ÇEVRE - 04 Mayıs 2026 Pazartesi 10:02

Hakkari yolundaki heyelan riskine karşı ’mühendislik’ uyarısı

A
A
A
Hakkari yolundaki heyelan riskine karşı ’mühendislik’ uyarısı

Van YYÜ Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Alaeddinoğlu, 2026 yılındaki aşırı yağışların Hakkari kara yolundaki heyelan riskini artırdığını belirterek, yol inşaatlarında coğrafi şartlara uygun yeni mühendislik yöntemlerinin kullanılması gerektiğini söyledi.


Bu yıl bölgede etkili olan rekor yağışlar, Van ve Hakkari arasındaki ulaşımın ana damarı olan kara yolunda ciddi aksamalara neden oldu. Dik yamaçların arasından geçen yolda, toprağın aşırı yağmur ve kar suyunu emerek ağırlaşması sonucu dev toprak kütleleri yola aktı. Yaşanan bu heyelanlar nedeniyle bölgedeki ulaşım güvenliği tehlikeye girerken, uzmanlar mevcut yol yapım yöntemlerinin coğrafi şartlarla uyumlu hale getirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Konuyu bilimsel açıdan değerlendiren Prof. Dr. Faruk Alaeddinoğlu, özellikle bu yıl toprağın suya doymasının felaketi tetiklediğini ifade etti.



"Yolların heyelanlara maruz kalması beklenen bir sonuçtu"


İHA muhabirine konuşan Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Alaeddinoğlu, Hakkari yolunun bir vadi içerisinden geçtiğini hatırlatarak, "Bu durum, güzergâh boyunca yoğun bir eğime sahip yamaçların varlığını beraberinde getirmektedir. Özellikle 2026 yılı itibarıyla bölgenin çok yoğun kar ve yağmur yağışı alması, toprağın suya doymasına neden olmuştur. Toprak suya doyduğunda ve mevcut jeolojik yapıyla birleştiğinde, eğim doğrultusunda taşınamayacak bir yük oluşmaktadır. Bu yük eşiği aşıldığında, toprak doğal bir süreç olarak akışa geçmektedir. Eğimin alt kısmında akarsu, akarsudan hemen önce de kara yolu bulunduğu için, söz konusu yolların bu yıl yoğun şekilde heyelanlara maruz kalması beklenen bir sonuçtur" dedi.



"Doğanın potansiyel etkilerini dikkate almamız gerekiyor"


Heyelanların önüne geçmek için mühendislik projelerinin revize edilmesi gerektiğini dile getiren Alaeddinoğlu, "Buradaki temel mesele, yol sistemlerinin bu tür yoğun yağışlı dönemler dikkate alınarak, mühendislik açısından farklı yöntemlerle, insan hayatına ve sağlığına zarar vermeyecek şekilde dizayn edilmesidir. Ancak sorunun ana kaynağı bölgedeki eğimden kaynaklanmaktadır. Bu eğim var olduğu ve yollar buradan geçtiği sürece, her yağışlı dönemde toprak suya doyacak ve taşıyamayacağı bir ağırlığa ulaştığında eğim doğrultusunda akarak heyelan dediğimiz doğa olayını gerçekleştirecektir. Bu, doğanın kendi işleyişi içerisinde gayet doğal bir süreçtir.


Dolayısıyla bizlerin, tüm yol inşaatlarında ve insana ait her türlü yapılaşma sürecinde doğanın bu normal işleyişini ve potansiyel etkilerini dikkate almamız gerekmektedir. Aksi takdirde bu süreçler, sadece yolların kapanmasıyla sınırlı kalmayıp, can ve mal kayıplarına yol açabilecek ağır sonuçlar doğurabilir" diye konuştu.



Hakkari yolundaki heyelan riskine karşı ’mühendislik’ uyarısı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Eskişehir’de ’Sanat ve Beyin Aynı Sahnede’ fotoğraf sergisi açıldı Eskişehir’de açılan ’Sanat ve Beyin Aynı Sahnede’ karma fotoğraf sergisi yoğun ilgi gördü. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Sanat ve Tasarım Fakültesi ile Tıp Fakültesi’nde dersler veren Öğretim Görevlisi Safiye Buluş tarafından yürütülen ’Nöroestetik ve Fotoğraf Okuma’ dersi kapsamında, Sanat ve Tasarım Fakültesi öğrencilerinin çalışmalarından bir fotoğraf sergisi hazırlandı. Sergide 28 sanatçının 35 eseri yer aldı. Nöroestetik disiplin ile fotoğraf arasındaki ilişkiyi ele almasıyla dikkat çeken sergi, Atila Özer Karikatürlü Ev’de açıldı. Yoğun ilgi gören sergi, ziyaretçilerin beğenisini topladı. "Tüm sanatseverleri sergi içerisindeki bulmacaları çözmeye davet ediyorum" ESOGÜ Sanat ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şirin Şengel, konuşmasında, "Öğretim Görevlisi Safiye Buluş ve tüm öğrencilerine teşekkür ederim. Bu tür disiplinler arası çalışmaların uluslararası düzeyde de önemli başarılara ulaşacağına inanıyorum. Tüm sanatseverleri sergi içerisinde yer alan bilimsel yolculuğa ve bulmacaları çözmeye davet ediyorum" dedi. "Türkiye’de bir ilk" ESOGÜ Öğretim Görevlisi Safiye Buluş, "ESOGÜ Sanat ve Tasarım Fakültesinde hayata geçirilen bu model, sanatı bilimle buluşturuyor. İzleyiciyi deneyimin merkezine yerleştiriyor, akademik dünyaya da yeni bir araştırma alanı açıyor ve en önemlisi, Türkiye’de bir ilk olarak başlayan bu yaklaşım, uluslararası alanda örnek gösterilmeye aday güçlü bir model haline geliyor. Bu süreç, hem sanat eğitiminde hem de akademik araştırmada yeni bir dönemin kapısını aralıyor" ifadelerini kullandı.
Malatya Darende’de atıl malzemelerle yapılan minyatürler ilgi görüyor Malatya’nın Darende ilçesinde emekli öğretmen Fikri Çalışkan’ın doğada bulduğu atıl malzemelerden oluşturduğu minyatürlerin sergilendiği sanat evi, ziyaretçilerin yoğun ilgisini görüyor. Malatya’nın önemli turizm merkezlerinden Darende’de, Somuncu Baba Türbesi ve Gürpınar Şelalesi gibi noktaları gezen yerli turistler, Fikri Çalışkan’ın sanat evini de ziyaret ediyor. Doğal ve atık malzemeler kullanılarak hazırlanan minyatür eserler, geçmiş yaşamı yansıtan detaylarıyla dikkat çekiyor. Kültür turu kapsamında İstanbul’dan gelen Niyazi Ay ve beraberindeki turistler, sanat evine hayran kaldıklarını ifade etti. Aksaray’dan geldiğini belirten Niyazi Ay "Böylesi güzel bir sanat çalışmasını görme şansı yakaladım. Geçmişte atalarımızın nasıl yaşadığını, ne zorluklarla hayatlarını sürdürdüklerini burada gördük. Özellikle deprem kalıntılarının yansıtıldığı eser beni çok etkiledi. Geçmiş kültürü adeta yeniden yaşadık. Fikri hocaya teşekkür ediyorum" dedi. Tur rehberlerinden Serdar Özmen ise Darende’nin önemli bir turizm destinasyonu olduğunu belirterek, "Misafirlerimiz burada hem tarihi hem de kültürel değerleri yakından görüyor. El emeği çalışmalar ve geçmiş yaşamın izleri ziyaretçileri etkiliyor. Bu güzel çalışmayı ortaya koyan Fikri Bey’e ve Darende’ye teşekkür ediyoruz" diye konuştu.
İstanbul Nisan’da en çok doğalgaz ve ilgili abonelikler pahalandı Nisan ayı enflasyon rakamlarının açıklanmasıyla birlikte fiyatı en çok artan ve azalan ürünler belli oldu. Buna göre, geçen ay yüzde 44,47 fiyat artışı görülen doğalgaz ve ilgili abonelikler en fazla pahalanan ürün olurken, en fazla ucuzlayan ise yüzde 11,14 azalışla yumurta oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Nisan ayı Tüketici Fiyat Endeksi verilerini açıkladı. Buna göre, TÜFE’deki değişim 2026 yılı Nisan ayında bir önceki aya göre yüzde 4,18 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 14,64 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 32,37 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 32,43 artış olarak gerçekleşti. Nisan ayı enflasyon rakamlarının açıklanmasıyla söz konusu ayda fiyatı en çok artan ve azalan ürünler belli oldu. Nisan ayında en fazla fiyat artışı yüzde 44,47 ile doğalgaz ve ilgili abonelikler ile ilgili ürünlerde yaşandı. En çok ucuzlayan ise yüzde 11,14 ile yumurta oldu. En fazla fiyat artışı yaşanan bazı ürünler; hava yolu ile yurt içi yolcu taşımacılığı yüzde 19,32, elektrik yüzde 16,90, hava yolu ile yurt dışı yolcu taşımacılığı yüzde 16,79, kişisel ulaşım araçları için diğer yakıtlar yüzde 15,46, hurma, incir ve tropikal meyveler yüzde 14,63 oldu. En çok ucuzlayan bazı ürünler; buz, dondurma ve buzlu şerbet (sorbe) yüzde 1,29, içecek hazırlamada kullanılan küçük aletler yüzde 1,21, birinci el motorlu taşıtlar yüzde 1,12, yiyecek pişirme ve işlemede kullanılan küçük aletler yüzde 0,96, bisikletler yüzde 0,93 olarak gerçekleşti.