SAĞLIK - 13 Mart 2026 Cuma 09:44

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Özdemir: "İlaç tedavisi kadar egzersiz de önemli"

A
A
A
Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Özdemir: "İlaç tedavisi kadar egzersiz de önemli"

Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Serdanur Özdemir, Pulmoner Rehabilitasyon Haftası dolayısıyla yaptığı açıklamada kronik solunum yolu hastalıklarında sadece ilaç tedavisinin yeterli olmadığını belirterek, "İlaç tedavisi kadar egzersiz de önemli" dedi.


Sağlık Bakanlığı, kronik solunum yolu hastalıklarının yönetiminde büyük önem taşıyan pulmoner rehabilitasyon konusunda toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla 9-15 Mart 2025 tarihlerini "Pulmoner Rehabilitasyon Haftası" olarak ilan etti. Kronik solunum yolu hastalıklarının hava akımı kısıtlanması ve nefes darlığı gibi belirtilerle hastaların yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürdüğünü ifade eden uzmanlar, bu tür rahatsızlıkların doğası gereği ilaçlar düzenli kullanılsa dahi nefes darlığının kalıcı olabildiğine dikkat çekiyor.


Konuya ilişkin konuşan Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Serdanur Özdemir, pulmoner rehabilitasyon süreçlerindeki temel hedeflerinin, hastalara doğru nefes tekniklerini öğreterek mevcut darlığı minimize etmek ve hastanın günlük konforunu artırmak olduğunu belirtti. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Özdemir, "Her yıl 8-14 Mart haftası, Pulmoner Rehabilitasyon Haftası olarak ülke genelinde hasta farkındalığını artırmak amacıyla çeşitli etkinliklerle kutlanmaktadır. Kronik solunum hastalıkları; genellikle hava akımı kısıtlanması, yetersiz hava yolu temizliği ve nefes darlığı ile seyreden, hastanın yaşam kalitesini olumsuz etkileyen hastalıklar grubundan oluşur. Bölgemizde ağırlıklı olarak KOAH olmak üzere; astım, bronşektazi, pediatrik hasta grubunda kistik fibrozis, halk arasında ‘akciğer sertleşmesi’ olarak bilinen interstisyel akciğer hastalıkları ve hatta obeziteye bağlı gelişen durumlar gibi çeşitli hastalıklarda akciğer hava akımı kısıtlanması ve nefes darlığı gelişmektedir" diye konuştu.



"Nefes darlığı kalıcı olabilmektedir"


Pulmoner rehabilitasyonun amacının hastalara solunum yolu temizliği ve nefes egzersizlerini öğretmek, kişiye özel planlanacak egzersizlerle egzersiz kapasitelerini artırmak olduğunu dile getiren Özdemir, "Bu sayede hastaların hem semptomlarını azaltmak hem de hastalık kontrolü hakkındaki öz farkındalıklarını artırmak hedeflenir. Böylelikle alevlenmeleri ve hastane yatışlarını azaltmak; kronik nefes darlığı ile günlük hayattan uzaklaşmanın yol açtığı depresyon ve kaygı süreçlerini hafifletebilmek amaçlanmaktadır. Pulmoner rehabilitasyonda hastalar, yatırılarak veya günübirlik gruplar halinde üniteye alınarak çalıştırılmaktadır. Hastalar ilaç tedavilerini tam olarak kullansalar bile, bu hastalıklar kronik olduğu için nefes darlığı kalıcı olabilmektedir. Burada temel amaç, söz konusu nefes darlığını minimize etmek ve hastanın yaşam kalitesini artırmaktır" şeklinde konuştu.



"Egzersiz sırasında yoruldum deyip hemen bırakılmamalı"


Egzersiz yaparken sürekliliğin önemine vurgu yapan Özdemir, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Tüm bunları yaparken önceliğimiz; doktorun verdiği reçeteli ilaçları düzenli kullanmak, tütün ve tütün ürünlerinden uzak durmaktır. Herkes pulmoner rehabilitasyon ünitelerine erişemeyebildiği için ‘tele-pulmoner rehabilitasyon’ dediğimiz uzaktan uygulamaların zaman içerisinde artmasını hedefliyoruz. Hastalar için ev önerilerinde bulunacak olursak; öncelikle düşme riskini minimize edecekleri düz bir zemin seçilmelidir. Egzersiz sırasında yoruldum deyip hemen bırakılmamalı; artan sürelerde ve şiddetlerde egzersiz günlük hayatın bir parçası haline getirilmelidir. Hastalar günlük hayata ne kadar katılırlarsa depresyon ve anksiyete süreçleri de o kadar azalacağı için pulmoner rehabilitasyon amacına ulaşmış olacaktır."



Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Özdemir: "İlaç tedavisi kadar egzersiz de önemli"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Doğan’dan limon ithalatı değerlendirmesi: "Depoda ürünü olan üretici zorlanabilir" Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, depoda ürünü olan üreticilerin ekonomik olarak zor durumda kalmaması için gelişmelerin dikkatle değerlendirilmesinin önemli olduğunu söyledi. Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, 12 Mart 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararıyla limon ithalatında uygulanan gümrük vergisinin yüzde 54’ten yüzde 10’a düşürülmesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Doğan, bu sürecin, özellikle yüksek fiyat seviyelerinden ürün alarak depoya koyan üreticiler ve tüccarlar açısından bir belirsizlik oluşturabileceğine vurgu yaparak, ‘’Piyasaya ithalat ihtimali girdiğinde fiyatlarda bir geri çekilme yaşanabiliyor. Bu nedenle depoda ürünü olan üreticilerimizin ekonomik olarak zor durumda kalmaması için gelişmelerin dikkatle değerlendirilmesi önemlidir’’ dedi. Son yıllarda yaşanan zirai don nedeniyle üretimde düşüş yaşandığını hatırlatan Doğan, buna rağmen limon üretiminin Türkiye için önemli bir tarımsal ürün olmaya devam ettiğini söyledi. Doğan, özellikle üretim maliyetlerinin arttığı bir dönemde üreticinin korunmasına yönelik politikaların büyük önem taşıdığını dile getirdi. Başkan Doğan, "Üretici, tüketici ve piyasa dengelerinin birlikte düşünülmesi gerekir. 2024 yılında limon dalında 30-40 kuruşa kadar düştü. Çiftçi toplama maliyetini bile karşılayamadığı için ağaçlarını sökmek zorunda kaldı. O dönemde üreticiyi korumaya yönelik bir adım atılmadı, ancak fiyatlar yükselince hemen ithalat gündeme geldi. Piyasa düzenlemesi sadece tüketiciyi değil, üreticiyi de korumalıdır. Fiyat artınca ithalat kapılarının açılma kararı alınırken, limon 30 kuruşa düştüğü zaman da üreticiyi korumaya yönelik önlemler alınmalıydı" diye konuştu. Başkan Doğan, üreticilerin emeğinin karşılığını alması, tüketicinin de ürüne makul fiyatlarla ulaşabilmesi için tarımda planlı ve dengeli bir yaklaşımın büyük önem taşıdığını söyledi.