YEREL HABERLER - 29 Aralık 2015 Salı 14:44

Sorgun'da 49 Kursiyere Düzenlenen Törenle Sertifikaları Verildi

A
A
A
Sorgun'da 49 Kursiyere Düzenlenen Törenle Sertifikaları Verildi

Yozgat’ın Sorgun İlçesinde İŞKUR İl Müdürlüğü ve KOSGEB işbirliğiyle gerçekleştirilen “Uygulamalı Girişimcilik Kursu”na katılan 49 kursiyere düzenlenen törenle sertifikaları verildi.
Sorgun Belediye Terminali ikinci katında düzenlenen sertifika törenine Sorgun Belediye Başkanı Ahmet Şimşek, KOSGEB Yozgat İl Müdürü Mustafa Işık, İşkur İl Müdürü Nevzat Atak ve kursiyerler katıldı.
Sorgun’da 49 kursiyere belgelerinin verildiğini belirten Yozgat İşkur İl Müdürü Nevzat Atak “2015 yılında 300 kişiye uygulamalı girişimcilik kursu verdik. Kurslarımızın bir ayağı olan Sorgun’daki Uygulamalı Girişimcilik Kursu sona erdi. Bugün burada toplanan 49 kursiyerimiz belge almaya hak kazandılar. 31 Aralık tarihine kadar devam eden Engellilerimize yönelik kurs başvurularımız halen devam ediyor. Bu kursu tamamlayan engelli kardeşlerimize ise 36 bin liraya kadar hibe veriliyor. Tabi bu hibeden faydalanabilmeleri için engelli raporlarının ve girişimcilik belgelerinin olması geriyor. Bu destekten faydalanmak isteyen engellilerin 31 Aralık tarihine kadar başvuruda bulunmaları gerekiyor” dedi.
KOSGEB Yozgat İl Müdürü Mustafa Işık ise, daha önce 70 bin lira hibe desteğinin 100 bin liraya kadar çıktığını söyledi.
Daha sonra konuşan Sorgun Belediye Başkanı Ahmet Şimşek, İşkur’un işsizlerin umut kapısı olduğunu kaydederek, “Devlet İşkur adı altında birçok kişiye istihdam sağlamaya devam ediyor. Şuanda bir iş yeri kurmak isteyen vatandaşımıza 50 bin liraya kadar destek veriyor. Sorgun El Sanatları Merkezi içerisinde faal olan iş yerlerimiz bulunuyor. Biz Belediye olarak yeni iş kuracak vatandaşlarımıza her türlü yardıma hazırız. Bunun yanında El Sanatları Merkezinin hemen yan tarafına 132 metrekare ve 80 metrekare alanları sahip 40 tane yeni iş yerleri yapmayı planlıyoruz. Bu iş yerlerini Sorgunlu vatandaşlarımızın hizmetine sunacağız. Yani bir iş yeri kurmadan önce 40 defa düşünün 1 defa karar verin” diye konuştu.
Konuşmaların ardından kursiyerlere sertifikaları verildi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Siirt Siirt’te doğa yürüyüşünde milyonlarca yıllık fosiller gün yüzüne çıktı Siirt’te gerçekleştirilen doğa yürüyüşünde milyonlarca yıllık fosiller gün yüzüne çıktı. Siirt Üniversitesi Öğretim Görevlisi Yılmaz Çekmen ve üniversite yürüyüş ekibi, Bağgöze köyü ve Botan Milli Parkı bölgesinde yaptıkları 15 kilometrelik yürüyüş sırasında dikkat çeken fosil kalıntılarıyla karşılaştı. Bağgöze köyündeki havuzlu çeşme bölgesine ulaşan ekip, köydeki çobanların çevredeki dağlardan topladıkları fosilleri sergileyerek adeta açık hava müzesi oluşturduğunu belirtti. Bölgedeki fosillerin milyonlarca yıl öncesine ait olduğu ifade edilirken, herhangi bir eğitim almadan fosilleri toplayan köylülerin bölgenin doğal tarihine ışık tuttuğu kaydedildi. Konuya ilişkin açıklamada bulunan Çekmen, bölgede 35 milyon, 66 milyon ve hatta 400 milyon yıl öncesine uzanan fosillerin bulunduğunu söyledi. Çekmen, bulunan kalıntılar arasında gastropodlar, ammonitler, deniz kestaneleri, istiridyeler ve farklı deniz canlılarına ait fosillerin yer aldığını ifade etti. Bölgedeki fosil yoğunluğunun, milyonlarca yıl önce burada deniz canlılarının yaşamış olmasından kaynaklandığını belirten Çekmen, yaşanan depremler ve jeolojik hareketler sonucu canlı kalıntılarının kireç ve toprak tabakaları altında fosilleşerek günümüze ulaştığını dile getirdi. Bağgöze ve Botan bölgesinin sahip olduğu fosil çeşitliliğiyle açık hava müzesi niteliğinde olduğunu vurgulayan Yılmaz Çekmen, bölgenin akademik açıdan detaylı şekilde araştırılması gereken önemli alanlardan biri olduğunu söyledi.
Aydın "Adnan Menderes idam edilmeden önce hemşehrilerinin silahlarını topladılar" Aydın’da medya ve darbelerin toplumsal etkilerinin ele alındığı "Medya ve Darbeler" konulu panelde bugüne kadar kaleme alınmayan bazı gerçekler dile getirildi. Panele katılan köylüler Adnan Menderes’in idam edildiği yıl, köylülerin önce tüm silahlarının toplandığını ardından Çine çayından karşıya geçişlerinin bile izin verilmediğini anlattılar. Köyün eski muhtarı Mehmet Demir, "O yıl köylülerimizin tarlaya gidişine bile izin verilmediği için ekilen pamuklar susuzluktan kurumuş" diyerek Aydın halkının baskı altında tutulduğunu belirtirken, köy halkından Lütfi Küçük ise "Ben de adını taşıdığım dedemden dinlerdim. Merhum Başvekil Adnan Menderes’i diam etmeden önce köylülerin evlerine baskın yapıp silah sayılabilecek ne varsa hepsini didik didik arayıp toplamışlar. Hemşehrileri Menderes’e sahip çıkar diye her türlü baskı yapılmış" dedi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Muğla Bölge Müdürlüğü koordinasyonunda Aydın Adnan Menderes Müzesi’nde gerçekleştirilen ‘Medya ve Darbeler’ panelinde 27 Mayıs 1960 darbesinin bilinmeyen yönleri de ele alındı. Panelde, Türkiye’de darbelerin medya üzerindeki etkileri ile medyanın darbeler sürecindeki rolü akademik ve tarihsel boyutlarıyla değerlendirilirken, 27 Mayıs 1960 Darbesi öncesi ve sonrasında Aydın’da yaşanan ve kayıtlara geçmeyen olaylar da dile getirildi. Panelin moderatörlüğünü, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü Sinema Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Turan Akkoyun yaptı. Hüsna Yılmaz, Bircan Kayacan ve İrem Delice’nin konuşmacı olarak katıldığı panelde en ilginç konuları ise köyün eski muhtarı Mehmet Demir ile köy sakinlerinden Lütfü Küçük dile getirdi. "Menderes idam edildiği yıl pamukların sulanmasına bile müsaade edilmedi" Panelde, ülkede yaşanan darbeler öncesi, darbe sırasında ve sonrasında medyanın tutumu durumu ve özellikle dış basının dış kaynaklı yazıları ve manşetleri de ele alınırken panel sonunda katılımcıların soruları cevaplandırıldı. 15 Temmuz hain darbe girişiminde demokrasiye sahip çıkan halkın 27 Mayıs 1960 darbesinde aynı refleksi niçin gösteremediğine ilişkin sorular üzerine söz alan köyün eski muhtarı Mehmet Demir ve köy halkından Lütfü Küçük, bu dönemde yaşananların pek çok kişi tarafından bilinmediğini ve o dönemde yazılmadığını belirtti. Menderes’i aslında hemşerilerinin sahip çıktığını ancak o dönem insanların evlerinin dışına çıkmasına bile müsaade edilmediğini belirten Demir ve Küçük, "1960 yılında Çakırbeyli ve çevresindeki pamuk tarlalarındaki pamuklar maalesef sulanmasına bile müsaade edilmediği için kurudu. Bu halkın pamuk tarlasına gitmesine bile askeri cunta müsaade etmedi. Maalesef bazı ortamlarda Menderes’in hemşerileri ‘Menderes’e sahip çıkmadı’ diye suçlanır. O zamanlar iletişim araçları yaygın değil. Demokrasinin durumu belli. Maalesef Menderes idam edilmeden önce ev ev dam dam bu memlekette aranmadık yer kalmamış. Dolma tüfekten tabancaya kadar vatandaşın tüm silahları yatak yorgan arasından alınıp toplanmış. Yetmemiş insanların evlerinden çıkıp tarlasındaki pamuğu sulamasına dahi müsaade etmemişler. O yıl pamuklar bile kurumuş" diyerek 27 Mayıs 1960 darbesinin Aydın’da kayda geçmeyen acı yönlerini dile getirdiler.