ASAYİŞ - 19 Temmuz 2024 Cuma 14:55

11 yaşındaki Kerem’in ölümündeki korkunç şüphe

A
A
A
11 yaşındaki Kerem’in ölümündeki korkunç şüphe

Yalova’da, 2018 yılında 11 yaşındaki Kerem Karakaya’nın sınıf arkadaşı F.B. (11) tarafından kaza sonucu vurulmasıyla ilgili süren davada, acılı aile ve avukatlarının ortaya koyduğu iddialar üzerine mahkemenin suç duyurusunda bulunduğu savcılık, kasten öldürme suçundan soruşturma açmıştı. Son duruşmada mahkeme, savcılık soruşturmasının beklenmesi nedeniyle duruşmayı ileri tarihe erteledi.


Yalova’nın Termal ilçesine bağlı Akköy’de 3 Haziran 2018 tarihinde meydana gelen olayda Kerem Karakaya, sabah saat 8.30 saatlerinde okul arkadaşı F.B.’nin evine gitmiş, burada iddiaya göre, evin odunluk kısmında bulunan kırma av tüfeği ile oynarken F.B., arkadaşı Kerem Karakaya’yı başından vurmuştu. F.B.’nin cezai ehliyetinin bulunmaması nedeniyle Yalova 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nde “Taksirle Ölüme Neden Olma” suçundan sanık Serpil B.’nin yargılanmasına başlanmıştı.



Davadaki cinayet şüphesi yeni soruşturmayı başlattı


Davadaki aile ve avukatları ve tanık beyanları üzerine 5. Asliye Ceza Mahkemesi, tüfeğin ağırlığı, 2 kez ateş edilmesi, kartuşun değiştirilmesi ve silahın ateş mekanizmasının suça sürüklenen çocuk tarafından bilinemeyeceği, delillerin tam toplanmamış olması ve kasten adam öldürme şüphesinin varlığı nedeniyle Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunmuştu. Savcılığın, olay günü evde bulunan F.B.’nin annesi Serpil B. ve dayısı Rahmi B. ile ilgili kasten öldürme suçundan başlattığı soruşturma yaklaşık 1 yıldır devam ediyor.



“Benim oğlum bir cinayete kurban gitti”


5. Asliye Ceza Mahkemesi F.B.’nin annesi Serpil B.’nin ihmalden yargılandığı davada savcılık soruşturmasının beklenmesi için davayı ileri bir tarihe erteledi. Dava sonrasında adliye çıkışında açıklamalarda bulunan acılı baba Halil Karakaya, yıllardır çocuklarının cinayete kurban gittiğini kanıtlamak için çabaladıklarını belirterek, “6,5 yıldır biz bu anı bekliyoruz. Benim oğlum bir cinayete kurban gitti. Cinayet masası soruşturmayı ele aldı. Şu anda çok iyi yoldayız. İnşallah ağır ceza mahkemesine gidecek. Ağır cezadan sonra da gereken cezayı herkes alacak ve biz de mutlu sona ulaşacağız” dedi.



“Ben çocuğumun kanını yerde bırakmam”


Kerem’in annesi Rahime Karakaya ise yaklaşık 7 senedir bu olayın çözülmesini beklediklerini dile getirerek, “7 senedir çocuğum kara toprakta yatıyor. Kendi çocuğunu alıp memleketine kaçmış. Ben adalet istiyorum. Ben çocuğumun katilini istiyorum. Ben çocuğumun kanını yerde bırakmam. Kanımın son damlasına kadar peşindeyim bırakmam” ifadesini kullandı.



“7 yıl önce işlenen bu cinayet, nihayetinde sonuca ulaşacaktır”


Ailenin avukatlarından Şermin Tankut ise Kerem’in 7 yıl önce acımasızca öldürüldüğünü ifade etti. Kerem’in davasının asliye cezada açıldığına değinen Tankut, “Niye Asliye Ceza çünkü ihmalden açılmış bir dava. Fakat dosya delilleri daha önce de söylediğimiz gibi bunun tam tersini gösteriyor ki, nitekim 5. Asliye Ceza hakimi de ihbarda bulunmuştu savcılığa. Bunun bir cinayet olabileceğinden dolayı. Bu dosyada 1 yıla yakın gizlilik kararı var. Şu anda içinde ne olduğunu söyleyemiyoruz. Çünkü biz de bilmiyoruz. Fakat şöyle bir şey var. Bir yıl önce bu dosya elimize geçtiğinde ihmaller zincirinden kaynaklanan gerçekten bir garabet var ortada. Jandarma ve savcılık zamanında yeterince bu cinayeti araştırmamış. Bundan dolayı aile 6 yıldır boşu boşuna beklemektedir. Gerçekten bütün davadaki deliller, bir şekilde karartılmıştır daha ilk gün. Daha sonra ifadeler alınmamış, silahlardan parmak izi alınmamış. Hiçbir şey yapılmamış diyebiliriz. Sayın savcımız dosya araştırmadan sonra bizim sunduğumuz dilekçeyle, bulduğumuz açıklarla, bir değil, iki değil belki ondan fazla açık var dosyanın içinde, araştırılmamış olaylar. Şu anda dosya titizlikle araştırılıyor. Biz belki de 15’inci duruşmaya girdik ama umutla bekliyoruz. İnanıyoruz ki, 7 yıl önce işlenen bu cinayet, nihayetinde sonuca ulaşacaktır. Bu acılı aile anne ve diğerleri huzura kavuşacaklardır. 5. Asliye Ceza’da görülen duruşmada savcılıktan alınacak karar bekleniyor. Savcılık ağır cezaya düşecek bir dosyayı araştırıyor. Savcılık şu an kasten cinayetten bir soruşturma açmış. 1 yıldır kasten cinayetten soruşturmayı gizli olarak araştırıyor. Bu araştırma artık jandarmanın elinde değil. Çünkü jandarma bizim dosyada taraf. Artık emniyetin, cinayet büronun elinde. O yüzden biz çok umutluyuz. Asliye Ceza’da açılan dava ise annenin ihmalden kaynaklı davasıdır. Aslında biz bu davayı kabul etmiyoruz” şeklinde konuştu.



“Çocuğun çocuğu öldürdüğünü düşünmüyoruz ve kararlıyız”


Ailenin diğer avukatı Ekin Elçin Tankut, adaletin peşinde sonuna kadar koşmaya devam edeceklerini belirtti. Savcılığın konuyla yakından ilgilendiğini ve kısa zamanda bir iddianame çıkmasını beklediklerini anlatan Tankut, şöyle konuştu:


“Sağ olsun şu anki savcımız bu konuda bize çok fazla destek veriyor. Kısa zamanda çözüme ulaşacağını düşünüyoruz. Elbette ki çok fazla dosya içinde daha önce de belirttiğimiz gibi ihmaller vardı. Bu ihmaller zinciri dosyayı çok ayrı bir yere evirmişti. Bu cinayet değil, çocuk çocuğu vurdu diye dosya kapanacaktı. Fakat araştırmalarımız neticesinde bunun bir cinayet olabileceği sonucuna vardık. Umutluyuz bu noktada da. Çocuğun çocuğu öldürdüğünü düşünmüyoruz ve kararlıyız, peşinden gideceğiz. İddianamemizi bekliyoruz. İddianamemiz çıktığı zaman da bize çok iş düşecek. Yine adalet aramaya devam edeceğiz. Bu noktada herkesin desteğini talep ediyoruz. Bu bir cinayettir ve aile 7 senedir uyumuyor. Bizim 3-4 dakikada baktığımız haberlerin arkasında neler gizli. Biz maalesef 1 yıldır dosyanın avukatlığını yapıyoruz ama çok şükür bayağı bir yol kat ettik. Bunların başında dosyanın çok detaylı incelenmesi, çok detaylı bir şekilde ihmallerin ortaya çıkarılması, yapılan araştırmalar inşallah bizi sonuca ulaştıracak. Ailenin 7 seneye varan uykusuz geceleri artık rahat uykulara kendini bırakacak. Bugünkü duruşmada da eksik hususlar giderilecek. Savcının iddianamesi bekleniyor. Savcı iddianameyi hazırladığında bu dosya da ağır ceza dosyasıyla birleştirilecektir.”



11 yaşındaki Kerem’in ölümündeki korkunç şüphe

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul DEAŞ operasyonunda 72 şüpheliye tutuklama talebi İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca DEAŞ terör örgütünün faaliyetlerin deşifre edilmesine yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, Yalova’daki saldırıyı gerçekleştiren şahıslarla bağlantılı olan ve İstanbul’da yılbaşı günü benzer saldırılara teşebbüs edebilecekleri şeklinde haklarında bilgiler bulunan şüphelilerin de aralarında bulunduğu 147 şahıs yakalandı. Savcılık, adliyeye sevk edilen şüphelilerden 72’si hakkında tutuklama talep etti. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu tarafından DEAŞ silahlı terör örgütünün faaliyetlerinin deşifre edilmesine yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, M.Y. olduğu tespit edilen şüphelinin terör örgütü yanlısı olarak İstanbul’da faaliyet yürüttüğü, örgütün liderliğini yaparak illegal etkinlikler düzenlediği, illegal faaliyetler çerçevesinde örgüte taban kazanma amaçlı çalışmalar yaptığı, toplanan paraları örgüte, Suriye’de kendilerine karşıt terör örgütleri kontrolündeki kamplarda, sözde esir tutulan terör örgütü yanlılarına ve örgüt bünyesinde faaliyet gösteren şahıslara yönelik eğitim yapmak amacıyla kullandığı öne sürülmüştü. Soruşturma çerçevesinde, İstanbul Merkezi 3 ilde gerçekleştirilen operasyonda sosyal medya platformları üzerinden propaganda faaliyetleri yürüttükleri şeklinde bilgileri bulunan illegal yapıya katılarak faaliyet gösterdiği tespit edilen 32 şüpheli, Yalova’daki saldırıyı gerçekleştiren şahıslarla bağlantılı ve İstanbul’da yılbaşı günü benzer saldırılara teşebbüs edebilecekleri şeklinde haklarında bilgiler bulunan 41 şüpheli, örgütle irtibatlı olduğu belirlenen 13 şüpheli, sosyal medyada örgüt yanlısı paylaşımlarda bulunan 14 şüpheli, ayrıca çatışma bölgeleriyle irtibatlı olduğu ve Türkiye açısından tehdit oluşturan ’yabancı terörist savaşçı’ oldukları belirlenen 15 şüpheli ve haklarında yakalama kararı bulunan 32 şüpheli olmak üzere toplam 147 kişi gözaltına alınmıştı. Şüphelilerden 32’si, "Uluslararası kurum ve kuruluşlar tarafından tanımlanan terör örgütleriyle ilişkili olduğu" gerekçesiyle, geri gönderme merkezine götürülerek, sınır dışı edildi. Emniyette işlemleri biten diğer 115 şüpheli adliyeye sevk edildi. Savcılık, ifadelerinin ardından 43 şüpheliyi adli kontrol şartı talebiyle, 72 şüpheliyi ise tutuklanma talebiyle nöbetçi mahkemeye sevk etti.
İstanbul Küçükçekmece’de kentsel dönüşümdeki binanın çatısında yangın İstanbul Küçükçekmece’de kentsel dönüşüm aşamasında boşaltılan 3 katlı binanın çatısında çıkan yangın paniğe neden oldu. Olay, akşam saatlerinde Küçükçekmece Cennet Mahallesi Namık Kemal Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, kentsel dönüşüm aşamasında boşaltılan 3 katlı binanın çatısında yangın çıktı. Yangının yıkım çalışmasındaki işçilerin demir kesme işlemi sırasında çıktığı iddia edilirken rüzgarın da etkisiyle alevler büyüdü. İhbar üzerine olay yerine polis, sağlık ve çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi. Yangın kısa sürede büyürken, itfaiye ekipleri yangının yan çatılara sirayet etmemesi için yoğun çaba sarf etti. Yangın nedeniyle bina girişindeki dükkanlar zarar gördü. Mahmut Ecevit Ficil adlı esnaf, "Yangın, bir saat kadar önce çatı katında çıkmıştı. Yukarıda demir kesiyorlardı. Kıvılcımdan dolayı oldu. Aşağıya çay içmeye inmişlerdi. Etraftaki insanlar da gördü. İtfaiyeyi çağırdılar. Bina kentsel dönüşüme girdiği için boştu" dedi. Binanın giriş katındaki esnaflardan Yavuz Özdok, "Ekim ayında buradan karot alındı. Bize de 90 günümüzün olduğunu söylediler. Buranın Ocağın sonundan sonra boşaltılması lazım. Burada yapılan iş kaçak. Çıkan yangın da çalışanların spiralle demir kesmesinden dolayı oldu. Tüple kesiyorlar. 28 yıldır burada emeğim, hatıralarım var. Büyük bir ihtimalle malım da ziyan oldu" şeklinde konuştu.