SAĞLIK - 26 Haziran 2025 Perşembe 15:14

Van’da zorlu el ameliyatı: 10 saatlik mücadeleyle hayata tutundu

A
A
A
Van’da zorlu el ameliyatı: 10 saatlik mücadeleyle hayata tutundu

Ağrı’dan Van’a sevk edilen ağır el yaralanmalı hasta, 10 saat süren zorlu bir operasyonla ampütasyondan kurtarıldı.


Ağrı’da ateşli silah yaralanması sonucu sağ elinde ciddi doku kaybı ve parçalanma meydana gelen hasta, Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi. Hastanenin el cerrahisi kliniğinde gerçekleştirilen ameliyatla, sağ el bileği seviyesinden bütünlüğü bozulan ve tüm parmaklarında kan dolaşımı bulunmayan Sezgin Soray isimli 35 yaşındaki hasta, elini kaybetmekten son anda kurtarıldı.


Ağrı ilinden 112 Acil Sağlık ekipleri aracılığıyla hastaneye getirilen hastanın, yapılan ilk değerlendirmede el bileği seviyesinden itibaren tüm el dokularının ağır hasar aldığı ve elin büyük kısmının hayati fonksiyonlarını yitirdiği tespit edildi. 10 saatten uzun süren ameliyatta önce ölü dokular temizlendi. Yaralanmanın en ağır olduğu üçüncü ve dördüncü parmaklar uzaklaştırıldı. Bu parmaklardan alınan kemik dokularla yeniden bir el iskeleti oluşturuldu. Ana damarlarla parmak damarları arasındaki boşluklar ise vücudun başka bölgelerinden alınan damar greftleriyle onarıldı. Parmaklara yeniden kan dolaşımı sağlanınca ameliyat başarıyla tamamlandı.



"Yeni bir kemik iskeleti oluşturduk"


Konuya ilişkin konuşan El Cerrahisi Op. Dr. Şuayıp Akıncı, yaklaşık 25 gün önce Ağrı ilinden hastaneye yönlendirildiğini belirtti. Dr. Akıncı, "Mesleği çobanlık olan hasta, dominant sağ elinden ateşli silah yaralanması nedeniyle 112 Acil Servis aracılığıyla hastanemize sevk edilmiştir. Hastayı değerlendirdiğimizde, sağ el bileği seviyesinden itibaren elin anatomik bütünlüğünün tamamen bozulmuş olduğunu tespit ettik. Bütün parmaklar yalnızca tendonlarla ön kola tutunur haldeydi ve parmaklarda kan dolaşımı yoktu. Sağ elin, bilek seviyesinden itibaren kaybedilme riski oldukça yüksekti. Hastayı acil olarak ameliyata aldık. Yaklaşık 10 saat süren operasyon sırasında öncelikle yaşamını yitirmiş, beslenmesi bozulmuş dokuları temizledik. Üçüncü ve dördüncü parmakların ileri derecede tahrip olması nedeniyle bu parmakları uzaklaştırmak zorunda kaldık" dedi.



"Elinin büyük bir kısmının yaşaması sağlandı"


Eli ve parmakları besleyen damarlar arasında ciddi boşlukların olduğunu anlatan Akıncı, "Bu boşlukları kapatmak amacıyla hastanın bacak ve ayak bölgelerinden damar greftleri aldık. Bu damarları kullanarak kan dolaşımını yeniden sağladık. Parmaklara kan akımının geri döndüğünü gözlemledikten sonra operasyonu sonlandırdık. Hasta, ameliyat sonrası el cerrahisi servisimizde takip altına alındı. Uygulanan tedaviyle hastanın elinin büyük bir kısmının yaşaması sağlandı. İyileşme sürecinde, fonksiyonlarını tekrar kazanabilmesi için bir dizi ek ameliyata daha ihtiyaç duyacaktır" diye konuştu.



"Ellerimize gözümüz gibi bakmamız gerekir"


Elin vücudun önemli bir uzvu olduğuna dikkat çeken Akıncı, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Ellerimizi yalnızca bir araç gibi değil, değerli birer uzuv olarak görmemiz gerekiyor. Öfke ya da anlık tepkilerle elimizle cama, duvara vurmak gibi davranışlar geri dönüşü olmayan ciddi hasarlara yol açabilir. Bu tür yaralanmaların önüne geçebilmek için toplum olarak bu konuda daha bilinçli olmamız, ellerimize adeta gözümüz gibi bakmamız gerekir."


Yaylada çobanlık yaparken ateşli silah yaralanması sonucu sağ elinden yaralandığını ve ardından gözünü hastanede açtığını Sezgin Soray isimli hasta ise yapılan başarılı operasyonla elinin büyük bir kısmının kurtarıldığını belirterek, Hastane Başhekimi Doç. Dr. Remzi Sarıkaya ve ameliyatı gerçekleştiren ekibe teşekkür etti.



Van’da zorlu el ameliyatı: 10 saatlik mücadeleyle hayata tutundu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak Mustafa Sözen Filyos’un kuşlarını anlattı Bülent Ecevit Üniversitesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sözen, "9. Çaycumalılar Buluşuyor" etkinlikleri kapsamında "Filyos’un Kuşları ve Biyoçeşitliliği" başlıklı bir söyleşi gerçekleştirdi. Kaymakam Serkan Keçeli Kültür Merkezi’nde düzenlenen söyleşiye çok sayıda davetli katıldı. Prof. Dr. Sözen, 1944 yılından bu yana bölgede yapılan kuş gözlemleri üzerine önemli bilgiler paylaşarak, Zonguldak’ın kuş çeşitliliği açısından son derece zengin bir coğrafyaya sahip olduğunu söyledi. İlk bilimsel çalışmaların 1946-1948 yılları arasında, muhtemelen Çatalağzı Termik Santrali’nde görev yapan Lain H. Ogilvie tarafından Çatalağzı ve çevresinde gerçekleştirildiğini ifade etti. Türkiye’nin göçmen kuşların önemli geçiş güzergâhlarından biri olduğunu belirten Sözen, ülkede bugüne kadar 505 kuş türünün gözlemlendiğini, bunların 300’den fazlasının ise Zonguldak’ta görüldüğünü vurguladı. Bu rakamın bölgenin doğal zenginliğini ortaya koyduğunu dile getirdi. Biyoçeşitlilik yaşamın teminatı İnsan dahil tüm canlıların besin zincirinin ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade eden Prof. Dr. Sözen, yaşamın sürdürülebilmesi için biyoçeşitliliğin korunmasının hayati önem taşıdığını söyledi. Filyos’ta endüstri bölgesi ilan edilen alanın kuşların konaklama ve üreme bölgeleri üzerinde bulunduğunu hatırlatan Sözen, yoğun girişimler sonucunda 100 hektarlık alanın proje kapsamı dışına çıkarılarak "kuş cenneti" ilan edildiğini belirtti. Bu kararın geri dönüşü olmayan önemli bir kazanım olduğunu vurgulayan Sözen, Filyos’un yalnızca kuşlar değil sürüngen türleri açısından da oldukça zengin olduğunu ifade etti. Toplumda çevre bilincinin artırılması amacıyla yürüttükleri çalışmalara da değinen Sözen, "Zonguldak’ın Biyoçeşitliliği" ve "Zonguldak Kuşları" gibi eserler yayımladıklarını belirtti. Özellikle Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Bülent Ecevit Üniversitesi ile Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü iş birliğiyle hazırlanan "Zonguldak Kuşları" kitabından 10 bin adet bastırıldığını söyleyen Sözen, bu kitapların başta okullar olmak üzere geniş kesimlere ulaştırılarak farkındalık oluşturulduğunu kaydetti. Söyleşinin sonunda salondan gelen soruları yanıtlayan Prof. Dr. Mustafa Sözen’e teşekkür eden Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı ise Filyos Vadisi’nde belediyeler olarak yürüttükleri "Yeşil Kuşak Projesi" hakkında bilgi verdi. Projeye destek çağrısında bulunan Kantarcı, Sözen’e günün anısına plaket takdim etti.