ÇEVRE - 26 Haziran 2025 Perşembe 11:57

İtalya’dan Van’a geldiler, doğaya kuş saldılar

A
A
A
İtalya’dan Van’a geldiler, doğaya kuş saldılar

İtalya’dan yola çıkan Felix Puff ve Rebekka Moser, biyoçeşitliliğe dikkat çekmek için yaklaşık 6 bin kilometre yol katederek farklı ülkelerden geçip geldikleri Türkiye’de doğaya kuş saldılar.


Felix Puff ve Rebekka Moser, biyoçeşitliliğe dikkat çekmek için bisikletleri yaklaşık 6 bin kilometre yol katederek farklı ülkelerden geçip Türkiye’de geldi. İzmir’de tanıştıkları Lale Aktay, Van’a gittiklerinde Van YYÜ Yaban Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürü Prof. Dr. Lokman Aslan’ı ziyaret etmelerini istedi. Puff ve Moster geldikleri Van’da Prof. Dr. Lokman Aslan’ı ziyaret ettiler. İtalyan misafirlerini rehabilitasyon merkezinde ağırlayan Aslan, burada tedavi gören yaban hayvanları hakkında bilgi verdi. tedaviye cevap vermeyen ve ölen hayvanların tahnitlerinin sergilendiği alanı da ziyaret eden Puff ve Moser, Aslan’ın kendilerine gösterdiği yakınlıktan dolayı teşekkür ettiler. Prof. Dr. Aslan, Puff ve Moser merkezden ayrılmadan kendilerine bir sürpriz yaptı. Tedavisi tamamlanan baykuşu birlikte doğaya bıraktılar.


Kuzey İtalya’dan yola çıktılarını ifade eden Felix Puff, arkadaşı Rebekka Moser ile birlikte yaklaşık 6 bin kilometre yol katederek farklı ülkelerden geçip Türkiye’ye geldiklerini söyledi. Türkiye’nin güney bölgesinden Van’a geldiklerini ifade eden Felix Puff, "Yolculuğumuzun amacı tabiatın ve biyoçeşitliliğin korunması için ve halkın bilinçlenmesi için bisiklet ile yola çıktık. Buradan da Ardahan ve Artvin üzerinden Gürcistan’a geçeceğiz, oradan da Kazakistan, Türkmenistan’ı gezdikten sonra aynı güzergahı kullanarak döneceğiz" dedi.


Prof.Dr. Lokman Aslan hocaya nasıl ulaştıklarını anlatan Felix Puff, "İzmir’de Lale Aktay hanımla tanıştık. Lale hanımda bizi Lokman hocaya yönlendirdi. Bizde Van’a gelip Lokman hocayla tanıştık. Van’a gelmişken burada farklı kuşlar (dikkuyruk) gibi diğer kuşları da göreceğiz. Lokman hocayı ziyarete geldik hiç beklemediğimiz büyük bir şansla karşılaştık. Kırmızı listede olan toy kuşunun doğaya salınmasına şahit olduk. Kesinlikle bunu makale gibi yazıp sosyal medya hesabımdan paylaşacağım. Ben biyoçeşitlilik uzmanı değilim ama Türkiye’yi zengin bir ülke bulduk. Bol ve çeşitli türler var. DKMP yetkililerin çalışması güzel. Yaptıkları işleri halkı bilinçlendirerek yapıyorlar. Oda güzel bir şey" diye konuştu.


Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Yaban Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürü Prof. Dr. Lokman Aslan, "Felix Puff arkadaşı Rebekka Moser ile birlikte İtalya’dan bisikletleri ile beraber biyoçeşitliliğe dikkat çekmek için pedal çeviriyorlar. Van, biyoçeşitliliği yönünden çok zengin olduğu için de buraya geldiler. Van’a gelmişken bizim rehabilitasyon merkezimizi gezmek istediler. Felix Puff ve Rebekka Moser çok şanslı. Merkezimizde tedavisi tamamlanan toy kuşunu doğaya bırakacağımız güne denk deldi. toy kuşunun doğaya salmamızı yakından izledi. Buraya gelmeden öncede merkezimizde tedavileri devam eden yaban hayvanları ve tahnitlerini yaptığımız hayvanları da görme imkanları oldu" dedi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak Mustafa Sözen Filyos’un kuşlarını anlattı Bülent Ecevit Üniversitesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sözen, "9. Çaycumalılar Buluşuyor" etkinlikleri kapsamında "Filyos’un Kuşları ve Biyoçeşitliliği" başlıklı bir söyleşi gerçekleştirdi. Kaymakam Serkan Keçeli Kültür Merkezi’nde düzenlenen söyleşiye çok sayıda davetli katıldı. Prof. Dr. Sözen, 1944 yılından bu yana bölgede yapılan kuş gözlemleri üzerine önemli bilgiler paylaşarak, Zonguldak’ın kuş çeşitliliği açısından son derece zengin bir coğrafyaya sahip olduğunu söyledi. İlk bilimsel çalışmaların 1946-1948 yılları arasında, muhtemelen Çatalağzı Termik Santrali’nde görev yapan Lain H. Ogilvie tarafından Çatalağzı ve çevresinde gerçekleştirildiğini ifade etti. Türkiye’nin göçmen kuşların önemli geçiş güzergâhlarından biri olduğunu belirten Sözen, ülkede bugüne kadar 505 kuş türünün gözlemlendiğini, bunların 300’den fazlasının ise Zonguldak’ta görüldüğünü vurguladı. Bu rakamın bölgenin doğal zenginliğini ortaya koyduğunu dile getirdi. Biyoçeşitlilik yaşamın teminatı İnsan dahil tüm canlıların besin zincirinin ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade eden Prof. Dr. Sözen, yaşamın sürdürülebilmesi için biyoçeşitliliğin korunmasının hayati önem taşıdığını söyledi. Filyos’ta endüstri bölgesi ilan edilen alanın kuşların konaklama ve üreme bölgeleri üzerinde bulunduğunu hatırlatan Sözen, yoğun girişimler sonucunda 100 hektarlık alanın proje kapsamı dışına çıkarılarak "kuş cenneti" ilan edildiğini belirtti. Bu kararın geri dönüşü olmayan önemli bir kazanım olduğunu vurgulayan Sözen, Filyos’un yalnızca kuşlar değil sürüngen türleri açısından da oldukça zengin olduğunu ifade etti. Toplumda çevre bilincinin artırılması amacıyla yürüttükleri çalışmalara da değinen Sözen, "Zonguldak’ın Biyoçeşitliliği" ve "Zonguldak Kuşları" gibi eserler yayımladıklarını belirtti. Özellikle Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Bülent Ecevit Üniversitesi ile Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü iş birliğiyle hazırlanan "Zonguldak Kuşları" kitabından 10 bin adet bastırıldığını söyleyen Sözen, bu kitapların başta okullar olmak üzere geniş kesimlere ulaştırılarak farkındalık oluşturulduğunu kaydetti. Söyleşinin sonunda salondan gelen soruları yanıtlayan Prof. Dr. Mustafa Sözen’e teşekkür eden Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı ise Filyos Vadisi’nde belediyeler olarak yürüttükleri "Yeşil Kuşak Projesi" hakkında bilgi verdi. Projeye destek çağrısında bulunan Kantarcı, Sözen’e günün anısına plaket takdim etti.