SAĞLIK - 14 Şubat 2026 Cumartesi 09:52

Zor denilen ameliyat Van’da başarıyla yapıldı

A
A
A
Zor denilen ameliyat Van’da başarıyla yapıldı

VAN (İHA) – Lokman Hekim Van Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Halil Başel, İstanbul ve Ankara’da yüksek riskli görülerek korkutulan iki hastayı Van’da başarıyla ameliyat ederek sağlığına kavuşturdu.


Ağrılı olup uzun yıllardır İstanbul’da yaşayan 53 yaşındaki Neriman Kılıç ile Hakkarili 51 yaşındaki Şükriye Açar da İstanbul ve Ankara’da hastane hastane gezdikten sonra Prof. Dr. Halil Başel’e ulaştı. Gittikleri hastanelerde ‘felç kalırsın, masada kalırsın’ gibi ifadelerle korkutulan hastalar, Prof. Dr. Başel’in ikna çalışmaları sonucu yapılan operasyonla sağlıklarına kavuştu.



"En büyük eforumuz ameliyattan ziyade hastayı ve ailesini ikna etmek oldu"


İHA muhabirine açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Halil Başel, özellikle büyük şehirlerde hastaların gereğinden fazla korkutulduğuna dikkat çekerek, "İlk hastamız Neriman Hanım aslında Ağrılı ancak uzun süredir İstanbul’da yaşıyor. Yaklaşık 4–5 ay önce kendisine glomus tümörü tanısı konulmuş. Bu süreçte maalesef hastamız fazlasıyla korkutulmuş. Ameliyatın muhtemel komplikasyonları sürekli anlatılmış. Gittiği her hekim farklı tetkikler istemiş; anjiyolar, biyopsiler yapılmış. E-Nabız üzerinden kayıtlarını incelediğimde, hastaya yapılmaması gereken pek çok işlemin yapıldığını gördüm. Tümör 6 santimetre büyüklüğündeydi. Açıkçası en büyük eforumuz ameliyattan ziyade hastayı ve ailesini ikna etmek oldu" dedi.



"Felç kalırsın denilmiş, masada kalma korkusu yaşatılmış"


Hastanın ve ailesinin ciddi bir psikolojik baskı altında Van’a geldiğini belirten Başel, süreci şu sözlerle aktardı:


"Bilinçli bir oğlu vardı. Bana, ‘Hocam burada gittiğimiz hekimlerin hiçbiri sizin anlattıklarınızı söylemiyor, hep en kötü senaryolar anlatılıyor, biz çok korkuyoruz’ dedi. En son çekilen bir film sonrası hastaya, ‘Bu tümörü aldırırsan kesin felç olursun, masada kalma ihtimalin çok yüksek’ denilmiş. Bu tür söylemler hastayı tamamen yıpratmış."



"Bir saatlik ameliyatla 6 santimlik tümör alındı"


Hastanın Van’a gelmesinin ardından sürecin hızlı ve başarılı ilerlediğini ifade eden Başel, "Hastamızı İstanbul’dan Van’a getirmek en zor aşamaydı. Geldikleri gün tetkiklerini yaptık, ertesi gün ameliyata aldık. Ameliyat yaklaşık bir saat sürdü ve 6 santimetrelik tümörü tamamen çıkardık. Allah’a şükür hiçbir komplikasyon gelişmedi. Bu tür ameliyatlarda bazen ses kısıklığı olur ama bu bile yaşanmadı. Hastamız taburcu aşamasına geldi" diye konuştu.



"Gözünü açtığında felç olmadığını görünce mutluluğu bize de yansıdı"


Ameliyat sonrası anları da paylaşan Prof. Dr. Başel, sözlerini şöyle tamamladı:


"Yoğun bakımda gözünü açtığında felç olmadığını fark etti ve çok mutlu oldu. Onun bu mutluluğu bizleri de son derece mutlu etti."



"Bize ‘felç olursun’ dediler"


Ameliyat sonrası konuşan Neriman Kılıç ise yaşadıklarını şu sözlerle anlattı:


"Çok hastane gezdim. Bana ‘felç kalırsın, konuşamazsın’ dediler. Aylarca çok kötü günler geçirdim. Halil Hocayı bulduk, tümörümü başarılı bir şekilde çıkardı. Allah razı olsun."


Neriman Kılıç’ın eşi Kıyasettin Kılıç ise "İstanbul’da yüzde 100 felç riski dediler. Önce Allah’a, sonra Halil Hocaya güvendik. Ameliyat çok başarılı geçti" ifadelerini kullandı.



Hakkari’den Ankara’ya, oradan Van’a umut yolculuğu


Prof. Dr. Halil Başel, ikinci hastanın ise Hakkarili 51 yaşındaki Şükriye Açar olduğunu belirterek, "Hakkari’de ameliyat yapılamaz denilerek Ankara’ya yönlendirilmiş. Orada da hastane hastane gezmişler. Bir yakınının tavsiyesiyle bize ulaştılar. Tümörü büyük ve iki taraflıydı. Hastayı Van’a aldık ve başarılı bir operasyon gerçekleştirdik. Yarın taburcu etmeyi planlıyoruz" dedi.



"Bizi çok korkuttular ama şimdi çok mutluyuz"


Şükriye Açar da, Ankara’ya kadar gittiğini belirterek, "Onlarca doktora gittim. Beni çok korkuttular. ‘Masadan kalkamazsın’ dediler. Halil Hoca tümörümü çıkardı, hiçbir sıkıntı yaşamadım. Önce Allah, sonra hocamdan razıyım" şeklinde konuştu.



Zor denilen ameliyat Van’da başarıyla yapıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Anneler Günü’nde şehit annelerine vefa programı AK Parti İstanbul İl Başkanlığı tarafından Anneler Günü dolayısıyla "Aziz Şehitlerimizin Emanetleri Olan Annelerimizle Vefa Buluşması" adlı program düzenlendi. AK Parti İstanbul İl Başkanlığı tarafından Anneler Günü dolayısıyla "Aziz Şehitlerimizin Emanetleri Olan Annelerimizle Vefa Buluşması" adlı program düzenlendi. İl Başkanlığı’nda gerçekleştirilen programa AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Sosyal Politikalar Başkanı Fatma Betül Sayan Kaya, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, Sosyal Politikalar Başkanı Yusuf Aslan ile şehit aileleri ve yakınları katıldı. Anneler Günü dolayısıyla şehit annelerine çiçek takdim edilen program Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı. Programa katılan bir ailenin çocuklarına Recep Tayyip Erdoğan’ın ismini vermesi de dikkat çekti. Açılış konuşmasının ardından kürsüye gelen AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Sosyal Politikalar Başkanı Fatma Betül Sayan Kaya, "Bugün buraya sadece bir Anneler Günü’nü kutlamak için gelmedik. Bugün buraya sadakati, asaleti ve bu toprakları bize vatan kılan o en büyük fedakârlığı selamlamak için bir vefa borcunu ödemeye geldik" dedi. "Bu ülkede hiçbir annenin yüreği evlat acısıyla kavrulmayana dek durmayacağız" Şehit yakınları ve gazilerin devletin en kıymetli emaneti olduğunu belirten Kaya, "Sizin tek bir damla gözyaşınız bizim için dünyadaki tüm büyük projelerden, köprülerden, tünellerden daha kıymetlidir. Bizim makamlarımızın kapısı size her zaman sonuna kadar açıktır. Çünkü siz bize bu vatana şüheda emanetisiniz. Bu ülkede hiçbir annenin yüreği evlat acısıyla kavrulmayana dek durmayacağız" ifadelerini kullandı. Programda konuşan AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, şehit anneleriyle Anneler Günü vesilesiyle bir araya gelmekten büyük memnuniyet duyduklarını belirterek, "Bizler kıymetli şehitlerimiz gibi vatanı için canını verebilecek bir ruha sahip bir milletiz. Aynı zamanda evladını bu vatan için feda edebilecek kadar büyük yüreğe sahip annelerin evlatlarıyız. Şerife Bacılarla, Nene Hatunlarla bizzat cephede bu mücadeleye ortak olmuş bir milletiz. Bu yüzden büyük bir milletiz, bu yüzden büyük bir devletiz" ifadelerine yer verdi. "Terörün kökünü kazımak için büyük bir mücadele verdik" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye’nin terörle mücadelede kararlı bir süreç yürüttüğünü vurgulayan Özdemir, "Sayın Cumhurbaşkanımız öncülüğünde AK Parti’miz, 2002 yılından bu yana ülkemiz için yeni evlatların toprağa düşmemesi adına büyük bir mücadele gösterdi. Hamdolsun ülkemizdeki terörün kökünü tamamen kazımaya muktedir olduk. Ülkemiz dışındaki terör odaklarıyla da büyük bir mücadeleyi yürütüyor, ülkemize uzanan elleri tek tek kırıyoruz" şeklinde konuştu. "Sadece ülkemiz için değil, bölgemiz için de sorumluluk taşıyoruz" Bölgenin zorlu bir süreçten geçtiğine dikkat çeken Özdemir, "Sadece ülkemizle ilgili değil, bölgemizle ilgili de büyük bir sorumluluğu omuzlarımızda taşıyoruz. Bu kutlu yolculuğun Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde yoldaşlarıyız. Ucunda ne olursa olsun, sonunda ne olursa olsun bu yolculuğu menzile ulaştırmak için var gücümüzle gayret edeceğiz" diye konuştu. Program, şehit anneleri ve aileleriyle yapılan sohbetlerin, çiçek takdiminin ve hatıra fotoğrafı çekimlerinin ardından sona erdi.
Ankara BBP Genel Başkanı Destici: "Emeklimize Kurban Bayramı’nda 10 bin lira ikramiye verelim" Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, bayram ikramiyelerine ilişkin, "Emeklimize Kurban Bayramı’nda 10 bin lira ikramiye verelim de en azından küçük başta olsa bir kurban alsınlar" dedi. BBP Ankara Olağan İl Kongresi, Altınpark Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. Kongrede konuşan BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Anneler Günü olduğunu hatırlatarak, "Anneler sevginin, merhametin, fedakarlığın ve sabrın yeryüzündeki en güzel temsilcileridir. Bir insanın karakteri, bir milletin vicdanı ve bir toplumun geleceği önce annelerimizin yüreğinde şekillenmektedir. Çünkü anne yalnızca evladını büyüten değil, aynı zamanda milletin ruhunun da en büyük öğretmenidir. Vatan uğruna evladını toprağa veren ama buna rağmen metanetini koruyan şehit anneleri, milletimizin en büyük şeref ve onur kaynaklarından birisidir. Onların fedakarlığı bu milletin hafızasında daima yaşayacaktır. Bu duygu ve düşüncelerle başta şehit ve gazi annelerimiz olmak üzere sevginin ve fedakarlığın timsali olan tüm annelerimizin Anneler Günü’nü en içten dileklerimle, en kalbi duygularımla tebrik ediyorum" dedi. "İnsanımız ölmesin diye saldırgan, sahipsiz köpekleri uyutacağız" Sokaklarda başıboş dolaşan köpeklere yönelik gerekli önlemlerin alınması gerektiğini belirten Destici, "Filistin’de, Gazze’de, Doğu Türkistan’da yüz binlerce, milyonlarca insan öldürüldü. Anaların yüreği yandı ve hala yanmaya devam ediyor. Köpekler çocukları parçalıyor, yine anaların yüreği yanıyor. Gencecik kızlarımız kaçırılıp, tecavüze uğrayıp öldürülüyor, yine anaların yüreği yanıyor. Her yerde, her alanda maalesef annelerimiz ağlamaya, gözyaşı dökmeye devam ediyor. Onun için biz Büyük Birlik Partisi olarak diyoruz ki artık annelerimiz ağlamasın. Sokaklarda başıboş dolaşan köpekleri toplayıp belediyelerin, valiliklerin ya da devlet kurumlarının varsa imkanları elbette barınaklara alalım. Ama bu imkan yoksa çocuklarımız, kadınlarımız, insanımız ölmesin diye gerektiğinde elbette saldırgan sahipsiz köpekleri de uyutacağız" şeklinde konuştu. "3 çocuğu olan anneye düzenli olarak maaş bağlanması gerekir" Evlenen her çifte devlet kurumlarınca en az 500 bin lira hibe verilmesi gerektiğini belirten Destici, "Aile yapımıza, ordumuza, öğretmenimize de sahip çıkacağız. Velhasıl bu milletin şerefli her bir evladına sahip çıkacağız. Evliliği daha da teşvik edeceğiz. Evlenecek gençlerimize daha çok destek vereceğiz. Çocuk başına yardımı daha da arttıracağız. 3 çocuğu olan anneye düzenli olarak maaş bağlanması gerekir. Evlenen gençlerimize ÖTV’siz, KDV’siz bir araç alma hakkı verilmelidir. Diyanet İşleri Başkanlığımız kura ile evlenen gençlere 500 bin lira çeyiz yardımı yapıyor. Bütün kurumlarımız bu konuda teşvik edilmeli. Evlenen her çifte en az 500 bin lira hibe, kurumlarımız ve devletimiz tarafından verilmelidir" diye konuştu. "Emeklimize Kurban Bayramı’nda 10 bin lira ikramiye verelim de en azından küçük başta olsa bir kurban alsınlar" Gıda sektöründeki fahiş fiyat artışlarının önüne geçilmesi için gerekli düzenlemelerin yapılması gerektiğini belirten Destici, "Emeklerimizin ikramiyeleri Ramazan Bayramı’nda arttırılmadı, 4 bin lirada kaldı. Ama Kurban Bayramı’nda durduğu yerde sayamaz. Çünkü enflasyon var, hayat pahalılığı var. Özellikle gıda enflasyonu var. Bütün dünyada gıda enflasyonu yıllık yüzde 2, bizde yüzde 32, tam 16 katı. Komşularımızın hepsinde gıda, sebze, meyve, süt hepsi bizden çok ucuz. Dolayısıyla bu işin artık düzenlenmesi lazım. Fahiş fiyatla satış yapanların ellerinin kırılması, dükkanlarının kapatılması lazım. Onun için biz diyoruz ki emeklimize Kurban Bayramı’nda 10 bin lira ikramiye verelim de en azından küçük başta olsa bir kurban alsınlar" ifadelerini kullandı.