ASAYİŞ - 26 Ocak 2026 Pazartesi 16:41

Uşak’ta iş arkadaşını bıçaklayan şüpheli tutuklandı

A
A
A
Uşak’ta iş arkadaşını bıçaklayan şüpheli tutuklandı

Uşak’ta dün iş arkadaşını bıçaklayarak ağır yaralayan şüpheli, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.


Olay, dün Uşak merkeze bağlı Ünalan Mahallesi’nde bulunan Üçgen Park’ta meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, parkta bir kişinin bıçakla yaralandığını gören vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. Olay yerine 112 Acil Sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerince yapılan ilk müdahalenin ardından bıçaklanan 25 yaşındaki E.K., önce özel bir hastaneye, ardından Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi.


Uşak İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerince başlatılan soruşturmada, olayı gerçekleştiren kişinin M.K. (39) olduğu tespit edilirken, olay yerinden kaçan şüphelinin yakalanması için geniş çaplı arama çalışması başlatıldı. Polis ekiplerince yapılan çalışmada, şüphelinin otobüsle Konya iline gittiği belirlendi. Konya İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince yapılan çalışmada şahsın, Konya’nın Akşehir ilçesinde gözaltına alındığı öğrenildi.


Şüpheli M.K.’nin emniyetteki ifadesinde, daha önce iş arkadaşıyla tartışma yaşadığını, olay günü ise kendisine küfür edildiğini iddia ederek kavganın bu nedenle çıktığını öne sürdüğü öğrenildi.


Uşak İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerince Uşak’a getirilen şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Şüpheli M.K., çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.


Öte yandan, dün bıçakla ağır yaralanan 25 yaşındaki E.K.’nin Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yoğun bakım ünitesinde tedavisinin devam ettiği öğrenildi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara RTÜK’ten spor yayınlarına ilişkin yeni düzenlemelerle ilgili açıklama Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), spor müsabakalarının yayınlarında ortaya çıkan uygulamalara ilişkin yeni ilke kararlarının yer aldığı bir açıklama yayınladı. RTÜK’ten yapılan açıklamada, "Radyo ve Televizyon Üst Kurulu, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun çerçevesinde, İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı’nın raporu ve eklerini inceleyerek spor müsabakalarının yayınlarında ortaya çıkan uygulamaları ele aldı. Bu değerlendirmeler sonucunda, tarafsızlık, adil temsil ve evrensel spor değerlerine uygunluğu güçlendirmek amacıyla yeni ilke kararları aldı. RTÜK’ün amacı, spor yayınlarında tribün ve saha görüntülerinin tarafsız şekilde ekrana taşınmasını, spiker ve yorumcuların belirli takımlar veya taraftarlar lehine yorum yapmaktan kaçınmasını ve izleyicilere şiddet veya fanatizmi özendirmeyen bir yayın sunulmasını sağlamaktır. Böylece özellikle genç izleyicilere pozitif ve örnek teşkil eden bir spor deneyimi sunulması; sporda tarafsızlığın sağlanması ve izleyicilere güvenli, olumlu bir yayın deneyimi yaşatılması hedefleniyor" ifadelerine yer verildi. Müsabakalardaki olumsuz uygulamalar Spor müsabakaları yayınlarında tespit edilen olumsuzluklar ilgiliyse, "İncelemelerde bazı yayınlarda tribün pankartlarının ısrarla ekrana taşındığı ve yorumlandığı, bazı takım ve taraftarlar lehine taraflı ifadelerin kullanıldığı, küfürlü tezahüratlar ve sigara içen kişilerin görüntülerinin ekrana yansıdığı tespit edildi. Ayrıca saha içi ve tribünlerdeki kavgaların uzun süre gösterildiği ve sanal bahis ile aşırı tüketimi teşvik eden ürünlerin reklamlarının yayınlandığı gözlemlendi. Bu durumların sporda eşitlik ve yayıncılık ilkeleri açısından sakıncalı olduğu belirlendi" denildi. ’Sanal bahsi teşvik edici reklamlara yasaklama Açıklamada, spor müsabakalarının yayınlarına yönelik ilke kararları şu şekilde sıralandı: "Sporun ruhuna ve doğasına uygun, evrensel değerlerine saygılı, sporda pozitif bir atmosferin oluşturulmasına yönelik barışçı, şiddet içermeyen bir dil kullanılacaktır. Saha kenarlarında ya da tribünlerde kamu düzenine ve toplumsal barışa zarar veren, ayrımcılık içeren, belirli bir takımı veya taraftarını hedef alan pankartlar ekrana getirilmeyecektir. Yurt içinde yapılan hazırlık ve lig maçlarında sahada bulunan herhangi bir takım, teknik heyet, yönetici, taraftar grubu ya da hakemler hakkında taraflı veya fanatizmi tahrik eden yorumlar yapılmayacaktır. Spor müsabakalarının canlı yayınlarında; duraksamalar ve devre araları dışında, bant reklamlar dahil hiçbir türde reklam yayınlanmayacaktır. Spor müsabakalarının canlı yayınında sanal bahis oynamayı teşvik eden reklamlar yayınlanmayacak, bu konuda gerekli teknolojik tedbirler alınacaktır. Aşırı tüketimi tavsiye edilmeyen ürünlere ilişkin reklamlara yer verilmeyecek, tanıtımı yapılan ürün ve hizmetleri teşvik edici ifadeler kullanılmayacaktır. Küfürlü tezahüratlar ve sigara içen kişilerin görüntüleri ekrana yansıtılmayacaktır. Saha içinde ve tribünlerde meydana gelen kavgalar uzun süreli ekrana getirilmeyecek, saha içerisine yetkisiz şekilde girip eylemde bulunan kişilerin görüntülerine yer verilmeyecektir." Söz konusu ilke kararlarının, Üst Kurul tarafından oy birliğiyle kabul edildiği ifade edildi.
Gaziantep Ağrı tedavisinde yeni dönem: ultrason rehberliğinde nokta atış tedavisi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, ultrason eşliğinde yapılan girişimlerin hem doğruluk oranını artırdığını hem de hasta güvenliğini üst düzeye çıkardığını belirtti. Kas-iskelet sistemi hastalıklarının tanı ve tedavisinde ultrason kullanımı son yıllarda hızla yaygınlaşıyor. Özellikle omuz ve diz problemleri başta olmak üzere tüm eklemler, omurga kaynaklı rahatsızlıklar (boyun ve bel fıtıkları) ile tendon ve ligaman (bağ) ve kas yaralanmaları gibi yumuşak doku kaynaklı ağrılarda ultrason rehberli uygulamalar, tedavi başarısını artıran modern yöntemler arasında öne çıkıyor. Prof. Dr. Koca, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Ultrason sayesinde tedaviyi doğrudan problemli dokuya uygulayabiliyoruz. Bu da özellikle omuz ve diz başta olmak üzere tüm eklem problemleri, boyun ve bel fıtıkları ile tendon ve ligaman (bağ) ve kas yaralanmalarında tedavi başarısını belirgin şekilde artırıyor" dedi. Hangi hastalara uygulanıyor Dr. Koca, "Ultrason rehberli nokta atışı tedaviler, Omuz, diz başta olmak üzere tüm eklem ağrıları, Boyun ve bel fıtıkları, Tendon ve ligaman (bağ) yaralanmaları, Kas yaralanmaları, Spor yaralanmaları, Bel ve boyun kaynaklı yumuşak doku ağrıları, Bursit ve yumuşak doku iltihapları gibi birçok kas-iskelet sistemi probleminde güvenle uygulanabiliyor" şeklinde konuştu. Hangi hastalarda tercih edilmeyebilir Her hasta için uygun olmayabileceğini belirten Prof. Dr. İrfan Koca, özellikle aktif enfeksiyon bulunan bölgelerde, kontrolsüz kanama bozukluğu olan hastalarda ve bazı ileri sistemik hastalıklarda dikkatli olunması gerektiğini ifade etti. Bu nedenle tedavi öncesi mutlaka hekim değerlendirmesi yapılması gerekiyor. Radyasyon içermemesi önemli avantaj Prof. Dr. Koca, ultrasonun en önemli üstünlüklerinden birinin radyasyon içermemesi olduğunu vurgulayarak , "Skopi cihazı kullanılarak yapılan diğer nokta atışı tedavilerinde hastalar az da olsa radyasyona maruz kalabilmektedir. Ultrason ise tamamen radyasyonsuz bir yöntemdir. Bu yönüyle hem hasta hem de hekim açısından çok daha güvenli ve avantajlıdır" ifadelerini kullandı. İşlem nasıl yapılıyor, ne kadar sürüyor Dr. Koca, "Ultrason rehberli tedaviler genellikle klinik ortamda, lokal uygulamalar şeklinde gerçekleştiriliyor. İşlem sırasında hedef doku ultrason ile anlık olarak görüntülenerek iğne tam doğru noktaya yönlendiriliyor" ifadelerine yer verdi. "İşlem çoğu zaman 5-10 dakika gibi kısa bir sürede tamamlanır. Hastalar genellikle aynı gün günlük yaşamlarına dönebilir. Bu da yöntemin konforunu artıran önemli bir faktördür" diyen Prof. Dr. İrfan Koca, işlem sonrası sürecin de hastaya özel planlandığını belirtti. Başarıyı artıran ‘görerek tedavi’ yaklaşımı Ultrason rehberli uygulamaların en önemli farkının "görerek tedavi" olduğunu vurgulayan Prof. Dr. İrfan Koca, sözlerini şöyle tamamladı: "Artık tedaviyi göz kararı değil, doğrudan görüntü eşliğinde yapıyoruz. Bu da hem hedefe tam ulaşmayı sağlıyor hem de gereksiz doku hasarını önlüyor. Sonuç olarak daha etkili, daha güvenli ve daha hızlı bir iyileşme süreci elde ediyoruz." Uzmanlar, ultrason rehberli tedavilerin önümüzdeki yıllarda kas-iskelet sistemi hastalıklarının yönetiminde standart uygulamalar arasında yerini daha da güçlendireceğini belirtiyor.
İstanbul AJet, ilk Ankara-Bükreş seferini gerçekleştirdi Ankara’dan yurt dışına en fazla sefer yapan hava yolu şirketi AJet, bir Avrupa başkentiyle daha hava köprüsü kurdu. Romanya’nın başkenti Bükreş’e ilk seferini yapan AJet uçağı, havacılık geleneği olarak su takı ile karşılandı. Bükreş’teki Henri Coanda Uluslararası Havalimanı’nda yapılan törene Türkiye’nin Bükreş Büyükelçisi Özgür Kıvanç Altan, AJet Genel Müdürü Kerem Sarp, Ankara Ticaret Odası Başkanı Gürsel Baran, AJet ve havalimanı üst yönetimi katıldı. "Ankara’dan dış hatlarda 37 kente direkt sefer yapıyoruz" Törende konuşan AJet Genel Müdürü Kerem Sarp, Ankara’dan 28 ülkede 37 kente direkt uçuş yaptıklarını ve bu sayıyı önümüzdeki dönemde 34 ülkede 50 şehre çıkarmayı hedeflediklerini dile getirdi. Kerem Sarp, "Başkentimiz Ankara ile dünya başkentleri arasında yeni hava köprüleri kuruyoruz. Başkentimizin dış hat bağlantılarının artması; bölgesel kalkınmanın yanında ticari ve diplomatik ilişkilerin artmasına da önemli katkılar sağlıyor" dedi. "Avrupa’da rekabet gücümüzü artırmayı hedefliyoruz" AJet olarak 31 Mart 2024 tarihinde yaptıkları ilk uçuşun ardından iki yılı geride bıraktıklarını belirten Sarp, "Bayrak taşıyıcımız Türk Hava Yolları’ndan aldığımız güçle, Türkiye’nin en büyük ikinci hava yolu olmayı, Avrupa’da ise rekabet gücümüzü artırmayı hedefliyoruz" şeklinde konuştu. "AJet yeni açtığı hatla isabetli bir karar verdi" Bükreş Büyükelçisi Özgür Kıvanç Altan ise törende yaptığı konuşmada AJet’in yeni açtığı hatla isabetli bir karar verdiğini belirterek, iki ülke arasında çeşitli alanlarda kapsamlı iş birliği olduğuna değindi. İlk sefer olmasına rağmen uçağın tamamen dolu olduğuna dikkat çeken Altan, "Her yıl 1 milyondan fazla Romen kardeşimiz güzel ülkemizi ziyaret ediyor. Vatandaşlarımızın da Romanya’yı ziyaret etmesini istiyorum" diye konuştu.
Denizli Denizli ihracatı Mart ayında geriledi, il sıralaması korundu Denizli İhracatçılar Birliği (DENİB) Başkanı Hüseyin Memişoğlu, Mart ayı ihracat verilerine ilişkin yaptığı açıklamada, Denizli’nin Türkiye ihracatındaki 8’inci sıradaki yerini koruduğunu ancak ihracatta sınırlı bir gerileme yaşandığını belirtti. Türkiye genelinde mart ayı ihracatının yüzde 6,4 azalışla 21,9 milyar dolar olarak gerçekleştiğini kaydeden Başkan Memişoğlu, Denizli ihracatının ise yüzde 6,2 düşüşle 390 milyon dolar olduğunu ifade etti. DENİB tarafından kayda alınan ihracatın ise aynı dönemde yüzde 2,2 artışla 308 milyon dolara ulaştığını aktardı. Ocak-Mart dönemine ilişkin değerlendirmede bulunan Memişoğlu, "Ocak-Mart döneminde ise Denizli ihracatı yüzde 0,9 artışla 1 milyar 147 milyon dolar olarak gerçekleşti" dedi. Bayram nedeniyle yaşanan iş günü kaybı ve küresel gelişmelere dikkat çeken Memişoğlu, "Bayram nedeniyle yaşanan iş günü kaybı ve jeopolitik gerilimlerin oluşturduğu olumsuz ortam; yılın ilk iki ayında yakalanan ivmeyi mart ayında bir miktar yavaşlatmış olsa da önümüzdeki dönemde ihracatımızın yeniden hedeflerimizle uyumlu bir seyir izleyeceğini temenni ediyoruz" ifadelerini kullandı. Sektörlerde karışık seyir Denizli’nin önde gelen sektörlerine ilişkin verileri paylaşan Memişoğlu, "Mart ayında, ilimizin tekstil-konfeksiyon ihracatı yüzde 13,5 azalışla 100 milyon dolar, elektrik-elektronik ihracatı yüzde 2,7 azalışla 88 milyon dolar, demir-demir dışı metaller ihracatı yüzde 12,2 artışla 72 milyon dolar, tarım ihracatı yüzde 7,9 azalışla 29 milyon dolar, madencilik ihracatı yüzde 1,5 artışla 24 milyon dolar oldu" dedi. En fazla ihracat İngiltere’ye Mart ayında en fazla ihracat yapılan ülkelere de değinen Memişoğlu, "Mart ayında, ilimiz ihracatında lider konumda olan İngiltere’ye ihracatımız yüzde 35 oranında artışla 70 milyon dolar olarak kaydedildi. Ardından gelen Almanya’ya ihracatımız yüzde 7,5 artışla 32 milyon dolar oldu. İlimiz ihracatında üçüncü sırada yer alan İtalya’ya ihracatımız yüzde 9,7 oranında azalışla 31 milyon dolar, ABD’ye ihracatımız yüzde 31,7 azalışla 30 milyon dolar, Fransa’ya ihracatımız yüzde 43,4 oranında artışla 23 milyon dolar olarak gerçekleşti" diye konuştu. Almanya’nın yeniden ikinci sıraya yükseldiğini ve Fransa’ya ihracatta güçlü artışın sürdüğünü belirten Memişoğlu, bunun önemli bir gelişme olduğunu vurguladı. PMI geriledi, siparişler yavaşladı İmalat sanayine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Memişoğlu, "İstanbul Sanayi Odası tarafından açıklanan Türkiye İmalat PMI verileri Şubat ayında ekonomik aktivitede dengelenme sinyallerinin güçlendiğine işaret etmişti. Ancak Mart ayında manşet PMI 49,3’ten 47,9’a geriledi" dedi. Yeni siparişlerde yavaşlama yaşandığını belirten Memişoğlu, "Orta Doğu’daki gerilimlerin enflasyonist baskıları artırması ve talebin zayıflaması sonucu imalat sektörünün yeni siparişlerinde yavaşlama Mart ayında belirginleşti. Buna bağlı olarak firmaların üretim ve satın alma faaliyetlerini azalttığı görüldü" ifadelerini kullandı. Tedarik zincirindeki sorunlara da değinen Memişoğlu, "Savaşın en önemli olumsuz etkilerinden biri olan tedarik zincirlerinde gecikme ve fiyatlardaki yükseliş de yeni siparişlerin yavaşlamasında etkin rol oynadı. Savaşın oluşturduğu belirsizlik, ihracatçının öngörülebilirliğini azaltıyor. En kısa zamanda küresel anlamda savaşın bittiği ve öngörülebilirliğin arttığı bir ihracat ortamı temenni ediyorum" diye konuştu.