EKONOMİ - 07 Ağustos 2025 Perşembe 14:45

Yalova’dan 7 ayda 364 milyon dolarlık ihracat

A
A
A
Yalova’dan 7 ayda 364 milyon dolarlık ihracat

Yalova’da yılın ilk 7 ayında yapılan ihracat bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 22,94 artarak 364 milyon 882 bin dolar oldu.


Yalova’da 2025 yılı ihracatı dolu dizgin devam ediyor. 2024 yılının ilk 7 ayında 298 milyon 103 bin dolar ihracat yapılan kentten bu yılın aynı döneminde ise 364 milyon 882 bin dolarlık ihracat gerçekleştirildi. Yalova’dan ocak ayında 49 milyon 71 bin, şubatta 71 milyon 997 bin, martta 18 milyon 597 bin, nisanda 50 milyon 694 bin dolar, 5 milyon 929 bin dolar ihracat yapıldı. Geçtiğimiz temmuz ayın ise 64 milyon 268 bin dolar oldu.


İhracatın yüzde 87’si tersanelerden


Yalova’da 2025’in 7 aylık döneminde ihracatın başını yine geçmiş yıllarda olduğu gibi gemi, yat ve hizmetleri sektörü çekti. Yalova’daki tersaneler 7 ayda 319 milyon 66 bin dolar ihracat yaptı. Böylelikle gemi ve yat sektörü kentte yapılan ihraçtın yüzde 87,44’ünü gerçekleştirdi. Bu sektörü 14 milyon 454 bin dolarlık ihracat ile kimyevi maddeler ve mamulleri sektörü takip etti. Kente en çok ihracat yapılan üçüncü sektör ise 8 milyon 277 bin dolarla madencilik ürünleri oldu.


Süs bitkisi üretiminde söz sahibi illerden olan Yalova’da sektör ihracatını geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüze 31,9 artırarak, 4 milyon 758 bin dolara ulaştı. Mobilya, kağıt ve orman ürünleri sektöründe ise 3 milyon 884 bin dolar ihracat yapıldı.


Yalova’dan 1 milyonun üzerinde ihracat yapılan sektörler ise şöyle sıralandı:


Makine ve aksamları 2 milyon 956 bin dolar, demir ve demir dışı metaller 2 milyon 730 bin dolar, hazır giyim 1 milyon 763 bin dolar, elektrik ve elektronik 1 milyon 671 bin dolar, iklimlendirme 1 milyon 638 dolar, çelik 1 milyon 354 bin.



Yalova’dan 7 ayda 364 milyon dolarlık ihracat

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Demir ustası felçli canlara ’umut’ oluyor: 9 yılda bin hayvanı ayağa kaldırdı Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde yaşayan hidrolik ustası Abdülmenaf Çelik, 20 metrekarelik deposunu adeta yaşam atölyesine çevirdi. Kendi imkanları ve hayvanseverlerin desteğiyle felçli ve ampute hayvanlar için yürüteç üreten Çelik, 9 yılda kedi, köpek, kuzu ve tavşan gibi bine yakın canlıyı yeniden hayata bağladı. Dilovası ilçesinde bir fabrikada işçi olarak çalışan 40 yaşındaki Abdülmenaf Çelik, mesaisinden kalan vakitleri engelli hayvanların hayatını kolaylaştırmak için harcıyor. 9 yıl önce sosyal medyada gördüğü bir mama kampanyasıyla hayatı değişen evli ve 2 çocuk babası Çelik, o günden bu yana binlerce kilometre yol kat ederek hem hayvanlara yürüteç ulaştırıyor hem de çocuklara merhamet duygusunu aşılıyor. "Demiri merhametle şekillendirince hayatlar değişiyor" Mesleği olan hidrolik ustalığını hayvanların sağlığı için kullanan Çelik, yürüteç yapım sürecini şu sözlerle anlattı: "Ben bir hidrolik ustasıyım. Bir demiri sevgiyle dövdüğünüzde, merhametle şekillendirdiğinizde aslında başka bir hayatın kolaylaştığını görebilirsiniz. Demir kendi başına soğuktur ama ona sevginizi kattığınızda birçok yuvayı ısıtabilecek bir duruma gelir. 9 yıl önce bir kediye yürüteç yaparak başladık ve bugün yaklaşık bine yakın canlımızı ayağa kaldırmanın gururunu yaşıyoruz." 50 şehir gezip çocuklara merhameti anlattı Sadece yürüteç yapmakla kalmayan Çelik, Türkiye genelinde 50’ye yakın şehri dolaşarak çocuklarla bir araya geliyor. Amacının hayvan sevgisi üzerinden toplumsal bir dönüşüm sağlamak olduğunu belirten Çelik, "Bir kediye taş atmayan, bir köpeğe tekme atmayan bir çocuk yetiştirirsek; bugün üzülerek izlediğimiz çocuk ölümleri ve kadın cinayetleriyle karşılaşmayız. Bizim en büyük amacımız çocuğun eline taş vermek değil, o taşı yere bıraktırmaktır" dedi. "O su kabına değil, insanlığınıza tekme atıyorsunuz" Hayvanlara yönelik şiddete de dikkati çeken fedakar usta, "Maalesef insan odaklı olaylar hayvanlara da sirayet ediyor. Bilerek ezilen, dövülen hayvanlar var. Siz bir apartmanın önündeki su kabına tekme attığınızda aslında o kaba değil, kendi merhametinize ve insanlığınıza tekme atmış oluyorsunuz. Umudum hiçbir canlının yürütece ihtiyaç duymaması, ama ihtiyaç duyduklarında biz buradayız" ifadesini kullandı. Sosyal medya üzerinden gelen taleplerle yurt içi ve yurt dışına yürüteç gönderen Abdülmenaf Çelik, Dilovası’ndaki küçük atölyesinde iyiliği bulaştırmaya devam ediyor.
Elazığ Yıldırımın minaresini yıktığı cami havadan görüntülendi Elazığ’da dün akşam yıldırımın isabet etmesi sonucu yıkılan minarenin enkazını kaldırma çalışmaları başladı. Yıldırımın bıraktığı hasar ise gün ağarınca ortaya çıktı. Olay, dün akşam Sürsürü Mahallesi’nde yaşandı. Kenti etkisi altına alan sağanak ve gök gürültülü yağışından ardından, saat 20.25 sıralarında Sürsürü Mahallesi’nde bulunan Sürsürü Camii’nin minaresine yıldırım isabet etti. Yıldırımın isabet etmesi sonucu minare yıkılırken, caminin etrafında kimsenin bulunmaması faciayı önledi. Yıldırımın isabet ettiği camide enkaz kaldırma çalışmaları başlatılırken, yıkılan minare ve cami, dronla görüntülendi. "Çok şükür büyük bir faciadan kurtulduk" Yaşanan olay hakkında bilgilendirmelerde bulunan Sürsürü Mahalle Muhtarı Hacı Mehmet Özdemir, "Dün akşam namazı ile yatsı namazı arasında şiddetli bir yağmurun yağması ve yıldırımın minareye isabet etmesi sonucunda minaremiz yıkıldı. Çok şükür o esnada kimsenin burada olmaması, taziye evinin kullanılmaması ve vatandaşların oradan geçmemesi büyük bir faciayı önlemiş oldu. Elazığ valimiz ve belediye başkanımız hemen olayın ardından gelerek inceleme yaptı. Şu anda çalışmalar devam ediyor. Enkaz kaldırma çalışmaları sürüyor. En kısa zamanda camimiz eski haline gelecektir. Yatsı namazı esnasında olsaydı veya taziye olmaması büyük bir faciayı engelledi. Zaten caminin minaresi, taziye evinin tam yanında kalıyor. Çok şükür büyük bir faciadan kurtulduk. Özellikle minarede hasar var ama taziye evinin ön tarafı ve caminin belli kısımlarında da hasar var" dedi.
İstanbul Turan Yemekleri Günü Türk dünyasının asırlık lezzetlerini aynı sofrada buluşturdu Yüzyıllar öncesine uzanan Türk mutfak kültürünü aynı sofrada buluşturan Turan Yemekleri Günü, 3 Mayıs’ta Üsküdar’da bulunan Kadim Kahve ev sahipliğinde yoğun katılımla gerçekleştirildi. Kadim tarifleri ve kültürel mirası yeniden hatırlatarak bu zenginliği geleceğe taşıma amacıyla hayata geçirilen organizasyon, gastronomi ile tarih bilincini aynı sofrada buluşturan güçlü bir etkinlik olarak öne çıktı. MYK Gastro Arena Eğitmen Şefi Erkan Kıyıcıoğlu, Şef İbrahim Halil Öner ve Kadim Kahve Pasta İmalat Şefi Esra Meral tarafından özenle hazırlanan Turan yemekleri ve ikramlar, misafirler tarafından büyük beğeni topladı. Türk mutfağının köklü geçmişini günümüze taşıyan ve yüzyıllar öncesine uzanan lezzetleri bir araya getiren "Turan Yemekleri Günü", kadim bir kültürün sofradaki hafızasını yeniden canlandırdı. Gastronomi ile kültürel mirası buluşturan bu özel gün, Türk yemek geleneğinin derinliğini ve sürekliliğini görünür kılan anlamlı bir buluşma niteliği taşıdı. Türk Devletleri Teşkilatı üyeleri Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ile gözlemci üyeler Türkmenistan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ülkeleriyle birlikte tarihteki 16 Büyük Türk Devleti’nden ilham alınarak şekillenen etkinlik, geniş Türk coğrafyasının ortak kültürel değerlerini mutfak üzerinden yeniden hatırlattı. Kadim Kahve ev sahipliğinde gerçekleşti İstanbul’un tarihi dokusuyla öne çıkan semtlerinden Üsküdar’da yer alan Kadim Kahve ev sahipliğinde düzenlenen organizasyonda, Orta Asya’dan Anadolu’ya uzanan geniş Türk coğrafyasının mutfak birikimi aynı sofrada buluştu. Yüzyıllar boyunca Türk topluluklarının gündelik yaşamında yer etmiş yemekler, özgün tarifleri ve taşıdıkları kültürel anlamlarla misafirlere sunuldu. Etkinlikte; Nevruz Çorbası ve Bavırsak, Bal Bavır ve Cenekey Salatası, Kremalı Dana Ciğer Kavurması ve Kaymaklı Beyaz Lahana Salatası ve Beş Parmak ikram edildi. Ayrıca yemek sonrasında Rişte Baklavası, Jent ve Firni tatlıları misafirlerin beğenisine sunuldu. "Yemek kültürü, milletlerin hafızasıdır" Turan Yemekleri Günü, yalnızca lezzetlerin paylaşımıyla sınırlı kalmayarak aynı zamanda bir kültür aktarımının güçlü ifadesi oldu. Her bir yemek, geçmişten bugüne uzanan bir hikâyeyi temsil ederken; mutfak geleneğinin toplumsal hafızadaki yeri bir kez daha vurgulandı. Bu yönüyle etkinlik, Türk mutfağının yalnızca bugünün değil, geleceğin de önemli bir parçası olduğunu ortaya koydu. Kadim Kahve Yönetim Kurulu Başkan Vekili Abdullah Gölbaşı etkinlik kapsamında yaptığı açıklamada, "Turan Yemekleri Günü ile amacımız, Türk milletinin asırlardır yaşattığı mutfak kültürünü yeniden görünür kılmak, ortak tarihimizin sofradaki izlerini gelecek nesillere aktarmak ve kardeş coğrafyalar arasındaki gönül bağını güçlendirmektir. Yemek kültürü, milletlerin hafızasıdır. Biz de bu hafızayı yaşatmak ve geleceğe taşımak için bu organizasyonu gelenekselleştirmeyi hedefliyoruz." ifadelerini kullandı. Geçmişin mirası geleceğe taşındı Bu anlamlı girişim, Türk yemek kültürünün daha geniş kitleler tarafından tanınmasına katkı sunarken; kadim tariflerin korunması ve yaşatılması konusunda güçlü bir farkındalık oluşturdu. "Turan Yemekleri Günü", yüzyıllardır süregelen mutfak mirasının geleceğe taşınmasında önemli bir adım olarak dikkat çekti ve bu zengin kültürün önümüzdeki yüzyıllara aktarılmasına katkı sundu. "Özellikle Türki coğrafyalardaki yemeklerin misafirlerimize tanıtılması için güzel bir etkinlik oldu" Kadim Kahve Mutfak Danışmanı Erkan Kıyıcıoğlu düzenlenen etkinlikte servis edilen yemeklerle ilgili olarak, "Bugün 3 Mayıs Türkçülük Günü’nde Turan yemekleriyle ilgili bir menü çalıştık. Bu menüde özellikle Orta Asya’da günümüzde servis edilen yemekleri Kadim Kafe’de misafirlerimize sunduk. Burada Nevruz çorbasıyla başladık, bir ciğer ve daha sonra beş parmak yemeği servis ettik. Tatlı olarak da bir rişte baklavası ve bir de helvayla günü bitirdik. Özellikle Türki coğrafyalardaki yemeklerin de misafirlerimize tanıtılması için güzel bir etkinlik olduğu kanaatindeyiz" şeklinde konuştu. "Herkes yemeklerimizi çok beğendi, herkes resmen yıllar öncesine döndü burada" Kadim Kahve Mutfak Şefi İbrahim Halil Öner tüm misafirlerin yemeklerden memnun kaldığını dile getirerek, "Bugün aslında sadece yemek yapmadık. Tarihimizi, binlerce yıl önceki tarihimizi yaşadık Erkan Şefim danışmanlığıyla birlikte. Sadece yemek değil, bir kardeşlik, bir sembol inşa ettik bugün. Çok güzeldi, çok güzel deneyimler yaşadık. Geri dönüşümler çok muazzam, çok sevindirici. Herkes yemeklerimizi çok beğendi, herkes resmen yıllar öncesine döndü burada. Çok güzel bir atmosfer var gördüğünüz gibi, herkes ışıl ışıl, herkes gülüyor" dedi. "Türk kültürüne ait yemeklerimizin ve tatlılarımızın ön plana çıkması hepimiz için gurur verici" Kadim Kahve Pastane Şefi Esra Meral Trük kültürüne ait lezzetleri yaşatmanın gurur verici olduğunu belirterek, "Bu üçlü tatlı tabağında gün yüzüne çıkarttığımız bir rişte baklavası yaptık Azerbaycan’a özgü. Ve bu baklavada kadayıf da kullandık. Gerçek anlamda bizler bu lezzetlere aşina olmadığımızı zannederken aslında özümüzde olan bir tatlı olduğunu fark edip çok lezzetli bir şekilde yenildiğini de gördük. Üçlü tatlı tabağımızın görsel anlamda da güzel bir albenisi vardı; afiyetle yenildi, çok mutluyum o yüzden. Burada gerçekten özümüze daha bir sarmaladık kendimizi, bu benim çok hoşuma gidiyor. Son zamanlarda Türk kültürüne ait yemeklerimizin ve tatlılarımızın ön plana çıkması hepimiz için gurur verici" diye aktardı. "Belki dünyada ilk defa bu yemeklerin hepsinin bir arada olduğu bir menü hazırlandı" Son olarak Kadim Kahve Yönetim Kurulu Başkan Vekili Abdullah Gölbaşı, Türk yemeklerine ve kültürüne sahip çıkmanın önemine değindiği konuşmasında şu ifadelere yer verdi: Bizdeki Türk aile geleneklerinde ocak başı kavramı vardır. Zamanla bu kavram modern dünyayla mutfak kültürüne döndü, masa başına döndü. Bugünkü Turan yemekleri de Türkiye’de ilk defa yapıldı; hatta belki dünyada ilk defa hepsinin bir arada olduğu bir menü hazırlandı. Çorbamızı çok beğendiler, herkes çorbalarını bitirdi. Mutfak kültürünü mutfakta çalışanlar bilir ki tabak dolu dönmüyorsa eğer olmuştur. Bizde bugün bütün tabaklar boş geldi, o yüzden çok mutluyuz. Türk yemeklerimize sahip çıkmamız çok önemli. Çünkü sağlıklı çocuklar, sağlıklı anneler, sağlıklı babalar ve sağlıklı bir ülke olmak istiyorsak Türk yemeklerine sahip çıkmak zorundayız. Dünyaya yön veren Türk mutfağı bugün öksüz kaldı, yetim kaldı, biraz başıboş kaldı. Bence iki tercihten birisi olacaksa Türk yemeği olsun."
Elazığ Yıldırımın yıktığı cami minaresi böyle görüntülendi Elazığ’da dün akşam yıldırımın isabet etmesi sonucu yıkılan caminin minaresinde enkaz kaldırma çalışmaları başladı. Yıldırımın bıraktığı hasar ise, gün ağarınca ortaya çıktı. Olay, dün akşam Sürsürü Mahallesi’nde yaşandı. Kenti etkisi altına alan sağanak ve gök gürültülü yağışından ardından, saat 20.25 sularında Sürsürü Mahallesi’nde bulunan Sürsürü Camii’nin minaresine yıldırım isabet etti. Yıldırımın isabet etmesi sonucu minare yıkılırken, caminin etrafında kimsenin bulunmaması facianın önüne geçmişti. Yıldırımın isabet ettiği, camide enkaz kaldırma çalışmaları başlatılırken, yıkılan minare ve cami, dronla havadan görüntülendi. "Çok şükür büyük bir faciadan kurtulduk" Yaşanan olay hakkında bilgilendirmelerde bulunan Sürsürü Mahalle Muhtarı Hacı Mehmet Özdemir, "Dün akşam namazı ile yatsı namazı arasında şiddetli bir yağmurun yağması ve yıldırımın minareye isabet etmesi sonucunda minaremiz yıkıldı. Çok şükür o esnada kimsenin burada olmaması, taziye evinin kullanılmaması ve vatandaşların oradan geçmemesi büyük bir faciayı önlemiş oldu. Elazığ valimiz ve belediye başkanımız hemen olayın ardından gelerek inceleme yaptı. Şuan da çalışmalar devam ediyor. Enkaz kaldırma çalışmaları sürüyor. En kısa zamanda camimiz eski haline gelecektir. Yatsı namazı esnasında olsaydı veya taziye olmaması büyük bir faciayı engelledi. Zaten caminin minaresi, taziye evinin tam yanında kalıyor. Çok şükür büyük bir faciadan kurtulduk. Özellikle minarede hasar var ama taziye evinin ön tarafı ve caminin belli kısımlarında da hasar var" dedi.
Kütahya Kütahya’da turizm potansiyelini artıracak imar planı görüşüldü Kütahya Belediyesi tarafından Yoncalı Mahallesi, Enne Mahallesi ve Sekiören köyü sınırları içerisinde yer alan Yoncalı turizm alanlarına yönelik hazırlanan revizyon imar planı çalışmaları kapsamında kapsamlı bir istişare toplantısı gerçekleştirildi. Kütahya Belediye Başkanı Eyüp Kahveci’nin katılımıyla düzenlenen toplantı, Belediye Meclis üyelerinin de katkılarıyla belediye konferans salonunda yapıldı. Toplantıda, bölgenin mevcut durumu ve geleceğe yönelik planlama süreci tüm teknik detaylarıyla ele alındı. Özellikle Yoncalı bölgesinin sahip olduğu termal ve turizm potansiyelinin daha etkin bir şekilde değerlendirilebilmesi amacıyla yapılması planlanan altyapı ve üstyapı düzenlemeleri masaya yatırıldı. Planlama sürecinde, bölgenin hem turizm açısından cazibesini artıracak hem de sürdürülebilir bir gelişim sağlayacak adımlar üzerinde duruldu. Revizyon imar planı kapsamında, mevcut yerleşim düzeni, ulaşım ağları, sosyal donatı alanları ve turizm yatırımlarına yönelik ihtiyaçlar değerlendirilerek, sahadan gelen talepler ve beklentiler doğrultusunda planın nihai hale getirilmesi hedefleniyor. Yetkililer, çalışmaların titizlikle sürdürüldüğünü ve her aşamanın teknik ekipler tarafından detaylı şekilde incelendiğini ifade etti. Son şeklinin verilmesinin ardından revizyon imar planının Belediye Meclisi’nin gündemine sunulacağı ve burada yapılacak değerlendirmeler sonucunda karara bağlanacağı belirtildi. Planlamanın hayata geçirilmesiyle birlikte Yoncalı bölgesinin turizm açısından daha düzenli, planlı ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşması amaçlanıyor.