YEREL HABERLER - 27 Aralık 2015 Pazar 13:28

Yozgat Milletvekili Soysal Kolu Kesilen Küçük Meryem'in İşsiz Babasına İş Sözü Verdi

A
A
A
Yozgat Milletvekili Soysal Kolu Kesilen Küçük Meryem'in İşsiz Babasına İş Sözü Verdi

AK Parti Yozgat Milletvekili Ertuğrul Soysal, Yozgat’ta yanlış tedavi sonucu kolu dirsekten kesilen minik Meryem Üstüntaş’ı evinde ziyaret etti.
Yozgat’ta yaklaşık 10 ay önce karın ağrısı şikayeti ile annesi tarafından Yozgat Devlet Hastanesi Çocuk Servisine götürülen ve yanlış tedavi sonucunda kangren olan kolu dirsek altından kesilen minik Meryem Üstüntaş’ı Yozgat Milletvekili Ertuğrul Soysal ziyaret etti. Aradan geçen sürede bugüne kadar ailenin kapısını sadece AK Parti Yozgat Milletvekili Ertuğrul Soysal çaldı. Aileyi evinde ziyaret eden Milletvekili Ertuğrul Soysal, ailenin üzüntüsünü paylaştı. Milletvekili Soysal, köyde çobanlık yapan Meryem’in babasına iş sözü vererek Meryem’e ileride takılacak protez kolu da üstelendi. 6 ayda iki seçim dönemi yaşanmasından dolayı ziyaretin biraz gecikmeli olduğunu belirterek özür dileyen Milletvekili Soysal, “Küçük kızımıza yaklaşık 8 ay önce hastanede damar yoluyla yapılan enjekteden dolayı tabi yapan arkadaşımızın belki ihmalinden belki de görmedi bilemiyorum ama ilacın cilt altına kaçmasından dolayı oluşan kangren sebebiyle küçük kızımız kolunu kaybetmiş. Tabi ki üzücü bir durum netice itibariyle keşke olmasaydı ama olmuş. Bizler Müslümanız kaderden geldi diyerek bu yönden de düşünmemiz gerekir. Fakat hukuk süreci devam ediyor oradan gelecek sonuca da herkesin rıza göstermesi gerekiyor. Tabi hata varsa mahkeme tespit eder ve bununda karşılığının olması gerekiyor. Biz artık bundan sonra aileye ve kızımıza ne yapabiliriz noktasında üzerimize düşen görevi yapmaya gayret edeceğiz. Kızımıza da bu kaybettiği kolunun yerini tutmasa da en azından fonksiyonlarını görecek robotik bir protezi çocuğumuz biraz daha gelişimini tamamladıktan sonra yapılması için bende şimdiden söz veriyorum. Doktor olduğum için çocuğumuza sağlık alanında neler yapılması gerektiğini gerek hekim noktasında gerekse protezi takma noktasında her türlü desteği vereceğiz. Bugün burada olma sebebimiz size ve Meryem’e ne yapabiliriz diye geldik. Biraz geç kalınmış ziyaret ama 5-6 ay içerisinde yoğun bir dönem geçirdik. İki seçim atlattık bu yüzden bu ziyaretimiz biraz gecikmeli oldu ama her zaman sizin yanınızdayız” dedi.
Meryem’in köyde çobanlık yapan babası Murat Üstüntaş’da bugüne kadar kendilerini ilk defa Milletvekili Ertuğrul Soysal’ın ziyaret ettiğini belirterek, “Bugüne kadar bizi kimse ziyaret etmedi. İlk defa Milletvekilimiz Ertuğrul Soysal ziyaret etti kendisinden Allah razı olsun. Ziyaretleri bizi mutlu bana da iş sözü verdi. Kendisine çok çek teşekkür ediyorum” dedi. Anne Solmaz Üstüntaş’da bugüne kadar devlet yetkililerinden kimsenin kendilerini ziyaret etmediğini ifade ederek,”Bugün Milletvekilimiz Ertuğrul Soysal’ın ziyaret etti. Milletvekilimiz Ertuğrul Soysal’dan Allah razı olsun bugüne kadar kimse kapımızı çalmamıştı. Kocama iş sözü verdi. Çocuğuma kesilen kolun yerine protez takılmasını da üstlendi daha ben ne diyebilirim. Ben bir şey istemiyorum. Sadece çocuğumun kolunun takılması milletvekilimizde söz verdi, çok mutluyuz” şeklinde konuştu. Milletvekili Soysal, ailenin sorun ve sıkıntılarını dinleyerek beraberindeki AK Parti Yozgat İl Başkan Yardımcısı Erhan Öztürk ve Şükrü Yalman’a aileyle bundan sonra daha yakın ilgilenilmesini istedi. Soysal, yanında getirdiği oyuncak ve diğer hediyeleri Üstüntaş ailesine vererek minik Meryem’i kucağına alarak sevdi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Siirt Siirt’te doğa yürüyüşünde milyonlarca yıllık fosiller gün yüzüne çıktı Siirt’te gerçekleştirilen doğa yürüyüşünde milyonlarca yıllık fosiller gün yüzüne çıktı. Siirt Üniversitesi Öğretim Görevlisi Yılmaz Çekmen ve üniversite yürüyüş ekibi, Bağgöze köyü ve Botan Milli Parkı bölgesinde yaptıkları 15 kilometrelik yürüyüş sırasında dikkat çeken fosil kalıntılarıyla karşılaştı. Bağgöze köyündeki havuzlu çeşme bölgesine ulaşan ekip, köydeki çobanların çevredeki dağlardan topladıkları fosilleri sergileyerek adeta açık hava müzesi oluşturduğunu belirtti. Bölgedeki fosillerin milyonlarca yıl öncesine ait olduğu ifade edilirken, herhangi bir eğitim almadan fosilleri toplayan köylülerin bölgenin doğal tarihine ışık tuttuğu kaydedildi. Konuya ilişkin açıklamada bulunan Çekmen, bölgede 35 milyon, 66 milyon ve hatta 400 milyon yıl öncesine uzanan fosillerin bulunduğunu söyledi. Çekmen, bulunan kalıntılar arasında gastropodlar, ammonitler, deniz kestaneleri, istiridyeler ve farklı deniz canlılarına ait fosillerin yer aldığını ifade etti. Bölgedeki fosil yoğunluğunun, milyonlarca yıl önce burada deniz canlılarının yaşamış olmasından kaynaklandığını belirten Çekmen, yaşanan depremler ve jeolojik hareketler sonucu canlı kalıntılarının kireç ve toprak tabakaları altında fosilleşerek günümüze ulaştığını dile getirdi. Bağgöze ve Botan bölgesinin sahip olduğu fosil çeşitliliğiyle açık hava müzesi niteliğinde olduğunu vurgulayan Yılmaz Çekmen, bölgenin akademik açıdan detaylı şekilde araştırılması gereken önemli alanlardan biri olduğunu söyledi.
Aydın "Adnan Menderes idam edilmeden önce hemşehrilerinin silahlarını topladılar" Aydın’da medya ve darbelerin toplumsal etkilerinin ele alındığı "Medya ve Darbeler" konulu panelde bugüne kadar kaleme alınmayan bazı gerçekler dile getirildi. Panele katılan köylüler Adnan Menderes’in idam edildiği yıl, köylülerin önce tüm silahlarının toplandığını ardından Çine çayından karşıya geçişlerinin bile izin verilmediğini anlattılar. Köyün eski muhtarı Mehmet Demir, "O yıl köylülerimizin tarlaya gidişine bile izin verilmediği için ekilen pamuklar susuzluktan kurumuş" diyerek Aydın halkının baskı altında tutulduğunu belirtirken, köy halkından Lütfi Küçük ise "Ben de adını taşıdığım dedemden dinlerdim. Merhum Başvekil Adnan Menderes’i diam etmeden önce köylülerin evlerine baskın yapıp silah sayılabilecek ne varsa hepsini didik didik arayıp toplamışlar. Hemşehrileri Menderes’e sahip çıkar diye her türlü baskı yapılmış" dedi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Muğla Bölge Müdürlüğü koordinasyonunda Aydın Adnan Menderes Müzesi’nde gerçekleştirilen ‘Medya ve Darbeler’ panelinde 27 Mayıs 1960 darbesinin bilinmeyen yönleri de ele alındı. Panelde, Türkiye’de darbelerin medya üzerindeki etkileri ile medyanın darbeler sürecindeki rolü akademik ve tarihsel boyutlarıyla değerlendirilirken, 27 Mayıs 1960 Darbesi öncesi ve sonrasında Aydın’da yaşanan ve kayıtlara geçmeyen olaylar da dile getirildi. Panelin moderatörlüğünü, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü Sinema Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Turan Akkoyun yaptı. Hüsna Yılmaz, Bircan Kayacan ve İrem Delice’nin konuşmacı olarak katıldığı panelde en ilginç konuları ise köyün eski muhtarı Mehmet Demir ile köy sakinlerinden Lütfü Küçük dile getirdi. "Menderes idam edildiği yıl pamukların sulanmasına bile müsaade edilmedi" Panelde, ülkede yaşanan darbeler öncesi, darbe sırasında ve sonrasında medyanın tutumu durumu ve özellikle dış basının dış kaynaklı yazıları ve manşetleri de ele alınırken panel sonunda katılımcıların soruları cevaplandırıldı. 15 Temmuz hain darbe girişiminde demokrasiye sahip çıkan halkın 27 Mayıs 1960 darbesinde aynı refleksi niçin gösteremediğine ilişkin sorular üzerine söz alan köyün eski muhtarı Mehmet Demir ve köy halkından Lütfü Küçük, bu dönemde yaşananların pek çok kişi tarafından bilinmediğini ve o dönemde yazılmadığını belirtti. Menderes’i aslında hemşerilerinin sahip çıktığını ancak o dönem insanların evlerinin dışına çıkmasına bile müsaade edilmediğini belirten Demir ve Küçük, "1960 yılında Çakırbeyli ve çevresindeki pamuk tarlalarındaki pamuklar maalesef sulanmasına bile müsaade edilmediği için kurudu. Bu halkın pamuk tarlasına gitmesine bile askeri cunta müsaade etmedi. Maalesef bazı ortamlarda Menderes’in hemşerileri ‘Menderes’e sahip çıkmadı’ diye suçlanır. O zamanlar iletişim araçları yaygın değil. Demokrasinin durumu belli. Maalesef Menderes idam edilmeden önce ev ev dam dam bu memlekette aranmadık yer kalmamış. Dolma tüfekten tabancaya kadar vatandaşın tüm silahları yatak yorgan arasından alınıp toplanmış. Yetmemiş insanların evlerinden çıkıp tarlasındaki pamuğu sulamasına dahi müsaade etmemişler. O yıl pamuklar bile kurumuş" diyerek 27 Mayıs 1960 darbesinin Aydın’da kayda geçmeyen acı yönlerini dile getirdiler.