SAĞLIK - 15 Ağustos 2017 Salı 10:29

‘Delta hepatiti’nin çölyak hastalığına sebep olduğu ilk kez ispatlandı

A
A
A
‘Delta hepatiti’nin çölyak hastalığına sebep olduğu ilk kez ispatlandı

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Dursun Odabaş Tıp Merkezi Gastroenteroloji ve Hepatoloji Anabilim Dalı Başkanı Doç.

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Dursun Odabaş Tıp Merkezi Gastroenteroloji ve Hepatoloji Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Ahmet Cumhur Dülger, bir grup doktorla birlikte 200 hasta üzerinden yaptıkları 3 yıllık çalışma sonucunda delta hepatitinin Çölyak hastalığına sebep olduğunu ispatladı.


Açıklamalarda bulunan Doç. Dr. Ahmet Cumhur Dülger, yaptıkları araştırmalar sonucu bir karaciğer virüsü olan delta hepatitinin ince bağırsaktaki bir hastalığa sebep olabileceğini ortaya koyduklarını söyledi. Yaklaşık 200 hasta ve 3 yıllık bir çalışmayla bu sonuca ulaştıklarını ifade eden Doç. Dr. Ahmet Cumhur Dülger, çalışmanın ‘Biomedical Research’ adlı uluslararası bilim dergisinde yayımlayarak, tıp dünyasına kazandırıldığını kaydetti. Dülger, “Yaptığımız çalışmada çölyak hastalığının ortaya çıkmasına neden olabilecek çevresel faktörlerden bir tanesinin de delta hepatiti virüsü olduğunu bulduk. Bu, dünya çapındaki ilk buluş ve ilk yayındır” dedi.



“Delta hepatiti, Doğu Anadolu’da yüzde 20 civarında”


Doğu Anadolu Bölgesi’nde delta hepatitinin çok yaygın görülen bir karaciğer hastalığı olduğunu aktaran Dülger, “Delta hepatiti, Türkiye genelinde Hepatit-B’li hastaların yaklaşık yüzde 1 ile 2’sinde görülürken, Van ve Doğu Anadolu Bölgesi’nde olguların yaklaşık yüzde 20’sinde Hepatit-B ile birliktelik göstermektedir. Delta hepatiti daha çabuk siroz yapmakta, tedavisi daha zor ve hatta yüzde 15 düzeyindedir. Ayrıca kansere sebep olabilecek bir virüstür. Bu bir RNA virüsü olması nedeniyle pek çok dokuyu etkilemektedir” diye konuştu.


Çölyak hastalığının buğday unu alerjisi olduğunu anlatan Dülger, buğday onunun ince bağırsaktaki emici tabakayı yok etmesi ve kronik ishalle devam eden bu hastalığın da yaşamı tehdit ettiğini bildirdi.



“Bu dünya çapındaki ilk buluştur”


“Delta hepatitinin çölyak hastalığına sebep olabileceğini yürüttüğümüz çalışmayla dünya çapında ispat ettik” diyen Dülger, şöyle devam etti:


“Bir RNA virüsü olması nedeniyle ince bağırsak mukozasını tahrip etme özelliğinin olabileceğini yine bizler bu çalışmayla göstermiş oluyoruz. Bu dünya çapındaki ilk buluştur. Bir karaciğer virüsü olan bu virüsün ince bağırsaktaki bir hastalığa sebep olabileceğini bulmamız, bizler için onur verici bir çalışma olmuştur. Özellikle Türkiye’de halkımızın yüzde 1’inin Çölyak hastalığından etkilendiğini düşünürsek, bu hastalığın tedavisinde virüsün etkisini engellemek ve virüsün sebep olduğu doku düzeyindeki hasarları engellemek amacıyla kullanılabilecek çeşitli yöntemler için de ipucu vermiş oluyoruz.”



200 hasta ve 3 yıllık bir çalışma


Nedensel ilişki olarak karaciğer virüsü ile Çölyak hastalığının ilişkisini dünyada ilk defa ispat ettiklerini ifade eden Dülger, “Bundan dolayı mutluluk duyuyoruz. Yaptığımız bu çalışma, 200 hastalı bir çalışmadır. Ortalama 3 yıl sürdü. Bu süre sonunda bu ilişkiyi bulduk. Mikrobiyolog, radyolog ve biyolog arkadaşlarımızın çok emekleri oldu, bu birtakım çalışmasıdır. Burada yer alan arkadaşlarımızın hepsine teşekkür ediyorum. Aynı bu yaptığımız buluşu da halkımıza ve dünya tıpına armağan ediyoruz” diye konuştu.



“Çölyak hastalığının tanı, tedavi ve taramasında kullanılacak”


Yaptıkları çalışmanın uluslar arası saygın bir dergi olan ‘Biomedical Research’da yayınlandığını da sözlerine ekleyen Dülger, “Çölyak hastalığının genetik nedenleri dışında çevresel faktörler olarak delta hepatitinin bir neden olabileceğini ilk defa göstermiş olduk. Çölyak hastalığının tanı, tedavi ve tarama testlerinde bu buluşun dünyada kullanılacağını biliyoruz” şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Miniklere geri dönüşüm bilinci aşılanıyo Muğla Büyükşehir Belediyesi Türkan Saylan Çağdaş Yaşam Merkezi bünyesinde hizmet veren Emin Eller Gündüz Bakımevinde, çocuklara geri dönüşüm bilincini kazandırmak amacıyla eğitici ve eğlenceli bir etkinlik düzenlendi. Etkinlikte miniklere geri dönüşümün önemi ve atıkların ayrıştırılması uygulamalı olarak anlatıldı. Etkinlik kapsamında çocuklar ilk olarak geri dönüşüm ve atık ayrıştırma konularını anlatan kısa bir çizgi film izledi. Ardından, kendileri için hazırlanan atık potalarına geri dönüştürülebilir malzemeleri atarak öğrendiklerini pekiştirdi. Programın devamında Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Origami Topluluğundan gönüllü olarak etkinliğe katılan öğrenciler, çocuklara atık kâğıtlardan origami yapmayı öğretti. Minikler, hem el becerilerini geliştirdi hem de atıkların yeniden değerlendirilebileceğini eğlenceli bir şekilde deneyimledi. Eğitici olduğu kadar keyifli anlara da sahne olan etkinlik, çocukların dans edip şarkılar söylemesiyle sona erdi. Düzenlenen etkinlikle çocuklarda erken yaşta çevre bilinci oluşturulması hedeflendi. Üniversite öğrencisi Muhammet Özmen, çocuklarla birlikte origami yapmak amacıyla etkinliğe katıldıklarını belirterek, "Eski kâğıtlardan kedi, köpek yaparak atıkları nasıl değerlendirebileceklerini, çizdikleri resim kağıtları nasıl değerlendirebileceklerini göstermiş olduk. Çok güzel bir etkinlik oldu" dedi. Muğla Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma Kontrol Dairesinde görevli Çevre Mühendisi Hadi Özer, "Çocuklarımıza çevreyi korumanın günlük hayatın doğal bir parçası olduğunu göstermeyi ve bu bilinci erken yaşlı kazandırmaya hedefliyoruz. Çünkü biliyoruz ki bugün bilinçlenen çocuklar yarının doğaya duyarlı bireyleri olacak" dedi. Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, düzenlenen etkinliğin önemine dikkat çekerek, Çevreyi korumanın ve sürdürülebilir bir gelecek inşa etmenin yolunun bu bilinci çocuklara küçük yaşta kazandırmaktan geçtiğini, Emin Eller Gündüz Bakımevinde gerçekleştirilen bu anlamlı etkinliğin çocukların hem eğlenerek öğrenmesine, hem de çevreye karşı duyarlı bireyler olarak yetişmesine katkı sağladığını açıkladı.
Eskişehir Gebelikte grip aşısı anneyi de bebeği de koruyor Özel Ümit Batıkent Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Melih Arslan, gebelikte grip aşısının gerekliliğini ve bağışıklık sistemini güçlendirmek için alınması gereken önlemleri anlattı. Özel Ümit Batıkent Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Melih Arslan, gebelik döneminde bağışıklık sisteminin zayıfladığını ve bebeğin büyümesine bağlı olarak annenin akciğer kapasitesinin azaldığını belirterek, bu durumun üst solunum yolu enfeksiyonlarına yakalanma riskini artırdığını söyledi. Arslan, hamilelikte enfeksiyonların hem daha kolay bulaştığını hem de daha ağır ve şiddetli seyredebileceğini vurguladı. Bu nedenle gebelerde grip aşısının mutlaka yapılması gerektiğini ifade eden Arslan, grip aşısının gebeliğin her döneminde güvenle uygulanabildiğini belirtti. Arslan, "Grip aşısı, gebelikte enfeksiyona yakalanılsa bile hastalığın daha hafif seyretmesini sağlar. Pnömoni gibi daha ağır klinik tabloların gelişmesini engeller" dedi. Grip aşısının yalnızca anneyi değil bebeği de koruduğuna dikkat çeken Arslan, aşı sonrası oluşan antikorların plasenta yoluyla bebeğe geçtiğini ve doğumdan sonra da koruyuculuk sağladığını ifade etti. Bağışıklık sistemini güçlendirmek için alınacak önlemler Op. Dr. Melih Arslan, gebelikte enfeksiyonlardan korunmak ve bağışıklık sistemini desteklemek için günlük yaşamda dikkat edilmesi gereken noktaları da paylaştı. Kalabalık, havasız ve kapalı ortamlardan mümkün olduğunca uzak durulması gerektiğini belirten Arslan, bu tür ortamlara girilmesi zorunluysa maske takılmasının önemli olduğunu söyledi. Hijyenin enfeksiyonlardan korunmada temel unsur olduğunu vurgulayan Arslan, sık sık ellerin yıkanmasını ve çantada dezenfektan bulundurulmasını önerdi. Uyku düzeninin bağışıklık sistemi üzerinde doğrudan etkili olduğunu ifade eden Arslan, gebelikte uyku saatlerinin düzenli olmasının önemine dikkat çekti. Meyve ve sebze tüketimi artırılmalı Beslenmenin de bağışıklığı güçlendiren bir diğer önemli faktör olduğunu belirten Arslan, "Meyve ve sebze tüketimi artırılmalı, günde en az 10 bardak sıvı alınmalıdır. Gebelik döneminde hekim tarafından verilen multivitaminlerin düzenli kullanılması da bağışıklık sistemine destek sağlar." şeklinde konuştu. Op. Dr. Melih Arslan, alınacak bu önlemlerle gebelik sürecinde annenin sağlığının korunacağını, aynı zamanda bebeğin de enfeksiyonlara karşı daha güçlü bir şekilde hayata başlamasının sağlanacağını vurguladı.