ASAYİŞ - 15 Ocak 2026 Perşembe 22:06

Uşak’ta motosikletin çarptığı yaya hayatını kaybetti: Kaza anı kamereda

A
A
A

Uşak’ta yolun karşısına geçerken motosikletin çarptığı yaya hayatını kaybetti, sürücü yaralandı. Kaza anı güvenlik kamerasına yansıdı.

Kaza, Uşak merkeze bağlı Kemalöz Mahallesi Değirmendere Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, A.Ç. (30) idaresindeki 64 AEM 319 plakalı motosiklet, Değirmendere Caddesi üzerinde seyir halindeyken, karşıdan karşıya geçmeye çalışan Mehmet Türkan’a (84) çarptı. Çarpmanın etkisiyle Mehmet Türkan metrelerce sürüklendi.

İhbar üzerine olay yerine 112 Acil Sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. 112 Acil Sağlık ekiplerince motosiklet sürücüsü ile Mehmet Türkan, kentte bulunan hastanelere kaldırıldı. Mehmet Türkan, kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Motosiklet sürücüsünün ise sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.

Uşak’ta motosikletin çarptığı yaya hayatını kaybetti: Kaza anı kamereda

Kaza anı güvenlik kamerasına yansıdı

Kaza anı bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansırken, karşıdan karşıya geçmeye çalışan Mehmet Türkan’a motosikletin çarptığı ve çarpmanın ardından sürüklendiği anlar görüntülere yansıdı.

Ömer Akkoyun

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce Fabrikalar sağlık merkezine dönüştü, hastaneye gitmeye gerek kalmadı DÜZCE (İHA) – Sağlık Bakanlığı himayesinde Düzce İl Sağlık Müdürlüğü tarafından başlatılan "Sağlığım İş Yerinde" projesi kapsamında, Organize Sanayi Bölgelerindeki (OSB) 15 bin çalışan kanserden diyabete, psikolojik destekten sigara bırakma yardımına kadar geniş bir yelpazede taramadan geçiriliyor. Fabrika sahalarında gerçekleştirilen taramalarla hastalıkların erken teşhisi ve çalışan sağlığının korunması hedefleniyor. Düzce 1. OSB’de başlatılan projeyle, işçilerin mesai saatleri içinde sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırmak hedefleniyor. Fabrika bahçelerine kurulan mobil araçlarda çalışanlara kanser, diyabet ve solunum yolu taramaları yapılırken; psikolog, diyetisyen ve sigara bırakma birimleri de danışmanlık hizmeti veriyor. Çalışmaları yerinde inceleyen Düzce İl Sağlık Müdürü Dr. Yasin Yılmaz, Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’nun liderliğinde projeyi hayata geçirdiklerini belirterek, "Düzce’de 15 bine yakın vatandaşımızın tarama programına almış bulunuyoruz. Sağlık taraması programı içinde kanser taraması yapacağız, diyabetle ilgili çalışmalar yapacağız. Diyetisyenimiz, psikologlarımız, doktorlarımız burada olacak; mobil sigara bırakma aracımızda iş yerlerinde olacak. Bu şekilde bütün çalışanlarımızı tarayarak, onların sağlıklarına bir nebze olsun dokunma noktasında çalışma yapmış olacağız. İnşallah hayırlara vesile olur" dedi. "Parmak ısırtan ülkeler arasında yer alıyoruz" Ayrıca Dr. Yasin Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde sağlık alanında yapılan önemli yatırımlara dikkati çekerek, şöyle konuştu: "Sağlık alanında dünyada parmakla gösterilen ülkeler arasında yer almaktayız. Milli ilaç, milli tıbbi cihaz konusunda da büyük hamleler gerçekleştirdik. Bunun yanında covid döneminde de güçlü sağlık altyapımızla birçok dünya ülkesine göre başarılı çalışmalar yaptık ve vatandaşlarımıza çok güzel hizmetler sunduk. Bunun yanında daha önceki zamanlarda doktora ulaşma konusunda büyük sıkıntılar yaşanırken, şuanda bu projede de bir örneğini göreceğiniz üzere vatandaşlarımızın ayağına kadar sağlık hizmetini götürme noktasına gelmiş durumdayız." "Ayağımıza kadar geldi" İşçilerden Berfin Cebeci, sağlık taramasının kendileri için oldukça avantajlı olduğunu belirterek, "Biz sağlık taramasına gidemiyoruz ancak özellikle kadınlar için yapılan bütün sağlık tarama hizmeti ayağımıza kadar geldi. Katkısı olan herkese teşekkür ediyoruz. Bütün her şey mevcut. Kan alma biriminden, kadınlarla ilgili tüm hastalıklara kadar kontrol ediliyoruz. Daha önce böyle bir tarama yaptırmadık. Burada çok kapsamlı bir tarama oluyor. Çok memnunuz. Kan verdik, mamografi çekilecek. Diyetisyen ve sigara bırakma birimi de geldi. Hastaneye gitsek yaklaşık 5 günümüzü alacaktı. Burada hepsini yaptırma şansı bulduk. Çok şanslıyız" diye konuştu. "Erken tanı önemli’ Engelli bir kadın çalışan ise erken teşhisin önemine değinerek, hastane ortamında beklemenin kendisi için zor olduğunu, bu hizmet sayesinde kontrollerini kolayca yaptırdığını ifade etti. İşçi, "Hizmet ayağımıza geldi. Ben engelliyim ve hastanede beklemek zor oluyor. Benim açımdan güzel bir hizmet. Erken tanı hayat kurtarır" şeklinde konuştu.
Düzce Fabrikalar sağlık merkezine dönüştü, hastaneye gitmeye gerek kalmadı Sağlık Bakanlığı himayesinde Düzce İl Sağlık Müdürlüğü tarafından başlatılan "Sağlığım İş Yerinde" projesi kapsamında, Organize Sanayi Bölgelerindeki (OSB) 15 bin çalışan kanserden diyabete, psikolojik destekten sigara bırakma yardımına kadar geniş bir yelpazede taramadan geçiriliyor. Fabrika sahalarında gerçekleştirilen taramalarla hastalıkların erken teşhisi ve çalışan sağlığının korunması hedefleniyor. Düzce 1. OSB’de başlatılan projeyle, işçilerin mesai saatleri içinde sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırmak hedefleniyor. Fabrika bahçelerine kurulan mobil araçlarda çalışanlara kanser, diyabet ve solunum yolu taramaları yapılırken; psikolog, diyetisyen ve sigara bırakma birimleri de danışmanlık hizmeti veriyor. Çalışmaları yerinde inceleyen Düzce İl Sağlık Müdürü Dr. Yasin Yılmaz, Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’nun liderliğinde projeyi hayata geçirdiklerini belirterek, "Düzce’de 15 bine yakın vatandaşımızın tarama programına almış bulunuyoruz. Sağlık taraması programı içinde kanser taraması yapacağız, diyabetle ilgili çalışmalar yapacağız. Diyetisyenimiz, psikologlarımız, doktorlarımız burada olacak; mobil sigara bırakma aracımızda iş yerlerinde olacak. Bu şekilde bütün çalışanlarımızı tarayarak, onların sağlıklarına bir nebze olsun dokunma noktasında çalışma yapmış olacağız. İnşallah hayırlara vesile olur" dedi. "Parmak ısırtan ülkeler arasında yer alıyoruz" Ayrıca Dr. Yasin Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde sağlık alanında yapılan önemli yatırımlara dikkati çekerek, şöyle konuştu: "Sağlık alanında dünyada parmakla gösterilen ülkeler arasında yer almaktayız. Milli ilaç, milli tıbbi cihaz konusunda da büyük atılımlar gerçekleştirdik. Bunun yanında covid döneminde de güçlü sağlık altyapımızla birçok dünya ülkesine göre başarılı çalışmalar yaptık ve vatandaşlarımıza çok güzel hizmetler sunduk. Bunun yanında daha önceki zamanlarda doktora ulaşma konusunda büyük sıkıntılar yaşanırken, şuanda bu projede de bir örneğini göreceğiniz üzere vatandaşlarımızın ayağına kadar sağlık hizmetini götürme noktasına gelmiş durumdayız." "Ayağımıza kadar geldi" İşçilerden Berfin Cebeci, sağlık taramasının kendileri için oldukça avantajlı olduğunu belirterek, "Biz sağlık taramasına gidemiyoruz ancak özellikle kadınlar için yapılan bütün sağlık tarama hizmeti ayağımıza kadar geldi. Katkısı olan herkese teşekkür ediyoruz. Bütün her şey mevcut. Kan alma biriminden, kadınlarla ilgili tüm hastalıklara kadar kontrol ediliyoruz. Daha önce böyle bir tarama yaptırmadık. Burada çok kapsamlı bir tarama oluyor. Çok memnunuz. Kan verdik, mamografi çekilecek. Diyetisyen ve sigara bırakma birimi de geldi. Hastaneye gitsek yaklaşık 5 günümüzü alacaktı. Burada hepsini yaptırma şansı bulduk. Çok şanslıyız" diye konuştu. "Erken tanı önemli’ Engelli bir kadın çalışan ise erken teşhisin önemine değinerek, hastane ortamında beklemenin kendisi için zor olduğunu, bu hizmet sayesinde kontrollerini kolayca yaptırdığını ifade etti. İşçi, "Hizmet ayağımıza geldi. Ben engelliyim ve hastanede beklemek zor oluyor. Benim açımdan güzel bir hizmet. Erken tanı hayat kurtarır" şeklinde konuştu. (TS-HFV-
Gümüşhane Sadak Baraj Gölü buz tuttu Sadak Baraj Gölü, dondurucu soğuklarla birlikte buzla kaplandı. Gümüşhane’nin Kelkit ilçesine bağlı Sadak Köyü sınırlarındaki Sadak Baraj Gölü, hava sıcaklıklarının sıfırın altına düşmesiyle tamamen buz tuttu. Göl yüzeyinde kalınlığı yer yer 20 santimetreyi bulan buz tabakası oluşurken, baraj gölü beyaz örtüyle birlikte kış manzarasına büründü. Kış şartlarının etkisini artırdığı bölgede göl yüzeyi ve çevresinde kartpostallık görüntüler oluştu. Soğuk havaya rağmen bölgeye gelen vatandaşlar buzla kaplanan göl üzerinde manzaranın tadını çıkardı, doğayla baş başa vakit geçirdi. Kar ve buzla kaplanan Sadak Barajı, sakin atmosferiyle doğa tutkunlarının ilgisini çekerken bölgeye gelen iki balıkçı da buz tutan gölde motorlu testereyle açtıkları deliklerden oltalarını suya bırakarak nasiplerini aradı. "Korkutucu ama bizim için vazgeçilmez bir tutku" Baraj gölüne sadece balık tutmak için değil doğanın ve manzaranın keyfini çıkarmak için de geldiklerini ifade eden Soner Bayram, "Boş zamanlarımızda arkadaşımla birlikte buraya gelip balık tutmaya çalışıyoruz. Balık tutmak bizim için bir keyif, bir tutku. Aynı zamanda huzur veriyor. Adrenalin sevenleri de buraya davet edebilirim. Biraz korkutucu olabilir ama bizim için vazgeçilmez bir tutku, bundan kopamıyoruz. Hava soğuk, buz kalınlığı yaklaşık 20 santimetre. Nasibimizi bekliyoruz. Balıkçılık gerçekten bir tutku işi. Burası yaklaşık bir ay önce buz tuttu ve bir ay kadar daha böyle devam eder. Sonrasında buzlar çözülmeye başlar. Biz yaz kış buraya geliyoruz. Kışın burada oturup çayımızı demliyor, keyif yapıyoruz. Yazın da ayrı bir güzelliği oluyor. Nasibimiz olursa balığımızı tutup gidiyoruz. Bu bizi mutlu ediyor. Aslında buraya sadece balık için değil, huzur ve keyif için geliyoruz. Biraz da heyecan arıyoruz. Düşme korkusu, balık tutup tutamama ihtimali Ama hepsinden önemlisi buranın doğası ve manzarası bizi cezbediyor" dedi. "Buzların kırılmasından korkmuyoruz" Balık tutmanın kendisi için büyük bir zevk olduğunu ve bu nedenle buzların kırılmasından korkmadığını dile getiren Alperen Sevinç, "Sadak bizim için bir yaşam tarzı. Doğası ve muhteşem manzarasıyla gelip burada doğayla iç içe balık tutuyoruz. Balık bizim için vazgeçilmez bir zevk. Buzlar bile bizi durduramıyor. Buz ne kadar ince olursa olsun aksiyonu seviyoruz. Kırılma korkumuz yok. Gelip burada balığımızı tutuyor, stresimizi atıyoruz. Şehrin boğucu havasından uzaklaşıp doğayla buluşmak bize mutluluk veriyor. Tuttuğumuz balıkları da evde ya da köyümüzde pişirip afiyetle yiyoruz. Korkmuyoruz çünkü doğaya alışığız. Doğaya alışık olmayan insanlar korkabilir. Kısacası aksiyonu seviyoruz, buzun kırılmasından da korkmuyoruz. Hiçbir şey bizi yıldıramaz" diye konuştu. (UA-RE-EK