ÇEVRE - 03 Eylül 2024 Salı 10:35

Urartu tarihine ışık tutuna 36 yıllık kazı

A
A
A
Urartu tarihine ışık tutuna 36 yıllık kazı

Urartu Kralı II. Rusa tarafından Van Gölü’ne hakim bir tepe üzerinde yaptırılan, süslemeleriyle ve önemli buluntularıyla dikkat çeken Ayanis Kalesi’nde 36 yıl önce başlatılan kazı ve restorasyon çalışmaları devam ediyor.


Urartu Kralı II. Rusa tarafından Van Gölü’ne hakim bir tepe üzerinde yaptırılan, süslemeleriyle ve önemli buluntularıyla dikkat çeken Ayanis Kalesi’nde 36 yıl önce başlatılan kazı ve restorasyon çalışmaları devam ediyor. Yaklaşık 2 bin 700 yıl önceden bugüne ulaşan süslemeleri kerpiç duvarları, taş işlemelerinin yanı sıra mabet bölümündeki süsleme ve surlardaki kabartmalarla dünya üzerindeki en önemli ve özel Urartu mabetlerinden biri olan Ayanis Kalesi’ndeki kazı çalışmaları, Kültür ve Turizm Bakanlığının izniyle Erzurum Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Işıklı başkanlığında yürütülüyor.



“Kültür ve Turizm Bakanlığı “Geleceğe miras” adını taşıyan yeni projeye imza atıyor”


2024 yılı kazı sezonu çalışmaları 1 Temmuz itibarı ile başladığını ve o süreçten beri kazıların devam ettiğini, mevsim şartlarının izin verdiği ölçüde çalışmalarına devam edeceklerini ifade eden Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve Ayanis Kalesi Kazı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Işıklı, “Bu yılki kazı çalışmalarına 1 Temmuz 2024 tarihi itibarı ile başlamış durumdayız. Birde sevindirici gelişmelerden biri son yıllarda Kültür ve Turizm Bakanlığı yeni projeye imza atıyor. Bu çalışma, “Geleceğe miras” adını taşıyor. Bu kazı başkanlarını heyecanlandırdı. Çünkü gerçekten büyük bütçelerle, büyük çalışmalarla alt yapısı tamamlanan bir proje sürecine girdik. Eğer Ayanis kazısı olarak ta biz bu proje sürecinden gerekli desteği görebilirsek kazılarımızı süreç olarak yaz sonuna kadar, hatta kış ayına kadar devam ettirme hevesindeyiz. Özellikle 2024 yılı kazı çalışmaları tapınak kompleksini hiç kazılmamış olan kuzey mekanlarında başladı. Bu bahsettiğimiz mekanlar küçük mekanlar değil, devasa anıtsal boyuta sahip. Şuan belki 6-7 metre derinliğinde, 4-5 metre kalınlığında kerpiç duvarlardan oluşan mekanlardan söz ediyoruz. Bunlar muhtemelen Urartu kraliyetinin büyük yapılarıydı. Bu yapıların işlevini anlamaya çalışıyoruz. İlk mekanımızı tam anlamıyla son 2 yıldır yaptığımız kazılarla tamamlayabildik. Daha önce de ilk defa Ayanis Kalesi’nde insan iskeleti hep bu mekanda ele geçti. Daha öncesinde de yine kült amaçlı olduğunu düşündüğümüz ve ya aynı şekilde ateşle ısınmayla işlevselliği de olan ilk bronz el arabası ele geçmişti. Yine bronz plakalar ele geçmişti süslemeyle ilgili. Aslında buluntu açısında son derece zengin bir mekan. Bunun bir bağlantısını mimari olarak tam ayrıntılarını çözme aşamasındayız, son aşamaya geldik. Bu buluntularla beraberde mimari özelliklerini değerlendirip bu yapı grubunun ne tür bir işlevi olduğunu, kraliyet ve din açısından önemli elit kesimin hangi ihtiyaçlarını karşıladığını inşallah yakın bir süre içerisinde çözeceğiz ve bunu bilim dünyasıyla paylaşacağız. Ama şu aşamaya kadar ele geçirilen buluntular buranın gerçekten son derece heyecan verici ve Urartu dinini, özellikle Haldi merkezli Urartu dinini, Urartu ritüellerini, seremonilerini anlamamız açısından son derece zengin bir alan. Bizim aslında Ayanis merkezli düşündüğümüz bir projede konsept ören yeri projesi hayata geçirmek. Nedir konsept ören yeri? Urartu kültürünün tümü belki değil ama özellikle inanç ve din kısmını, inanç sistemini, ritüellerini, dini çok daha iyi anlayabileceğimiz bir mekan grubunu sergilemek amacındayız. Yaklaşık 20 yıldır devam Haldi tapınak kompleksindeki kazılar, Urartu’nun yaklaşık günümüzden 3 bin yıl önce bu bölgede ilk devleti kurmuş olan Urartu krallığının büyük inanç sistemini, dini, hangi ritüellerini yaptıklarını, nasıl tanrılarına tapındıklarını, hangi tanrılarının önemli olduklarını anlatan çok güzel bir laboratuvar Haldi tapınak kompleksi. İnşallah buradaki kazı süreci tamamlandıktan sonra burada kerpiç mimarinin korunması, onarılmasına dönük bir çalışma süreci başlatacağız. Bu süreç sonunda o bölgedeki ele geçen her türlü dokuyu canlandırarak oraya gelen ziyaretçinin Urartu dinini, inanç sistemini çok daha kolay anlaşılır bir şekilde anlamasını ve orda gerekli hazzı ve kültürel zenginliği almasını sağlamak öncelikli hedefimiz. Bu yolda ilerletiyoruz çalışmalarımızı. İnşallah her şey yolunda giderse kısa bir süre içerisinde projelerimizde hayata geçerse önce tapınak kompleksinin üst yapısını tamamlayacağız. Sonra içindeki daha doğrusu mekanlardaki odalardaki, avlulardaki buluntularla o alanı zenginleştirerek çok farklı belki de dünya üzerinde Urartu kültürü için özellikle ilk örnek olacak konsept ören yerini inanç sistemi boyutunda canlandıracağız ve hem bölge turizmine, hem de ülke turizmine kazandırmayı hedefliyoruz” diye konuştu.



“Bu yıl bizim için çok daha heyecan verici bir yıl”


Yaklaşık 10 yıldır Ayanis Kalesi’ndeki kazılarını yürüttüğünü ifade eden Prof. Dr. Işıklı, “Kazılarımız Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nün izin ve destekleriyle Atatürk Üniversitesi Rektörlüğü adına sürdürülmekte. Yaklaşık 10 yıldır kazıları yürütüyorum. Bu kazıları değerli hocam rahmetli Prof. Dr. Altan Çilingiroğlu’ndan bayrağı devraldım. Aynı onur ve şerefle bu bayrağı taşımaktan büyük gurur duyuyorum. Kazılarımız 36. yıl içerisinde. Bu yıl bizim için çok daha heyecan verici bir yıl. Bunun başlıca sebebi geçen sene Van Valimiz Ozan Balcı buraya şehir bürokratlarıyla yaptığı ziyaret sırsında ihtiyacımız olan yeni kazı evini ihtiyacını fark etti. Hemen olaya el attı ve geçen sene itibarı ile başlayan süreç bu sene yeni kazı evimize kavuşmamızla neticelendi. Şuan kazı evimizin yeni ve son düzenlemeleri ve çalışmaları yapılıyor. Bu aşamadan sonra bu bölgede özellikle Ayanis ve civarındaki Urartu arkeolojileri kampüsü şeklinde hizmet verecek olan bir kazı evine kavuştuk. Şuan da zaten bulunduğum alan kazı evimizin restorasyon ve konservasyon laboratuvarı” dedi.



“Ayanis Kalesi Urartu’dan bize miras kalan görkemli anıtlarıyla çok özel bir yere sahip”


Ayanis kazılarını şuan Urartu arkeolojisinde belki de en önemli anahtar yerleşimlerinde biri durumda. Çünkü her sene bizi şaşırtan sürpriz sonuçlarıyla, verileriyle Urartu’dan bize miras kalan görkemli anıtlarıyla çok özel bir yere sahip Ayanis Kalesi. Yaklaşık son 10 yıldır Ayanis Kalesi’ndeki kazıların hem kazı, hem koruma ve hem onarım çalışmalarının odak noktası kent stadelin merkezinde yer alan Urartu Pantheon’un da baş tanrısı olan tanrı Haldi’nin üzerine odaklanan bir tapınak kompleksinde devam etmekte. Bu tapınak kompleksi oldukça büyük bir yapı grubu. Son 10 yılımızı oraya verdik. İlk yıllarda biliyorsunuz çekirdek tapınak ve içinde bulunduğu avlu gün yüzüne çıkarılmıştı. Civarındaki yapılarda henüz bir çalışma yapılmamıştı ben bayrağı devraldığımda. Son 10 yıldır biz bu çalışmaları bu civardaki yapı gruplarına odaklandık. İlk 5 yılımızda tapınağın hemen batısında yer alan yeni bir podyumlu solo mekan bulduk, bir tören salonu. Hem kraliyet, hem de dini törenlerin yapıldığı büyük bir anıtsal salon bulduk mermer döşeli. İçerisinde çok ihtişamlı podyumu olan bir mermer bezemelere sahip anıtsal podyumlu salon ortaya çıkardık. Bu salonda yapılan çalışmalar neticesinde bu alanın mimarisinin net bir şekilde ortaya çıkardık” şeklinde konuştu.



Urartu tarihine ışık tutuna 36 yıllık kazı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bitlis Bayram öncesi Tatvan’da yoğun güvenlik uygulaması Bitlis Emniyet Müdürlüğü koordinesinde, Kurban Bayramı öncesinde vatandaşların huzur ve güvenliğini sağlamak amacıyla Tatvan genelinde geniş kapsamlı "Şok Aranan Şahıslar Uygulaması" gerçekleştirildi. İlçede meydana gelebilecek asayişe müessir olayların önlenmesi, aranan şahısların tespiti ve yakalanması amacıyla ilçe genelinde farklı noktalarda yoğun denetimler yapıldı. Saat 20.00 ile 22.00 arasında gerçekleştirilen uygulamalarda ekipler, hem trafik hem de asayiş yönünden kapsamlı kontroller gerçekleştirdi. Uygulamalar; ilçe genelindeki ana cadde ve sokaklar, bazı uygulama noktaları ile umuma açık alanlar ve sahil bandında bulunan işletmelerde eş zamanlı olarak gerçekleştirildi. Toplam 13 ekip ve 82 personelin görev aldığı uygulamalarda 195 araç ve 1228 şahıs kontrol edildi. Yapılan denetimlerde 8 yoklama kaçağı şahsa gerekli tebligatlar yapılırken, trafik yönünden yapılan kontrollerde 20 araca toplam 315 bin 226 lira idari para cezası uygulandı. Ayrıca 1 şahıs hakkında 6136 Sayılı Kanuna Muhalefet (bıçak bulundurma) suçundan işlem yapıldığı öğrenildi. Yetkililer, uygulama süresince bunların dışında herhangi bir olumsuzluğun yaşanmadığını bildirdi. Kurban Bayramı dolayısıyla ilçede trafik ve insan yoğunluğunun arttığını belirten Yiğit Yaşar Demir, vatandaşların huzurlu ve güvenli bir bayram geçirebilmesi adına emniyet güçlerinin sahada yoğun mesai yürüttüğünü söyledi. Kaymakam Demir, "9 günlük Kurban Bayramı tatiliyle birlikte ilçemizde hem şehir içi hem de transit araç yoğunluğu artmış durumda. Bayram süresince yaşanabilecek trafik kazalarının ve asayiş olaylarının önüne geçebilmek amacıyla emniyet güçlerimiz farklı noktalarda denetim ve rehberlik faaliyetlerini sürdürüyor. Vatandaşlarımızın can ve mal güvenliği bizim önceliğimizdir. Tatvan’ın huzuru ve güvenliği için arkadaşlarımız büyük bir özveriyle görev yapmaktadır" dedi. Yetkililer, Kurban Bayramı boyunca vatandaşların huzur ve güvenliğini sağlamak amacıyla denetimlerin aralıksız sürdürüleceğini bildirdi.
Kastamonu Kastamonu Üniversitesi’nde madde bağımlılığına karşı panel Kastamonu Üniversitesi, gençliği tehdit eden madde bağımlılığına karşı toplumsal farkındalık oluşturmak amacıyla anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Üniversitenin kuruluşunun 20. yılı etkinlikleri kapsamında düzenlenen "Madde Bağımlılığı ile Mücadele Paneli", öğrenci ve akademisyenlerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Kastamonu Üniversitesi Teknokent Ilgaz Salonu’nda düzenlenen panel, katılımcılardan büyük ilgi gördü. Programın oturum başkanlığını, İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Coğrafya Bölümü Türkiye Coğrafyası Anabilim Dalı Başkanı ve geçmişte Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Daire Başkanlığı bünyesinde görev yapan Doç. Dr. Evren Atış üstlendi. Panelde, bağımlılığın yalnızca bireysel değil aynı zamanda toplumsal bir tehdit olduğuna dikkat çekildi. Alanında uzman isimlerden Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Ertuğrul Gök ve İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Ömer Erdoğan, madde bağımlılığının fiziksel, psikolojik ve sosyal etkilerine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Konuşmalarda özellikle üniversite gençliğinin bilinçlendirilmesi, aile-üniversite işbirliği ve erken farkındalığın hayati önemi vurgulandı. Etkinliğe ayrıca, akademik danışmanlığını Doç. Dr. Evren Atış’ın yürüttüğü Doğa Spor ve Bağımlılıkla Mücadele Öğrenci Topluluğu da destek verdi. Topluluğun çalışmaları ve sosyal sorumluluk yaklaşımı, gençlerin sağlıklı yaşam bilinci kazanmasına yönelik örnek bir dayanışma modeli olarak değerlendirildi. Yoğun katılım ve güçlü mesajlarla tamamlanan panel, madde bağımlılığıyla mücadelenin yalnızca güvenlik veya sağlık boyutuyla değil; eğitim, bilinçlendirme ve toplumsal dayanışma çerçevesinde ele alınması gerektiğini bir kez daha ortaya koydu. Üniversite yönetimi ve akademisyenler, benzer farkındalık çalışmalarının artarak devam edeceğini ifade etti.