YEREL HABERLER - 31 Mayıs 2016 Salı 15:43

Yozgat'ta İnşaat Bekçisini Öldüren Zanlıların Serbest Bırakılmasına Yakınları Tepki Gösterdi

A
A
A
Yozgat'ta İnşaat Bekçisini Öldüren Zanlıların Serbest Bırakılmasına Yakınları Tepki Gösterdi

Yozgat’ta 28 Şubat tarihinde bir inşaatta bekçilik yapan 66 yaşındaki Ali Yağız’ı darp ederek ölümüne sebep olan cinayet zanlılarının serbest bırakılmasına yakınları tepki gösterdi.
Yozgat’ta bir inşaatta bekçilik yapan Ali Yağız, aynı inşaatta çalışan biri Suriye uyruklu üç kişi tarafından 28 Şubat tarihinde darp edildi. Aldığı darbelerle komaya giren Yağız, kaldırıldığı hastanede 10 gün yoğun bakımda kaldıktan sonra kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Ali Yağız’ın ölümüne sebep olan zanlılar serbest bırakılmasına yakınla tepki gösterdi.
Ali Yağız’ın mezarını ziyaret eden yakınları gözyaşlarını tutamazken, adalet istediklerini zanlıların tekrar cezaevine konmasını istedi.
İbrahim Yağız, kardeşi Ali Yağız’ın, aynı inşaatta çalışan üç kişi tarafından dövülerek öldürüldüğünü belirterek, “Kardeşimi öldürenler, iki ay dahi hapis yatmadan serbest bırakıldı. Savcı tutuklama istiyor, hakim salıyor. Bu nasıl bir adalet, kardeşimin tavuk ölüsü kadar değeri yok mu” diye
Eşi Esma Yağız’da ağlayarak, katillerin elini kolunu sallayarak dışarıda gezdiğini ifade ederek, “Eşimin hiçbir suçu yok iken öldürüldü. Oğlum askerdeydi babasının ölümüne üzülerek kafasını bozdu, askerliğini yapamadı evde hasta yatıyor. Bizim suçumuz neydi. Ben katillerin cezasını çekmesini istiyorum. Bu nasıl bir adalet eşimi öldürdüler, katiller dışarıda. Hasta diye serbest bırakmışlar, eşimi öldürürken hasta değildi de şimdi mi hastalandı. 66 yaşındaki bir insan dövülerek öldürülür mü. Ben davacıyım, adaletin yerini bulmasını istiyorum. Kocamı parası için öldürdüler, oğluma asker parası biriktiriyordu. Bizi mahkemeye dahi çağırmadılar, ifademizi almadılar. Biz üçünün de tutuklanmasını istiyoruz” diye konuştu.
Kızı Zehra Yalçın’da zanlının daha önce üç infazının bulunduğunu bir de cinayetten yargılandığını belirterek, “Hastalığını bahane ederek cezaevinden çıkıyor, elini kolunu sallayarak geziyor. Benim babam mezarda öyle adalet varsa babamı da mezardan çıkarsınlar. Onun çocuğu varmış babamın da çocukları vardı. Hastalığı var diye rapor almış, babama vururken hastalığı yoktu da şimdi mi hastalandı. Babamın kafatasını eze eze, böbreklerini, ciğerlerini iflas ettirdi, beyin ölümünü gerekleştirdi o zaman hiçbir şeyi yoktu da cezaevine düşünce mi hasta oldu. Biz adaletin yerini bulmasını istiyoruz, çeksin cezasını, ölüyorsa orda ölsün. O zaman babamı da çıkarsınlar öyle çıkarıyorlarsa. Onun yaptığı vahşiliği kimse yapmaz. Birde internete resim koymuş ‘adalet yerini buldu’ diye adalet böyle mi. Biz adaletin yerine getirilmesini istiyoruz” şeklinde konuştu.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Yumaklı: "Vatandaşlarımızın sağlıklı ve güvenilir gıda tüketmesi için Kurban Bayramı öncesinde yoğun bir denetim süreci başlattık" Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Kurban Bayramı öncesinde kasaplar ile tatlı, unlu mamuller, şeker ve şekerli mamullerin üretim ve satışını yapan işletmelere yönelik yoğun bir denetim süreci başlattıklarını belirterek, bu kapsamda 40 bine yakın gıda denetimi gerçekleştirdiklerini açıkladı. Bakan Yumaklı, yaptığı açıklamada vatandaşların sağlıklı ve güvenilir gıda tüketmeleri için Bakanlık olarak rutin faaliyetlerin yanı sıra, gıda tüketiminin arttığı dönemlerde ayrıca sektörel denetimler gerçekleştirdiklerine işaret etti. Kurban Bayramı öncesinde de yoğun bir süreç başlattıklarını vurgulayan Yumaklı, şu bilgileri verdi: "Ekiplerimiz ilk olarak kasaplık faaliyeti yapan işletmelere gitti. Buralarda kıyma makineleri, bıçaklar ve diğer ekipmanların temizlik ve dezenfeksiyon durumları ile uygun koşullarda muhafaza edilip edilmediğini inceliyorlar. Bayram sonuna kadar bu faaliyetlerine devam edecekler. Diğer yandan tatlı, unlu mamuller, şeker ve şekerli mamullerin üretim ve satışını yapan işletmelere yönelik kontrolleri de sıklaştırdık. Bunlarda ürünlerin son tüketim tarihleri, etiket bilgileri, katkı maddeleri, muhafaza koşulları, üretim ortamının hijyen durumu ve çalışan hijyeni gibi hususları ayrıntılı şekilde inceliyoruz. Bu faaliyetlerimize de bayram sonuna kadar devam edeceğiz. Ayrıca lokanta, restoran ve benzeri toplu tüketim işletmelerindeki kontrollere de ağırlık verdik. Şu ana kadar sadece bayrama yönelik 40 bine yakın gıda denetimi gerçekleştirdik." "Güvenilir gıda kırmızı çizgimizdir" Bakan Yumaklı, denetimlerin amacının işletmelere ceza yazmak değil, onlara yol göstermek, rehberlik etmek ve vatandaşların güvenilir gıdaya erişimini birlikte sağlamak olduğunu vurguladı. "Son denetimlerimizde işletmelerimizin ve esnafımızın kahir ekseriyetle kurallara uyduğunu görmek bizleri memnun etti" diyen Yumaklı, şöyle devam etti: "Elbette kurallara uymayanlara gerekli yaptırımlar uygulanmıştır ve uygulanmaya devam edilecektir. Ancak işini hakkıyla yapan esnafımıza ve işletmelerimize özellikle teşekkür etmek istiyorum. Hep söylediğimiz gibi güvenilir gıda bizim kırmızı çizgimizdir. Bundan asla taviz vermeden vatandaşımızın güvenli ve sağlıklı gıdaya ulaşması için 7/24 çalışacağız." En iyi denetçinin tüketicinin kendisi olduğunu belirten Bakan Yumaklı, vatandaşların gördükleri uygunsuzlukları "Güvenilir Gıda" mobil uygulaması üzerinden iletmeleri çağrısında bulundu. Yumaklı, Kurban Bayramı’nın başta Türkiye olmak üzere tüm İslam coğrafyasına huzur, sağlık ve esenlik getirmesini temenni ettiğini de belirtti.
Mardin Dicle Elektrik kaçak elektrik denetiminde ilginç olay Dicle Elektrik, Mardin’in Derik ilçesine bağlı kırsal Çadırlı Mahallesi’nde yürüttüğü saha kontrolleri sırasında kaçak elektrik kullanımına yönelik tespitlerini sürdürdü. İlk incelemede düzenlenen tutanağa "kaçak kullanmadım" diyerek itiraz eden abonenin talebi üzerine aynı adrese yeniden giden ekipler, bu kez kaçak bağlantıyı ikinci kez kayıt altına aldı. Güneydoğu Anadolu Bölgesinde yer alan altı ilde kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli enerji dağıtımı hedefiyle çalışmalarını sürdüren Dicle Elektrik, enerji arz güvenliğini tehdit eden kaçak tüketimle mücadelesine sahada kararlı şekilde devam ediyor. Yapay zeka destekli analizlerin yanı sıra havadan gözlem ve yerinde denetim gibi çok yönlü şekilde sürdürülen kontroller kapsamında, Mardin’in Derik ilçesine bağlı kırsal Çadırlı Mahallesi’nde ilginç bir olay yaşandı. İlk tutanağa itiraz eden abonenin talebiyle yapılan ikinci incelemede, aynı adreste kaçak bağlantının halen aktif olduğunun belirlenmesi, olayın dikkat çekici yönünü bir kez daha ortaya koydu. İtiraz sonrası yapılan incelemede tablo değişmedi Dicle Elektrik kaçak ekipleri, rutin saha denetimleri kapsamında gittikleri Çadırlı Mahallesi’nde bazı abonelere ait harici hatları sahada gözlemledi. Ancak ekiplerin yerinde tespit yapması mahallede engellenince, ilgili mevzuat çerçevesinde işlem başlatıldı. Enerji Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nin 43’üncü maddesi kapsamında tutanak tanzim edilen abonelerden biri ise dilekçe vererek kaçak elektrik kullanmadığını öne sürdü ve yapılan işlemin iptali için adreste yeniden, detaylı inceleme yapılmasını talep etti. Çatıdan eve uzanan bağlantı kamerayla kayda geçti Bunun üzerine aynı adrese yeniden giden Dicle Elektrik ekipleri, ikinci kontrolü video kaydı eşliğinde gerçekleştirdi. Evin çatısına çıkan ekipler, bina yanındaki direkten çekilen harici hattın doğrudan meskene ulaştırıldığını ve sayacın bypass edilerek iç tesisata bağlandığını tespit etti. Yapılan incelemede, ilk tespitten sonra da söz konusu bağlantının kaldırılmadığı belirlendi. Böylece, ilk tutanağa yapılan itiraz üzerine gerçekleştirilen ikinci inceleme, kaçak elektrik kullanımını bir kez daha somut bulgularla doğrulamış oldu. Dicle Elektrik, mevzuata aykırı tüketimin enerji altyapısına, hizmet kalitesine ve tüm abonelere olumsuz yansıdığına dikkat çekerek, kaçakla mücadelenin teknolojik imkanlar ve saha denetimleriyle aralıksız süreceğini vurguladı.
İstanbul Tiroid hastalıkları ve demir eksikliği, mevsimsel depresyona neden olabilir Mevsim değişiklikleri birçok insanın ruhsal durumunu olumsuz şekilde etkileyebiliyor. Özellikle vardiyalı çalışanları, depresyon geçmişi olanları, tiroid hastalığı ya da demir eksikliği bulunanları bu konuda uyaran Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Oya Bozkurt, mevsim geçişlerini daha kolay atlatmanın yollarını anlattı. Mevsim geçişlerinde gün ışığının süresinin ve sıcaklıkların değişmesi, ruh sağlığında da bazı etkilere neden olabiliyor. Özellikle bahar aylarında, aşırı mutluluk durumu yaşanabildiği gibi ‘bahar depresyonu’ da meydana gelebiliyor. Medicana Ataköy Hastanesi’nden Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Oya Bozkurt, bahar depresyonunun nasıl meydana geldiğini anlattı. "Bazı insanlarda biyoritim uyumlanmakta zorlanıyor" Bozkurt, "Mevsim değişiklikleriyle birlikte ısı değişiyor, sıcaklık değişiyor, günün miktarı azalıyor veya artıyor. Bu duruma bizim uyumlanmamız gerekiyor. Bunun için de biyoritmimiz devreye giriyor. Biyoritmimiz buna uyumlanıyor ama bazı insanlarda bu ritimde bazı sorunlar olabiliyor. İşte o zaman bazı sorunlar ortaya çıkıyor. Bahar girişlerinde havadaki iyon dengesinin bozulması, bizim bu hava değişiklikleriyle birlikte yorgun ve bitkin hissetmemize sebep olabiliyor. Ama bu genellikle birkaç hafta sürüyor. Bu uzun sürmeye başlarsa daha ciddi bir şeyden bahsedebiliriz. Çünkü mevsim dönüşlerinde depresyon, iki uçlu duygu durum bozuklukları, panik bozukluk gibi anksiyete bozuklukları, yeme bozuklukları, uyku bozukluklarının arttığı görülebiliyor. Özellikle de bu biyoritimle ilgili sorunları olan kişilerde bunları daha fazla görme olasılığımız olabiliyor" dedi. Aşırı melatonin salınımı, kış depresyonuna neden oluyor Mevsim geçişlerindeki depresyonun daha çok kimlerde görülebildiğine dair bilgi veren Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Oya Bozkurt, şu ifadeleri kullandı: "Vardiyalı işlerde çalışanlarda, kadınlarda, D vitamini eksikliği, tiroid bozukluğu, demir eksikliği gibi anemisi olanlarda bu mevsim dönüşleriyle birlikte duygu durumlarında dalgalanmalar ve bozulmalar olabilir. Bunlardan en sık gördüğümüz, depresyon. Aslında bilinenin aksine depresyonu biz daha çok kış aylarında ve sonbaharda görüyoruz. Yazın ve ilkbaharda daha az görüyoruz. Bunun nedenini araştırmışlar. Çevresel faktörler, kalıtsal yatkınlık olabilir. Önceden depresyon öyküsü olanlar ya da ailesinde bipolar bozukluk öyküsü olanlarda daha çok görülüyor. Kış aylarında karanlığın artmasıyla birlikte melatonin (biyolojik saati düzenleyen hormon) salınımı artıyor. Bazı insanlarda bu salınım biraz daha fazla oluyor. Onlarda bitkinlik, yorgunluk, uykuya meyil gibi durumlar daha fazla görülüyor. Bu da bahar depresyonu olarak ortaya çıkıyor. Bahar depresyonunun özelliklerinden biri de biraz fazla uyumaktır. Ya da örneğin karbonhidratlara, şekerli gıdalara yönelme, isteksizlik, mutsuzluk, karamsarlık, uykuyla ilgili problemler hepsi bir arada depresyon olarak kendini gösterir." "Güneş ışığı depresyona karşı en önemli etkenlerden biri" Kadınların mevsimsel geçişlerden daha fazla etkilendiğini belirten Doç. Dr. Oya Bozkurt, "Bu dönemde kadınlar, mevsimsel depresyona erkeklerden 4 kat fazla yatkınlık gösteriyor. Vardiyalı işlerde çalışanlar güneş ışığından daha az faydalanıyorlar, gece çalışıp gündüz uyumak zorunda kalıyorlar. Geçmişte depresyon ya da ailesinde bipolar bozukluk öyküsü olanlar ile D vitamini ve depresyon arasında ilişki olduğu saptanmış. Çünkü D vitamininin de serotonin metabolizmasına etki ettiği görülmüş. Serotonin mutluluk hormonudur. Serotoninin de güneş ışığında salınımının arttığı görülmüştür. O yüzden güneş ışığı bizim için çok iyi bir etken. Tiroid hastalıkları, demir eksikliği anemisi gibi ek hastalığı olan kişilerde de mevsimsel depresyon görülebilir. Ayrıca anksiyete ve panik atak gibi hastalıklara daha önceden yatkınlığı olan kişilerin de mevsim dönüşlerinde hastalıkları alevlenebilir" ifadelerini kullandı. Hastalığı olanlar, belirtilere dikkat etmeli Mevsimsel depresyonu atlatmak için tavsiyelerde bulunan Doç. Dr. Bozkurt, bilinen bir psikolojik hastalığı olanların, mevsimsel depresyon belirtisi görülür görülmez doktora başvurmasını gerektiğini söyledi. Bozkurt, "Ek hastalıkları varsa onların tedavilerini yaptırması gerekir. Mutlaka gün ışığından faydalanmalılar, egzersizler bu anlamda faydalı olacaktır. Eğer gerçekten daha ağır ve tedavi gerektiren bir durumsa fototerapi uygulanabilir. Fototerapide ışık verilerek ve uykusuz bırakılarak melatonin hormonunun salgılanması azaltılıyor. Psikoterapiler ve daha ağır durumlarda ilaç tedavisine geçmek gerekebilir" dedi.
Muğla Menteşeli üreticilere "B reçete ve bitki koruma" eğitimi Menteşe İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü teknik personeli, 10 farklı mahalleden gelen üreticilere doğru, bilinçli ve güvenli ilaçlama yöntemlerini aktardı. Muğla’da güvenilir gıda arzının sağlanması ve tarımsal üretimde kalitenin artırılması amacıyla üretici eğitimlerine hız kesmeden devam ediliyor. Bu kapsamda Menteşe İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü bünyesinde görev yapan uzman teknik personeller tarafından, Muğla İl Tarım ve Orman Müdürlüğü toplantı salonunda üreticilere yönelik kapsamlı bir eğitim programı düzenlendi. Menteşe ilçesine bağlı 10 farklı mahalleden gelen üreticilerin yoğun katılım gösterdiği programda, "B Reçete ve Bitki Koruma Ürünü (BKÜ) Uygulama Belgesi" konuları masaya yatırıldı. Eğitimde, sürdürülebilir tarım teknikleri ile kimyasal mücadelede doğru bilinen yanlışlar üzerinde duruldu. İlçe Müdürlüğü teknik personeli tarafından yapılan sunumlarda, bitki koruma ürünlerinin doğru dozda, doğru zamanda ve güvenli kullanımı hakkında detaylı bilgilendirmeler yapıldı. Kimyasal ilaçların çevreye, insan sağlığına ve faydalı böceklere zarar vermesini engellemek adına uyulması gereken kurallar anlatılırken, üreticilerin bitki koruma ürünlerini reçeteli ve belgeli olarak uygulama süreçleri adım adım aktarıldı. Eğitim sonunda üreticilerin merak ettiği sorular yanıtlanırken, bu tür bilgilendirme çalışmalarının saha denetimleriyle koordineli olarak devam edeceği belirtildi.