SAĞLIK - 10 Şubat 2022 Perşembe 11:06

Altınova’da "Tıbbî Aromatik Bahçe Günleri”

A
A
A
Altınova’da "Tıbbî Aromatik Bahçe Günleri”

Yalova’da "3.

Yalova’da "3. Tıbbî Aromatik Bahçe Günleri", Altınova Belediyesi Engelsiz Doğa Eğitim Merkezi ve Tıbbî Aromatik Bitkiler Bahçesi Konferans Salonu’nda yapıldı.


Tıbbî Aromatik Bahçe Günleri’nin üçüncüsünde "fitokozmatik ve uygulamaları" konusu ele alındı. Seminerde konuşan Dr. Özcan Uzun, “Ülkemizde bitkisel ürünlerin, ‘yüzde 100 Bitkisel’, ‘Tamamen doğal’, ‘Hiçbir yan etkisi yok’, ‘Sorunlarınıza bitkisel çözüm’ gibi sloganlarla satılması, toplum sağlığı açısından çok ciddi bir risk oluşturmaktadır” ifadelerini kullandı.


Aromatik Bahçe Günleri, Altınova Belediyesi Engelsiz Doğa Eğitim Merkezi ve Tıbbi Aromatik Bitkiler Bahçesi Konferans Salonu’nda yapıldı. Seminere; Altınova Kaymakamı Regaip Ahmet Özyiğit, Altınova Belediye Başkanı Dr. Metin Oral ve eşi Yasemin Oral ile davetliler katıldı. Seminerde; FitoClinik uzmanları alanlarıyla ilgili önemli bilgiler verdi. Dr. Özcan Uzun, ‘Fitokozmatik ve Uygulamaları’ konusunda önemli açıklamalar yaparken, Ziraat Mühendisi Emine Sarıaslan doğal kremlerin yapılışıyla ilgili canlı sunum yapığ bilgi verdi. Emine Sarıaslan, Altınova’ya özel geliştirilen ve rengini filamingoların pembesinden alan kremi davetlilere hediye etti. Seminerde, FitoClinik’ten Dr. Nedret Öztürk ve Koordinatör Ayşe İlter de tecrübelerini davetlilere aktardı. Yapılan bu çalışmaları çok önemsediklerini belirten Altınova Belediye Başkanı Dr. Metin Oral, “Şifalı bitkilerimizden ürettiğimiz ürünlerimize her gün yeni çeşitler ekleniyor. Rengini, Hersek Lagünümüzün güzelleri flamingolarımızdan alan, özel karışımlı ciltte kaşıntı, egzama, kuruluğa derman olacak kremimizin denemesini yaptık. Bu alanda Altınova’mızı Türkiye’nin önemli merkezi yapmakta kararlıyız. Kadınlar başta olmak üzere çiftçilerimiz, üreticilerimiz için değerli bir alternatif oluşturacağız. Çalışmalarımıza destek veren tüm değerli hocalarımıza ilçem adına teşekkür ediyorum” diye konuştu.


Dr. Özcan Uzun, “Modern tıbbın gelişmediği eski çağlarda, insanlar tedavi olmak için nesilden nesile aktarılan tıbbi uygulamalara başvurmuşlar ve bitkisel, hayvansal, mineral kaynaklardan elde edilen doğal ilaçlar kullanmışlardır. Bugün neredeyse ülkemizin tamamında; kırsal bölgelerde yaşayan halkımızın yabani bitkileri toplayarak, onları ilaç, koku, baharat, nazarlık, doğal boya ve yenilebilir ot olarak kullandığını görüyoruz. Her toplumun ve havzanın kendine özgü örf, adet, inanç, gelenek ve görenekleri ile şekillenen halk hekimliği uygulamaları ortaya çıkmıştır. Geleneksel tıp uygulamalarında bitkisel, hayvansal ve mineral kaynaklardan elde edilen doğal ilaçların yerini zamanla, özellikle de 19. yüzyıldan itibaren kimya devrimi ile birlikte, sentetik ilaçlar ve kimyasal kozmetikler doldurmaya başlamıştır. 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren sağlıklı yaşamın ve dengeli beslenmenin gereği olarak geleneksel tıp ve bitkisel terapi uygulamaları yeniden ilgi odağı olmuştur. Bitkilerle tedavinin esasını bitkilerin sentezlediği kimyasal maddeler oluşturmaktadır. Bugün kullanılan tıbbi bitkilerin tahmini olarak yüzde 70’inin doğadan toplandığı, yüzde 30’unun ise kültürünün yapıldığı tahmin edilmektedir Birçok sınıflandırma şekli olmakla birlikte en fazla kullanılanı iki tanedir. Kimyasal Sınıflandırma; bitkilerin bünyesinde bulunan etkili maddelerin yapılarına göre olan sınıflandırma şekli olup, daha çok farmakognozide kullanılır. Uçucu yağ bitkileri, Acı madde içerenler, Glikozit içeren bitkiler, Saponin içeren bitkiler, Alkaloit içerenler bitkiler, Flavonoit içeren bitkiler ve Tanen içeren bitkiler gibi.


Tüketim ve Kullanımlarına göre sınıflandırmaya ise örnek olarak; meşrubat, bitki çayları ve uyarıcı bitkiler (Çay, Kahve, Tütün), baharat bitkileri (Karabiber, Hardal, Kekik), ilaç bitkileri, parfüm bitkileri (Lavanta, Gül), zamk ve müsilaj bitkileri (Akasya, Astragalus, Plantago, reçine bitkileri (Sığla ağacı, Ferula), Tanen bitkileri (Sumak, Meşe), boya bitkileri (Kök boya, Bixa, Alkana tinctorium), İnsektisit bitkileri (Neem ağacı) ve mum bitkileri verilebilinir. Eğer papatya yerine yanlışlıkla Tanacetum cinerariifolium bitkisi kullanılacak olursa, bu bitkinin kimyasal yapısında yer alan insektisit etkili bileşikler insan sağlığı acısından çok ciddi sıkıntılara sebebiyet verebilir. Bu değerlendirmelere ilaveten, tıbbî bitkilerin kimyasal yapısında çok sayıda molekül bulunur. Bu açıdan bakıldığı zaman bitkiler adeta bir kimya deposu olarak değerlendirilebilirler. Doğada etkisi olmayan hiçbir molekül yoktur. Dolayısıyla bu moleküllerin her birinin kendine mahsus bir fizyolojik etkisinin, tedavi edici etkisinin, hatta zehirli etkisinin olması doğaldır" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ticaret Bakanlığı, Bursa’da zincir marketlerdeki sebze ve meyve fiyatlarındaki haksız fiyat listesini açıkladı Ticaret Bakanlığı, Bursa’deki marketlere yönelik gerçekleştirdiği denetimlerde temel gıda ürünlerindeki fahiş fiyat artışlarını açıkladı. Ticaret Bakanlığının sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "Ticaret Bakanlığımızca yürütülen piyasa gözetim ve denetim çalışmaları kapsamında; Bursa İl Müdürlüğümüzce 2-8 Nisan 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen denetimlerde marketlerin meyve ve sebze reyonlarında satışa sunulan ürünlere ilişkin fiyat hareketleri Hal Kayıt Sistemi üzerinden detaylı şekilde incelenmiştir. Yapılan incelemelerde; Bursa ili Osmangazi ilçesinde faaliyet gösteren bir zincir markette satışa sunulan kuru sarımsak ürününün, ilgili firma tarafından 60 TL’den satın alındığı, söz konusu ürünün tüketiciye 220 TL’den sunulduğu tespit edilmiş olup, ürün bazında haksız fiyat artışı şüphesi oluşması nedeniyle firmadan savunma talep edilmiştir. Ayrıca denetimler kapsamında 5 gün boyunca toplam 21 marketin meyve ve sebze reyonlarında 46 farklı üründe haksız fiyat artışı denetimi gerçekleştirilmiş; künye bilgisi bulunmayan işletmeler uyarılarak takibe alınmıştır. Yapılan değerlendirmeler doğrultusunda işletmelere ilişkin gerekli idari süreçler başlatılmış olup, dosyalar Ticaret Bakanlığı Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu’na sevk edilecektir" denildi.
Kastamonu Husumetli olduğu çifti öldüren sanığa müebbet ve ağırlaştırılmış müebbet cezası Kastamonu’nun Taşköprü ilçesinde traktörle tarladan dönen karı-kocayı silahla vurarak öldüren sanık, ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Olay, 17 Mayıs 2025 tarihinde Taşköprü ilçesi Donalar köyünde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, uzun süredir aralarında husumet olduğu öğrenilen Necati A. (64), traktör ile tarladan dönüş yapan Sinan Abak (33) ile eşi Kadriye Abak’ı (31) silahla ateş etti. Traktörün üzerinde silahlı saldırıya uğrayan Sinan Abak ve eşi Kadriye Abak, olay yerinde hayatını kaybetti. Olayın ardından jandarma ekiplerince gözaltına alınan Necati A., tutuklandı. Necati A. hakkında Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde açılan davada karar verildi. Davanın karar Duruşmasına tutuklu sanık, Abak çiftinin yakınları, tanıklar ile tutuklu sanık avukatlar katıldı. Duruşmada mütalaasını açıklayan Cumhuriyet savcısı, sanık Necati A.’nın "kadına yönelik kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis, Sinan Abak’a yönelik "kasten öldürme" suçundan da müebbet hapis cezasına çarptırılmasını talep etti. "Ölseydim de böyle bir şey olmasaydı" Mütalaaya karşı savunma yapan Necati A., "Kurtarmak için elimizden gelen her şeyi yaptık. 10 gün boyunca benim çektiğimi bir ben bilirim, bir de Allah bilir. Mütalaayı kabul etmiyorum, savcının talebine itiraz ediyorum. Yaşananlardan dolayı çok pişmanım, ölseydim de böyle bir şey olmasaydı" dedi. Duruşmadan tanık olarak dinlenen Necati A.’nın torunu Canan A. ise, "Sinan beni, silah zoruyla alıkoydu. Polisler bizi bulmadan önce, ’kendi isteğimle kaçtım demezsen, iki arkadaşım daha var, seni ve aileni öldürürüz’ diye tehdit etti. Sinan beni zorla kaçırdı. Ben de korktuğumdan ’kendim kaçtım’ diye ifade verdim. Ben, yurtta onun arabasına bindiğimde beni kaçırdığını bilmiyordum. Kaçacak olsam pijamayla mı dışarı çıkardım? Üzerimde pijamalarım vardı. Beni bulduktan sonra bir gece sığınma evinde kaldım. Dedem ve ailem, bana destek oldu, ’kimseden korkma, doğruları söyle’ dediler. Ben de bunun üzerine üç gün sonra Cumhuriyet Savcılığına giderek tekrar ifade verdim" diye konuştu. . Maktul Sinan Abak’ın babası H. Abak da, "Oğlumu ve gelinimi vuran başkasıdır. Bu olayı üstüne alıyor. Vuranı koruduğunu düşünüyorum. Mütalaaya karşı bir diyeceğim yoktur" diye konuştu. Avukatların savunmasını da dinleyen mahkeme heyeti, tutuklu sanık Necati A.’yı Kadriye Abak’ı ’kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis, Sinan Abak’ı ’kasten öldürme’ suçundan müebbet hapis cezasına çarptırdı. Sanığa ’ruhsatsız ateşli silah bulundurma’ suçundan da 2 yıl 6 ay hapis ile 10 bin TL adli para cezası verdi. Kararın ardından sinir krizi geçiren Necati A., jandarma ekiplerince duruşmadan çıkartıldı.