GÜNDEM - 18 Mart 2026 Çarşamba 13:53

Çatak’ta ahır çöktü: 50 kuzu göçük altında kaldı

A
A
A
Çatak’ta ahır çöktü: 50 kuzu göçük altında kaldı

Van’ın Çatak ilçesinde ahır çökmesi sonucu 50 kuzu göçük altında kaldı.


Edinilen bilgilere göre olay, saat 09.00 sıralarında Korulu Mahallesi’ne bağlı Albucak mezrasında meydana geldi. Emin Kaya’ya ait iki katlı yapının alt kısmında bulunan ahır, yoğun yağışların etkisiyle çöktü. Çökme sonucu ahırda Emin Kaya ve Sait Kıpçak’a ait yaklaşık 50 kuzu göçük altında kaldı. İhbar üzerine olay yerine Çatak İtfaiye Amirliği ekipleri sevk edildi. Ekiplerin çalışmaları sonucunda şu ana kadar 6 kuzu sağ olarak kurtarılırken, 4 kuzunun telef olduğu belirlendi. Göçük altında kalan diğer hayvanlar için arama kurtarma çalışmalarının sürdüğü bildirildi.


Çatak Tarım ve Orman Müdürlüğü ve ilgili kurum yetkilileri de olay yerine gelerek incelemelerde bulundu. Olayla ilgili çalışmalar devam ediyor.



Çatak’ta ahır çöktü: 50 kuzu göçük altında kaldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Cinayete kurban giden taksicinin acılı kardeşi: "Bütün amacı oğlunu ayağa kaldırmaktı" İzmir’in Konak ilçesinde aracına binen yolcu tarafından tabancayla vurularak öldürülen taksi şoförü Deniz Örer’in kardeşi Engin Örer, failler en ağır cezayı alsa bile içlerinin soğumayacağını söyledi. Ağabeyinin mesleğin risklerinden dolayı işi bırakmayı planladığını belirten Örer, yaşadıkları acıyı aile dayanışmasıyla atlatmaya çalışacaklarını ifade etti. Olay, 9 Mart gecesi Eşrefpaşa Caddesi üzerinde meydana geldi. Taksiye binen Doğuş Meşe (24), şoför Deniz Örer’e (52) gideceği adresi söyleyerek aracı ara sokağa yönlendirdi. Ücret sorulduğunda herhangi bir tartışma yaşanmadan yanında getirdiği tabancayla Örer’in başına bir el ateş eden şüpheli, bilincini kaybeden şoförü araçtan atarak taksiyi gasbetti. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, katil zanlısının cinayetten hemen sonra araca F.A. isimli bir kadını alarak öldürülen şoförün kanı bulunan taksi içerisinde uyuşturucu kullandığı ortaya çıktı. Araç takip sistemi sayesinde evinde yakalanan sanık hakkında ’kasten öldürme’ suçundan müebbet, ’gece vakti silahla yağma’ ve ’ruhsatsız silah taşıma’ suçlarından ise 19 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Acımız çok büyük Öldürülen taksici Deniz Örer’in kardeşi Engin Örer, yaşanan olayın ardından büyük bir üzüntü duyduklarını belirterek, "Şu anda söylenecek çok bir söz bulamıyoruz, acımız çok büyük. Hukuki sürece güveniyoruz ancak bu kaybımızı telafi etmeyecek. Devletimizin gereğini yapacağına inanıyoruz; failler en ağır cezaları alacaklar ancak biz canımızı verdiğimiz için verilecek hiçbir ceza içimizi soğutmayacak. Ağabeyimin bütün amacı oğlunu biraz daha ayağa kaldırmaktı, mesleğin risklerinden sürekli bahsederdi ve sıkıldığı bu işi oğlu büyüyünce bırakmak istiyordu. Sektörde can güvenliğimiz bulunmuyor, devletin bu durumun önüne geçecek kalıcı tedbirler alması gerekiyor. Bundan sonra bize acıları paylaşmak düşer, yaşadığımız bu zor süreci aile dayanışmasıyla atlatarak düştüğümüz bu kuyudan beraber çıkmaya uğraşacağız" dedi. Takdiri indirim uygulanmamalı Ailenin avukatı İlker Kasapoğulları, ortada doğrudan bir kasten öldürme suçu olduğunu ve şüphelinin müebbet hapis cezasıyla yargılanması gerektiğini savunarak, "Olay anına ait görüntüler basına yansıdı ve kamuoyu tarafından net bir şekilde görüldü. Yargılama aşamasında herhangi bir takdiri indirim uygulanmayacağını düşünüyorum. Cinayetin yanı sıra şüphelinin maktulün cüzdanını alması, taksiyi gasbetmesi ve ruhsatsız silah taşıması nedeniyle bu suçlardan da ayrıca ceza almasını bekliyoruz. Süreç boyunca ailenin yanında olacağız, ailenin acısı ancak failin en ağır cezayı almasıyla hafifleyecek" ifadelerini kullandı. Madde etkisi savunması Şüphelinin cinayeti uyuşturucu madde etkisinde işlediği yönündeki muhtemel savunmalarının ceza indirimi gerektirmeyeceğine işaret eden Kasapoğulları, "Failin olay öncesindeki davranışları son derece bilinçli. Görüntülerde şahsın araca bindiğini, sohbet ettiğini ve valizini alacağını söyleyerek maktulün arkasından soğukkanlılıkla ateş ettiğini görüyoruz. Uyuşturucu veya alkol kullanan kimse, bir suç işledikten sonra bunun arkasına sığınamaz. Kendi vücudunu uyuşturan kişilerin genellikle kendilerine değil, çevreye ve topluma zarar verdiğini görüyoruz. Dolayısıyla bu aşamadan sonra failin, ’Madde etkisindeydim, pişmanım’ demesinin şüpheli açısından hiçbir fayda sağlamayacağını düşünüyorum" şeklinde konuştu. Aynı sokakta ikinci acı Deniz Örer ile aynı sokakta öldürülen taksici Mustafa Girgin’in oğlu İsmail Girgin, sürecin yakından takipçisi olacaklarını vurgulayarak, "19 Nisan 2007’de babamı aynı sokakta kaybettim. Deniz, 13 yıl boyunca yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmeyen bir kardeşim gibiydi. Yaşananlar nedeniyle moralim çok bozuk, konuşmakta zorlanıyorum. Failin en ağır cezayı alacağına inanıyorum ve bu cezayı almak zorunda. En azından vicdani olarak herkesin buna ihtiyacı var" değerlendirmesinde bulundu.
Ankara BBP Genel Başkanı Destici: "Unutulmamalıdır ki Kıbrıs Türkiye’nin kalbidir" Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, "Unutulmamalıdır ki Kıbrıs; Türkiye’nin kalbidir, üzerinde bir tek Kıbrıslı Türk yaşamasa bile Türkiye için hayati bir kara parçasıdır" dedi. BBP Genel Başkanı Destici, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında Türkiye’nin bütünlüğüne ve bağımsızlığına kast eden her türlü tehdide karşı kararlılıkla duruşlarını sürdüreceklerini ifade ederek, "Bu aziz vatanın korunması, bayrağımızın ilelebet dalgalanması için o büyük mücadeleyi milletçe doğru idrak etmek ve bu şuuru gelecek nesillerimize aktarmak, bizlere düşen en büyük sorumluluktur. Bizlere bu vatanı emanet eden ecdadımıza da olan bir borcumuzdur. Unutulmamalıdır ki bu zaferin şeref payı ne bir kişiye ne de bir zümreye aittir. Bu zafer tümüyle Müslüman Türk milletinin zaferidir. Çanakkale’de hesap yoktur, pazarlık yoktur. Orada bir milletin var olma iradesi vardır. Orada gerektiğinde ölümü göze alarak bağımsızlığı seçen bir ruh vardır, o da necip Türk milletinin iman ruhudur. Dün Çanakkale’de yedi düvele karşı nasıl dimdik durduysa bugün de ülkemizin birliğine, bütünlüğüne ve bağımsızlığına kast eden her türlü tehdide karşı aynı kararlılıkla durmaya devam edeceğiz" açıklamasında bulundu. "Türkiye bölgesel istikrarın korunmasında kritik bir rol üstlenmektedir" İran merkezi gerilimin yalnızca İran’ı hedef almadığını aktaran Destici, "Türkiye açısından ve Türk milleti açısından baktığımızda doğumuzda, güneyimizde ve kuzeyimizde yoğunlaşan jeopolitik risklerin arttığını çok açık bir şekilde görmekteyiz. Bu nedenle Kıbrıs, Ege ve Trakya hattının stratejik önemi her zamankinden daha kritik bir hale gelmiştir. Türkiye böylesine geniş bir risk haritası üzerinde hem oyunu kurmak hem de askeri riskleri yönetmek gibi zorlu bir sorumluluğu üstlenmek zorundadır. İran merkezli gerilim, yalnızca İran’ı hedef almamaktadır. Afganistan-Pakistan hattından başlayarak Körfez üzerinden Kuzey Afrika’ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada yeni kırılma hatları ve problem alanları oluşturma potansiyelini de taşımaktadır. Türkiye bu karmaşık tabloda adeta bir denge usulü olarak hareket etmekte, bölgesel istikrarın korunmasında kritik bir rol üstlenmektedir" diye konuştu. "Unutulmamalıdır ki Kıbrıs Türkiye’nin kalbidir" Kıbrıs meselesinin yalnızca dış politikayla sınırlı bir konu olmadığını, aynı zamanda Türkiye’nin geniş jeopolitik güvenlik yapısının temel unsurlarından biri olduğunu belirten Destici, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Tüm dünyanın dikkati İran üzerindeyken Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin deniz yetki alanlarını daraltmaya yönelik hamlelerin hız kazanması ihtimali dikkatli bir şekilde gözlemlenmeli ve değerlendirilmelidir. Olası bir kriz ortamında Kıbrıs çevresinde 12 mil dayatmaları ve buna eşlik edecek enerji hamleleriyle yeni fiili durumlar oluşturulması riski asla göz ardı edilmemelidir. Bu süreçte Kıbrıs ve Trakya’nın fırsatçılıkla şekillenen gelişimlere konu edilmesi ihtimali ciddiyetle ele alınmalıdır. Kıbrıs meselesi artık yalnızca bir dış politika başlığı değildir. Aynı zamanda Türkiye’nin geniş jeopolitik güvenlik mimarisinin temel taşlarından birisidir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin varlığı Anadolu’dan Balkanlara ve Kafkasya’ya uzanan geniş bir güvenlik halkasının çok önemli bir parçasıdır. Bu nedenle mevcut statünün daha ileri bir stratejik çerçeve ile güçlendirilmesi bir tercih değil, bize göre bir gereklilik, hatta bir zorunluluktur. İran savaşı bahane edilerek Doğu Akdeniz’e dönen sinsi işler ve yapılan askeri yığınaklar, aslında bir çeşit Türkiye’nin geleceğini ipotek altına alma girişimidir. Unutulmamalıdır ki Kıbrıs; Türkiye’nin kalbidir, üzerinde bir tek Kıbrıslı Türk yaşamasa bile Türkiye için hayati bir kara parçasıdır." "Türkiye Cumhuriyeti bir pazarlık masası değildir ve asla olmayacaktır" Terör örgütlerinin Türkiye üzerinden kazanç sağlamak istediklerini vurgulayan Destici, "Terör örgütü ve arkasındaki odaklar, Türkiye’yi sıkıştırarak masadan mümkün olan en büyük tavizi koparma hesabı yapmaktadırlar. Özellikle anayasa gibi hayati meselelerde ne koparırsak kardır anlayışıyla hareket ettikleri ortadadır. Ancak herkes bilmelidir ki Türkiye Cumhuriyeti bir pazarlık masası değildir ve asla olmayacaktır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin varlığı, ülkesinin ve milletinin birliği hiçbir şart altında asla müzakere konusu yapılamaz" diye konuştu. "Emeklilerimizin yüzünü bir nebze de olsa güldürelim" Destici, emekli aylıkları ve bayram ikramiyelerinde artış yapılmasının gerekli olduğunu söyleyerek, "2023 yılı Ocak ayında en düşük emekli maaşı 7 bin 500, en yüksek memur maaşı da 11 bin liraydı, yani oran üçe ikiymiş. Temmuz 2023’e gelindiğinde bu oran üçe bire düştü. En düşük emekli maaşı 7 bin 500’de kaldı ama en düşük çalışan maaşı 22 bine liraya çıktı. Bugün hala geldiğimiz noktada üç yıldır emekliler bu hak kaybını yaşıyor. Bu yıl içerisinde kademeli olarak emekli maaşlarında artışlar yapılarak, 2027 yılı Ocak ayına geldiğimizde tekrar o üçte ikilik dengenin sağlanması lazım. Buradan hükümetimize ve tüm bu konunun paydaşlarına çağrı yapıyoruz. Yarın arefe günü, emeklilerimizin yüzünü bir nebze de olsa güldürelim ve emeklilerimizin ikramiyelerine hak ettiği artışı açıklayalım ve verelim" şeklinde konuştu.
Kayseri Büyükşehir, BMX Parkuru ile gençliğe hız ve heyecan katıyor Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi’nde hayata geçirdiği BMX parkuru, gençlerin yoğun ilgisiyle dikkat çekiyor. Türkiye’nin ikinci, İç Anadolu’nun tek BMX parkuru, spor altyapısına güçlü katkı sunuyor. Kayseri Büyükşehir Belediyesi, Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç öncülüğünde spor altyapısına yaptığı yatırımlarla kenti gençler için cazibe merkezi haline getirmeye devam ediyor. Bu kapsamda hayata geçirilen ve Türkiye’nin ikinci BMX parkuru olma özelliğini taşıyan tesis, açıldığı günden bu yana yoğun ilgi görüyor. Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi içerisinde konumlandırılan BMX parkuru, hem amatör hem de profesyonel sporculara hitap eden teknik özellikleriyle öne çıkıyor. İç Anadolu Bölgesi’nde tek olma özelliğine sahip parkur, bisiklet tutkunlarına yüksek standartlarda bir deneyim sunuyor. 6 ve 9 metrelik rampaları, yüksek hızlara uygun başlangıç tepesi ve teknik engelleriyle dikkat çeken parkur; step up, berms, çiftler, silindir ve panettone gibi özel tasarımlarla sporcuların performansını üst seviyeye taşıyor. Zorlu etaplar, adrenalin tutkunlarına heyecan dolu anlar yaşatırken, aynı zamanda sporcuların teknik becerilerini geliştirmelerine de imkân sağlıyor. Kayseri Büyükşehir Belediyesi Spor A.Ş. bünyesinde hizmet veren tesis, özellikle gençlerin yoğun ilgisiyle gün boyunca hareketliliğini koruyor. Parkurda gerçekleştirilen sürüşlerde tempo bir an bile düşmezken, gençlerin heyecanı ve memnuniyeti dikkat çekiyor. "Mükemmel bir yer" BMX Parkurunda pedal çeviren bir genç, "Millet bahçesinde böyle bir BMX Parkuru olduğu için çok mutluyuz. Eğlenceli ve kendimizi geliştirmek için çok güzel bir yer" derken bir diğer bisiklet sever ise "Memduh Başkanımıza çok teşekkür ediyoruz. Çok güzel burası. Arkadaşlarımızla vakit geçirebileceğimiz mükemmel bir yer" ifadelerini kullandı. "Belediyemize çok teşekkürler" Akrobasi tutkunu gençler, zamanlarını genellikle BMX Parkurunda geçirdiklerini ifade ederken, bisiklet tutkunu bir genç Başkan Büyükkılıç’a teşekkürlerini ileterek, "Parkuru çok güzel buldum. Arkadaşlarla eğleniyorum ve bu sayede yarışlara yönelik antrenman yapmış oluyorum. Belediyemize çok teşekkürler" diye konuştu. "Bu sporu burada yapmak heyecan verici" BMX Parkurunda spor yapmayı heyecan verici olarak nitelendiren başka bir bisiklet sever genç ise "Bu sporu burada yapmak heyecan verici ve kendimizi geliştirmemize yardımcı oluyor. Memduh Başkana çok teşekkür ederiz" dedi. Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’ın vizyonu doğrultusunda hayata geçirilen proje, kentin spor kültürünü güçlendirmeyi ve gençleri aktif yaşama teşvik etmeyi hedefliyor. Kayseri, ACES Europe tarafından verilen Altın Bayrak ödülü ile "2024 Avrupa Spor Şehri" ünvanını kazanırken, 2029 Dünya Spor Başkenti adaylığı sürecini de bu özel tesislerle sürdürüyor.