EKONOMİ - 02 Haziran 2022 Perşembe 15:23

Yalova’da Akaryakıt Gemisi Tedariki Projesi sac kesim töreni

A
A
A
Yalova’da Akaryakıt Gemisi Tedariki Projesi sac kesim töreni

Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir, "Ülkemiz artık kara araçlarını, insansız hava araçlarını, helikopterlerini, savaş uçaklarını, gemilerini, elektronik sistemlerini, mühimmatlarını kendi mühendislik kabiliyetleriyle tasarlayan, geliştiren ve üreten bir konuma gelmiştir” dedi.

Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir, "Ülkemiz artık kara araçlarını, insansız hava araçlarını, helikopterlerini, savaş uçaklarını, gemilerini, elektronik sistemlerini, mühimmatlarını kendi mühendislik kabiliyetleriyle tasarlayan, geliştiren ve üreten bir konuma gelmiştir” dedi.


Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir, Yalova’nın Altınova ilçesinde bulunan Özata Tersanesi’nde düzenlenen Akaryakıt Gemisi Tedariki Projesi sac kesim törenine katıldı. Desan ve Özata Tersaneleri işbirliğiyle yapılacak 4 gemi projesinin başlangıcının gerçekleştirildiği programda konuşan Demir, Savunma Sanayii Başkanlığı’nın amacının güvenlik güçlerinin ihtiyacı olan sistemleri azami oranda yerli ve milli imkanlarla sağlamak olduğunu ifade etti. Güvenlik güçlerinin ihtiyaçlarını karşılamak için yürütülen projelerin yanı sıra teknolojik ilerlemeleri de yakından takip ettiklerini anlatan Demir, savunma sanayii alanında Türkiye’nin son yıllarda yaptığı atılımlarla dünyada söz sahibi ülkeler arasına girmeyi başardığını belirterek, “Ülkemiz artık kara araçlarını, insansız hava araçlarını, helikopterlerini, savaş uçaklarını, gemilerini, elektronik sistemlerini, mühimmatlarını kendi mühendislik kabiliyetleriyle tasarlayan, geliştiren ve üreten bir konuma gelmiştir” diye konuştu.


Özellikle deniz platformları konusunda “Ana vatanın güvenliği, mavi vatanın savunmasından geçer” şiarını rehber edindiklerini kaydeden Demir, bu alanda dünyanın önde gelen ülkelerinden biri olduklarına dikkati çekerek, “Bugün dünyada kendi savaş gemisini tasarlayan, geliştiren ve üretebilen 10 ülkeden birisiyiz. Başkanlığımızca yürütülen projelerle çok sayıda platform, mavi vatanda hizmet vermekte ve bayrağımızı dalgalandırmaktadır. Projelerimiz Başkanlığımızın koordinasyonunda Deniz Kuvvetleri ve Sahil Güvenlik Komutanlıklarımız, ilgili kamu kurumlarımızın desteğiyle, ana ve alt yüklenici şirketler, KOBİ’ler, üniversiteler ve araştırma merkezleriyle geniş bir işbirliği ağı sayesinde askeri ve özel tersanelerimizde hayata geçirilmektedir. Muharip güçten destek unsurlarına, arama ve kurtarmadan düzensiz göç ve kaçakçılıkla mücadeleye, karakol ve devriyeden maden kaynaklarını aramaya kadar geniş bir yelpazede sadece askeri değil sivil alana dönük de projelerimizi geliştirdik, geliştirmeye devam ediyoruz” dedi.



“Mavi vatanda hizmet eden güvenlik güçlerimizin önemli bir ihtiyacını daha karşılamış olacağız”


Tersanede üretilecek gemilerle ilgili de bilgi veren Demir, şunları kaydetti:


“Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı’na bağlı yüzer unsurlar ile dost ve müttefik unsurların lojistik ihtiyaçlarının karşılanması maksadıyla manevra gücü yüksek, limanda, alargada, yaklaşma sularında ve bekleme mevkilerinde akaryakıt ikmali yapabilecek kabiliyete sahip akaryakıt gemilerimizin sac kesim töreni için bir araya geldik. Proje çerçevesinde 4 adet akaryakıt ikmal gemisi inşa edilecek olup, inşallah 2,5 sene içerisinde güvenlik güçlerimizin hizmetine sunmayı planlıyoruz. İnşallah bu proje ile mavi vatanda hizmet eden güvenlik güçlerimizin önemli bir ihtiyacını daha karşılamış olacağız.”


Savunma sanayiinin deniz platformları geliştirilmesinde önemli bir yol kat ettiğini dile getiren Demir, “Bugün Tuzla’da suya indirdiğimiz Sancar insansız deniz aracı platformumuzu inceleme fırsatı buldum. İnsansız hava araçlarında elde ettiğimiz başarıyı insansız deniz araçlarında da elde etmek için önemli çalışmalar gerçekleştiriyoruz. İnşallah yakın gelecekte bu alanda da dünyanın önde gelen ülkelerinden biri olacağımıza inancım tamdır” dedi.


Türkiye’ye karşı uygulanan gizli, açık ambargo ve benzeri kısıtlamalar nedeniyle savunma sanayiinin hiçbir alanda yurtdışına bağımlı kalmaması gerektiğini ifade eden Demir, şöyle konuştu:


“Özellikle kritik teknolojiler ve stratejik alanlarda yüzde yüz yerli ve milli olma hedefiyle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Deniz projelerimizde de geçmişte ithal edilen birçok kritik teknolojinin yerli ve milli imkanlarla geliştirildiğini ayrıca ifade etmek isterim. Hava savunma sistemlerimizden gemisavar füzelerimize, elektronik harp ve radar sistemlerimizden elektro-optik sensörlere, kızılötesi arama takip sisteminden lazer ikaz sistemine, dikey atım sisteminden SONAR sistemine kadar birçok alt sistemi artık kendimiz geliştiriyor, kullanıyor, hatta ihraç ediyoruz. Bizler, mavi vatanda çok daha güçlü ve caydırıcı bir deniz gücü için çalışmayı sürdüreceğiz. İhtiyaç duyulan tip ve özelliklerde yeni platformların inşalarına ve envanterde bulunan araçlarımızın modernizasyonlarına devam edeceğiz. İnşası süren Anadolu gemimiz, Denizde İkmal Muharebe Destek Gemimiz ve yeni tip denizaltılarımızla, son teknolojiyle muhtelif çeşitlerini geliştiriyor olduğumuz silahlı insansız deniz araçlarımızla, çok yakında ihalesini sonuçlandıracağımız İ sınıfı fırkateynlerimizle; talimatını verdiğiniz uçak gemimiz ve TF2000 hava savunma muhribimizle donanmamızın gücüne güç katacağız. Barbaros Hayreddin Paşa’nın ‘Denizlere hakim olan cihana hakim olur’ sözüne atıfla şanlı ordumuz başta olmak üzere güvenlik birimlerimizin mavi vatandaki gücünü artırmak için var gücümüzle çalıştık, çalışmaya devam edeceğiz.”


Demir, akaryakıt ikmal gemilerinin Deniz Kuvvetleri’ne ve Türkiye’ye hayırlı olmasını diledi.


Özata Tersanesi Yönetim Kurulu Başkanı Özdemir Ataseven de tersanede yürütülen faaliyetler ve yapılacak gemiler hakkından bilgi verdi. Konuşmaların ardından Demir tarafından yapılacak gemiler için ilk sac kesimi işlemi yapıldı. Tersane yetkilileri Demir’e çeşitli hediyeler takdim etti. Programa Altınova Kaymakam Regaip Ahmet Özyiğit, Altınova Belediye Başkanı Metin Oral ve protokol üyeleri katıldı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Milli Eğitim Bakanı Tekin’den Aydın’da ’Demokrasi ve Însan’ dersi Bir dizi program ve etkinlik için Aydın’a gelen Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Adnan Menderes Demokrasi Müzesi’nde düzenlenen özel programda Aydın’daki bir grup öğrenciye ‘Demokrasi ve İnsan’ konulu ders verdi. Yıllar sonra öğrencilerin karşısına geçip ders veren Bakan Tekin, yaklaşık 1 saatlik gecikme ile başladığı programına öğrencilerden helallik isteyerek başladı. Aydın İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından organize edilen programda Adnan Menderes Anadolu İmam Hatip Lisesi, Aydın Lisesi, Sosyal Bilimler Lisesi, Aydın Fen Lisesi ve Yüksel Yalova Güzel Sanatlar Lisesi’nden seçilen öğrenciler ‘Demokrasi ve İnsan Dersi’ni Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in anlatımı ile dinledi. Dersine; yasama, yürütme ve yargı sistemini anlatarak başlayan Bakan Tekin, Türkiye’de demokrasinin 1878’de başladığını ancak Adnan Menderes Dönemi’nde yaşananların demokrasiyle bağdaşmadığını belirterek, "Bizde demokrasi tartışması bize bu konuda akıl verenlerden çok önce 1878 de başlamıştır" dedi. "Nisan ayını Milli Egemenlik ve Demokrasi Ayı ilan ettik" Demokrasi ve milli egemenlik tarihi bakımından Nisan ayını önemsediklerini ve bu nedenle bu ayı ‘Milli Egemenlik ve Demokrasi Ayı’ ilan ettiklerini kaydeden Bakan Tekin, Demokrasi Müzesi’nde verdiği dersinde demokrasi şehidi Aydınlı Başvekil Adnan Menderes’in siyasi hayatı ve o dönemde yaşananlardan bazı kesitlere yer verdi. Adnan Menderes’in içinde siyasete başladığı CHP’nin takip ettiği politikayı, ülke çıkarları adına beğenmeyerek Celal Bayar ile Demokrat Parti’yi kurduğunu belirten Tekin, Türkiye’de birden fazla siyasi partinin katıldığı ilk seçimde açık oy kullanılıp gizli sayım yapılan günleri anlattı. 27 Mayıs 1960’da halkın iradesi yok sayılarak yapılan darbeden de kısaca söz eden Bakan Tekin, millet iradesi ve demokrasinin önemine değindi. Dersin sonunda Bakan Tekin, öğrencilerin sorularını cevapladı. Türkiye’deki eğitim sistemi ülkemizin dünyadaki durumu hakkında da bilgiler veren Tekin, artık beceri odaklı bir eğitime odaklanıldığını kaydetti. "350 bin sınıftan 750 bin sınıfa geldik" Türkiye’nin 2002 yılındaki sınıf sayısının 350 bin civarında, öğretmen sayısının 500 bin civarında olduğunu geride kalan süreçte bu sınıfların yaklaşık 150 binin deprem veya çeşitli nedenlerle yok olduğunu belirten Tekin, "Bugün gelinen noktada 750 bin sınıf 1 milyon 250 bin öğretmen ile eğitim devam ediyor" dedi. Bakan Tekin, "Eskiden bilgiyi erişmek için tek enstrüman okul idi. O zaman bizim sistem bunun üzerine kurulu idi. Artık bilgi vermek değil beceri temelli bilginin hayata dönüştürüldüğü bir sistem önem kazandı. Beceri odaklı eğitim müfredatına geçtik. Türkiye’de 75 bin okulumuz var. Kararları alırken aldığımız kararın yan etkilerini de düşünerek alıyoruz" dedi. Program sonunda Bakan Tekin’e Yüksel Yalova Güzel Sanatlar Lisesi öğretmeni tarafından anlık olarak çizilen bir portre hediye edildi.