EKONOMİ - 29 Ağustos 2024 Perşembe 14:51

Balıkçıların av sezonundan palamut ve hamsi beklentisi

A
A
A
Balıkçıların av sezonundan palamut ve hamsi beklentisi

1 Eylül itibariyle açılacak av sezonu için tüm hazırlıklarını tamamlayan Yalovalı balıkçıların bu av sezonu palamut ve hamsiden beklentisi büyük.


Yalova Merkez İlçe Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Hasan Karataş, 1 Eylül itibariyle “Vira bismillah” diyecek balıkçıların son hazırlıklarını tamamladığını söyledi. Geçtiğimiz yıla göre bu sene palamutun bol olmasını beklediklerini söyleyen Karataş, “2024-2025 av sezonu için bu sene göstergeler çok iyi. Palamut olsun, hamsi olsun, pek bolluk var. İnşallah hayırlı olur. Çok sorun yaşamazsak bu sene en fazla palamut gösteriyor. Halkımız palamudu bu sene halkımız bol bol ucuz bir şekilde yiyecek” dedi.


Yaz aylarında da balığa vatandaşların uygun fiyatla ulaştığını söyleyen Karataş, “Yaz balıkçılığına bakarsak yazın da sardalya olsun, istavrit olsun onlar da pek pahalıya gitmedi. Halkın yiyebileceği seviyelerde yaz balıkçılığı da oldu. Kışa bu intikal ederse tabi kışın suların soğumasıyla, balığın toplanmasıyla toplu balıklarda toplu avlanma oluyor. Büyük balıkçı teknelerimiz bunu bol bol avladığı zaman fiyatlar ister istemez aşağı düşüyor. Bugün diyelim ki, 100 lira ise balığın kilosu, 25-30 liraya düşecek” ifadesini kullandı.


Karataş, av sezonunun tüm balıkçılık sektörüne hayırlı olmasını diledi.


Balıkçıların sorunları hakkında da bilgi veren Karataş, şöyle konuştu:


“Sorunlar Ankara’da dile getirildi bir şekilde. Biz de gidip toplantılara katıldık. Bizlerde hamsi avlama araçları var. Sıkma ağa, büzme ağa diyorlar. Tabi ki bu konularda sıkıntımız oldu. Palamut ağ uzatmalarında sıkıntı oldu. Bir şekilde o aşıldı ama sıkma hamsi ağıyla ilgili sorunlar yaşanıyor. 9 milim balığın boyu, 8 milim ağayla balığı avlayın diyorlar. 8 milimle avlayan arkadaşlarımızın hepsi makaralara geçtiği zaman hiçbir şekilde balık tekneye girmez. Şimdi burada bir ayrımcılık oluyor. Sayın Bakanımıza, Sayın Cumhurbaşkanımız bunu da basın yoluyla iletelim. Adaletsiz bir sistem oluyor. Zengine kanun, fakire daha fazla kanun. Baktığımızda burada birine 8, birine 6 milim. Burada gırgırcı, küçük balıkçı birbirine düşman oluyor. Bunun önleminin alınması lazım. Bana 8 milim olacağına beni tamamen yasakla o zaman gırgırı 8 milim yap. Ben hiç hamsi avlamayayım, hiç sorun değil küçük balıkçı olarak. Biz bunu Ankara’da da dile getirdik.”


Kooperatifte ucuz balık satılacak


Karataş, tarımda yaşanan sorunların denizde de yaşandığını belirterek, “Bugün sardalaya balığı Yalova’da, 150 liraya satılıyor, bana kilosu geliyor, 50-60 liraya. Nitekim aynı tarladaki domatesçi gibi. 5 liraya tarladan benden alıyor diyor, biz pazardan alıyoruz 25-30 liraya. Aradaki kurumları bir parça kısıtlayabilsek, domatesinden sebzesinden tutun, balığına kadar aynı şekilde ineyecekler. Bu konularla devletimizin ilgilenmesi lazım. Bizler de elimizden geleni yapıyoruz. 1 eylül itibariyle kooperatifimizde satış yerimi açacağım. Balıkçıdan nasıl geldiyse o şekilde, satışımızı yapacağız, inşallah.”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep E-ihracat destekleri GTO’da anlatıldı Gaziantep Ticaret Odası (GTO), üyelerinin dijital ihracat kapasitesini artırmak ve küresel pazarlara açılım süreçlerini desteklemek amacıyla Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle "E-İhracat Destekleri Tanıtım Toplantısı" düzenledi. Ticaret Bakanlığı tarafından uygulanan ve GTO’nun da hayata geçirmeyi planladığı E-İhracat Projesi’nin de anlatıldığı toplantıda, e-ihracat için verilen tüm desteklerin detayları ele alındı. Toplantıda konuşan GTO Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Yıldırım, Gaziantep’in üretim gücü ve köklü ticaret kültürüyle Türkiye’nin önemli ihracat merkezlerinden biri olduğunu belirterek, "2025 yılında 10,7 milyar dolar ihracat gerçekleştirdik. Bu rakam Türkiye’deki 55 ilin toplam ihracatına eşdeğer. Türkiye’de en fazla ihracat yapan 6. şehiriz. Ancak yeni dönemde sadece güçlü olmak yetmiyor. Geleneksel ihracat gücümüzü dijital kanallarla tamamlamak zorundayız" dedi. "E-ihracat projesi ile üyelerimizin dijital ihracat kapasitesini güçlendireceğiz" Gaziantep Ticaret Odası’nın Ticaret Bakanlığı destekli E-İhracat Projesi ile üyelerinin e-ihracat kapasitelerini güçlendirmeyi hedeflediklerini dile getiren Yıldırım, "Dünya ticareti dijitalleşirken yerinde sayan kaybeder. Veriyi yöneten kazanır. Markalaşan büyür. Dijitalleşen kalıcı olur. Gaziantep Ticaret Odası olarak bu dönüşümü stratejik bir öncelik olarak görüyoruz. Ticaret Bakanlığımızın destekleriyle hayata geçirdiğimiz UR-GE ve Sektörel Ticaret Heyeti projeleri ile firmalarımızın hedef pazarlara erişimini güçlendiriyoruz. Danışmanlık sağlıyor, network oluşturuyor, üyelerimizin uluslararası rekabet gücünü artırıyoruz. Şimdi ise Ticaret Bakanlığı destekli E-İhracat Projesi ile üyelerimizin dijital ihracat kapasitesini sistematik şekilde güçlendirmeyi hedefliyoruz. E-ihracat; veri yönetimi, marka inşası ve küresel görünürlük demektir. E-ihracat artık bir seçenek değil, rekabet üstünlüğünün anahtarıdır" şeklinde konuştu. Toplantının devamında Türkiye İhracatçılar Meclisi E-ihracat Uzmanı Ali İhsan Bars E-ihracat destek kalemleri, başvuru süreçleri ve devlet teşviklerinden etkin yararlanma yollarıyla ilgili sunum yaptı. E-ihracat Eğitmeni Murat Bulgak ise E-ihracat, B2B ve B2C E-ihracat arasındaki farklar, B2C E-ihracatın avantajları ve B2C E-ihracat platformları hakkında katılımcıları bilgilendirdi. Toplantı, soru-cevap bölümüyle sona erdi.
Ankara 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi tamamlandı, Türk bilim insanları yurda döndü Cumhurbaşkanlığı himayelerinde Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı uhdesinde, TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitüsü koordinasyonunda gerçekleştirilen 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi’ne katılan ekip, 37 gün sonra yurda döndü. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi’nin başarıyla tamamlandığını bildirdi. Bakan Kacır, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi’nin başarıyla tamamlandığını kaydederek, "Bilim insanlarımız, Antarktika’nın zorlu koşullarında bir aydan fazla sürede 15 araştırma projesini hayata geçirdi. Sayın Cumhurbaşkanımızın himayelerinde TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitümüzün koordinasyonunda yürüttüğümüz kutup araştırma seferlerimizle ülkemizin bilimsel kapasitesini artırmaya, insanlığın karşı karşıya olduğu küresel sorunlara çözüm önerileri sunmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Kacır, "Hedefimiz Antarktika’da kalıcı Türk Bilim Araştırma Üssü kurmak ve Antarktika Anlaşmalar Sistemi içerisinde ’danışman ülke’ statüsü elde etmek" dedi. "Antarktika’da yaptığımız çalışmalar dünya bilimine katkı sunuyor" Antarktika Bilim Seferi Koordinatörü Prof. Dr. Burcu Özsoy ise, bu yıl 10’uncu seferin sona erdiğini belirterek, bugüne kadar 200’ün üzerinde Türk araştırmacının kutuplara gittiğini ve önemli çalışmalar yaptığını söyledi. Bu yıl 17 araştırmacının birbirinden farklı 15 proje yürüttüğünü dile getiren Özsoy, Antarktika’ya giderken ve oradan dönerken karşı karşıya kaldıkları zorluklardan bahsetti. Türk bilim insanlarının hangi alanlarda çalışmalar yaptığına ilişkin bilgi veren Özsoy, orada yapılan araştırmaların örneklerinin ve kurulu istasyonlardan alınan verilerin Türkiye’ye getirildiğini, çıkacak sonuçları heyecanla beklediklerini anlattı. 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi Lideri Prof. Dr. Ersan Başar da, sefer kapsamında bilimsel projelerini tamamladıklarını belirterek, "15 farklı konuda bilimsel proje yürütüldü. Yer bilimleri, deniz bilimleri, buzul bilimi ve atmosfer bilimleri alanlarında araştırmalar yapıldı. Bu örnekler Türkiye’de laboratuvarlarda incelenecek ve uluslararası makaleler olarak yayımlanacak. Özellikle Antarktika’da yaptığımız çalışmalar dünya bilimine katkı sunuyor" dedi. 15 ayrı araştırma projesi yürütüldü Bilim ekibi, 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi kapsamında bu yıl 15 araştırma projesi yürüttü. Küresel iklimden yer bilimlerine, yakın uzay çalışmalarından biyolojik çeşitliliğe kadar pek çok sorunun yanıtını arayan Türk bilim insanları, iklim değişikliği, buzul ve atmosfer dinamikleri, jeodinamik hareketlilik, deniz tabanı haritalama, oşinografik özellikler, yakın uzay ve kozmik radyasyon ölçümleri gibi fiziksel ve jeofizik süreçlere odaklanan çalışmalar yaptı. Ayrıca göl ve deniz ekosistemleri, mikrobiyal ve fitoplankton biyoçeşitliliği, kirleticilerin dağılımı, paleoklimatoloji, ekstrem koşullarda tıbbi planlama ile biyoteknoloji ve yeni antiviral ilaç adaylarının geliştirilmesine yönelik araştırmalar gerçekleştirildi.