SPOR - 26 Mayıs 2026 Salı 09:58

116 yıllık efsane geri dönüyor

A
A
A
116 yıllık efsane geri dönüyor

Türkiye’de köy statüsünde yaşatılan son ve en uzun soluklu er meydanı geleneği olan Tarihi Fevziye Güreşleri, Altınova Belediyesi’nin öncülüğünde 116. yılında yeniden başlıyor. Türkiye’nin pehlivanları 19-20 Haziran tarihlerinde Marmara’nın Er Meydanı Fevziye Güreşleri’nde buluşuyor. Yalova Altınova Belediye Başkanı Yasemin Fazlaca, bir asrı geride bırakan bu tarihi geleneği birlikte yaşamak ve yaşatmak için tüm vatandaşları Feyziye Köyü’ne davet etti.


Ata sporumuz yağlı güreş geleneğini yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak amacıyla düzenlenen 116. Tarihi Fevziye Yağlı Pehlivan Güreşleri, uzun bir aranın ardından yeniden er meydanına taşınıyor. "Hasret bitiyor, Er Meydanı yeniden kuruluyor" sloganıyla duyurulan büyük buluşmada, yeniden davullar çalacak, dualar edilecek ve Türkiye’nin pehlivanları Marmara’nın Er Meydanı’nda kol bağlayacak. Yöresel oyunlar ve geleneklerin yaşatılacağı Fevziye Köyü, yeniden önemli bir kültür şölenine ev sahipliği yapacak.


Altınova’nın köklü değerlerinden biri olan Fevziye Yağlı Pehlivan Güreşleri’nin yeniden başlamasını sağlayan Altınova Belediye Başkanı Yasemin Fazlaca, "Burası Fevziye Er Meydanı. Biz hazırız, hasret bitiyor. Altınova’mızın köklü geleneği, ata sporumuzun sönmeyen meşalesi Tarihi Fevziye Yağlı Pehlivan Güreşleri 116. yılında yeniden şahlanıyor. Bir asrı geride bırakan bu tarihi geleneği birlikte yaşamak ve yaşatmak için tüm hemşerilerimizi 19-20 Haziran tarihlerinde Fevziye Köyü Er Meydanı’na bekliyoruz" dedi.


Tarih boyunca Fevziye’de kürsü yapan pehlivanların Kırkpınar’da da boy gösterdiğini hatırlatan Fevziye Köyü Muhtarı Ahmet Necmi Yüksel, 116 yıldır yağlı güreş geleneğini yaşatan bir köy olarak Türkiye’de önemli bir değere sahip olduklarını belirtti. Yüksel, tarihi güreşlerin yeniden başlamasına öncülük eden ve destek veren Altınova Belediye Başkanı Yasemin Fazlaca ’ya teşekkür etti.


Gelenekten geleceğe uzanan bu büyük buluşma 19 Haziran Cuma günü saat 20.00’de konser programı ve Kafkas yöresel halk oyunları gösterisi ile başlayacak. 20 Haziran Cumartesi günü sabah saat 10.00’dan itibaren ise pehlivanlar er meydanına çıkacak.



116 yıllık efsane geri dönüyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bolu Kadın kuaförlerinde bayram mesaisi Bolu’da Kurban Bayramı öncesi kuaför ve güzellik salonlarında yoğunluk yaşanıyor. Arife günüyle birlikte artan talepler sebebiyle işletmeler, hizmetlerin daha düzenli yürütülmesi için randevulu sistem ile çalışıyor. Kentte arife günüyle birlikte artan talepleri karşılamaya çalışan kuaför ve güzellik salonları, hizmetlerin daha düzenli yürütülmesi ve sıkışıklık yaşanmaması amacıyla randevulu çalışmaya ağırlık verdi. Bolu’da 10 yıldır kuaförlük yapan Ethem Gümüş, bayram haftasında kadın kuaförlerinin de erkek berberleri kadar yoğun bir mesai harcadığını söyledi. Yoğunluğun daha kontrollü ilerlemesi ve müşteri mağduriyeti yaşanmaması için randevulu sistemi tercih ettiklerini belirten Gümüş, "Özellikle bayram haftalarında, arife günü gece saatlerine kadar çalışıyoruz. Yoğun bir bayram haftası geçiriyoruz. O yüzden randevulu sistemi daha çok kullanıyoruz, sıkışma olmasın diye" ifadelerini kullandı. "Şu an randevulu sistemle daha dikkatli ve düzenli geçiyor" Gümüş, müşterilerin genellikle dip boyası, saç kesimi, keratin bakımı ile kaş ve bıyık alımı işlemlerine talep gösterdiğini dile getirerek, fiyatların ombrede 5 bin, keratin bakımında ise 2 bin liradan başladığını kaydetti. Önceki yıllarla kıyaslandığında yoğunluğun bir miktar azaldığına işaret eden Gümüş, "Eski bayramlarda daha fazla yoğunluğumuz oluyordu. Eskiden tabii randevulu sistem yoktu. Şu an randevulu sistemle çalışmalarımız daha dikkatli ve daha düzenli geçiyor" diye konuştu. (YGZ-HFV-
Samsun Diyetisyenden uyarı: "Eti yeşilliklerle birlikte tüketin" Kurban Bayramı’nda et tüketimine dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Diyetisyen Tuba Yıldırım, kırmızı eti uygun pişirme yöntemleri ile pişirmek ve yeşilliklerle birlikte tüketmenin sağlığı korumaya yardımcı olacağını söyledi. Kurban Bayramı’nda et tüketimine dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Liv Samsun Sağlıklı Yaşam Merkezi’nden Diyetisyen Tuba Yıldırım, kırmızı eti uygun pişirme yöntemleri ile pişirmek ve yeşilliklerle birlikte tüketmenin sağlığı korumaya yardımcı olacağını söyledi. Diyetisyen Yıldırım, Kurban Bayramı’nda sağlıklı beslenme önerileri hakkında tavsiye vererek et tüketiminde dikkat edilmesi gerekenler konusunda uyarılarda bulundu. Bayramların iyi duyguların çoğaldığı, küçük büyük tüm aile bireylerinin bir araya geldiği, geniş ve güzel sofraların kurulduğu güzel zamanlar olduğunu dile getiren Diyetisyen Tuba Yıldırım, "Kalplerimizin temizlik ve arınma günüdür aslında bayramlar. Kıymetini bilmek lazım. Bu süreçte sağlığın da yeterli ve dengeli beslenmeden geçtiğini de unutmamakta fayda vardır. Kurban Bayramı’nda sofraların baş tacı kırmızı eti veteriner kontrolünden geçmiş kurbanlıklardan temin etmek, uygun pişirme yöntemleri ile pişirip, yeterli porsiyonda tüketip; etin sindirimini kolaylaştıracak limonlu yeşilliklerle sofralarınızı süslemek sağlığınızı korumada size fayda sağlayacaktır" diye konuştu. "Et, sebzelerle birlikte pişirilmeli" Doğru et pişirme yönteminden bahseden Dyt. Yıldırım, "Eti pişirme yöntemi olarak haşlama ve ızgara gibi sağlıklı yöntemler tercih edilmeli, çok yüksek ısıl işlem ve kızartma yöntemi gibi çeşitli kanserojen maddelerin oluşumuna neden olabilecek pişirme yöntemlerinden uzak durulmalıdır. Etin tek başına değil de sebzelerle birlikte pişirilmesi, ızgara sebzeler veya salatalar ile birlikte tüketilmesi, hem besin çeşitliliğinin sağlanması açısından hem de sindirimi diğer besinlere göre zor olan etin kolay sindirilebilmesi açısından sağlıklı bir yaklaşım olacaktır. Etlerin çiğ veya az pişmiş tüketilmesi, önemli sağlık sorunlarına yol açabilir" şeklinde konuştu. "Etler küçük parçalara ayrılmalı" Etin nasıl saklanması gerektiğine de değinen Dyt. Tuba Yıldırım, "Etler büyük parçalar şeklinde değil ancak kıyma, kuşbaşı gibi küçük parçalara ayrılıp, tek pişirimlik miktarlara bölünüp, buzdolabı poşetlerine koyularak buzdolaplarının buzluk kısmında veya derin dondurucuda saklanmalıdır. Buzdolabında eksi 2 derecede 1-2 hafta, derin dondurucuda ise eksi 18 derecede daha uzun süre etler saklanabilmektedir" ifadelerini kullandı. "Sağlıklı beslenme önerileri" Sağlıklı ve hafif beslenme şekillerine dikkat çeken Dyt. Yıldırım, "Gününüz sevdiklerinizle hafif bir kahvaltı ile başlasın. Aşırı miktarda yemekten kaçının, az ve sık yemek yemeye özen gösterin. Gün içerisinde 2-3 saatten daha uzun süre aç kalmayın. Sıvı alımına dikkat edin ve günde yaklaşık 2-3 litre su için. Çok hızlı yemek yemeyin, yediklerinizi çok iyi çiğneyin. Yemek pişirme yöntemi olarak kızartmalar yerine, ızgaraları veya haşlamaları tercih edin. Kırmızı ette bulunan demirin vücut tarafından daha aktif kullanılmasını sağlamak için yanına mutlaka limonlu bir salata veya bir sebze yemeği eşlik ettirin" açıklamasında bulundu. Kurban Bayramı’nın geleneksel yemeği haline gelen kavurmanın içine tereyağı veya kuyruk/iç yağı eklemeden, kendi suyunda, kısık ateşte pişirme yapılması gerektiğini de sözlerine ekleyen Dyt. Yıldırım şunları söyledi: "Ağır hamur tatlıları, şeker, aşırı yağlı, çok tuzlu, kalori açısından yoğun yiyecekler yerine, sebze ve meyve tüketimine ağırlık verin. Yağlı etlerin doymuş yağ ve kolesterol içeriği daha yüksek olduğu için kalp-damar hastalığı, şeker hastalığı ve yüksek tansiyonu olan kişiler, Kurban Bayramı’nda yağsız veya az yağlı etleri tercih etmeli ve porsiyon kontrolünde dikkatli olmalıdır. Sağlıklı yaşamın en temel kurallarından biri olan fiziksel aktivitenin artırılması için günlük yürüyüşler yapabilir. Sağlıklı ve mutlu bayramlar diliyorum."
Yalova Dermatoloji Uzmanı Dr. Kurt’tan deri kanseri uyarısı Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Bekir Kurt, deri kanserlerinde erken tanının hayati önem taşıdığını belirterek, benlerde meydana gelen değişimlerin dikkate alınması gerektiğini söyledi. Dr. Bekir Kurt, "Cilt Kanseri Farkındalık Ayı" dolayısıyla yaptığı açıklamada, deri kanserlerinin erken teşhis edildiğinde tedavi edilebildiğini ifade etti. En sık görülen deri kanseri türlerinin bazal hücreli karsinom ve skuamöz hücreli karsinom olduğunu kaydeden Kurt, bu hastalıkların dermatologlar tarafından erken dönemde tespit edilerek cerrahi ya da farklı yöntemlerle tedavi edilebildiğini belirtti. Melanomun ise daha ciddi seyredebildiğine dikkati çeken Kurt, açık tenli, kızıl saçlı, renkli gözlü, güneşte kolay yanan kişiler ile ailesinde deri kanseri öyküsü bulunanların risk grubunda yer aldığını söyledi. Benlerdeki değişimlerin önemsenmesi gerektiğini vurgulayan Kurt, "Asimetrik, sınırlarının düzensiz, renginde değişim, ani boyut artışı ve iyice kabarması var olan benlerimizde bu değişiklikleri gözlemlediğimiz zaman bir dermatoloji muayenesi öneriyoruz. Bununla ilgili dikkat edeceğimiz husus özellikle bir kaos olması, var olan standart benlerimizin ani değişimi, renk çürümesi olması, sınırlarının düzensiz olması ve çap farklılığı. Asimetrik hale gelmesi özellikle bizi endişelendirebilir" dedi. Bazal hücreli karsinomun genellikle parlak görünüm ve iyileşmeyen yaralarla ortaya çıktığını ifade eden Kurt, skuamöz hücreli karsinomun ise kalın kabuklu yaralar şeklinde görülebildiğini aktardı. "Güneş kremine bir kez sürmek yeterli olmaz" Güneşin zararlı etkilerine karşı korunmanın önemine değinen Kurt, özellikle saat 10.00 ile 16.00 arasında güneşe çıkılmaması gerektiğini belirterek şöyle konuştu: "Çıkmak durumunda isek şapka ve güneş koruyucu ile kendimizi korumalıyız. Güneş koruyucu kullanımında ise güneş kremine bir kez sürmek genellikle yeterli olmaz. 2 Saatte bir yenilenme önerilir ve ardından terlediğimiz zaman ya da suya girip çıktığımız zaman ya da deniz kenarındayken su ile etkisini kaybedebilmektedir. O yüzden 2 saatte bir güneş koruyucumuzu yeniliyoruz. Solaryum kesinlikle deri açısından önerilmeyen bir uygulamadır. Bronzlaşmanın popülaritesi önceye göre azalmakla birlikte deri için sağlıklı bir uygulama değildir. İyileşmeyen yaralar, bereler, bağışıklığı düşük özellikle organ nakili hastalarımız, çok ileri yaşlı hastalar ya da bağışıklığını düşürecek ilaç kullanımı olan hastalarımızın iyileşmeyen yaraları özellikle güneş gören bölgelerde mutlaka dermatoloji kontrolü öneriyoruz." "Dermatoloji muayene olmadan benler yakılmamalı" Benlerin dermatoloji muayenesi olmadan yakılması ya da aldırılmasının risk oluşturabileceğini vurgulayan Kurt, "Benleri lazerle sildirmek, yakmak, koparmak ya da iple boğmak çeşitli metotları hastalarımız tarafından sorulur. Özellikle biz derideki tüm lezyonları tanırız ve uygun metodu söyleriz. Bizim doğuştan gelen benlerimiz ya da sonradan çıkan benlerimiz kesinlikle yakılması, dermatoloji muayenesi olmadan önerilmeyen bir uygulamadır. Çünkü özellikle üzerinden gelişebilecek kötü huylu dönüşüm potansiyelini o yakma işlemiyle gölgelemiş oluruz" dedi. Güneş koruyucu seçiminde en az 30 faktör ürünlerin tercih edilmesi gerektiğini belirten Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Bekir Kurt, ürünlerin hem UVA hem de UVB filtresi içermesine dikkat edilmesi gerektiğini söyledi. Çocuklar ve gebelerde mineral filtreli güneş koruyucuların önerildiğini ifade eden Kurt, diğer erişkinlerde ise kimyasal filtreli ürünlerin kullanılabileceğini kaydetti. Güneş koruyucuların yalnızca yaz aylarında değil, yıl boyunca kullanılması gerektiğini vurgulayan Kurt, "Ultraviyolenin yoğun olduğu günlerde mutlaka güneş koruyucu kullanılmalı. Güneş gözlüğü, geniş şapkalar ve ultraviyole korumalı kıyafetler de korunmada önemli" diye konuştu. Güneşin yalnızca deri kanserine değil, leke oluşumu, kılcal damar artışı ve cilt kırışıklıklarına da neden olabileceğini belirten Kurt, düzenli dermatoloji muayenesinin deri sağlığı açısından önem taşıdığını ifade etti.
Kars Kars’ta kurban pazarı hareketlendi: 700 kiloluk süslenmiş düve ilgi odağı oldu Kars’ta kurban pazarında son gün yoğunluğu yaşandı. Sabahın erken saatlerinden itibaren pazara gelen vatandaşlar, bütçelerine uygun kurbanlık almak için sıkı pazarlık yaptı. Pazarda kurbanlıklarını alan vatandaşlar, hayvanlarını araçlara yükleyerek evlerinin yolunu tuttu. Kurban Bayramı arifesinde Kars Hayvan Pazarı’nda özellikle küçükbaş hayvanlara yoğun ilgi gösterilirken, besiciler de gün boyu satış yapabilmek için müşterilerle uzun süre pazarlık masasına oturdu. Pazarda zaman zaman "tokalaşma pazarlığı" olarak bilinen geleneksel usuller dikkat çekti. Pazarın en çok ilgi çeken kurbanlığı ise sahibinin özel olarak süslediği yaklaşık 700 kiloluk düve oldu. Renkli kurdeleler takılan dev düve, vatandaşların ilgi odağı haline geldi. Besici Serhat Morkoç, düveyi pazarın şampiyonu olduğunu söyledi. Morkoç, "2026 Kurban Pazarı’nın düve şampiyonu şu an bizde, 700 kilo canlı gelen, alıcısını bekliyoruz. Pazarın şampiyonu olduğu için süsledik. Canlı net 700 kilo geliyor. Ondan dolayı süsledik, albenisi olsun. Müşterilerini bekliyor" dedi. Morkoç, süslediği düveyi 250 bin liraya satacağını da sözlerine ekledi. Küçükbaş hayvanlarını uygun fiyata verdiğini ve herkesin kurban almasına imkan tanıdığını belirten besici Selçuk Aras, "Bu bayram herkes et sahibi olsun, gerekirse daha indirimli fiyatlarımız olur. Bayram ağzı herkes sevinsin" diye konuştu. Pazara gelen vatandaşlar ise fiyatların son günlerde biraz daha makul seviyeye indiğini ifade ederek, pazarlık sonucu bütçelerine uygun hayvan alabildiklerini kaydetti. Öte yandan pazarda yoğunluk akşam saatlerine kadar devam ederken, bazı besicilerin ellerindeki kurbanlıkları satabilmek için fiyatlarda indirime gittiği görüldü.