türkiye’ye gelince çok mutlu oldum, şimdilik her şey yolunda. Afrika’da kar yağmıyor. Burada kar görünce hem şaşırdım hem korktum. Çok soğuk olduğu için korktum, soğuktan korkmuştum ama şimdi alıştım" ifadelerini kullandı. Millet Bahçesi’nde Türk arkadaşlarıyla bir araya gelen öğrenciler, kar topu oynayıp hatıra fotoğrafı çektirerek keyifli vakit geçirdi.