GENEL - 07 Mayıs 2020 Perşembe 12:00

Yozgat’ta ay yıldız işli, isimsiz taş mezarlar gizemini koruyor

A
A
A
Yozgat’ta ay yıldız işli, isimsiz taş mezarlar gizemini koruyor

Yozgat’ta bir mezarlıkta, üzerinde hiçbir isim olmayan ve ay yıldızlı mezar taşlarıyla döşenmiş 100’ün üzerinde toplu mezar gizemini korurken, bölge halkı tarafından da mezarlar merak konusu haline geldi.

Yozgat’ta bir mezarlıkta, üzerinde hiçbir isim olmayan ve ay yıldızlı mezar taşlarıyla döşenmiş 100’ün üzerinde toplu mezar gizemini korurken, bölge halkı tarafından da mezarlar merak konusu haline geldi.


Taşköprü Mahallesi Top Mezarlığında isimsiz ve ay yıldızlı mezar taşlarıyla döşenmiş şehitliği andıran 100’ü geçkin toplu mezar, aydınlatılmayı bekliyor. Bölge halkı tarafından da merak konusu haline gelen ay yıldızlı isimsiz mezarlığın Yozgat’ın ilk şehitliği olduğu iddia ediliyor.


İddiaya göre Yozgat’ta o dönemde bulunan 93. Süvari Alayı ve 6. Jandarma Er Eğitim Alayı’nda görev ve eğitim sırasında hayatlarını kaybeden askerlerin buraya defnedildiği ve burasının ‘Devlet Mezarlığı’ olduğu söyleniyor. O günün şartlarında naaşları memleketlerine gönderilme imkanı bulunmadığı için 93. Süvari Alayı ve 6. Jandarma Er Eğitim Alayı’nın eğitim sahası olan bu mevkiiye askerlerin defnedildiği tahmin ediliyor.


Diğer yandan ise Kurtuluş Savaşı döneminde Yozgat’ın asker toplama merkezi olduğu ve Batı Cephesinde yaralanan askerlerin bir kısmının Yozgat’a sevk edildiği belirtiliyor. Bu askerlerin Yozgat halkı tarafından gönüllülük esasına göre evlerde tedavi edildiği ve çeşitli nedenlerle hayatını kaybeden bazı askerlerin de bu mezarlığa defnedildiği ifade ediliyor.


Şehitlik olarak düşünülen toplu mezarların bulunduğu bu alan, 1990’lı yıllarda Yozgat’ta bir yerel gazetenin başlattığı kampanya ile her bir mezara, ay yıldızlı mezar taşları dikilmiş mezarların etrafı da duvarlarla çevrilmiş ve çevresindeki halk mezarlığından ayrılmış.


Toplu mezarların bulunduğu mevkiinin Yozgat’ın ilk şehitliği olduğunu söyleyen Araştırmacı -Yazar Osman Karaca, buraya 93 Süvari Alayı ve 6. Jandarma Er Eğitim Alayında eğitimde şehit olan askerlerinin defnedildiğini iddia etti.


Yaptığı araştırmalar sonucu İHA Muhabirine açıklamalarda bulunan Araştırmacı-Yazar Osman Karaca, “Kışla olarak nitelendirdiğimiz bu mevki Yozgat’ın ilk şehitliğidir. Yozgat’ta 93. Süvari Alayı var ve bu alayın karargahı şehir merkezinde. Askerlerde buraya eğitim yapmaya çıkıyorlar. Bu yüzden buraya kışla denilmiş. O dönemden bu güne kadar Yozgat’ta şehit olan ya da görev, eğitim zaiyatı olarak şehit olan askerlerimiz buralara defnediliyor. Burada yatan askerler hem 93. Süvari Alayı’n hem de 6. Jandarma Er Eğitim Alayının askerleridir” dedi.



“Mezar taşlarını askerler yaptı”


1994 yılında Yozgat’ta bir yerel gazetenin başlatmış olduğu kampanya ile bu mezarların mezar taşlarıyla kaplandığını belirten Karaca, “1992 ya da 1994 yıllarında bir gazetenin aracılığıyla bir kampanya düzenleniyor. Bugün ki Yıldız Tepe denilen mevkideki Türk Bayrağı yapılırken bu şehitlerin mezarlarının da yapılması kararlaştırılıyor ve bu mezar taşlarını o dönem askerler döküyor. Tabi ki isimleri bilinmediği için hepsi isimsiz olarak yer alıyor. Sadece iki tane ismi belirli olan askerimiz var. Burası Yozgat’ın burası ilk şehitliğidir. 1996 yılından sonra Sarıtopraklık Mezarlığı dediğimiz yere şehitlik taşınıyor” şeklinde konuştu.



“110’un üzerinde asker mezarı var”


Mezarların askeri bir nizam içerisinde olduğunu da vurgulayan Karaca, “Bu şehitlik ile ilgili sözlü olarak çok kaynak var. Yozgat halkı o dönemlerde bayram günleri bu şehitliği ziyaret eder sonra da diğer mezar ziyaretlerini yaparmış. Mezarlığa dikkat edildiğinde hepsi belli bir askeri nizam içerisinde defnedilmiş ve mezarlıkların hepsi de askeri bir organize ile yapılmış. Aynı şekilde mezar taşları da tek tip yapılmış askerlerimiz tarafından. Burada 110’u geçkin mezar var” ifadelerini kullandı.



“Bu mezarları gördüğümde çok etkilendim”


Ay yıldızlı isimsiz mezarları inceleme fırsatı bulan Erdoğan Budak isimli vatandaş ise, “Bir vatandaş olarak buraya geldiğimde bu ortamı gördüğümde çok etkilendim, insanı çok derinden etkiliyor. Burayı daha sonra bir araştırma yönünde çalışmalar yaptım ama net bir bilgi yok. Tüm mezarların üzerinde ay yıldız var. Bunlara ben diyebilirim ki hepsi isimsiz kahramanlar. Ben yetkililerden buranın en azından çevre bakımının yapılmasını istiyorum. Bazı mezarlar tahrip olmuş, kırılmış, dökülmüş ve burasının özel günlerde gelinip ziyaret edilmesini istiyorum. En azından buranın tarihi araştırılarak ne olduğunu hangi dönemde yapıldığını bilmek ve buraya bir şekilde yetkililerin ilgi göstermesini istiyorum” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Akdeniz Belediyesi üretiyor, onarıyor, tasarruf sağlıyor Mersin’in merkez ilçe Akdeniz Belediyesi, ilçe genelinde daha temiz ve yaşanabilir bir çevre oluşturmak amacıyla yürüttüğü çalışmalar kapsamında kendi atölyelerinde üretim, bakım ve onarım faaliyetlerini sürdürerek önemli ölçüde tasarruf sağlıyor. Belediye ekipleri, 7 gün 24 saat esasına göre çalışmalarını sürdürürken, maliyetleri azaltmak ve hizmet kalitesini artırmak için atölyelerde yoğun mesai harcıyor. Fen İşleri Müdürlüğüne bağlı teknik birimlerde görev yapan ekipler, belediyeye ait iş makineleri, araçlar ve çeşitli ekipmanların yanı sıra mobilya ürünlerinin de üretim, bakım ve onarımını gerçekleştiriyor. İlçeye bağlı 65 mahallede çöp konteyneri ihtiyacını karşılamak için yeni alımlar yapan belediye, kullanım sonucu eskiyen, kırılan ya da zarar gören konteynerleri de atölyelerde yenileyerek yeniden hizmete sunuyor. Bu çalışmalar sayesinde belediye bütçesinde önemli ölçüde tasarruf sağlanıyor. Fen İşleri Müdürlüğü bünyesinde kurulan atölyelerde görevli ekipler, kaynak ve boya işlemleriyle her gün onlarca çöp konteyneri ve kovasını onarıp yeniliyor. Bakım ve tadilattan geçirilen konteynerler, ihtiyaç duyulan mahalle, sokak, park ve meydanlara yerleştirilerek hizmete kazandırılıyor. Bu sayede hem konteyner eksikliği kısa sürede gideriliyor hem de yeni alım maliyetlerinin önüne geçiliyor. Akdeniz Belediyesinin bu uygulamasıyla hem çevre temizliğine katkı sağlanıyor hem de kamu kaynakları daha verimli kullanılıyor.
Trabzon Denizlerde av yasağının başlamasının ardından tezgahlar kültür balıklarına kaldı Türkiye’de 15 Nisan itibariyle denizlerde av yasağının başlamasının ardından balık tezgahları artık kültür balıklarına kaldı. Sezon boyunca tezgahların vazgeçilmezi olan hamsi ve istavrit yerini levrek, çupra ve özellikle somona bıraktı. Balıkçı esnaflarından Ahmet Çoğalmış, av yasağıyla birlikte tezgahlarda kültür balıklarının ön plana çıktığını belirterek "Artık sıra yetiştirme balıklarına geldi, onların satışı başladı. Şu an levrek, çupra ve somon ağırlıklı olarak satılıyor. Ancak somon bu yetiştirme balıklar arasında daha fazla talep görüyor. Somon halkımızdan bayağı bir talep görüyor. Tezgahlarda da daha fazla yoğunluğu artmaya başladı. Tezgahlarda istavrit ve hamside bulunan tahtı somona bıraktılar gibi görünüyor. Ayrıca somonun fiyatı uygun. 300 TL’den kilosu satılıyor. Somonun tüketimi de günden güne artıyor" dedi. Çoğalmış, diğer balık fiyatlarına da değinerek, "Somon dışında geçtiğimiz hafta fiyatı 250 TL’ye çıkmış olan istavrit bugün 150 TL’den satılıyor. Levrek, çupra ve alabalık var. Hamsi haricinde diğer balıklar şu an mevcut. Levrek 500 TL, çupra 400-500 TL, alabalık 300 TL" ifadelerini kullandı. Balıkçı esnaflarından Emin Avcı ise av yasağının ardından sınırlı miktarda kıyı balığı geldiğini ancak genel satışın kültür balıklarına döndüğünü ifade ederek "15 Nisan’da malumunuz av yasağı başladı. Şu sıralar olta istavrit, mezgi, barbun ve kıyı balıkları geliyor ancak bundan sonra daha çok yetiştirme balıkları daha fazla satılacak. Alabalık, somon, çupra, levrek gibi balıkları satacağız. Vatandaşın somona karşı bir talebi var. Bunun buğulamasını, ekşilisini yapıyorlar. Hatta bunun ızgarası bile oluyor. Fiyatı da uygun 300-350 TL. Vatandaşımız da somona talep ediyor" diye konuştu. Avcı, önümüzdeki süreçte tezgahlardaki çeşitliliğin sınırlı olacağını vurgulayarak "Tezgahlar kültür balıklarına kaldı. Bundan sonra az miktarda istavrit ve mezgit gelir. Ama genel olarak çupra, levrek, somon, alabalık gibi balıklar daha çok satılır. Somon ağırlıklı satışlar oluyor. Ama levrek de satılıyor. Izgara yapanlar çuprayı da tercih ediyor. Vatandaşın ilgisi de çok iyi" şeklinde konuştu.
Denizli Derinkuyu hem gönülleri hem kupayı kazandı DENİZLİ (İHA) – Denizli’nin Tavas ilçesinde düzenlenen Voleybol Mahalleler Liginde şampiyonluğa ulaşan Derinkuyu, sadece skoruyla değil, sergilediği birliktelik ruhuyla da ilçeye damga vurdu. 12 takım arasından sıyrılarak zirveye yerleşen Derinkuyu takımı, voleybolun bir mahalle kültürü olduğunu tüm ilçeye kanıtladı. Derinkuyu’nun başarısının arkasında güçlü bir organizasyon yatıyor. Şampiyonluk sonrası açıklamalarda bulunan Derinkuyu Mahalle Muhtarı Durmuş Şepik, bu başarının tesadüf olmadığını vurguladı. Şepik, "Voleybol bizim genetiğimizde var. Eskiden de bu sahada ter dökerdik, şimdi tekrar nasip oldu ve yine şampiyon olduk. Bu sadece bir oyun değil, bizim için bir gelenek" diyerek mahalle halkının spora olan tutkusunu dile getirdi. Dernek çatısı altında büyük dönüşüm Mahallede kurulan dernek ile Tavas ilçesine sportif bir hareketlilik getirdiklerini belirten Dernek Başkanı Emrullah Salim, İçişleri Bakanlığı destekli projelerine dikkat çekti. Salim, "Gençlik İçin Harekete Geç projemizi ilçemizde başarıyla uyguluyoruz. Bu vesileyle köyümüzden bir amatör takım çıkardık. Amacımız bir farkındalık ıoluşturmaktı ve bu farkındalığı şampiyonlukla taçlandırdık. Önce köyümüzü, sonra Tavas ilçemizi harekete geçirmenin gururunu yaşıyoruz" dedi. İmamdan mühendise, babadan oğula Turnuvanın en çok dikkat çeken detayı ise Derinkuyu kadrosunun zenginliği oldu. Takımda baba ve oğulun omuz omuza mücadele etmesi duygusal anlara sahne olurken; imam, öğretmen, mühendis, aşçı ve muhtar azalarının aynı hedef için ter dökmesi gerçek bir birliktelik tablosu oluşturdu. Dernek Başkanı Salim, bu tabloyu şu sözlerle özetledi: "Biz bir takımdan öte, büyük bir aile olduk. Farklı mesleklerden, farklı yaşlardan insanların bir araya gelip bu başarıyı yakalaması bizlere şampiyonluktan daha büyük bir mutluluk verdi. Tavas’ı harekete geçiren şampiyon kadromuzda yer alan muhtarımız Durmuş Şepik, Dursun Salim, Emirhan Salim, Mehmet Karışoğlu, Fikret Küçükoğlu, İsa Karışan, Ramazan Şekeroğlu, Süleyman Karışoğlu, Nasuh Çüngür, Mehmet Ali Çüngür, Muammer Çüngür ve Bilal Çüngür’e emekleri için teşekkür ediyoruz"
Manisa TURBELDAK’tan Ulubey Kanyonu’nda nefes kesen doğa yürüyüşü Turgutlu Belediyesi Dağcılık Akademisi’nin (TURBELDAK) Uşak’taki Ulubey Kanyonu’nda düzenlediği yürüyüşte doğa ve tarih iç içe yaşandı, katılımcılar eşsiz manzaralara tanıklık etti. Turgutlu Belediyesi Dağcılık Akademisi (TURBELDAK) tarafından Uşak Ulubey Kanyonu’nda doğa ve tarih yürüyüşü düzenlendi. Turgutlu Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğüne bağlı olarak şehir içi ve şehir dışında farklı parkurlarda doğa yürüyüşleri gerçekleştiren TURBELDAK’ın bu haftaki rotası, Türkiye’nin en etkileyici doğal oluşumlarından biri olan Ulubey Kanyonu oldu. Yaz-Kış Yürüyüş Liderleri Orhan Mert ile Haydar Atilla’nın sevk ve idaresinde gerçekleştirilen yaklaşık 10 kilometrelik yürüyüşte ilk durak, kanyonun eşsiz manzarasını kuşbakışı izleme imkanı sunan Ulubey Cam Teras oldu. Katılımcılar burada doğanın görkemine tanıklık etti. Yürüyüş, Avgan Beldesi’nden başlayarak Bakırali Kamp Alanı ve erken Hristiyanlık döneminin önemli yerleşimlerinden Pepouza Antik Kenti üzerinden devam etti. Tarihi kalıntılar arasında ilerleyen grup, doğa ile tarihin iç içe geçtiği eşsiz bir parkurda yürüyüş gerçekleştirdi. Parkurun ilerleyen bölümünde Kırlangıç Mağarası ve antik çağlardan günümüze uzanan Kral Yolu üzerinde de yürüyen katılımcılar, bölgenin doğal ve kültürel zenginliklerini yakından görme fırsatı buldu. Etkinlik, Karahallı ilçesinde yer alan Clandras Su Kemeri’nde sona erdi. Yaz-Kış Yürüyüş Lideri Orhan Mert, yürüyüşe ilişkin yaptığı açıklamada, "Doğa severlerimizle birlikte çok güzel bir yürüyüş gerçekleştirdik. Doğanın ve tarihin iç içe geçtiği parkurda pek çok yer görme fırsatı yakaladık. Aynı zamanda eşsiz manzaraların da keyfini yaşadık. Bu tür etkinliklerin hem fiziksel sağlığa katkı sunduğunu hem de doğa bilincini artırdığını görüyoruz. Bu nedenle doğa severleri yeni rotalarda buluşmaya davet ediyoruz" ifadelerini kullandı.
İstanbul 8’inci Cumhurbaşkanı Turgut Özal, vefatının 33’üncü seneyi devriyesinde kabri başında anıldı Türkiye Cumhuriyeti’nin 8’inci Cumhurbaşkanı Turgut Özal, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin katıldığı törende vefatının 33’üncü yıl dönümünde İstanbul Topkapı’daki anıt mezarı başında törenle anıldı. 1993 yılında hayatını kaybeden Türk siyasetinin ve ekonomisinin önemli ismi ve 8’inci Cumhurbaşkanı Turgut Özal, vefatının 33’üncü senesinde Zeytinburnu’nda bulunan anıt mezarda anıldı. Tören programına Merhum Turgut Özal’ın oğlu Ahmet Özal, Ahmet Özal’ın eşi Asuman Özal, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, İstanbul Valisi Davut Gül, TBMM Genel Sekreter Yardımcısı Ahmet Bozkurt, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanvekili Nuri Aslan, 52. Motorlu Piyade Tümen Komutanı Tümgeneral Hakan Tunç, İstanbul İl Jandarma Komutanı Korgeneral Yusuf Kenan Topcu, ,İstanbul İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız, Sahil Güvenlik Marmara Ve Boğazlar Bölge Komutanı, Zeytinburnu Belediye Başkanı Ömer Arısoy, İl Müftü Yardımcısı Ahmet Aktürkoğlu katıldı. Özal’ın kabrine çelenk bırakıldı Anma töreni, Merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın özgeçmişi okunması ile başladı. Özgeçmişin okunmasının ardından, Özal’ın kabrine askerler tarafından Cumhurbaşkanlığı çelengi bırakıldı. Daha sonra Duanın ardından törene katılan protokol üyeleri, Turgut Özal’ın ailesine taziyelerini iletti. Bakan Mustafa Çiftçi ve beraberindeki heyet, anıtmezar içerisinde bulunan Turgut Özal Müzesini de ziyaret etti. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Adnan Menderes ve arkadaşlarının kabirlerini ziyaret etti İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve protokol heyeti anma programının ardından Adnan Menderes, Maliye Bakanı Hasan Polatkan ve Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu’nun kabirlerini ziyaret ederek karanfil bıraktı. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve İstanbul Valisi Davut Gül, Adnan Menderes’in eşi Berin Menderes, Aydın Menderes’in eşi Ümran Menderes ve Aydın Menderes’in kabirlerini ziyaret etti. (DH-MD-