GENEL - 09 Mart 2016 Çarşamba 10:41

Yozgat'ta Kardeş Aile Projesiyle Sığınmacılara Daha İyi Bir Yaşam Olanağı Sağlanıyor

A
A
A
Yozgat'ta Kardeş Aile Projesiyle Sığınmacılara Daha İyi Bir Yaşam Olanağı Sağlanıyor

Yozgat’ta, Yozgat Belediyesi, İl Müftülüğü ve sivil toplum kuruluşlarının destekleriyle oluşturulan ’Kardeş Aile Projesi’ ile sığınmacılara daha iyi bir yaşam olanağı sağlanıyor.
Yozgat Belediyesi, il müftülüğü ve sivil toplum kuruluşlarının destekleriyle oluşturulan kardeş aile projesinde, kendisine kardeş aile edinen sivil toplum kuruluşu veya vatandaşlar, kardeş aile edindiği sığınmacıların, kira, elektrik, su, gıda ve giysi ihtiyaçlarını karşılıyor. Kardeş aile projesi kapsamında oluşturulan komisyon şehirde yaşayan sığınmacı aileleri tek tek ziyaret ederek kayıt altına alıp ne gibi ihtiyaçları varsa onları tespit ederek yardım etmeye çalışıyor.
Yozgat Belediye Başkanı Kazım Arslan, son dönemde Suriye ve Irak’ta yaşanan olaylarla ilgili olarak Türkiye’nin bir çok şehrinde olduğu gibi Yozgat’ta da Suriye ve Irak’tan gelen çok sayıda ailenin bulunduğunu belirtti. Başkan Arslan, “Bunların bir kısmının sıkıntıları yok ama önemli kısmının maddi anlamda sıkıntıları var. Bu noktada zaman zaman hoş olmayan durumlarla da karşılaşabiliyoruz. Baştan beri gerek yemek gerekse kuru gıda olarak biz ailelere yardımcı oluyoruz. Bu arada ilimizde bulunan sivil toplum kuruluşları da bu ailelere yardımcı olmak için bir gayret içerisindeler. Fakat zaman içerisinde biz belediye olarak gördük ki bu gayretler güzel gayretler ama organize olmadığı içinde kaynak israfına sebep oluyor. Bu noktada biz Yozgat’ta üç ay önce sivil toplum örgütlerini bir araya getirmek suretiyle Ensar- Muhacir kardeşliği platformu adı altında bir çalışma başlattık. Burada yapmak istediğimiz iki şey vardı. Birincisi, sivil toplum örgüt temsilcilerinin yapacağı yardımların koordineli bir şekilde uygun olan yerlere gitmesini sağlamaktır. Çünkü bazı ailelere gerektiğinden fazla yardım gidiyor. Bazı ailelere de hiç yardım gitmiyor. Daha çok sesini duyuran daha çok bağıranlara yardım gidiyor ama bir kenarda kalanlara gitmiyor. Bu noktada bütün bu ailelerin kayıtları ve ekonomik durumları bizce bilindiği için biz sivil toplum örgütlerinin yapmış olduğu yardımları belediye olarak organize ettik ve bu yardımların tam manası ile yerine ulaşmasını sağladık. Böylece yardım israfının önüne geçmiş olduk. İkincisi de bilhassa cami önlerin de dilencilik yapan aileler vardı. Bu da hoş olmayan bir görüntüydü. Bu görüntüyü de ortadan kaldırmak için sivil toplum örgütlerinin hepsine birer ikişer tane kardeş aile verdik. O sivil toplum örgütü o ailenin bütün sorunlarıyla ilgileniyor ve bütün sorunlarına yardımcı oluyor. Aynı zamanda bu kişiler ve ailelerin Yozgat’a ve Türkiye’ye adaptasyonu konusunda gerek adet gerekse dil noktasında gerekse dini ihtiyaçlar noktasında yardımcı olunuyor” diye konuştu.
Yardım komisyonunda yer alan Yozgat Müftülüğü Din Hizmetleri ve Din Eğitimi Şube Müdürü Fevzi Yılmaz da, Yozgat’ta mukim olan sığınmacılara yönelik olarak bilhassa cami önlerindeki dilenmelerini azalmak maksadıyla bu projenin hazırlandığını belirterek, “Öncelikle müftülükte çalışan görevlilerimizle başlattık. İlk desteği veren Divasen verdi. Bizim bu kardeş aile projesindeki amacımız, buraya gelen sığınmacı ailelerin buradaki Yozgat’ta ki hayata intibaklarını sağlamak, onların güzel bir şekilde geçimlerini temin etmektir. Sığınmacı aileler, burada iş bulamıyoruz diye camilerde dilenmeyi sanki meslek haline getirmişler. Dolayısıyla biz bunun önüne geçip, hem bu çocukların eğitimini almalarını, hem de Suriyeli aile ve diğer sığınmacıların yardım almaları için bu projeyi başlattık. Bu noktada sivil toplum kuruluşlarından ve bilhassa belediyemizden çok büyük destek görüyoruz. Hepsine teşekkür ediyorum” ifadelerinde bulundu.
Yaklaşık 20 kişilik bir aileyi kendilerine kardeş aile olarak seçen Divasen Yozgat Şube Başkanı Osman Taşcı, “İnsanların en hayırlısı insanlara faydalı olanıdır” hadisi şerifi gereğince genelde tüm insanlığa özelde de Müslüman kardeşlerimize yardım etmek hem Müslümanlığın özelliği hem de görevi olduğunu ifade ederek, “Müftülüğümüz bize bu teklifi yaptığında tereddütsüz kabul ettik. Haftada bir kez kardeş ailemizi ziyaret ediyoruz, eksiklerini tespit edip ertesi günü eksikleri kardeş ailemize sunuyoruz” dedi.
Suriye’de yaşanan savaştan kaçarak Yozgat’a sığınan 35 yaşındaki Muhammet Osman, eşi ve 4 çocuğuyla birlikte savaşta eşini kaybeden kız kardeşi ve 7 çocuğuna bakmaya çalışıyor. Hazırlanan projeden dolayı teşekkür eden Muhammet Osman, “Türkiye bize sahip çıktı. Bizimle yakından ilgileniyor. Bu projede bizim için çok iyi fakat biz, bu şekilde yapılan yardımlardan çok iş verilmesini istiyoruz. Biz çalışalım ailemizi geçindirelim, bizlere yardım eden bütün kurumlara ve Yozgat halkına teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.
İnfak Derneği Başkanı Davut Aslan ve yönetim kurulu üyeleri de edindikleri kardeş aileye dikiş makine verip diğer eksiklerini giderdi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Kurban Bayramı öncesinde "köpek kistine" dikkat Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Türkmen Bahadır Arıkan, Kurban Bayramı öncesinde hidatik hastalığı hakkında bilgiler vererek, "Bu hastalık insanları etkileyebildiği gibi, otçul hayvanlara da enfekte yumurtaların otlar ve sular aracılığıyla alınması sonucu bulaşabilir" dedi. Karaciğerde görülen hidatik kistleri hakkında bilgi veren Acıbadem Kayseri Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Türkmen Bahadır Arıkan, "Halk arasında ‘köpek kisti’ olarak bilinen karaciğer kist hidatik hastalığı, paraziter bir hastalıktır. Bu parazitin ismi Echinococcus granulosustur. Bu parazit yaklaşık yarım santimetre boyutundadır ve çakal, köpek gibi etçil hayvanların bağırsaklarında tutunarak yaşar. Köpeğe herhangi bir zarar vermez ve köpeği hasta etmez. Fakat köpeğin bağırsağındaki parazitin yumurtlamasıyla, milyonlarca yumurta dış ortama saçılabilir. Bu yumurtaların insan tarafından alınmasıyla insanlarda kist hidatik dediğimiz hastalık oluşur. Bu yumurtalar enfekte köpeğin sevilmesi, ardından elin ağza götürülmesiyle oral yoldan bulaşabildiği gibi, enfekte sular, meyveler ve çiğ sebzeler aracılığıyla da bulaşabilir. Bu parazitin yumurtaları dış ortamda bir yıl boyunca canlı kalabilir. Yumurtalar oral yolla insana bulaştığında bağırsaktan kana geçer. Özellikle yüzde 75 oranında karaciğerde hastalık yapar. Daha sonra yüzde 15-20 oranında akciğerde hastalık yapabilir. Yüzde 5 oranında ise göz, kalp, beyin, cilt dokusu gibi aklımıza gelebilecek tüm organlarda hastalık oluşturabilir. Hastalık küçük ve yavaş büyüdüğü için ilk yıllarda belirti vermez. Ancak ilerleyen zamanlarda 15-20 santimetre boyutlarına ulaşabilir. Karaciğerde safra yolu tıkanıklıklarına, ağrıya, nefes darlığına ve çeşitli semptomlara neden olabilir. Bu parazitin tanısı ultrason ile konulur. Tedavisi ise girişimsel radyoloji tarafından ya da başarısız olması durumunda genel cerrahi tarafından ameliyat edilerek yapılır" ifadelerini kullandı. Hastalığa yakalanmamak için öneriler Kurban Bayramı öncesinde hastalığa yakalanmamak için yapılması gerekenleri söyleyen Doç. Dr. Arıkan, "Peki bu hastalığa nasıl yakalanmayacağız? Öncelikle bu hastalık insanları etkileyebildiği gibi, özellikle otçul hayvanlara da enfekte yumurtaların otlar ve sular aracılığıyla alınması sonucu bulaşabilir. Böylece onların da karaciğerinde, akciğerinde ve diğer organlarında hastalık oluşabilir. Özellikle hayvan kesiminde enfekte organlar çevreye atıldığı ve derin olarak toprağa gömülmediği zaman, bu enfekte sakatatları köpekler yediğinde döngü yeniden başlar. Maalesef ülkemiz, karaciğer kist hidatik hastalığının sık görüldüğü ülkelerden biridir. Bu durum, kontrolsüz kesimler ile enfekte karaciğer ve iç organların derin şekilde gömülmemesinden kaynaklanmaktadır. Enfekte otçul hayvanların sakatatları derin şekilde gömülmeli ve etçil hayvanlara, özellikle köpek ve çakal gibi hayvanlara tekrar bulaştırılmamalıdır. Serbest dolaşan köpekler yılda dört kez antiparaziter ilaçlarla ilaçlanmalıdır. Toplum bilinçlendirilmeli ve el hijyenine dikkat edilmelidir. Özellikle çocukların köpek temasından sonra elleri bol su ve sabunla yıkanmalıdır. Sebzeler iyi yıkanarak tüketilmelidir. Köpeklerin dışkıları, ilaçlı olsalar dahi sahipleri tarafından toplanmalı ve çöpe atılmalıdır. Kist hidatik hastalığıyla mücadelemizi bu şekilde sürdürebiliriz" şeklinde konuştu.
Denizli Tarihi mekanlarda zeybek coşkusu yaşandı Denizli’nin Tavas ilçesinde, zeybeklik ve efelik kültürü sadece festivallerde değil, günlük yaşamın her anında yaşatılmaya devam ediyor. Bu yıl 3.’sü düzenlenen Yaren Gecesi’nin ardından Tavaslı efeler, ilçenin gizli kalmış tarihi ve doğal mekanlarında zeybek oynayarak adeta görsel bir şölen sundu. Tavas zeybekleri diyarı olmanın hakkını veren kültür gönüllüleri, zeybeklik ve efelik ruhunu canlı tutmak adına anlamlı bir etkinliğe daha imza attı. Geçtiğimiz yıllarda iki kez düzenlenen "Yaren Gecesi", bu yıl da aynı adreste yoğun bir katılımla gerçekleştirildi. Ancak efeler bu kez kültürü sadece ev ortamında bırakmayarak ertesi gün Tavas sokaklarına ve tarihi mekanlarına taşıdı. Etkinlik kapsamında ilk olarak Bağlar-Kızılcabölük yolu üzerindeki bir evde toplanarak geleneksel kıyafetlerini kuşanan zeybekler, önce yolda zeybek oynayarak çevredekilerin beğenisini topladı. Ardından Tavas Bağlar Mesireliği’ne geçen ekip, burada sergiledikleri oyunların ardından Kuşçu Mevkisi’ndeki tarihi köprüye gitti. Tarihin gölgesinde dönen zeybekler, izleyenlere duygu dolu anlar yaşattı. Günün son durağı ise eskiden cezaevi olarak kullanılan ve şimdilerde müzeye dönüştürülen tarihi mekan oldu. Müze bahçesinde zeybek oyunları oynayan ve türküler söyleyen efeler, 3. Yaren Gecesi coşkusunu gündüz programıyla taçlandırarak vatandaşların gönlünde taht kurdu. Tavas’ta efelik ruhunun yaşatılması adına yürütülen çalışmalara Tavas Belediye Başkanı Kadir Tatık’ın da tam destek verdiği öğrenildi. Zaman zaman zeybek ekibine dahil olan Başkan Tatık’ın, önümüzdeki günlerde Yahşiler Püren Mevkisi’nde gerçekleştirilecek olan Gökay Yörük Şöleni’nde de efelerle birlikte sahne alarak zeybek oynayacağı belirtildi.
Denizli Vali Köşger: "Bayramlar, gönüller arasında muhabbet köprüleri kurar" Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger, Kurban Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında birlik, beraberlik ve dayanışma vurgusu yaptı. Vali Köşger, Türkiye Cumhuriyeti’nin her türlü fitne ve zulmün karşısında kararlılıkla duracağını belirterek, "Devletimiz, köklü tarihinden ve aziz milletimizin iradesinden aldığı güçle daima mazlumun hamisi, adaletin teminatı olmaya devam edecektir" dedi. Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger, Kurban Bayramı münasebetiyle yazılı bir mesaj yayımladı. Mesajında kardeşlik, dayanışma ve paylaşma duygularının önemine dikkat çeken Vali Köşger, bayramın tüm insanlığa huzur, sağlık ve bereket getirmesini temenni etti. Bayramların gönüller arasında muhabbet köprüleri kurduğunu ifade eden Vali Köşger, "Bugün milletçe, kardeşlik, dayanışma ve paylaşma duygularının en güçlü şekilde hissedildiği Mübarek Kurban Bayramı’na bir kez daha erişmenin huzur ve mutluluğunu idrak ediyoruz. Cenab-ı Hak’tan, bu müstesna günlerin birlik ve beraberliğimizi daha da kuvvetlendirmesini ve toplumsal dayanışma ruhumuzu daim kılmasını niyaz ediyoruz. Kurban Bayramımızı, millî ve manevi değerlerimizin gelecek nesillere aktarılmasına vesile olan müstesna bir zaman dilimi olarak değerlendirmeli, bayramın manevi iklimini hayatımızın her alanına yansıtmalıyız" ifadelerini kullandı. "Savaşların ve insani acıların son bulmasını temenni ediyorum" Dünya genelinde yaşanan acıların son bulması temennisinde bulunan Vali Köşger, şer odaklarına karşı da kararlılık mesajı verdi. Köşger, mesajında şu ifadelere yer verdi: "Bu mübarek bayramın, gönül coğrafyamızda umutların yeniden filizlenmesine, birlik ve beraberlik şuurunun kuvvetlenmesine, savaşların, gözyaşının ve insani acıların son bulmasına vesile olmasını diliyor; insanlığın vicdan, adalet ve merhamet ekseninde ortak bir bilinç etrafında buluşmasını temenni ediyorum. Milletimizin sarsılmaz birlik ve beraberliği ile İslam âleminin kadim kardeşlik bağlarını hedef alan tüm şer ve ihanet odakları şunu açıkça bilmelidir ki: Türkiye Cumhuriyeti Devleti, köklü tarihinden, medeniyet birikiminden ve aziz milletimizin iradesinden aldığı güçle daima mazlumun hamisi, adaletin teminatı olmaya devam edecek, her türlü zulüm, fitne ve haksızlığın karşısında kararlılıkla durarak millî birlik ve beraberlik şuuruyla istikbaline emin ve güçlü adımlarla yürüyüşünü sürdürecektir." Vali Köşger yola çıkacak sürücülere uyarıda bulundu Mesajının son bölümünde kurban ibadetlerinin kabul olmasını dileyen ve bayram tatili nedeniyle yola çıkacak olan vatandaşları trafik kuralları konusunda uyaran Vali Köşger, "Bu duygu ve düşüncelerle, kurban ibadetlerimizin Cenab-ı Hak katında makbul olmasını temenni ediyor, aziz şehitlerimizin muhterem ailelerinin, kahraman gazilerimizin, kıymetli mesai arkadaşlarımın, değerli Denizlili hemşehrilerimin, milletimizin ve tüm İslam âleminin Mübarek Kurban Bayramı’nı en içten dileklerimle tebrik ediyorum. Bayram tatili münasebetiyle seyahate çıkacak vatandaşlarımızın trafik kurallarına titizlikle riayet etmelerini önemle hatırlatıyor, bayramın ülkemize, milletimize ve tüm insanlığa sağlık, huzur ve bereket getirmesini diliyorum" İfadelerini kullandı.