GÜNDEM - 31 Ağustos 2024 Cumartesi 13:55

Milli Savunma Bakanı Güler: “Türk Silahlı Kuvvetleriz, son bir asrın en yoğun, en etkin faaliyetlerini icra etmektedir”

A
A
A
Milli Savunma Bakanı Güler: “Türk Silahlı Kuvvetleriz, son bir asrın en yoğun, en etkin faaliyetlerini icra etmektedir”

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, “Uluslararası ilişkilerde Türkiye’nin etkisi her açıdan arttırdığı bu süreçte doğal olarak faaliyet alanları genişleyen Türk Silahlı Kuvvetlerimiz de, son bir asrın en yoğun, en etkin faaliyetlerini icra etmektedir” dedi.


Bakan Güler, Milli Savunma Üniversitesi Deniz Astsubay Meslek Yüksekokulu Diploma ve Sancak Devir Teslim Töreni’ne katıldı. Yalova’nın Altınova ilçesinde bulunan Karamürselbey Eğitim Merkezi Komutanlığı’nda gerçekleştirilen törende 8’i KKTC, 2’si Libya, 8’i Senegal’dan olmak üzere toplam 496 deniz astsubayı mezun olarak ant içti. Törende ardından 134. dönem sancağı toka edildi. Sonrasında da dönem kütüğüne 134. dönem plaketi çakıldı. Törende konuşan Bakan Güler, mezun olan astsubayları kutlarken mezuniyetlerinin hayırlı ve uğurlu olmasını diledi.


Mevcut güvenlik ortamının politik, askeri, sosyal, ekonomik ve teknolojik gelişmeler ile yeniden şekillendiğini anlatan Güler, “Yaşanan değişim süreci, bölgesel, küresel güvenlik ve istikrarı ciddi boyutta tehdit ederken ve uluslararası ilişkilerde gerginlik ve kırılmalara neden olmaktadır. Bu kaotik ortamda ülkemizi ve asıl milletimizin güvenliği için bir yandan yurdumuza yönelik tehditleri sınırlarımıza dayanmadan kaynağında bertaraf ederken diğer yandan da jeopolitik gelişmeler karşısında da proaktif politikalar geliştiriyoruz. Uluslararası ilişkilerde Türkiye’nin etkisi her açıdan arttırdığı bu süreçte doğal olarak faaliyet alanları genişleyen Türk Silahlı Kuvvetlerimiz de, son bir asrın en yoğun, en etkin faaliyetlerini icra etmektedir” diye konuştu.


Bakan Güler Deniz Kuvvetleri’nin de Mavi Vatan’da hak ve menfaatlerimizi azim ve kararlılıkla koruduğunu belirterek şöyle konuştu:


“Deniz Kuvvetlerimiz Atlantik’ten Hint Okyanusu’na kadar şanlı bayrağımızı dalgalandırmakta, üstlendiği uluslararası görevlerle bölge ve dünya barışına önemli katkılar sağlamakta. Katıldığı uluslararası deniz tatbikatlarıyla da her geçen gün gücünü pekiştirmektedir. Donanmamız deniz harekat görevlerini dışında insani yardım faaliyetleri ve kültürel misyonlarda da görev almaktadır. Nitekim TGC Kınalıada Korvetimiz Türkiye - Japonya arasındaki diplomatik ilişkilerin tesisini 100’üncü, Ertuğrul fırkateyninin Japonya seyrini 134’üncü yıldönümü kapsamında yaklaşık 5 aylık seyrini başarıyla icra ederek yurdumuza geri dönmüştür. Bu vesileyle TGC Kınalıada’nın seçkin personelini canı gönülden tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum. Katar’dan Somali’ye Libya’dan Hint Okyanusu’na kadar deniz aşırı birbirinden farklı görevleri başarıyla yerine getiren deniz kuvvetlerimizin tüm seçkin mensuplarını da en iyi dileklerimle kutluyorum.”


“TSK bu coğrafyanın en güçlü ordusudur”


Türk ordusunun güçlü olmasının önemine vurgu yapan Güler, sözlerini şöyle sürdürdü:


“Türkiye, köklü tarihi, stratejik konumu, büyük ve güçlü ordusu, her alanda sahip olduğu imkan ve yeteneklerle dünyada söz sahibi ülkelerden birisidir. Dolayısıyla ülkemizin huzur ve güvenliği için kahraman ordumuzun daima güçlü ve etkin olması hayati önemdedir. Keza 3 tarafı denizlerle çevrili olan ülkemizin güçlü bir donanmaya sahip olması tercih değil zorunluluktur. Bu anlayışla Deniz Kuvvetlerimizin imkan ve kabiliyetlerini yerli ve milli teknolojilerle geliştirmek için artan bir gayretle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Nitekim, geçen hafta Aksaz’da gerçekleştirdiğimiz törende Aksaz Tersanemiz ile Gölcük’teki denizaltı havuzumuzun açılışını yaparken yeni tip denizaltımız ve akaryakıt gemimizi de hizmete aldık. Yerli ve milli savunma sanayimizle ordumuzu donatırken nitelikli personele sahip olmak için eğim faaliyetlerimizi de çok yönlü bir şekilde sürdürüyor, sizler gibi birçok kişi arasından seçilmiş yeni mezunlarımızın katılımıyla da ordumuzu güçlendiriyoruz. Unutmayınız ki sizler, Çaka Bey, Barbaros Hayrettin Paşa, Oruç ve Piri Reis, Kılıç Ali Paşa gibi nice büyük komutanların yönettiği deniz kuvvetlerimizin saflarına katılmak için bu ilim ve irfan ocağını tercih ettiniz. Ne mutlu ki bugün bu büyük ordunun seçkin bir üyesi olarak etkin ve önemli görevler üstlenmek üzere adım atıyorsunuz. Türk Silahlı Kuvvetleri tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmış, her çağın hakim güçlerinin ilgi ve etki odağındaki bu coğrafyanın en güçlü ordusudur. Türk, donanması, asırlarca Akdeniz’den Karadeniz’e, Atlas Okyanusu’ndan Hint Okyanusu’na kadar birçok bölgede varlık göstererek tarihe nam salmıştır. Şanlı donanmamız bugün de sahip olduğu nitelikli personeli, yüksek teknolojiye dayanan imkan ve kabiliyetleriyle dünyanın önde gelen deniz kuvvetlerinden birisidir. Bahriyemize katılan siz astsubaylarımızla, komutanlarınızın izinden giderek ülkemizin denizlerdeki engin vizyonunu sürdürecek olan varislersiniz. Çünkü sizler ordumuzun bel kemiğini oluşturan astsubaylar olarak komuta kademsiyle Mehmetçik arasında kritik roller üsteleneceksiniz.”


Programda Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Kalyoncu da konuşma yaptı.Tören derece yaparak mezun olan astsubaylara belgeleri takdim edilmesiyle sürdü. Ardından mezun astsubaylara diplomaları teslim edildi. Sancak devir teslimi, marşların okunmasının ardından program tören geçişiyle sona erdi.


Törene Genelkurmay Başkanı Orgeneral Metin Gürak, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Donanma Komutanı Oramiral Kadir Yıldız, Yalova Valisi Hülya Kaya da katıldı.



Milli Savunma Bakanı Güler: “Türk Silahlı Kuvvetleriz, son bir asrın en yoğun, en etkin faaliyetlerini icra etmektedir”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep E-ihracat destekleri GTO’da anlatıldı Gaziantep Ticaret Odası (GTO), üyelerinin dijital ihracat kapasitesini artırmak ve küresel pazarlara açılım süreçlerini desteklemek amacıyla Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle "E-İhracat Destekleri Tanıtım Toplantısı" düzenledi. Ticaret Bakanlığı tarafından uygulanan ve GTO’nun da hayata geçirmeyi planladığı E-İhracat Projesi’nin de anlatıldığı toplantıda, e-ihracat için verilen tüm desteklerin detayları ele alındı. Toplantıda konuşan GTO Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Yıldırım, Gaziantep’in üretim gücü ve köklü ticaret kültürüyle Türkiye’nin önemli ihracat merkezlerinden biri olduğunu belirterek, "2025 yılında 10,7 milyar dolar ihracat gerçekleştirdik. Bu rakam Türkiye’deki 55 ilin toplam ihracatına eşdeğer. Türkiye’de en fazla ihracat yapan 6. şehiriz. Ancak yeni dönemde sadece güçlü olmak yetmiyor. Geleneksel ihracat gücümüzü dijital kanallarla tamamlamak zorundayız" dedi. "E-ihracat projesi ile üyelerimizin dijital ihracat kapasitesini güçlendireceğiz" Gaziantep Ticaret Odası’nın Ticaret Bakanlığı destekli E-İhracat Projesi ile üyelerinin e-ihracat kapasitelerini güçlendirmeyi hedeflediklerini dile getiren Yıldırım, "Dünya ticareti dijitalleşirken yerinde sayan kaybeder. Veriyi yöneten kazanır. Markalaşan büyür. Dijitalleşen kalıcı olur. Gaziantep Ticaret Odası olarak bu dönüşümü stratejik bir öncelik olarak görüyoruz. Ticaret Bakanlığımızın destekleriyle hayata geçirdiğimiz UR-GE ve Sektörel Ticaret Heyeti projeleri ile firmalarımızın hedef pazarlara erişimini güçlendiriyoruz. Danışmanlık sağlıyor, network oluşturuyor, üyelerimizin uluslararası rekabet gücünü artırıyoruz. Şimdi ise Ticaret Bakanlığı destekli E-İhracat Projesi ile üyelerimizin dijital ihracat kapasitesini sistematik şekilde güçlendirmeyi hedefliyoruz. E-ihracat; veri yönetimi, marka inşası ve küresel görünürlük demektir. E-ihracat artık bir seçenek değil, rekabet üstünlüğünün anahtarıdır" şeklinde konuştu. Toplantının devamında Türkiye İhracatçılar Meclisi E-ihracat Uzmanı Ali İhsan Bars E-ihracat destek kalemleri, başvuru süreçleri ve devlet teşviklerinden etkin yararlanma yollarıyla ilgili sunum yaptı. E-ihracat Eğitmeni Murat Bulgak ise E-ihracat, B2B ve B2C E-ihracat arasındaki farklar, B2C E-ihracatın avantajları ve B2C E-ihracat platformları hakkında katılımcıları bilgilendirdi. Toplantı, soru-cevap bölümüyle sona erdi.
Ankara 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi tamamlandı, Türk bilim insanları yurda döndü Cumhurbaşkanlığı himayelerinde Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı uhdesinde, TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitüsü koordinasyonunda gerçekleştirilen 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi’ne katılan ekip, 37 gün sonra yurda döndü. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi’nin başarıyla tamamlandığını bildirdi. Bakan Kacır, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi’nin başarıyla tamamlandığını kaydederek, "Bilim insanlarımız, Antarktika’nın zorlu koşullarında bir aydan fazla sürede 15 araştırma projesini hayata geçirdi. Sayın Cumhurbaşkanımızın himayelerinde TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitümüzün koordinasyonunda yürüttüğümüz kutup araştırma seferlerimizle ülkemizin bilimsel kapasitesini artırmaya, insanlığın karşı karşıya olduğu küresel sorunlara çözüm önerileri sunmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Kacır, "Hedefimiz Antarktika’da kalıcı Türk Bilim Araştırma Üssü kurmak ve Antarktika Anlaşmalar Sistemi içerisinde ’danışman ülke’ statüsü elde etmek" dedi. "Antarktika’da yaptığımız çalışmalar dünya bilimine katkı sunuyor" Antarktika Bilim Seferi Koordinatörü Prof. Dr. Burcu Özsoy ise, bu yıl 10’uncu seferin sona erdiğini belirterek, bugüne kadar 200’ün üzerinde Türk araştırmacının kutuplara gittiğini ve önemli çalışmalar yaptığını söyledi. Bu yıl 17 araştırmacının birbirinden farklı 15 proje yürüttüğünü dile getiren Özsoy, Antarktika’ya giderken ve oradan dönerken karşı karşıya kaldıkları zorluklardan bahsetti. Türk bilim insanlarının hangi alanlarda çalışmalar yaptığına ilişkin bilgi veren Özsoy, orada yapılan araştırmaların örneklerinin ve kurulu istasyonlardan alınan verilerin Türkiye’ye getirildiğini, çıkacak sonuçları heyecanla beklediklerini anlattı. 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi Lideri Prof. Dr. Ersan Başar da, sefer kapsamında bilimsel projelerini tamamladıklarını belirterek, "15 farklı konuda bilimsel proje yürütüldü. Yer bilimleri, deniz bilimleri, buzul bilimi ve atmosfer bilimleri alanlarında araştırmalar yapıldı. Bu örnekler Türkiye’de laboratuvarlarda incelenecek ve uluslararası makaleler olarak yayımlanacak. Özellikle Antarktika’da yaptığımız çalışmalar dünya bilimine katkı sunuyor" dedi. 15 ayrı araştırma projesi yürütüldü Bilim ekibi, 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi kapsamında bu yıl 15 araştırma projesi yürüttü. Küresel iklimden yer bilimlerine, yakın uzay çalışmalarından biyolojik çeşitliliğe kadar pek çok sorunun yanıtını arayan Türk bilim insanları, iklim değişikliği, buzul ve atmosfer dinamikleri, jeodinamik hareketlilik, deniz tabanı haritalama, oşinografik özellikler, yakın uzay ve kozmik radyasyon ölçümleri gibi fiziksel ve jeofizik süreçlere odaklanan çalışmalar yaptı. Ayrıca göl ve deniz ekosistemleri, mikrobiyal ve fitoplankton biyoçeşitliliği, kirleticilerin dağılımı, paleoklimatoloji, ekstrem koşullarda tıbbi planlama ile biyoteknoloji ve yeni antiviral ilaç adaylarının geliştirilmesine yönelik araştırmalar gerçekleştirildi.