YEREL HABERLER - 27 Temmuz 2017 Perşembe 16:08

Leyleklerden tarlalardaki biyolojik mücadeleye katkı

A
A
A
Leyleklerden tarlalardaki biyolojik mücadeleye katkı

Yozgat’ın Yerköy ilçesine bağlı Saray köyünde tarım arazileri çevrelerinde yoğun olarak görülen çiftçi dostu leylekler tarlalara dalarak zararlı böcekleri tüketip çiftçinin biyolojik mücadelesine katkı sunuyor.

Yozgat’ın Yerköy ilçesine bağlı Saray köyünde tarım arazileri çevrelerinde yoğun olarak görülen çiftçi dostu leylekler tarlalara dalarak zararlı böcekleri tüketip çiftçinin biyolojik mücadelesine katkı sunuyor.


Tarlaların yakınlarına yuva kurarak gökyüzünde adeta görsel şölen sunan onlarca leylek, beslemek için zararlı böcekler başta olmak üzere tarla faresi ve kemirgen hayvanları yiyerek çiftçinin biyolojik mücadelesine de katkı sağlıyor. Yozgat’ta başlayan hasat zamanında ürüne zarar veren böcek, sürüngen ve kemirgen hayvanlarla mücadele eden leylekler çiftçinin de yüzünü güldürüyor.


Çiftçi Adem Yadigar havaların ısınmasıyla birlikte tarlasının yakınlarında bulunan cami ve elektrik direklerine leyleklerin yuva yaptığını ve beslenmek için tarlasına onlarca leyleğin akın ettiğini söyledi. Leyleklerin çiftçinin dostu olduğu vurgulayan Yadigar,"Leylekler tarlalarda bulunan böcek ve fareleri yiyerek ürünlerin zarar görmesine engel oluyor" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri MHP’li Özdemir: "Gabar’dan çıkarılan petrolün arttırılması ve sabit nakil hatlarıyla rafineye taşınması için sağlıklı bir yönetim anlayışını ortaya koymak milli çıkarlarımız için şarttır" Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda, "Gabar’dan çıkarılan petrolün arttırılması ve sabit nakil hatlarıyla rafineye taşınması için sağlıklı bir yönetim anlayışını ortaya koymak milli çıkarlarımız için şarttır" dedi. Özdemir, paylaşımında şu ifadelere yer verdi: "Gabar dağından çıkardığımız petrolün günlük miktarı 81 bin varil düzeyinde. 2023 yılında ilan edilen 100 bin varil seviyesine çıkarılması hedefi ise ne yazık ki henüz gerçekleştirilemedi. Hürmüz Boğazı’nda yaşanan gerilimlerle artan petrol fiyatı küresel seviyede fiyatlanmada dalgalanmayı beslerken, petrolde kaynak çeşitliliği sağlamak elbette önemlidir. Ancak kaynak çeşitliliği sağlamak bahanesiyle dışa bağımlılığı arttıracak girişimlere karşı mutlaka dikkatli olunmalıdır. Bu gelişmelerden daha önemlisi kendi rezervlerimizden elde ettiğimiz petrol üretim miktarını arttırabilmektir. İyi bir enerji yönetimiyle de bu mümkündür. Aynı sebeple, Gabar’dan çıkarılan petrol miktarının arttırılması, dahası karayoluyla değil, sabit nakil hatlarıyla rafineye taşınması için sağlıklı bir yönetim anlayışını ortaya koymak milli çıkarlarımız için şarttır. Benzer bir durum Karadeniz’de keşfettiğimiz Doğalgazın çıkarılması, miktarının arttırılması ve işlenmesi için de söz konusudur. Dahası Hürmüz krizi gübre fiyatlarını yukarı yönlü çıkarmışken, ülkemizin doğalgazdan kendi gübresini üretmesine yönelik çok önceden yapılan planlamaların hayata geçirilmesi de elzemdir. Türkiye, enerjide yaşanan kriz ve kaosu kendi imkanlarıyla aşabilecek potansiyel ve kaynaklara sahipken, bu durum milli akıl, milli vicdan ve milli tavır ile fırsata dönüştürülebilir."